İbn Kesir

Tefsir-i Kebir

İsra Suresi

12.ayetler

 

İki ayet: Gece ve Gündüz:

 

12. Biz gece ile gündüzü iki ayet kıldık. Gece ayetini sildik, gündüz ayetini de gösterici kıldık. Rabbinizden bir lütuf arayasınız, yılların sayısını ve hesabını bilesiniz. İşte Biz her şeyi gereği gibi açıkladık.

 

Tefsiri:

 

Yüce Allah, varlık ve birliğinin pek büyük alametlerini dile getirerek yarattıklarına lütfunu hatırlatmaktadır. Bu ayetlerden birisi ise gece ile gündüz arasındaki değişkenliktir. Bundan hikmet ise geceleyin sükun bulmaları, gündüzün etrafa maişetlerini temin etmek, sanatlarını icra edip, işlerini görmek, yolculuklarını yapmak için ayrıca günlerin, haftaların, ayların ve yılların sayısını da bilmeleri için böylelikle alacaklar, ibadetler, karşılıklı muamelat, icare akidleri ve buna benzer süreleri belli olan akid sürelerinin geçip geçmediğini bilip kontrol etmelerinin mümkün olabilmesidir.

 

Bundan ötürü Yüce Allah: "Rabbinizden" geçim yollarınızda, yolculuklarınızda ve benzeri hallerinizde "bir lütuf arayasınız, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz" buyurmaktadır. Çünkü zaman tamamıyla tek düze olsaydı, eşit şekillerde bulunsaydı, sözü edilenlerin hiçbirisi bilinemezdİ. Yüce Allah'ın şu buyrukları da buna benzemektedir.

 

"De ki: Ne dersiniz, eğer Allah kıyamet gününe dek üzerinize geceyi kesintisiz sürdürürse Allah’tan başka size aydınlık getirecek kimdir? Hala dinlemeyecek misiniz? De ki: Ne dersiniz, eğer Allah kıyamet gününe kadar üzerinize gündüzü kesintisiz sürdürse Allah’tan başka size içinde rahat bulacağınız geceyi getirecek ilah kimdir? Hala görmeyecek misiniz? Geceyi ve gündüzü sizin için birinde sükun bulasınız ve diğerinde lütfundan arayasınız diye yaratmış olması, O'nun rahmetindendir. Olur ki şükredersiniz." (Kasas, 71-73)

 

"Gökte burçlar yaratan, orada (güneşi) bir kandil ve aydınlık saçan bir ay yaratan (Allah)ın şam ne yüce, ne mübarektir! İbret ve öğüt almak yahut şükretmek isteyenler için gece ve gündüzü birbiri ardınca getiren O' dur. " (Furkan, 61-62); "Gece ve gündüzün değişmesi O'nun emriyledir." (Mü'minun, 80)

 

"Geceyi gündüze dolar, gündüzü de geceye dolar. Güneşi ve ayı da musahhar kıldı. Her biri belirli bir süreye kadar akıp gitmektedir. O galip olandır, günahları çok çok bağışlayandır." (Zümer, 5)

 

"Sabahı yarıp çıkarandır, geceyi de bir sükun vakti, güneş ve ayı da hesap (işareti) kıldı. Bu aziz olanın, hakkıyla bilenin takdiridir. " (En'am, 96)

 

"Onlar için bir diğer delil de gecedir. Ondan gündüzü soyup çıkarırız da onlar hemen karanlığa giriverirler. Güneş kendisi için belirlenmiş bir karar yerine kadar akıp gider. İşte bu aziz, alim olan (Allah)ın takdiridir." (Yasin, 37-38)

 

Diğer taraftan Yüce Allah, geceyi bir ayet yani kendisiyle tanınacağı bir alamet olarak yaratmıştır. Gece karanlıktır ve ay görünür. Gündüzün de bir alameti vardır. O da aydınlık olması ve parlak güneşin, gündüzün çıkmasıdır. Yüce Allah ayın ziyası ile güneşin aydınlığını farklı kılmıştır. Böylelikle biri diğerinden ayırt edilip, tanınabilsin. Nitekim Yüce Allah, başka yerlerde şöyle buyurmaktadır: "Güneşi ışık saçıcı, ayı nurlu yaratan, yılların sayısını ve hesabı bilmeniz için ona konak yerleri belirleyen O'dur ... Sakınacak bir topluluk için şüphesiz nice ayetler vardır." (Yunus, 5-6); "Sana hilalleri soruyorlar. De ki: Onlar insanlar için bir de hac için vakit ölçüleridir. " (Bakara, 189)

 

İbn Cureyc dedi ki: Abdullah b. Kesir'den rivayete göre o Yüce Allah'ın:

"Gece ayetini sildik, gündüz ayetini de gösterici kıldık" buyruğu hakkında:

Burada kastedilen gecenin karanlığı ile gündüzün aydınlığıdır, dediğini rivayet etmektedir. Yine İbn Cureyc, Mücahid'den: Güneş gündüzün alameti, ay da gecenin alametidir, dediğini nakletmektedir. "Gece ayetini sildik. " Yani aydaki siyahlığı giderdik. Yüce Allah onu böylece yaratmıştır, diye açıklamıştır.

İbn Cureyc dedi ki: İbn Abbas dedi ki: Daha önce ay da güneşin aydınlattığı gibi aydınlatıyordu. Ay gecenin ayeti (alameti), güneş de gündüzün ayetidir. "Gece ayetini sildik" aydaki karartıyı giderdik, demektir.

 

Ebu Cafer b. Cerir (Taberi) ceyyid, değişik yollardan rivayet ettiğine göre İbnu'l-Kevva mü'minlerin emiri Ali b. Ebi Talib'e: Ey mü'minlerin emiri, aydaki şu karartı neyin nesidir, diye sormuş, Ali (r.a.): Yazık sana, sen Kur'an'da: "Gece ayetini sildik" buyruğunu okumuyor musun? İşte onun silinmesi budur.

 

Katade de Yüce Allah'ın: "Gece ayetini sildik" buyruğu hakkında: Bizlere gece ayetinin silinmesinin aydaki siyahlığın (giderilmesi) olduğu tahdis ediliyordu, dedi. "Gündüz ayetini de gösterici kıldık" aydınlık kıldık. Allah güneşi aydan daha nurlu ve daha büyük yaratmıştır. İbn Ebi Necih, İbn Abbas'tan:

"Biz gece ve gündüzü iki ayet kıldık" buyruğu hakkında, gece ve gündüzü yarattık. Yüce Allah onları böyle yaratmıştır, dediğini nakletmektedir.

 

Devam etmek için aşağıdaki linki kullan