İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Yunus Suresi

21 – 23.ayetler

 

insanın Sıkıştığında Allah'a Yönelmesi:

 

21. Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki onların ayetlerimiz hakkında bir düzenleri vardır. De ki: Allah onların cezasını çabucak verir. Şüphesiz elçilerimiz ettiğiniz alayları yazıyorlar.

22. O, sizi karada ve denizde gezdirendir. Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, o gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgarla alıp götürdükleri ve yolcular bu yüzden neşelendikleri zaman, o gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar, çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da, dini yalnız Allah'a halis kılarak, ''Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar.

23. Fakat Allah onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yine haksız yere yeryüzünde taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir; sddece fani dünya hayatının menfaatini elde edersiniz, sonunda dönüşünüz yine bizedir. O zaman yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah, insanlara sıkıntıdan sonra rahatlık, kıtlıktan sonra bolluk ve kuraklıktan sonra yağmur gibi başlarına gelen bir zarardan sonra bir rahmet tattırdığında, onların hemen Allah'ın ayetlerine dair bir düzen kurduklarını haber veriyor. "ayetlerimiz hakkında bir düzenleri vardır. " buyruğu hakkında Mücahid: Onlarla alayeder ve yalanlarlar, der. Nitekim Allah (c.c.) başka bir ayette "İnsana bir zarar geldiği zaman, yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak (o zararın giderilmesi için) bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider. " (Yunus, 12) 'buyurur.

 

 

[3727] Sahih bir hadiste ifade edildiğine göre; Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yağmur yağan bir gecenin ertesi sabahında insanlara namazı kıldırdıktan sonra "Rabb'inizin bu gece ne dediğini biliyor musunuz?" diye sordu. Sonra tekrar "Rabb'inizin bu gece ne dediğini biliyor musunuz?" dedi. Sahabiler "Allah ve Rasulü daha iyi bilir" dediler. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Allah (c.c.) bu gece buyurdu ki: Sabaha kullarımdan kimisi bana iman eden, kimisi beni inkar ve red eden kimseler olarak çıktı. 'Bize Allah'ın lütuf ve rahmetiyle yağmur yağdırıldı' diyen bana iman etmiş ve yıldızları inkar etmiştir. 'Bize filan filan yıldızların doğmasıyla (vs.) yağmur yağdırıldı' diyen ise beni inkar etmiş, yıldızlara iman etmiştir. "

 

"De ki: "Allah düzen kurmada daha hızlıdır." Yani, O'nun tuzağa çekmesi ve mühlet vermesi daha çetindir. Hatta isyankarlardan kimisi kendisine azap edilmeyeceğini sanar. Oysa o verilmiş bir mühlettedir ve sonra bir gaflet anında yakalanıverir. Değerli yazıcı melekler onun her yaptığını tekrar teker kaydetmekte ve yazmaktadırlar. Sonra onu gaybı ve görüleni bilen Allah'a arz ederler. O da onun basit veya önemli her şeyinin, hatta bir hurma çekirdeği ve onun çukuru kadar olan amellerinin dahi karşılığını verir.

 

Yüce Allah sonra şöyle anlatıyor: "o, sizi karada ve denizde gezdirendir. "Yani, bekçiliğiyle sizi koruyup muhafaza etmektedir. "Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, o gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgarla alıp götürdükleri ve yolcular bu yüzden" yani denizde hep birlikte seyr etmekten "neşelendikleri zaman" işte onlar bu haldeyken birden 'b gemiye şiddetli bir fırtına gelip çatar, her yerden onlara dalgalar gelir" yani, hücum eder "ve onlar, çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da, dini yalnız Allah'a halis kılarak Andolsun eğer bizi bundan kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar." Yani, Allah (c.c.)'ın yanında bir puta veya saneme yalvarmayıp aksine yalnızca Allah'a dua eder ve O'na yalvarırlar. Nitekim başka bir ayette Allah (c.c.): "Denizde başınıza bir musibet geldiğinde, O'ndan başka bütün yalvardıklarınız kaybolup gider. O sizi kurtarıp karaya çıkardığında, (yine eski halinize) dönersiniz. İnsanoğlu çok nankördür." (İsra, 67) buyurur. Allah (c.c.) burada şöyle buyuruyor: ''Andolsun eğer bizi bundan" yani bu halden "kurtarırsan mutlaka şükredenlerden olacağız" Yani, sana hiç kimseyi ortak koşmayacağız. Burada sadece sana dua ettiğimiz gibi başka yerde de yalnız sana kulluk edeceğiz. "diye Allah'a yalvarırlar."

 

Allah (c.c.) buyuruyor ki: "Fakat Allah onları" düştükleri bu tehlikeden "kurtarınca, bir de bakarsın ki", Allah (c.c.)'ın " ... sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi ... " (Yunus, 12) buyruğunda ifade ettiği gibi sanki öyle bir şey olmamışçasına. "yine haksız yere yeryüzünde taşkınlık ediyorlar. " Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir" Yani, bu taşkınlığınızın zararını yine kendiniz çekersiniz. Onunla kendinizden başka hiç kimseye zarar vermezsiniz.

 

 

[3728] Nitekim bir hadiste Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Allah'ın işleyene ahirette hazırladığı ceza yanında dünyada çabucak cezalandırılmasına haddi aşmak (zulüm) ve akrabalarla ilişkileri koparmak kadar layık olan başka bir günah yoktur. "

 

"Sadece fani dünya hayatının menfaatini elde edersiniz," Size sadece değersiz ve hakir dünyadaki bazı fayda ve menfaatler vardır. "sonunda dönüşünüz" dönüp gelişiniz ve varışınız "yine bizedir. O zaman yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz." Yani, size tüm yaptıklarınızı bildirecek ve onların karşılığını ödeyeceğiz. Artık kim bir hayır bulursa Allah'a hamd etsin. Kim ondan başka bir şey bulursa ancak kendisini yersin.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan