((14))
باب الحكم
فيمن كسر شيئا
14- BAŞKASINA AİT BİR
ŞEYİ KIRAN HAKKINDAKİ HÜKÜM BABI
حدّثنا
أَبُو بَكْرِ
بْنِ أَبِي
شَيْبَةَ. ثنا
شَرِيكُ بْنُ
عَبْدَ
اللّهِ عَنْ
فَيْسِ بْنِ
وَهْبٍ، عَنْ
رَجُلٍ مِنْ
بَنِي
سُوأَةَ
قَالَ: فُلْتُ
لِعَائِشَةَ:
أَخْبِرِينِي
عَنْ خُلُقِ
رَسُولُ اللَهِ
. قَالَتْ:
أَوَمَا
تَقْرَأُ
القُرْآنَ -وَإِنَّكَ
لَعَلَى
خُلُقٍ
عَظِيمٍ-
؟قَالَتْ:
كَانَ
رَسُولُ
اللَهِ مَعَ
أَصْحَابِهِ.
فَصَنَعْتُ
لَهُ
حَفْصَةُ
طَعَاماً.
قَالَتْ، فَسَبَقَتْنِي
حَفْصَةُ.
فَقُلْتُ
لِلْجَارِيَةِ:
انْطَلِقِي
فَأَكْفِئِى
فَصْعَتَهَا.
فَلَحِقَتْهَا
وَقَدْ
هَمَّتْ أَنْ
تَضَعَ
بَيْنَ
يَدَيْ
رَسُولُ
اللَهِ
فَأَكْفَأَتْهَا
فَانْكَسَرَتِ
الفَصْعَةُ،
وَانْتَشَرَ
الطَّعَامُ.
قَالَتْ
فَجَمَعَهَا رَسُولُ
اللَهِ وَمَا
فِيهَا مِنْ
الطَّعَامِ
عَلَى
النِطَعِ. فَأَكَلُوا.
ثُمَّ بَعَثَ
بِقَصْعَتِي.
فَدَفَعَهَا
إِلَى
حَفْصَةَ.
فَقَالَ: ((خُذُوا
ظَرْفاً
مَكَانَ
ظَرْفِكمْ وَكُلُوا
مَا فِيهَا))
قَالضتْ
فَمَا رَأَيْتُ
ذَلِكَ فِي
وَجْهِ
رَسُولُ
اللَهِ .
في الزوائد:
إسناده ضعيف
للجهالة
بالتابعيّ.
Benî Sûe
kabilesinden bir adamdan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben, Âişe
(r.anha)'y»: Bana, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huyundan haber
ver, dedim. Âişe (r.anha), bana: Sen Kur'an-ı Kerim'i ''Ve şüphesiz sen (Yâ
Muhammed) yüce ahlâk sahibisin'' [Kalem 4] okumuyor musun? dedi. Âişe (sözüne
devamla) dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ashabı ile beraber
(benim odamda) idi. Ben O'nun için yemek yaptım. (Kumam) Hafsa da O'nun için
yemek yaptı. Âişe dedi ki: Hafsa (yemeği hazırlamak hususunda) beni geçti. Ben
cariyeme:
Git de Hafsa'nın
çanağındaki yemeği dök, dedim. Hafsa'nın cariyesi) yemeği Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in önüne tam koyacağı sırada benim cariyem ona
yetişti ve (onun eline vurarak) çanağı düşürdü. Çanak kırıldı ve içindeki yemek
de (deriden mamul sofra üzerinde) yayıldı. Âişe dedi kii Resulullah (Sallallahu
Aleyhi ve Sellem), çanağın parçalarını birleştirdi ve deriden mamul sofra
üzerine dökülen yemeği topladı. Sonra Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve
Sellem) ile sahabîler o yemeği yediler. Bundan sonra da Resûl-i Ekrem
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim çanağımı (içindeki yemekle beraber}
gönderip Hafsa'ya verdi ve :
«Kabınız yerine
bir kab alınız ve içindeki yemeği (de) yeyiniz» buyurdu. Âİse dedi ki: Ben
Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in huzurunda işlediğim bu işin
etkisini O'nun mübarek yüzünde görmedim. (Yâni hiddetlenme izini görmedim.)
Not: Bunun
senedinde bulunan Tabii meçhul olduğu için isnadın zayıflığı, Zevaid'de
bildirilmiştir.
EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: