|
İbn Kesir Tefsir-i Kebir |
İbrahim Suresi 18 – 20.ayetler |
Rablerini
Reddedenlerin Amellerinin Misali:
18. Rabblerini inkar edenlerin durumu
şudur: Onların amelleri fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu küle benzer.
Kazandıklarından hiçbir şeyi elde edemezler. İşte bu, büyük sapıklığın
kendisidir.
Tefsiri:
Bu, Allah ile birlikte
başkalarına ibadet eden, peygamberlerini yalanlayan, amellerini doğru olmayan
bir zemin üzerine kuran kafirlerin amelleri hakkında verilen bir misaldir.
Kafirlerin binaları yıkılacak ve ona en ihtiyaç duyduklarında
bulamayacaklardır. Allah (c.c.) şöyle buyurur: "Rablerini inkar edenlerin
durumu şudur: Onların amelleri fırtınalı bir günde rüzgarın şiddetle savurduğu
küle benzer." Bu, Allah'ı inkar eden ve reddeden kafirlerin amellerinin
kıyamet günü Allah'tan sevabını istediklerindeki durumlarına verilmiş bir
örnektir. Çünkü onlar kendilerini bir şey üzere sanarlarken
hiçbir şey bulamayacaklar, ondan şiddetli esen bir fırtınadan geriye kalan kül
misali bir miktar elde edeceklerdir. ''fırtınalı bir günde" yani, güçlü
bir fırtınanın estiği bir günde. İşte o gün dünyada yapmış oldukları amellerden
ancak o günde ne kadar kül toplayabilirse o kadar elde edebileceklerdir.
Nitekim Allah (c.c.) başka bir ayette şöyle buyurur: "Onların yaptıkları
her bir (iyi) işi ele alırız, onu saçılmış zerreler haline getiririz (değersiz
kılarız)." (Furkan, 23) Yine: "Onların, bu dünya hayatında yapmakta
oldukları harcamaların durumu, kendilerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinlerini
vurup da mahveden kavurucu bir rüzgarın durumu gibidir" (Al-i İmran, 117)
buyurur. Allah Teala bir ayette de: "Ey iman
edenler! Allah'a ve ahiret gününe inanmadığı halde
malını gösteriş için harcayan kimse gibi, başa kakmak ve incitmek suretiyle,
yaptığınız hayırlarınızı boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz
toprak bulunan düz kayaya benzer ki sağanak bir yağmur isabet etmiş de onu
çıplak pürüzsüz kaya haline getirivermiştir. Bunlar kazandıklarından hiçbir
şeye sahip olamazlar. Allah, kafirleri doğru yola iletmez" (Bakara, 264)
buyurur. Yani, onların çaba ve amelleri temeli olmayan bir zemin üzerinde de
değildir, düzgün de değildir. Dolayısıyla en muhtaç oldukları bir zamanda onu
bulamayacaklardır. "İşte bu, büyük sapıklığın kendisidir."
19. Allah'ın gökleri
ve yeri hak ile yarattığını görmedin mi? O dilerse sizi ortadan kaldırıp
yepyeni bir halk getirir.
20. Bu, Allah'a zor
değildir.
Tefsiri:
Yüce Allah kıyamet günü bedenleri
tekrar yaratma kudretini anlatmak için insanların yaratılmasından daha büyük
bir hadise olan gökleri ve yeri yaratmasını zikrediyor: ''Allah'ın gökleri ve
yeri hak ile yarattığını görmedin mi?" O kadar yüksekliği, genişliği, büyüklÜğÜ, sabit ve hareket halindeki yıldızlarıyla, farklı
hareketleri, göz kamaştırıcı mucizeleri, içindeki muhtelif hareketleri ve göz
kamaştıran ayetleriyle bu gökyüzünü; içindeki düzlükleri, çukurları, dağları,
çölleri, sahraları, boş ve çorak arazileri, denizleri ve ağaçlarıyla,
çeşitleri, faydaları, şekil ve renkleri muhtelif, bitkileri ve hayvanlarıyla bu
yeryüzünü yaratan O değil midir? "Gökleri ve yeri yaratan, bunları
yaratmakla yorulmayan Allah'ın, ölüleri diriltmeye de gücünün yeteceğini
düşünmezler mi? Evet O, her şeye kadirdir." (Ahkaf,
33) Allah (c.c.) yine: "İnsan görmez mi ki biz onu meniden yarattık Bir de
bakıyorsun ki apaçık düşman kesilmiş. Kendi yaratılışını unutarak bize karşı
misal getirmeye kalkışıyor ve: 'Şu çürümüş kemikleri kim diriltecek?' diyor. De
ki: Onları ilk defa yaratmış olan diriltecek. Çünka
O, her türlü yaratmayı gayet iyi bilir. Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran
O'dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz. Gökleri ve yeri yaratan, onların
benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? Evet! Elbette kadirdir. O, her şeyi
hakkıyla bilen yaratıcıdır. Bir şey yaratmak istediği zaman O'nun yaptığı 'OL'
demekten ibarettir. Hemen oluverir. Her şeyin mülkü kendi elinde olan Allah'ın
şanı ne kadar yücedir! Siz de O'na döndürüleceksiniz." (Yasin, 77-83) buyurur.
"O dilerse sizi
ortadan kaldırıp yepyeni bir halk getirir. Bu, Allah'a zor değildir."
Yani, bu Allah için ne büyük ne de imkansızdır. Bilakis, emrine karşı
geldiğiniz taktirde sizi yok edip yerinize sizden farklı özelliklere sahip
başkalarını getirmek O'nun için kolaydır. Nitekim Allah (c.c.) başka bir ayette
"Eğer O'ndan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir,
artık onlar sizin gibi de olmazlar." (Muhammed, 38) buyurur. Yine "Ey
iman edenler! Sizden kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, sevdiği ve
kendisini seven mü'minlere karşı alçak gönüllü
(şefkatli), kafirlere karşı onurlu ve zorlu bir toplum getirecektir..." (Maide, 54) buyurur. Bir ayette de: "Ey insanlar! Allah
dilerse sizi yokluğa gönderip başkalarını getirir; Allah buna kadirdir."
(Nisa, 133) buyurur.
|
Devam etmek için aşağıdaki linki kullan |