İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Yunus Suresi

59 ve 60.ayetler

 

Kişinin Kendi Hevasına Göre Hüküm Koyması:

 

59. De ki: "Allah'ın size indirdiği rızletan bir kısmını helal, bir kısmını da haram kılmanıza ne dersiniz?" De ki: "Allah mı size izin verdi? Yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

60. Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günündeki akibetleri hakkında kanaatleri nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı lütuf sahibidir. Fakat onların çoğu şükretmezler.

 

Tefsiri:

 

İbn Abbas (r.a.), Mücahid, Dahhak, Katade ve Zeyd b. Eslem şöyle demişlerdir: Ayet Bahıre (Putlar için tahsis edilen ve sağımı yasaklanan deve), Saibe (putlar için serbest bırakılan ve üzerine yük vurulmayan deve) ve Vasile (on batın tek veya yedi batın ikiz doğurmuş deve) gibi hayvanları kendi görüşleriyle haram veya helal eden müşriklere reddiye olarak indi. Allah (c.c.) başka bir ayette de şöyle buyurur: "Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a payayırıp zanlarınca, bu Allah'a, bu da ortaklarımıza (putlarımıza) dediler. Ortakları için ayrılan Allah'a ulaşmıyor, fakat Allah için ayrılan ortaklarına ulaşıyor! Ne kötü hüküm veriyorlar? ... " (En'am, 136) ve sonrasındaki ayetler.

 

 

[3744] İmam Ahmed b. Hanbel, Malik b. Nedala'dan şöyle nakleder: Pejmurde bir halde Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in yanına gittim. "Malın var mı?" dedi. "Evet" dedim. "Hangi tür mallardan?" buyurdu. "Her türden malım var; deve, köle, at ve koyun." dedim. "Allah (c.c.) sana bir mal verdiğinde üzerinde görünsün. " buyurdu. Sonra şöyle devam etti: "Kavminin develeri kulakları sağlam olarak yavrular, kavmin bir ustura alıp kulaklarını keser ve "Bu beşincide dişi doğurmuş adak sayılan hayvandır" der mİ? Kulağını veya derisini yarıp "bu surmdur" der, onu sana ve ailene haram sayar mı?" diye sordu. "Evet" dedim. ''Ancak Allah'ın sana verdiği helaldir. Allah'ın pazusu senin pazundan daha kuvvetlidir. Allah’ın (c.c.) usturası senin usturandan daha keskindir. ... " buyurdu. Ravi hadisin gerisini de nakletmiştir. İmam Ahmed b. Hanbel sonra bunu Süfyan b. Uyeyne'nin ... nakliyle rivayet etmiştir. Bu senedi kuvvetli sahih bir hadistir.

 

Allah (c.c.) hiçbir delil ve mesnedi olmaksızın sadece kendi görüş ve keyfine göre Allah'ın (c.c.) helal kıldığı haram, haram kıldığını helal yapan kimseleri eleştiriyor. Sonra onları kıyamet günüyle tehdit ederek şöyle buyuruyor: ''Allah'a karşı yalan uyduranların kıyamet günündeki akibetleri hakkında kanaatleri nedir?" Yani, onlar kıyamet günü bize döndükleri vakit kendilerine ne yapılacağını sanıyorlar?

 

"Şüphesiz Allah insanlara karşılütuf sahibidir. " buyruğunu imam Taberi:

Yani, onlara cezalarını peşinen dünyada vermemek suretiyle onlara lütufta bulunur, diye tefsir etmiştir. Ben derim ki: Burada Allah'ın (c.c.) dünyada yarattığı nimetleri insanlara helal kılması, sadece dünya ve dinlerinde kendilerine zarar verecek şeyleri haram kılmasının kastedilmiş olması mümkündür. "Fakat onların çoğu şükretmezler." Aksine Allah'ın (c.c.) ihsan ettiği nimetleri kendilerine yasaklar, kendilerine sıkıntı yaratarak bir kısmını helal bir kısmını haram yaparlar. Müşriklerin kendilerine koyduklarında ve Ehl-i kitap'ın dinlerinde uydurduklarında gerçekleşen hadise budur.

 

İbn Ebi Hatim, Musa b. Sabbah'tan "Şüphesiz Allah insanlara karşılütuf sahibidir. " buyruğunun tefsirine dair şöyle rivayet etmiştir: Kıyamet günü geldiğinde Allah'la dostlukları bulunan kimseler getirilip üç sınıf olarak Allah'ın (c.c.) huzurunda durdurulurlar. Birinci sınıftan bir adam getirilir. Allah (c.c.) ona "Ey kulum, amelleri neden yaptın?" diye sorar. O "Rabbim! Sen cenneti ve onun ağaçlarını, meyvelerini, nehirlerini, hurilerini, nimetlerini ve sana itaat eden kimselere hazırladığın başka lütuflarını yarattın. Ben de bunlara iştiyakımdan dolayı gecemi uykusuz, gündüzümüzü susuz (geceleri ibadet, gündüzleri oruçla) geçirdim." der. Allah (c.c.) "Ey kulum, sen sadece cennet için ameller işledin. İşte cennet; gir. Seni lütfumla ayrıca cehennemden azat ediyorum." der. Bunun üzerine o ve beraberindekiler (ı. sınıftan insanlar) cennete girerler. Sonra ikinci sınıftan bir adam getirilir. Allah (c.c.) "Kulum, sen amelleri niçin yaptın?" diye sorar. O "Rabbim! Sen cehennemi ve onun bukağılarını, ateşini, kavurucu rüzgarlarını, simsiyah dumanlarını yarattın. Düşmanların ve asi kulların için hazırladığın başka şeyleri yarattın. Ben de bunlardan korkumdan gecemi uykusuz ve gündüzümü susuz geçirdim." der. Allah (c.c.) "Ey kulum! Sen bunları cehennemimden korktuğundan dolayı yapmışsın. Ben de seni cehennemden azat ediyordum. Kendimden bir lütuf olarak seni cennetime de koyuyorum." der. Ardından o ve beraberindekiler cennete girerler. Sonra üçüncü sınıf insanlardan bir adam getirilir. Allah (c.c.) "Ey kulum, amelleri niçin işledin?" diye sorar. O da: "Sana olan sevgimden ve iştiyakımdan dolayı. İzzetine yemin olsun ki sana olan sevgi ve iştiyakımla geceleri uykusuz, gündüzleri susuz geçirdim." der. Bunun üzerine Yüce Allah "Kulum, evet sen ancak bana olan sevginden ve iştiyakından dolayı ibadet ettin." deyip kula tecelli eder. "İşte benim, bak bana" buyurur. Sonra "İhsanımın bir parçası olarak seni cehennemden azat ediyor, cennetimi sana mübah kılıyor, meleklerimi seni ziyaret ettiriyorum. Sana bizzat kendim selam veriyorum." buyurur. Ardından o ve beraberindekiler cennette girerler.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

61. ayet