((204))
باب ما جاء في
توطين المكان
في المسجد
يصلي فيه
204- MESCİD'DE MUAYYEN
BİR YERİ YURT EDİNİP DAİMA ORADA NAMAZ KILMAK HAKKINDA GELEN HADİSLER BABI
حَدَّثَنَا
أَبُو بَكْر
بْنُ أَبِي
شَيْبَة.
حَدَّثَنَا
وَكِيع. ح
وحَدَّثَنَا
أبو بشر، بكر
بْن خلف.
حَدَّثَنَا
يحيى بْن
سعيد. قالا: حَدَّثَنَا
عَبْدُ
الحميد بْن
جعفر، عَن أبيه،
عَن تميم بْن
محمود، عَن
عَبْدُ
الرحمن بْن
شبل؛ قَالَ:
-
نهى رَسُول
اللَّهِ
صَلَى
اللَّهُ عَلَيْهِ
وَسلَّمْ عَن
ثلاث: عَن نقرة
الغراب، وعن
فرشة السبع،
وأن يوطن الرجل
المكان الذي
يصلى فيه كما
يوطن البعير.
Abdurrahman bin
Şibl (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç
şey'den nehiy buyurdu: Karganın gagalaması (gibi çabuk secde etmek)ten, yırtıcı
hayvanın yayılışı (gibi secdede kolları yere yaymak) tan ve devenin (su
çevresinde çökmek için) belirli bir yeri yurt edinmesi gibi adamın (mescidde)
namaz kıldığı yeri yurt edinmesinden.
Diğer tahric:
Ebu Davud, Ahmed, Nesai, İbn-i Huzeyme, İbn-i Hibban ve Hakim de bunu rivayet
etmişlerdir.
AÇIKLAMA: EI-Menhel yazarı, hadisin açıklamasında şöyle der: "Karga'nın
gagalaması rüku ve secdeye varış ve kalkışında acele etmekten kimiyedir.
Bilindiği gibi rüku ve secdelerde rüku'dan ve birinci secdeden sonraki
kalkışlarda, yani i'tidal ve iki secde arasındaki oturuşta asgari bir veya üç
"SübhaneIlah" diyecek kadar durmak gerekir. Bu rükünlerde acele
edenler, gagasıyla yerden bir şey alan karga'ya benzer.
Yırtıcı
hayvan'ın yayılışından maksad, secdede kolları yere yaymaktır. Bilindiği gibi
köpek ve başka hayvanlar yatarken kollarını yere yayarlar.
Deve, sulanmaya
götürüldüğünde biraz su içtikten sonra su çevresinde muayyen bir yere çöker.
Orada dinlendikten sonra tekrar su içmeye gider. Dönüşünde aynı yere çöker.
Devenin çökmek için belli bir yeri seçmesi ve hep oraya çökmesi gibi kişinin
mescidin muayyen bir yerini kendine tahsis edip daima orada namaz kılması ve
mescidin başka yerlerinde namaz kılmaması yasaklanmıştır. Bunun hikmeti; Böyle
bir davranışın şöhret, riyakarlık ve gösterişe yol açmasıdır."
Secdede acele
etmek ve kolları yere yaymak hususları, 891 - 892 nolu hadisler'de izah
edilmiştir.