DEVAM: 1- EZANA BAŞLAMA
BABI
حَدَّثَنَا
مُحَمَّد بن
خالد بن عبد
اللَّه الواسطي.
حَدَّثَنَا
أبي، عن عبد
الرحمن بن إسحاق،
عن الزهري، عن
سالم، عن أبي؛
- أن
النَبِي
صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسَلَم استشار
الناس لما
يهمهم إلى
الصلاة.
فذكروا البوق.
فكرهه من أجل
اليهود. ثم
ذكروا
الناقوس. فكرهه
من أجل
النصارى. فأرى
النذاء تلك
الليلة رجل من
الأنصار يقال
له عبد اللَّه
بن زيد، وعمر
بن الخطاب.
فطرق
الأنصاري
رَسُول
اللَّه صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسَلَم
ليلاً. فأمر
رَسُول
اللَّه صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ وَسَلَم
بلالاً به،
فأذن.
Salim'in babası
(İbn-i Ömer) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Halk namaz'a
giderken onları güçlük ve meşakkate sokan toplanma usulü için Nebi sallallahu
aleyhi ve sellem kendileriyle istişarede bulunmuş. halk borozandan bahsetmiş.
Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Yahudilerin nedeniyle borozan'dan hoşlanmamış,
sonra halk çan'dan bahsetmişler. Nebi sallallahu aleyhi ve sellem hristiyanlar
sebebiyle ondan da hoşlanmamıştır. İstişare
gecesi Ensar'dan Abdullah bin Zeyd r.a. isimli bir adam ve Ömer b. el-Hattab
r.a. ezanla da'veti rü'yalarında görmüşler. Ensar'dan Ensar'dan olan zat
geceleyin Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem'e gelerek (rüyasını anlatmış)
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem Bilal r.a.'e bu çağrıyı emretmiş. Bilal
r.a. de ezan okumuştur.
قَالَ
الزهري: وزاد
بلال، في نذاء
صلاة الغداة،
الصلاة خير من
النوم. فأقرها
رَسُول اللَّه
صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسَلَم. قَالَ عمر:
يَا رَسُولَ
اللَّه! قد
رأيت مثل الذي
رأى، ولكنه
سبقني.
Zühri demiştir
ki: Bilal r.a. Sabah namazı çağrısında: Essalatu hayrun mine'n-nvm = (Namaz
uyku'dan hayırlıdır.) cümlesini ilave etmiş, Nebi sallallahu aleyhi ve sellem
bu ilaveyi olduğu gibi bırakmıştır.
Ömer r.a.: Ya
Resulallah Abdullah (r.a.)'ın gördüğünün mislini ben de gördüm. Lakin O ben'den
önce davrandı. dedi.
في
الزوائد: في
إسناده
مُحَمَّد بن
خالد. ضعفه
أحمد وابن
معين وأبو
زرعة وغيرهم.
Not: Zevaid de:
Hadis'in isnadında Muhammed bin Halid vardır. Ahmed ibn-i Muin Ebi Zur'a ve başkaları
da onun zayof olduğunu söylemişlerdir. denilmiştir.
AÇIKLAMA: Buhari, Müslim ve Tirmizi'nin İbn-i
Ömer r.a.'den rivayet ettikleri hadiste müslümanların Medine'ye geldiklerinde
namaz için toplanarak vakitlerini tayin ettiklerini, namaz için çağrı usulünün
bulunmadığını, sahabilerin bir kısmının, hıristiyanların çan'ı gibi bir çan
ittihaz edilmesini, bazı sahabilerin de yahudilerin borazanı gibi bir borazanın
ittihaz edilmesini söylemiş, Ömer (r.a.) de:
Namaza (halkı)
çağırmak için niçin bir adam göndermiyorsunuz? demiş; Resulullah (s.a.v.),
bunun üzerine: "Bilal! Haydi kalk da namaz için davet et.'' buyurmuştur.
