((34))
باب خروج
المهرى
34- MEHDİ'NİN ÇIKMASI
BABI
حدّثنا
عُثْمَانَ
بْنُ أَبِي
شَيْبَةَ. حدّثنا
مُعَاوِيَةُ
بْنُ هِشَامٍ.
حدّثنا عَلِيُّ
بْنُ صَالِحٍ
عَنْ يَزِيدَ
ابْنِ أَبِي زِيَادٍ
عَنْ إِبْرَاهِيمَ،
عَنْ
عَلْقَمَةَ،
عَنْ عَبْدِ
اللهِ؛ قَالَ:
بَيْنَمَا
نَحْنُ
عِنْدَ
رَسُولِ اللهِ
صلى الله عليه
وسلم إِذْ
أَقْبَلَ فِتْيَةٌ
مِنْ بَنِي
هَاشِمٍ.
فَلَمَّا
رَآهُمُ
النَّبِيُّ
صلى الله عليه
وسلم،
اغْرَوْرَقَتْ
عَيْنَاهُ
وَتَغَيَّرَ
لَوْنُهُ. قَالَ،
فَقلْتُ: مَا
نَزَالُ
نَرَى فِي
وَجْهكَ
شَيْئاً نَكْرَهُهُ.
فَقَالَ: (( إِنَّا
أَهْلُ
بَيْتٍ
اخْتَارَ اللهِ
لَنَا
الآخِرَةَ
عَلَى
الدٌّنْيَا.
وَإِنَّ
أَهْلَ
بَيْتِي
سَيَلْقَوْنَ
بَعْدِي بَلاَءً
وَتَشْرِيداً
وَتَطْرِيداً.
حَتَّى
يَأْتِىَ
قَوْمٌ مِنْ
قِبَلِ الْمَشْرِقِ
مَعَهُمْ
رَايَأتٌ
سُودٌ.
فَيَسْأَلونَ
الْخَيْرَ،
فَلاَ
يُعْطَوْنَهُ.
فَيُقَاتِلُونَ
فَيُنْصَرُونَ.
فَيُعطَوْنَ
مَا سَأَلُوا.
فَلاَ
يَقْبَلُونَهُ.
حَتَّى يَدْفَعُوهَا
إِلَى رَجُلٍ
مِنْ أَهْلِ
بَيْتِي
فَيَمْلَؤُهَا
قِسْطاً.
كَمَا مَلَؤُوهَا
جَوْراً. فَمَنْ
أَدْرَكَ
ذلِكَ
مِنْكُمْ،
فَلْيَأْتِهِمْ
وَلَوْ
حَبْواً
عَلَى
الثَّلْجِ)).
في الزوائد:
إسناده ضعيف،
لضعف يزيد بن
أبي زياد
الكوفيّ. لكن
لم ينفرد بن
أبي زياتد عن
إبراهيم. فقد
رواه الحاكم
في المستدرك
من طريق عمر
بن قيس عن
الحكم عن
إبراهيم.
Abdullah (bin
Mes'ud) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Biz bir kere Resulullah (Sallallahu Aleyhi
ve Sellem)'in yanında iken Haşim oğullarından bir gurup gene bize doğru
geldiler. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onları görünce (mübarek)
gözleri yaş doldu ve rengi değişti. Abdullah demiştir ki: Bunun üzerine ben:
(Ya Resulallah!) Senin (mubarek) yuzünde arzulamadığmız bir değişikliği bir
süredir görüyoruz, dedim. O da: Biz öyle bir ev halkıyız ki, Allah bizim için
ahireti dünyaya tercih etmiştir. Benim Ehl-i Beytim, muhakkak benden sonra
bela, kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır. Nihayet beraberinde siyah bayraklar
bulunan bir kavim doğu tarafindan gelecek ve hayır (hükümdarlık) isteyecekler.
Fakat istekleri yerine getirilmeyecek. Bunun üzerine savaşacaklar ve onlara (Allah
tarafından) yardım edilecek. Bundan sonra istedikleri (hükümdarlık) kendilerine
verilecek, fakat kendileri bunu kabul etmeyip emirliği Ehl-i Beytim'den bir
adam'a tevdl edecekler. Bu (Emir) de insanlar yeryüzünu daha önce zulüm lie
doldurdukları gibi yeryüzünu adaletle dolduracaktır. Artık siz'den kim o gün'e
yetişirse kar üstünde emeklemek suretiyle de olsa onlara varsın (katılsın),
buyurdu.
Not: Zevaid'de
şöyle denilmiştir: Ravi Yezid bin Ebi Ziyad zayıf olduğu için bu sened
zayıftır. Lakin bunu İbrahim'den Yezld bin Ebi Ziyad tek başına rivayet
etmemiştir. Çünkü bunu el-Hakim de el-Müstedrek'te Ömer bin Kays yoluyla el-Ha•
kem'den, bu da İbrahim'den rivayet etmiştir.