İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

Nahl Suresi

1 ve 2.ayetler

 

Allah'ın Emri Geldiğinde:

 

Rahman ve Rahim Allah'ın adıyla;

 

1. Allah'ın emri geldi. Artık onun vaktinden önce gelmesini istemeyin. O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah kaçınılmaz olarak bir fiilin gerçekleşip, meydana geldiğini gösteren mazi kipi ile kıyametin yaklaştığını ve onun gerçekleşme zamanının oldukça yakın olduğunu haber vermektedir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "İnsanların hesaba çekilecekleri vakit yaklaştı. Onlar ise gaflet içerisinde yüz çeviricidirler." (Enbiya, 1) Yine Yüce Allah: "O saat (kıyamet) yaklaştı ve ay yarıldı" (Kamer, 1) buyurmaktadır.

 

''Artık onun vaktinden önce gelmesini istemeyin." Yani uzak olanın yakınlaşmasını istemeyin. ''Artık onun vaktinden önce gelmesini istemeyin" buyruğundaki zamirin Allah'a ait olması da ihtimal dahilindedir, azaba ait olması ihtimali de vardır. Her ikisi de birbiri ile bağlantılıdır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: "Bununla beraber senden azabı çabucak isterler. Eğer belli bir vade olmasa idi azap onlara elbette getirdi. Andolsun -onlar farkında olmaksızın- azap kendilerine ansızın gelecektir. Senden azabı çabucak isterler. Muhakkak cehennem kafirleri kuşatıcıdır. " (Ankebut, 53-54)

 

Dahhak bu ayetin tefsirinde hayret verici bir görüş ortaya atmış ve Yüce Allah'ın: "Allah'ın emri geldi" buyruğunu: Onun farzları ve hadleri geldi, diye açıklamıştır. Ancak İbn Cerir bu görüşü reddederek şöyle demektedir: Bizler farzlar emredilmeden" önce acele gelmelerini isteyen birisinin olduğunu bilmiyoruz, ama azap böyle değildir. Onlar gelişini uzak görüp, yalanlamak amacıyla meydana gelmeden önce çabucak gelmesini istemişlerdi.

 

Derim ki: Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ona iman etmeyenler çabucak gelmesini isterler. İman edenler ise ondan yana korku içindedirler ve onun hiç şüphesiz hak olduğunu bilirler. Bilin ki o saat (kıyamet) hakkında tartışanlar elbette uzak bir sapıklık içindedirler. " (Şura, IS)

 

 

[4074] İbn Ebi Hatim dedi ki: ... Ukbe b. Amir dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kıyametin kopmasına yakın, üzerinize batıdan kalkan gibi siyah bir bulut çıkacaktır. Bu bulut semada yükselip duracak, sonra o buluttan bir münadi: Ey insanlar! diye seslenecek. İnsanlar birbirlerine dönerek: Duydunuz mu? diyecekler. Onlardan kimisi evet diyecek, kimisi şüphe ve tereddüt içinde kalacak. Sonra ikinci defa: Ey insanlar! diye seslenecek, insanlar birbirlerine dönerek, duydunuz mu? diyecekler. Evet, diye cevap verecekler. Sonra üçüncü bir defa: Ey insanlar! Allah'ın emri geldi, artık onun vaktinden önce gelmesini istemeyin, diyecek."

 

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olana yemin olsun ki iki kişi kumaşlarını açmış olacaklar ama asla onu katlayamayacaklar. Kişi havuzunun suyunu açacak, ama onunla hiçbir şeyi asla sulayamayacak. Kişi devesinin sütünü sağacak, ama ebediyen onu içemeyecek." (Devamla): "Ve insanlar (kıyametin dehşetli halleriyle) meşgulolacaklardır." (buyurdu).

 

Sonra Yüce Allah kendi zatını kendisine başkasını ortak koşmalarından ve O'nunla birlikte putlara ve O'na denk tuttukları varlıklara ibadet etmelerinden tenzih etmektedir. Zaten O, onların yaptıklarından pek yüce ve mukaddestir, alabildiğine büyüktür. İşte kıyameti yalanlayanlar da bunlardır. Bu sebeple: "O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir, yücedir" buyurmaktadır.

 

 

 

2. O kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: "Benden başka hiçbir ilah olmadığını bildirin. O halde benden korkun" desinler diye indirir.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah'ın "Vahiy ile melekleri" buyruğundaki "ruh" vahiy anlamındadır. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Sana da böylece emrimizden bir ruh vahyettik. Kitabın da, imanın da ne olduğunu bilmezdin fakat biz onu kendisiyle kullarımızdan dilediğimizi hidayete ilettiğimiz bir nur kıldık." (Şura, 52)

Yüce Allah'ın: "Kullarından dilediği kimseler üzerine" buyruğundaki kullardan kasıt nebilerdir. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Allah risaletini kime vereceğini çok iyi bilendir." (En' am, 124) "Allah meleklerden ve insanlardan rasuller seçer. " (Hac, 75) "Kavuşma günü (kıyamet) ile korkutmak için kendi emrinden ruhu kullarından dilediği kimseye gönderir. O gün onlar ortaya çıkarlar, onların hiçbir şeyleri Allah'a gizli kalmaz. Bugün mülk kimindir, bir ve tek kahhar Allah'ındır." (Mü' min, 15-16) 

 

"Benden başka hiçbir ilah olmadığını inzar edin. " Böylece inzar etsinler, uyarsınlar. "O halde benden korkun, desinler diye. " Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: "Senden önce gönderdiğimiz her bir peygambere mutlaka şunu vahyederdik: Benden başka ilah yoktur. O halde yalnız bana ibadet edin." (Enbiya, 25)

 

Bu ayette ise: "Benden korkun" buyurmuştur; yani benim emrime muhalefet edip, benden başkasına ibadet edenlere vereceğim cezadan korkun, korunun.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan

 

3 ve 4. ayetler