((200))
باب ما جاء في
طول القيام في
الصلوات
200- NAMAZLARDA
KIYAM'IN UZUN OLMASI HAKKINDA GELEN HADİSLER BABI
حَدَّثَنَا
عَبْد اللّه
بْن عامر بْن
زرارة، وسويد
بْن سعيد. قالا:
حَدَّثَنَا
علي بْن مسهر،
عَن الأعمش،
عَن أبي وائل،
عَن عَبْد
اللّه؛ قَالَ:
-
صليت ذات ليلة
مع رَسُول
اللَّهِ صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسلَّمْ. فلم
يزل قائماً
حتى هممت بأمر
سوء. قلت: وما
ذاك الأمر؟
قَالَ: هممت
أن أجلس
وأتركه.
Abdullah (bin
Mes'ud) (r.a.)'den şöyle demiştir: Bir gece Resulullah.Sallallahu Aleyhi ve
Sellem ile beraber namaz kıldım. O, ayakta o kadar durdu ki ben fena bir şey
işlemeye niyetlendim. (ravisi ebu vaid demiştir ki:) Ben: Nedir o fena iş ?
diye sordum. İbn-i Mes'ud (r.a.): Onu ayakta
bırakıp oturmak istedim.
Diğer tahric:
Buhari, Müslim ve Tirmizi de bunu rivayet etmişlerdir.
AÇIKLAMA: Sindi: İbn-i Mes'ud (r.a.)'ın oturmak istemesi, ya oturarak namaza devam
etmek veya namazı yarıda kesmek anlamlarına muhtemeldir. Anlatılan olay,
gecenin nafile namazında idi. Çünkü farz namazlarda, imam'ın cemaatın haline
riayet etmesi hükmü vardır, demiştir.
Hadis, nafile
namazında kıyamı uzun tutmanın faziletine delalet eder.