DEVAM: 11- SÜBUT
BULMAMAKLA BERABER ZİNAKARLlĞI ŞUYU BULAN KİMSE (HAKKINDA GELEN HADİSLER) BABI
حدّثنا
أَبُو بَكْرِ
بْنُ خلاَّدٍ
البَاهِلِيُّ.
ثنا
سُفْيَانُ
عِنْ أَب~ي
الزِّنَادِ،
عَنْ
القَاسِمِ
بْنُ
مُحَمَّد؛
قَالض: ذَكَرَ
ابنُ عَبَّاسٍ
المُتَلاَعِنَيْنِ.
فَقَالَ لَهُ
ابْنُ شَدَّادٍ:
هِيَ الَّتي
قَالَ لَهَا
ريول اللهِ
صلى الله عليه
وسلم : ((
لَوْ كُنْتُ
رِاجِمَاً
أَحَداً بِغَيْرِ
بَيِّنَةٍ
لَرَجمْتُهَا؟))
فَقَالَ ابْنُ
عَبَّاسٍ:
تِلْكَ
امْرَأَةٌ
أَعْلَنَتْ. في
الصحيحين
وغيرهما.
Kasim bin
Muhammed (bin Ebi Bekr-i Sıddık) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: İbn-i Abbas (r.a.)
lian işlemi usulünce lânetleşen karı-koca kıssasını anlattı. Bunun üzerine
(Abdullah) bin Şeddâd (bin el-Hâd), İbn-i Abbâs'a; Hakkında, Resulullah
(Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: «(Zina suçundan dolayı) her hangi bir kimseyi
şâhidsiz (ve itirafsız) recmetmiş olsaydım bu kadını recmedecektim» buyurduğu
kadın o (anlattığın kadın mı) dır? diye sordu. İbn-i Abbâs: (Hayır). Rivayet
ettiğin hadîste sözü edilen kadın, (kötülük belirtilerini) açığa vuran bir
kadındır.
Not: Bu hadis
Buhari, Müslim ve başka hadis kitablarında da vardır .
AÇIKLAMA: İlk hadis Zevaid türündendir. İkinci hadis, not ta belirtildiği gibi
Buhari ve Müslim'de de rivayet olunmuştur.
Bu babın
başlığında geçen "Fahişe" çok çirkin günah, hayasızlık ve zina
manalarına gelir. Burada zina manası kasdedilmiştir. izhar kelimesi ise bir
şeyi açığa vurmak manasınadır. Alimler buradaki "fuhuşun izharı''
ifadesini şahidler veya suçlunun itirafı yoluyla sübüt bulmamakla beraber zina
suçunu işleme belirti ve alametlerinin meydana çıkması, şuyu bulması, manasına
yorumlamışlardır. Bu yorum dikkate alınarak başlığın tercemesi yapıldı.
İkinci hadiste
sözü edilen Lian işlemi Sünen'imizin Talak kitabının 27. babında etraflıca
anlatılmış ve lanetleşen karı - koca kıssası da orada rivayet edilen 2066 ve
2067 nolu hadislerde anlatılmıştır. 2067 nolu hadisin ravisi yine İbn-i Abbas
(r.a.)'dır. İbn-i Abbas söz konusu olayı orada anlatmıştır. Olayın mahiyetini
öğrenmek isteyen ve Lian işlemi hakkında gerekli bilgi edinmeyi arzulayanlar
oraya müracaat edebilirler. Orada belirtildiği gibi Hilal bin Ümeyye (r.a.),
karısı HavIe bint-i Asım'ın Şerik bin Semha isimli bir erkekle zina ettiğini iddia
etmiş ve bunun üzerine Hiial ile karısı arasında Lian işlemi tatbik edilmiştir.
Hamile kalan kadın zina ettiği iddia edilen Şerik'e benzeyen bir çocuk
doğurmuştur. Bunun üzerine Resul-i Ekrem (s.a.v.); ''Eğer Allah'ın Kitab'ının
(Lian) hükmü infaz edilmemiş olsaydı benimle bu kadın için bir durum (yani
kadını recmetme işi) olacaktı.'' buyurmuştur.
İbn-i Şeddad bu
kıssayı İbn-i Abbas'tan dinledikten sonra rivayet ettiği burdaki hadisin, yani
2560 nolu hadisin de sözü edilen HavIe hakkında buyurulduğunu zan etmiş ve
durumu İbn-i Abbas'a sormuştur. İbn-i Abbas ise İbn-i Şeddad'ın rivayet ettiği
bu hadisin sözü edilen Havle hakkında olmayıp fuhuşçuluğu sabit olmamakla
beraber şuyu bulan bir kadın hakkında buyurulduğunu açıklamıştır.
Soru sahibi Abdullah
bin Şeddad bin el-Had'ın, İbn-i Abbas'ın teyzesi oğlu olduğu, el-Fetih:te beyan
edilmiştir.
Bu babta
rivayet edilen hadislerde sözü edilen kadının ismi hakkında bir bilgi
edinilemediği, el-Hafız tarafından ifade edilmiştir.
El-Fetih'te
belirtildiği gibi bu hadislerden çıkan hüküm şudur: Bir kimse zina suçuyla
itham edilse bile usulüne uygun bir şekilde şehadet edecek dört şahidin
ifadesiyle veya sanığın itirafıyla suçu sabit olmadıkça had cezası verilemez.