((143))
باب ما جاء في
صلاة رَسُول
اللَّهِ
صَلَى اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسلَّمْ خلف
رجل من أمته
143- RESULULLAH (SALLALLAHU ALEYHİ VE
SELLEM)'İN ÜMMETİNDEN BİR ADAM'IN ARKASINDA NAMAZ
KILMASI HAKKINDA GELEN (HADIS) BABI
حَدَّثَنَا
مُحَمَّد بْن
المثنى.
حَدَّثَنَا
ابن أبي عدي،
عَن حميد، عَن
بكر بْن عَبْد
اللّه، عَن
حمزة بْن
المغيرة بْن
شعبة، عَن أبيه؛
قَالَ:
-
تخلف رَسُول
اللَّهِ
صَلَى
اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسلَّمْ.
فانتهينا إلى
القوم وقد صلى
بهم عَبْدُ
الرحمن بْن
عوف ركعة. فلما
أحس
بالنَّبِي
صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ وَسَلَّمْ
ذهب يـتأخر.
فأومأ إليه
النَّبِي صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ وَ
سَلَّمْ أن
يتم الصلاة.
قال ((وقد
أحسنت. كذلك
فافعل)).
Muğire bin Şu'be
(r.a.)'den; şöyle demiştir: (Tebuk savaşı yolculuğunda bir gün sabah namazı
vaktinde) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (sahabilerden) geride
kalmıştı. Sonra ikimiz, kafileye yetiştik. O esnada Abdurranman bin Avf (r.a.),
cemaat'a (sabah farzından) bir rek'at kıldırmış idi. Abdurrahman (r.a.), Nebi
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in geldiğini hissedince geri çekilmeye davrandı.
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı tamamlaması için ona işaret buyurdu.
(Namazdan sonra) efendimiz, Abdurrahman'a:
«İyi ettin, böyle yap!» buyurdu."
AÇIKLAMA: Müslim bu hadisi Mesh ve istihlaf bablarında daha uzun metinler halinde
rivayet etmiştir.
Olayın Tebuk
seferinde vuku bulduğunu belirten Müslim'in istihlaf babındaki rivayette Muğire
(r.a.) Nebi (s.a.v.)'in ayak yoluna gidişini ve sonra abdest alışını anlatarak
bunun bitiminde şöyle der: "Muğire demiştir ki: Ben O'nunla beraber
geldim. Nihayet kafileyi Abdurrahman bin Avf (r.a.)'ı imamlığa geçirmiş olup
namaz kıldırırken bulduk. ResuluIlah (s.a.v.), (sabah namazının) iki
rek'atinden birisine yetişti ve bu rek'ati cemaatla beraber kıldı. Abdurrahman
(r.a.) selam verince Resülullah (s.a.v.), namazını tamamlamak üzere kalktı. Bu
durum müslümanları telaşlandırdı. Bunun için de çok tesbih etmeye başladılar.
Nebi (s.a.v.), namazını bitirince onlara döndü ve: ''İyi ettiniz'' veya
''isabet ettiniz''. buyurdu. Namazı (ilk) vaktinde kıldıkları için onlara gıbta
ediyordu.
Muğire (r.a.)
demiştir ki: (Biz cemaata yetiştiğimizde) Ben Abdurrahman'ı geri çekmek
istedim. Fakat Nebi (s.a.v.): Bırak onu,. buyurdu."
Müslim'in
"Mesh" bahsindeki rivayetinde metnin son kısmı şöyledir:
"Abdurrahman; Nebi (s.a.v.)'in geldiğini hissedince geri çekilmeye
başladı. Fakat Nebi (s.a.v.) «Onlara namaz kıldırmaya devam et. diye işaret
buyurdu .. Abdurrahman namazın sonunda selam verince, Resulullah (s.a.v.) ayağa
kalktı. Ben de kalktım. Ve biz yetişemediğimiz rek'atı kıldık."
Nevevi:
"Bu hadiste bir çok ilmi mes'eleler vardır. Bunların bir kısmı şunlardır:
1- Üstün olanın
kendisinden dün olana namazda uyması caizdir.
2- Nebi
(s.a.v.)'in ümmetinden birisinin arkasında namaz kılması caizdir.
3- Namazı ilk
vakit'te kılmak efdaldır. Çünkü bu olayda sahabiler Nebi (s.a.v.)'i beklemeden
ilk vaktin faziletini kazanmak için vaktin başında namaz kılmışlar, Efendimiz
de onları tasvip etmiştir.
4- İmam
geciktiği takdirde onun iyi huylu olduğuna güvenen cemaat, başkasını imamlığa
geçirebilit.. Ama imam bundan eziyet duyar, veya bir nahoş durum doğar ise
cemaatın birisini imamlığa geçirmesi caiz değildir. Bu takdirde ayrı ayrı olarak
herkes kendi başına namazını kılar, sonra cemaat durumu olursa, namazı
tekrarlamak müstehabtır."