((59))
باب ما جاء
فيمن يبتديء
الاعتكاف،
وقضاء الاعتكاف
59- İTİKAF'A BAŞLAYAN
VE İTİKAF'I KAZA ETMEK HAKKINDA GELEN HADİSLER BABI
حَدَّثَنَا
أَبُو بَكْر
بْنُ أَبِي
شَيْبَة.
حَدَّثَنَا
يعلى بْن عبيد.
حَدَّثَنَا
يحيى بْن
سعيد، عَن
عائشة؛
-
قالت: كان
النَّبي
صلَّى اللَّه
عليه وسلَّم
إذا أراد أن
يعتكف صلى
الصبح، ثم دخل
المكان الذي
يريد أن يعتكف
فيه. فأراد أن
يعتكف العشر
الأواخر من
رمضان. فأمر،
فضرب له خباء. فأمرت
عائشة بخباء
فضرب لها.
وأمرت حفصة
بخباء فضرب
لها. فلما رأت
زينب
خباءهما،
أمرت بخباء
فضرب لها.
فلما رأى ذلك
رَسُول
اللَّهِ صَلَى
اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسلَّمْ قال:
((آلبر تردن))
فلم يعتكف في
رمضان،
واعتكف عشراً
من شوال.
Aişe
(r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Nebi
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) itikaf etmek İstediği zaman sabah namazını
kılar, sonra itikaf etmek istediği (Mesciddeki yere) giderdi. (Bir yıl)
Ramazanın son on günü İtikaf etmek istedi. Emir buyurdu. Kendisi için (Mescid
içinde) bir çadır kuruldu. Sonra Aişe (r.anha) bir çadır getirilmesini emretti.
Ona da bir çadır kuruldu. Hafsa (r.anha) da bir çadırın getirilmesini emretti.
Onun için de bir çadır kuruldu. Zeyneb (r.anha), Aişe İle Hafsa (r.anhuma)'nın
çadırlarını görünce O da bir çadırın kurulmasını emretti. Onun için de kuruldu.
Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu durumu görünce (muhterem üç
hanımına hitaben): «Siz hayır ve takva
mı istiyorsunuz?» buyurdu. Ve (O yıl) Ramazan da itikaf etmedi. Şevval'de on
gün itikaf etti.
Diğer tahric.
Bu hadisi, Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri ve Beyhaki de bunu rivayet
etmişlerdir,
AÇIKLAMA: Hadis, Peygamber (s.a.v.)'in itikaf ettiği yere sabah namazından sonra
girmeyi itiyad haline getirdiğine delalet eder.
Bir gün veya
daha fazla sürece itikaf etmek isteyenin itikaf edeceği yere ne zaman gireceği
hususunda alimler ihtilaf etmişlerdir.
Evzai, Sevri ve
Leys bin Sa'd'a göre sabah namazından sonra itikaf yerine girilir.
Dört mezheb
imamlarının dahil olduğu bir cemaata göre güneşin gurubundan biraz önce itikaf
yerine girilir. Bunların delili Buhari'nin rivayet ettiği Ebu Said-i Hudri
(r.a.)'ın: "Resulullah (s.a.v. (Ramazan ayının) aşr-ı evsat (yani
ortasındaki on gece) ında itikaf ederdi. (bir defasında) yirmi birinci gece
olunca. ki bu geceyi izleyen sabah itikaf'tan çıkardı. O gece buyurdu ki:
''Benimle beraber itikafta olanlar son on günde itikaf etsinler.'' mealindeki
hadisidir. Bu grubtaki alimler: Hadiste "Aşr'' kelimesi kullanılmıştır. Bu
kelime "On gEce" anlamını ifade eder. "Aşret" kelimesi olsaydı
"on gün" manasını ifade edecekti. Nitekim Allah Teala:
"Zilhicce'nin on gecesine andolsun." (Fecr 2) buyurmuştur. Yani gece
sayısını belirten kelime "Aşr'' olarak Kur'an'da kullanılmıştır. Aşr-i
ahir'in ilk gecesi yirmi birinci gecesidir.
Bu grubtaki
alimler bu babtaki Aişe (r.anha)'nın hadisine şöyle cevap verirler: Peygamber
(s.a.v.) akşama doğru itikaf niyetiyle mescide girmiş, gece tenha olduğu için
geceyi orada geçirmiş ve sabah namazından sonra kendisi için mescid içinde
kurulan çadıra girmiştir.
Bu hadise başka
cevaplar da verilmiştir.
İTİKAFTAN ÇIKMA
VAKTİ
1- Ebu Hanife
ve Şafii'ye göre bayram akşamı yani Ramazan'ın son günü güneş battıktan sonra
itikaftan çıkılır.
2- Malik'e göre
ise bu şekil yapmak caiz olmakla beraber, müstehab oian şekil bayram namazından
sonra itikaftan çıkmadır,
İTİkAF'IN KAZA
EDILMESİ
Hadis, itikafa
başlayan bir kimsenin bir maslahat için itikafını yarıda bırakmasının
caizliğine delalet eder. Çünkü Peygamber (s.a.v.) itikafını tamamlamadan
çıkmıştır.
Yarıda
bırakılan itikafın kaza edilip edilmeyeceği hususunda ihtilaf vardır: Malik'e
göre kaza edilmesi gerekir. İster adak olan itikaf olsun, ister sünnet olan
itikaf olsun. Ramazan'daki itikaf olsun. Başka aylardaki itikaf olsun. Hüküm
budur.
Diğer üç mezheb
imamlarına göre eğer girilen itikaf vacip bir itikaf ise kazası gerekir,
değilse gerekmez. Çünkü Peygamber (s.a.v.) itikafını yarıda kesen eşlerine,
kaza etmelerini emretmemiştir. Kendisinin o yıl Şevval ayında itikaf etmesine
gelince, o itikaf kendisine vacib olduğu için değildir Bir ibadet yapmak
istediği zaman onu tamamlamak iştiyakından dolayıdır. Ramazan'da yapmadığı
itikafı Şevval'de nafile olarak kaza etmiştir. Kaza etmeye mecbur olduğu için
yapmamıştır. Nitekim bir gün meşguliyeti dolayısıyla kaçırdığı öğlenin son
sünnetini ikindi namazından sonra kaza, etmiştir.
Buhari'nin
rivayetinde Aişe (r.anha)'nın itikaf için Peygamber (s.a.v.) 'den müsaade
aldıktan sonra kendi itikafı için Mescid'de çadır kurdurduğu belirtilmiştir.
Hafsa (r.anha)'nınkinin de böyle olduğu Nesai'nin rivayetinde belirtilmiştir.
Fakat efendimizin diğer hanımı Zeyneb (r.anha)'nın müsaade aldığına dair bir
kayda rastlamadım.
Peygamber
(s.a.v.), hanımlarının üçünün çadırlarını görünce: «(Bununla siz hanımlar!)
hayır ve takva mı istiyorsunuz?» buyurmuştur. Yani hayır ve takva
istemiyorsunuz. Ebu Davud'un rivayetinde; Peygamber (s.a.v.)'in hem kendi
çadırını hem de (muhterem) eşlerinin çadırlarını yıktırdığı belirtilmiştir.
Hanımların
çadırlarını şu sebeple yıktırmış olması muhtemeldir: Hanımları, O'na düşkünlükleri
dolayısıyla bir kıskançlık duygusuyla itikaf yarışına koyulmaları endişesi
Peygamber (s.a.v.) de belirmiş olabilir, veya Mescid-i Nebevi içinde çadırların
çokluğu cemata izdiham ve sıkıntı veriyordu.
Hanımların
itikaflannı yarıda kesmelerine gönüllerinin yatışması için Peygamber
(s.a.v.)'in kendi çadırını yıktırmış olması muhtemeldir.
HADİSİN FIKIH
YÖNÜ :
1- İtikafa
girme zamanı sabah namazından sonradır. Bu husus için yukarıda gerekli izah
verildi.
2- İbadet
ihtiyacı için mescidde çadır kurmak caizdir.
3- Kadınlar
mescidde itikaf edebilirler.
4- Kadın,
kocasının izniyle bile itikaf'a başlamış iken kocası ona mani olabilir ve
yarıda bıraktırabilir. Cumhur'un kavli budur. Malik'e göre izin veren koca mani
olamaz.
5- İtikafa
başlayan kimse bir yarar düşüncesiyle itikafını yarıda bırakabilir.
6- İtikaf kaza
edilebilir. Bu husus yukarda izah edildi.