Tuhfetu'l-Ahvezi
yazarı, İbn-i Ömer (r.a.)'in Buhari, Müslim ve Tirmizi'deki rivayetinde Nebi (s.a.v.)'in
Bilal (r.a.)'e emrettiği namaza davetin, şer'i ezan usulü ile yapılan davet
olmadığını ve yalnız namaz vaktinin geldiğini haber vermekten ibaret olduğunu
Kadi İyad'dan naklen beyan ettikten sonra, Nevevi'nin şöyle dediğini söyler:
''Kadi İyad'ın dediği şey muhtemeldir. Hatta ihtimalden öte de kesindir. Çünkü
Ebu Davud, Tirmizi ve başka sünenlerde rivayet olunan AbduIlah bin Zeyd
(r.a.)'in hadisinde sabit olmuştur ki; 'kendisi şer'i ezan usulünü rüyada
görmüş ve Nebi (s.a.v.)'e gelerek haber vermiş, kendisinden sonra da Ömer
(r.a.), Nebi (s.a.v.)'e gelerek:
'Ya Resulallah!
Seni hak ile gönderen Allah'a yemin ederim ki, onun gördüğü rüyanın mislini ben
de gördüm .. .' İşte bu hadisin zahirine göre rüya anlatım olayı başka bir
mecliste vuku bulmuştur. Demek oluyor ki; Müslümanlar, Medine'ye geldikleri
zaman, namaz için toplanırlar, namaz vaktini tayin ederlerdi. Namaza çağrı
yapılmıyordu. Bir süre sonra sahabiler bu hususta istişare etmişler. Bir kısmı:
Hıristiyanların çan'ı gibi çan yapılsın, demiş; bir kısmı da:
Yaııudilerin
borazanı gibi bir boraz&n yapılsın, demiş; Ömer (r.a.) de: Bir adam
gönderilsin. 0, halkı namaza davet etsin, teklifinde bulunmuş. Nebi (s.a.v.) de
namaza davet için Bilal (r.a.)'a emretmiş. Bilal (r.a.); Es-Salat, Es-Salat yahut;
Es-Selatu Camiah diye çağrıda bulunmuştur. Bundan bir süre sonra AbduIlah ve
Ömer (r.a.)'in rüya olayı vuku bulmuştur. Rüyadan sonra Nebi (s.a.v.) ya vahiy
ile yahut ictihadla şer'i ezan usulünü anılan iki sahabinin rüyalarında
gördükleri kelimeler ile okunmasını emretmiştir. cumhurun mezhebine göre Nebi
(s.a.v.)'in ictihad yapması caizdir. Şer'i ezanın dayanağının sırf rüya olması
düşünülemez."
El-Hafız,
El-fetih'te : Rüya olayından önce Bilal (r.a.)'ın namaza daveti; Es-Selatu
Camiah sözü ile yaptığı İbn-i Sa'd'ın Tabakat'ında bildirilmiş, demiştir.
Yukarıda
Nevevi'den yapılan nakilden anlaşıldığına göre Bilal (r.a.) bir süre namaza
yukarıda anılan tek cümle ile çağrıda bulunmuştur. Bu çağrı usulü ile halk
toplanmakta güçlük çekmiştir. Bu güçlüğü gidermek için Nebi (s.a.v.) halkla
istişarede bulunmuş yine kimisi bora:zandan, kimisi de çan'dan bahsetmiş, Nebi
(s.a.v.) hıristiyan ve yahudiler dolayısıyla bunlardan hoşlanmadığını bildirmiş
ve o gece Abdullah (r.a.) ile Ömer (r.a.)'in rüya olayı vuku bulmuştuı',
Yukarıdan beri
anlatılan namaz için toplanma safhalarından. Bilal (r.a.)'ın halkı bir cümleyle
çağırmaya başlamasından sonraki safhalar, müellifin 707 nolu hadisinde
anlatılmış oluyor.
Buhari, Müslim
ve Tirmizi'deki İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisinde ilk zamanlar ve Bilal (r.a.)'in
tek cümleyle davet usulü anlatılmış oluyor. Böylece rivayetler arası bulunmuş
oluyor.
Bilal (r.a.)'in
sabah ezanına ilave ettiği: '' Es-Selatu hayrun mine'n-nevm = Namaz uykudan
hayırlıdır.'' mealindeki cümle ile ilgili gerekli malumatı 715 ve 716 nolu
hadislerin açıklaması bahsinde vereceğiz., İnşallah Oraya müracaat edilebilir.