((113))
باب ما جاء في
الست ركعات
بعد المغرب
113- AKŞAM FAlıZINDAN
SONRAKİ ALTI REK'AT (SÜNNET) HAKKINDA GELEN (HADİS) BABI
حَدَّثَنَا
علي بْن
مُحَمَّد.
حَدَّثَنَا أبو
الحسين
العكلي.
أخبرني عمر
بْن أبي خثعم
اليمامي. أَنْبَأَنَا
يحيى بْن أبي
كثير، عَن أبي
سلمة بْن
عَبْدُ
الرحمن بْن
عوف، عَن أبي
هُرَيْرَة؛ - أن
النَّبِي
صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ وَ
سَلَّمْ
قَالَ ((من صلى
بعد المغرب ست
ركعات لم
يتكلم بينهن
بسوء، عدلن له
بعبادة ثنتي
عشرة سنة)).
Ebu Hureyre
(r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şöyle
buyurmuştur: «Kim akşam namazın (ın farzın) dan sonra altı rekat (sünnet)'i,
arasında fena söz söylemeden kılarsa bu (sünnet), onun için on iki yıllık
ibadete denk tutulur.»
Diğer tahric:
Tirmizi ve İbn-i Huzeyme
AÇIKLAMA: Tuhfe yazarı şöyle der: Tıybi'nin dediği gibi, akşamın son iki rek'atının
bu altı rek'atın içinde olduğu anlaşılıyor. El-Kari: Kişi akşamın müekked olan
iki rek'atlık son sünnetini kılıp selam verir. Kalan dört rek'ati dilediği gibi
kılar, demiştir. Yani isterse onu da böyle kılar. Dilerse dört rek'atı bir
kılıp yalnız sonunda selam verir.
Hadisin:
"Arasında fena söz söylemeden" kaydından maksat bu altı rek'at namazı
kıldığı esnada kötü söz söylememektir. İbn-i Hacer: Yani iki rek'atten bir
selam verince o sırada fena söz söylememektir, demiştir.
Hadisin: ''On
iki yıllık ... '' ifadesi Tıybi'nin dediğine göre teşvik ve tahrik
kabilindendir. Kadı iyaz ise: Anılan zamanda kılınan az ibadet başka zaman ve
ahvalde yapılan ibadetten kat kat faziletli olması umulur, demiştir.