|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
Hud Suresi 61 – 68.ayetler |
Salih (a.s) ve Kavmi:
61. Semud kavmine de
kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. Sizin
O'ndan başka ilahınız yoktur. O sizi yerden yarattı. Ve sizi orayı imar eden
kimseler kıldı. O halde O'ndan mağfiret isteyin; sonra da O'na tevbe edin.
Çünkü Rabbim çok yakındır ve duaları kabul edendir.
Tefsiri:
Yüce Allah şöyle
buyuruyor: "Semud kavmine de" Semud; Tebuk ile Medine arasındaki Hicr
şehirlerinde oturan bir kavimdi. Bunlar Ad kavminden sonra yaşamışlardır. Allah
(c.c.) onlara "kardeşleri Salih'i" gönderdi. Salih (a.s) onları tek
olan Allah'a ibadete çağırdı. Ve bu maksatla onlara şöyle dedi: "O sizi
yerden yarattı. "Yani, sizi evvela yerden yarattı; atanız Adem'i ondan
yarattı. "Ve sizi orayı imar edenler kıldı" Yani, sizi orayı imar
eden ve imkanlarını değerlendiren kimseler yaptı. "O halde" geçmiş
günahlarınız için "O'ndan mağfiret isteyin, sonra da" geleceğe dair
"O'na tevbe edin (yönelin). Çünkü Rabbim çok yakındır ve duaları kabul
edendir." Nitekim Allah (c.c.) başka bir ayette şöyle buyurur:
"Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua
ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim
davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar. " (Bakara,
186)
62. Dediler ki:
"Ey Salih! Sen bundan önce içimizde ümit beslenen birisiydin.
Babalarımızın taptıklarına tapmaktan bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine
çağırdığın şeyden ciddı bir şüphe içindeyiz. "
63. Salih dedi ki:
"Ey kavmim! Eğer ben Rabbimden apaçık bir delil üzerinde isem ve O bana
kendinden bir rahmet vermişse buna ne dersiniz? Bu durum karşısında O'na asi
olursam beni Allah'tan kim korur? O zaman siz de bana ziyan vermekten başka bir
şey artırmazsınız. "
Tefsiri:
Yüce Allah Salih (a.s)
ile kavmi arasında geçen konuşmaları, kavminin cehalet ve inadını zikrediyor.
Kavmi ona şöyle demişti: "Ey Salih! Sen bundan önce İçimizde ümit beslenen
birisiydin. Babalarımızın taptıklarına tapmaktan" ve selefimizin yolundan
"bizi engelliyor musun? Doğrusu biz, bizi kendisine çağırdığın şeyden
ciddı bir şüphe içindeyiz. "
"Salih dedi ki: Ey
kavmim! Eğer ben Rabbimden apaçık bir delil üzerinde isem" Yani, Allah'ın
(c.c.) size benimle gönderdikleri hakkında kesin bir inanca ve kanıta sahipsem
"ve O bana kendinden bir rahmet vermişse buna ne dersiniz? Bu duruhı
karşısında O'na asi olursam" ve sizi hakka, tek olan Allah'a ibadete
çağırmayı bırakırsam "beni Allah'tan kim korur? O zaman siz de bana ziyan
vermekten başka bir şey artırmazsınız." Yani, sizin bana zarar vermekten
ve ziyanımı artırmaktan başka bir faydanız olmaz.
64. Ey kavmim! Bu
Allah'ın size bir ayet olarak yarattığı dişi devesidir. Onu bırakın da Allah'ın
toprağında otlasın. Ona kötü maksatla dokunmayın. Yoksa siz, pek yakın bir
azaba uğrarsınız.
65. Fakat Semud kavmi
o deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Salih dedi ki: "Yurdunuzda üç gün
daha yaşayın!" Bu söz, yalanlanamayan bir tehdittir.
66. Emrimiz gelince,
Salih'i ve onunla beraber iman edenleri, rahmetimizle o günün zilletinden
kurtardık. Çünkü senin Rabbin kuvvetlidir, galip gelendir.
67. Zulmedenleri bir
çığlık tuttu. Oldukları yerde diz üstü çöküverdiler.
68. Sanki orada hiç
yaşamamışlardı. Bilin ki; Semud, Rablerini inkar etmişlerdi. Ve yine bilin ki;
Semud, Allah'ın rahmetinden uzaklaştı.
Tefsiri:
Bu kıssa daha önce
tekrara gerek bırakmayacak kadar uzun ele alınmıştı. Başarı Allah'tandır.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |