((5))
باب اليمين
حنث أو ندم
5- YEMİN (NETİCE
İTİBARİ İLE) YA GÜNAHA GİRMEKTİR YA DA PİŞMANLIK DUYMAKTIR, BABI
حَدَّثَنَا
علي بن
مُحَمَّد.
حَدَّثَنَا
أبو معاوية،
عن بشار بن
كدام، عن
مُحَمَّد بن زيد،
عن ابن عمر؛
قَالَ: - قَالَ
رَسُولَ
اللَّهِ
صَلَى اللَّهُ
عَلَيْهِ
وَسَلَم:
((إنما الحلف
حنث أو ندم)).
فِي
الزَوَائِد:
رواه في صحيح.
((في الحاشية:
رواه ابن
ماجة)) وابن
ماجة لا يسمى
كتابه صحيحا.
والظاهر أنه
أراد ابن حبان
أو ابن خزيمة
فخالفنه قلمه.
وجل من لا
يسهو.
(Abdullah) bin
Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Yemin (sonuç itibariyle) ancak ya günaha
girmektir veya pişmanlık duymaktır.»
Not: Zevaid'de:
Bu hadisi İbn-i Mace kendi sahih'inde rivayet etmiştir. Şu halde hadis
sahihtir, denilmiştir. Halbuki, İbn-i Mace'nin kitabına Sahih ismi verilmez.
(Ona sünen, denilir.) Zevaid yazarı bu hadisi İbn-i Hibban veya İbn-i
Huzeyme'nin kendi sahihinde rivayet ettiğini söylemek istemiş de sehven İbni.
Mace, demiş olabilir.
AÇIKLAMA: Sindi, Zevaid türünden olan bu hadisten kasdedilen mananın şöyle olduğunu
söylemiştir: Yani bir şeyi yapmak veya söylemek üzere yemin eden kişi, üzerine
yemin ettiği şeyi yerine getirmez ve kefaretini de ödemezse günaha girmiş olur.
O günahı gidermek için kefaret ödemesi gerekir. Şayet üzerine yemin ettiği şeyi
ifa eder veya kefaret öderse genel olarak yemin ettiğine pişman olur. Bu
itibarla yemin etmenin sonucu çoğu zaman ya günaha girmektir, ya da pişmanlık
duymaktır. Şu halde en uygunu yemin etmemektir.
Mahir: Yemin
eden kişi bu yemini tutmakta mutlaka zorluk çeker; Az yada çok. Mutlaka pişman
olur; Az yada çok.