((20))
بَاب من بال
ولم يمس ماء
20 - KÜÇÜK ABDEST BOZUP
SU İLE TAHARETLENMEYENİN BAB!
حَدَّثنَا
أَبُو بَكْرِ
بْن أَبِيْ
شَيْبَةَ.
حَدَّثنَا
أَبُو أسامة،
عَن عَبْد
اللَّه بْن
يَحْيَى
التوأم، عَن
ابْن أَبِيْ
مليكة، عَن
أمه، عَن
عَائِشَة؛
قالت:
-
انطلق
الْنَّبِيّ
صَلى اللَّه
عَلَيْهِ
وَسَلَّمْ
يبول. فاتبعه
عمر بماء.
فَقَالَ ((مَا
هَذَا؟ يا
عمر!)) قَالَ:
ماء. قَالَ
((مَا أمرت
كلما بلت أَن
أتوضأ. ولو
فعلت لكانت
سنة)).
Aişe r.a.’den
şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem küçük
abdestini bozmaya gitti. Ömer r.a. de biraz sonra su alarak O’nu takip etti.
Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ''Bu nedir? Ya Ömer!''
buyurdu.Ömer:
Sudur, diye cevap
verdi.Nebi: ''Ben küçük abdest bozduğum her defada vudu almakla emrolunmadım.
Eğer (emrolunmadığım halde her defasında) vudu almış olsaydım, bu (vudu) sünnet
olurdu. '' buyurdu.
AÇIKLAMA: Sindi diyor ki hadiste geçen
«Vudu'" kelimesi ile sözlük manasının kasdedildiği muhtemeldir ki su ile
taharetlenmek demektir. Bu takdirde hadisin manası şöyledir: "Küçük abdest
bozduktan sonra avret mahallini behemehal yıkamakla emrolunmadım. Yani taş ile
istinca etmekle yetinmek de caizdir.''
Bu yorum şekli
müellifin açtığı bab'ın başlığına uygundur. Vudu', kelimesi ile ıstılahi manası
olan abdest kasdedilmiş olabilir. Bu ihtimale göre hadis şöyle yorumlanır: Ömer
r.a. Resul-i Ekrem s.a.v. için abdest suyunu hazırladı. Resıll-i Ekrem ise
abdest bozunca behemhal abdest almak zorunluğunun bulunmadığını ifade etmiş
oldu. Sindi bu arada: Bence açık olan yorum şekli budur. Çünkü Ebu Davud'un
rivayetinde şöyle buyuruluyor: ....... Sonra Ömer bir kupa su ile O'nun
arkasında durup bekledi. Bunun üzerine Resulullah, Ömer'e: «Bu nedir? Ya Ömer!»
diye sordu. Ömer de: «Su'dur, onunla vudu' all, dedi. Resulullah da 'Ben küçük
abdest ... » hadisini buyurdu.
Hadisin: «Eğer
vudu' almış olsaydım bu, sünnet olurdu» fıkrasına şöyle mana verilmiştir: «Eğer
her abdest bozmadan sonra abdest almayı devamlı ve kesintisiz adet haline
getirmiş olsaydım bu, uyulması vacip bir yol olmuş olurdu.» Bu takdirde sünnet
kelimesi izlenmesi gerekli din yolu demektir. Sünnet kelimesi fıkıhçıların
lisanında meşhur olduğu Sünnet-i Müekkede manasında kullanılmış olabilir. Çünkü
Nebi s.a.v.'in bir şeyi devamlı yapması ile o şey ümmeti için vacip olmaz.
Ancak bir delil ile teyid edilirse gereklilik hükmü verilir. Aksi takdirde
sünnet-i müekkede olur.
Hadisteki vudü'
kelimesi su ile taharetlenmek manasına yo:rumlandığı takdirde hadisten çıkan
sonuç şudur:
Küçük abdest
bozunca mutlaka su ile taharetlenmek zorunlu değildir. Taş ve benzeri şeylerle
istinca etmek de mümkündür. 16. ve 28'inci bablarda geçen hadislerin izahında
belirttiğim gibi gerek küçük ve gerek büyük abdest bozduktan sonra taş ve
benzeri bazı maddelerle istinca etmek caizdir. Bunun şartları ve tafsilatı
fıkıh kitablarında bulunur. Su ile taharetlenmek de caizdir. En makbulü önce
taşla ve onun arkasında su ile istinca yapmaktır ..