|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Yunus Suresi 94 – 97.ayetler |
Eğer Gönderdiğimizden
Şüphede İsen:
94. (Rasulüm!) Eğer sana indirdiğimizden (bu anlattığımız
olaylardan) kuşkuda isen, senden önce Kitab'ı
(Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki Rabbinden sana
hak gelmiştir. Sakın şüphecilerden olma!
95. Allah'ın
ayetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra ziyana uğrayanlardan olursun.
96. Haklarında
Rabbinin sözü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.
97. Onlara bütün
mucizeler gelse bile; ta acıklı azabı görecekleri ana kadar. ..
Tefsiri:
[3771] Katade b. Diame şöyle der: Bize
ulaşan bilgiye göre Rasulullah (bu ayet nazil olunca)
"Şüphe etmiyorum ve sormuyorum (Ey Rabbim)" dedi. İbn
Abbas (r.a.), Said b. Cübeyr
ve Hasan-ı Basrı de böyle demişlerdir. Burada amaç,
ümmetin ayaklarının sağlamlaştırılması ve peygamberlerinin vasıflarının Ehl-i kitap'ın elindeki geçmiş kitaplarda bulunduğunun
onlara duyurulmasıdır. Nitekim Allah (c.c.) başka bir ayette "Yanlarındaki
Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmi Peygamber'e uyanlar (bar
ya), iştero Peygamber onlara iyiliği emreder, onları
kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar .... " (A'raf, 157) buyurur.
Sonra onlar kitaplarındaki bilgilere göre Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem)'i kendi oğullarını tanıdıkları gibi
iyi tanıdıkları halde bu hakikati örtbas etmekte, tahrif ve değiştirmeler
yapmaktadırlar. Karşılarına delil konduğu halde iman etmemektedirler. O yüzden
Yüce Allah "Haklarında Rabbinin sözü kesinleşmiş olanlar iman etmezler.
Onlara bütün mucizeler gelse bile; ta acıklz azabı
görecekleri ana kadar. " buyuruyor. Yani, kendilerine fayda verecek bir
imanla iman etmezler. O yüzden Musa (a.s) Firavun ve erkanına
beddua ederken "Ey Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalplerini de
şiddetle sık, böylece acıklz azabı görünceye kadar
iman etmesinler" demiştir. Nitekim Allah (c.c.) bir ayette şöyle buyurur:
"Eğer biz onlara melekleri indirseydik, ölüler de onlarla konuşsaydı ve
her şeyi toplayıp karşılarına getirseydik, Allah dilemedikçe yine de inanacak
değillerdi; fakat çokları bunu bilmezler." (En'am,
111)
|
Devam etmek için aşağıdaki linki
kullan |