DEVAM: 16 - KUR'AN-I
ÖGRENEN VE ÖGRETENİN FAZİLETİNİN BEYANI BABI
حَدَّثنَا
مُحَمَّد بْن
بشار، ومحمد
بْن الَمْثنى.
قَالاَ:
حَدَّثنَا
يَحْيَى بْن
سَعِيْد،
عَنْ شعبة،
عَنْ قتادة،
عَنْ أَنَس
بْن مَالِك،
عَنْ أَبِي
موسى
الأشعري،
-
عَنْ
الْنَّبِيّ
صَلى اللَّه
عَلَيْهِ
وَسَلَمْ
قَالَ: ((مثل
الَمْؤمن
الَّذي يقرأ
القرآن كمثل
الأترجة.
طعمها طيب
وريحها طيب.
ومثل
الَمْؤمن
الذي لاَ يقرأ
القرآن كمثل التمرة.
طعمها طيب ولا
ريح لَهَا.
ومثل الَمْنافق
الذي يقرأ القرآن
كمثل
الريحانة.
ريحها طيب
وطعمها مر.
ومثل
الَمْنافق
الذي لاَ يقرأ
القرآن كمثل
الحنظلة.
طعمها مر ولا
ريح لَهَا)).
Ebu Musa el-Eşari
r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah s.a.v. şöyle buyurmuştur: ''Kur'an
okumayı itiyad eden mu'minin durumu turunç (meyvesi) durumu gibidir. Tadı
güzel, kokusu güzeldir. Kur'an okumayı itiyad etmeyen mu’ninin hali de hurmanın
haline benzer. Tadı güzel, fakat kokusu yoktur. Kur'an okuyan münafığın
vaziyeti de reyhane’nin vaziyeti gibidir. Kokusu güzel fakat tadı acıdır.
Kur'an okumayan münafığın hali de Ebu Cehil karpuzunun haline benzer, tadı acı,
kokusu da yoktur. ''
Diğer tahric: Buhari,
et'ime, Fedailü'l-Kur'an, tevhid; Müslim, müsafirin; Ebu Davud, edeb; Tirmizî,
emsal, Nesaî, iman; Darimî, Fedailü'l-Kur'an; Ahmed b. Han bel, IV, 397, 404,
408.
AÇIKLAMA: Reyhane:
Fesleğen
Mu’min kur’anla amel eden kişidir. Yani kur’an’a uyar. Eğer
kur’an okumayı alışkanlığı olursa kur’an’ı kur’an onun vasıtasıyla çevreye
yayılır. Böylece o kişi kendi güzelliğinin yanında yanındakini de
faydalandırır. Bu bereket, ilim, sekinet (huzur, güven) gibi faydalarla kendini
gösterir.
Aşağıdaki linkleri kullanarak daha geniş bilgiye ulaşın!!!
BUHARİ HADİSİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN