İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Yunus Suresi

11 – 14.ayetler

 

İnsanın Cahilliklerine Rağmen Allah'ın Ona Merhameti:

 

11. Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah kullarına yumuşak ve lütufkar oluşundan bahsen, onların sıkıntı ve öfke hallerinde kendileri, malları veya evlatları aleyhine beddua ettiklerinde beddualarına icabet etmediğini, onların bunu kastederek yapmadıklarını bilip böyle durumlarda lütuf ve merhametiyle onlara, kendileri, malları ve evlatları için hayır, bereket ve bolluk dualarına icabeti gibi icabet etmediğini bildiriyor. Allah (c.c.) şöyle buyuruyor: "Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu." Yani, Allah (c.c.) onların bunlardaki her bedduasına icabet etseydi onları helak ederdi.

Fakat yine de bedduayı çok yapmamak gerekir.

 

 

[3719] Nitekim Hafız Bezzar'ın Müsned'inde Cabir (r.a.)'tan nakline göre Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kendinize beddua etmeyin, çocuklarınıza beddua etmeyin, mallarınıza beddua etmeyin. Sonra Allah'ın (c.c.) duaları kabul ettiği bir vakte rastlarsınız da bedduanız kabulolur. " Bunu Ebu Davud da rivayet etmiştir. Bezzar: Bunu sadece Ubade b. Velid b. Ubade b. Samit (r.a.)'tan rivayet etmiş olup rivayetine başka hiç kimse iştirak etmemiştir. Bu ayet, Allah'ın şu ayetindeki gibidir: "İnsan hayrı istediği kadar şerri de ister. İnsan pek acelecidir!" (İsra, 11) Mücahid Yüce Allah'ın "Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. " buyruğunu tefsir ederken şöyle der: Bu insanın öfkelendiğinde çocuğuna veya malına "Allah'ım! Onu bereketli kılma ve ona lanet et." demesidir. Şayet Allah (c.c.) onların bu bedduasını dualarını kabul edişi gibi hemen kabul etseydi onları helak ederdi.

 

 

 

12. İnsana bir zarar geldiği zaman, yan yatarken veya otururken veya ayakta iken bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi çekip gider. İşte böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler süslü gösterildi.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah insandan ve başına bir zarar dokunduğunda sabırsızlık ve telaş yapmasından bahsediyor. Nitekim Yüce Allah başka bir ayette "İnsana bir nimet verdiğimiz zaman (bizden) yüz çevirir ve yan çizer. Fakat ona bir şer dokunduğu zaman da yalvarıp durur." (Fussilet, 51) Yani çok çok dua edip yalvarır. buyurur. İkisi aynı durumu ifade etmektedir. Çünkü insan başına bir sıkıntı geldiğinde telaşlanır, sabırsızlanır ve o esnada çok dua eder. Artık yan yatarken, otururken, ayaktayken ve tüm hallerinde bu sıkıntısını gidermesi ve kurtarması için Allah'a dua eder. Allah onu sıkıntısından kurtarıp kederinden kurtarınca yüz çevirip uzaklaşır, sanki başına ondan hiçbir şey gelmemiş gibi çekip gider. "sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi çekip gider." Yüce Allah daha sonra bu vasıftaki ve bu yoldaki kişiyi yererek şöyle buyuruyor: "İşte böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler süslü gösterildi." Allah'ın (c.c.) hidayet, istikamet, başarı ve doğru yolda bulunma bahşettiği kimseler ise, Allah'ın (c.c.) şu ayette buyurduğu gibi bundan müstesnadırlar: ''Ancak sabredip güzel iş yapanlar böyle değildir. İşte onlar için bir bağış ve bir büyük mükafat vardır. " (Hud, 11)

 

 

[3720] Nitekim Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurur:

"Mü'minin durumu hayret vericidir. Allah (c.c.) ona her ne takdir etse onun için hayırlı olur: eğer başına bir musibet gelirse sabreder ve bu onun için hayırlı olur. Bir nimet ulaşırsa şükreder ve bu da onun için hayırlı olur. Bu, mü'minden başka hiç kimse için söz konusu değildir. "

 

 

 

13. Andolsun ki sizden önce, peygamberleri kendilerine mucizeler getirdiği halde, zulmettiklerinden dolayı nice milletleri helak ettik, zaten onlar iman edecek değillerdi. İşte biz suçlu kavimleri böyle cezalandırırız.

14. Sonra da, nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah geçmiş nesillerin, getirdikleri açık delil ve hüccetlerde peygamberleri yalanlamalarından dolayı başlarına gelenleri haber veriyor. Sonra onların ardından başka milletleri onların yerine getirdiğini, kendisine uymalarını ve peygamberine itaatlerini görmek için onlara peygamberler gönderdiğini bildiriyor.

 

 

[3721] İmam Müslim'in Ebu Said el-Hudri (r.a.)'tan naklettiğine göre Allah Rasulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz dünya tatlıdır, hoştur. Şüphesiz Allah (c.c.) sizi oraya yerleştirmiş olup ne yapacağınıza bakmaktadır. Artık dünyadan ve kadınlardan sakının. Zira İsrailoğullarının ilk fitnesi kadınlarda olmuştur. "

 

 

[3722] Taberi, Abdurrahman b. Ebi Leyla'dan şöyle nakleder: Avf b. Malik, Ebu Bekir (r.a.)'a şöyle dedi: "Ben uykudaki kişinin gördüğü gibi rüyada gördüm. Gökten sarkıtılan bir ip vardı ve onunla Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yukarıya çekildi. Sonra tekrar sarkıtıldı ve bu kez Ebu Bekir (r.a.) çekildi. Sonra minberin etrafındaki insanların minbere uzaklığı ölçüldüğünde Ömer (r.a.) minbere üç adım daha yakın bulundu." Ömer (r.a.): "Bırak rüyanı. Bizim ona ihtiyacımız yoktur." dedi. Hz. Ömer (r.a.) halife olduktan sonra Avf'a "Ey Avf, bize o rüyanı anlat." dedi. Avf: "Senin benim rüyama ihtiyacın yoktur. Sen bundan dolayı beni azarlamadın mı?" deyince Ömer (r.a.): "Yazıklar olsun sana. Ben Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in halifesine ölüm haberini söylemenden hoşlanmamıştım." dedi. Avf ona rüyayı anlattı. "Sonra minberin etrafındaki insanların minbere uzaklığı ölçüldüğünde" cümlesine gelince Hz. Ömer: "Onların birincisi halife olacak. İkincisi Allah (c.c.) için hiçbir kınayıcının kınamasından korkmaz. Üçüncüsü ise şehittir." dedi. Hz. Ömer (r.a.) şöyle devam etti: Allah (c.c.) "Sonra da, nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler kıldık. " buyuruyor. İşte ey Ömer'in annesinin oğlu! Sen de yeryüzünde halife kılındın. Artık ne yaptığına bak. "Benim Allah (c.c.) için hiçbir kınayıcının kınamasından korkmadığım" hususu Allah'ın dilediği şeylerdedir. "Şehiddir" diyor, fakat etrafında Müslümanlar dolaşıp dururlarken onun şehit olması ne mümkün? Ömer (r.a.) sonra: Şüphesiz Allah her şeye kadirdir, dedi.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

15 ve 16. ayetler