((15))
باب الحكمة
15- HİKMET BABI
Hikmet: Çeşitli manalara gelir ve ilim
adamları tarafından müteaddid şekillerde tarif edilmiştir. Bu babta rivayet
edilen hadislerin konusu ve anlamı dikkate alınarak şöyle tarif edilmesi uygun
olur: Nasihat edici, fazilet ve meziyetlere davet edici, kötülüklerden
sakındırıcı veya bunlara benzer ilahi rızaya götürücü her söze Hikmet denilir.
Bazı ilim adamları hikmeti ilim ve bilgi diye tarif etmişler ise de yukardaki
tarife göre hikmet ilmin bir bölümünü teşkil eder. Yani her ilim hikmet
sayılamaz fakat her hikmet ilim sayılır.
حدّثنا
عَبْدُ
الرَّحْمنِ
بْنُ عَبْدِ
الْوَهَّابِ.
حدّثنا
عَبْدُ اللهِ
بْنُ نُمَيْرٍ
عَنْ
إِبْرَاهِيمَ
بْنِ
الْفَضْلِ،
عَنْ سَعِيدٍ
الْمَقْبُريِّ،
عَنْ أَبِي
هُرَيْرَةَ؛
قَالَ: قَالَ
رَسُولُ
اللهِ صلى
الله عليه
وسلم ((الْكَلِمَةُ
الْحِكْمَةُ
ضَالَّةُ
الْمُؤْمِنِ. حَيْثُمَا
وَجَدَها،
فَهُوَ
أَحَقُّ بِهَا)).
Ebu Hureyre
(r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu, demiştir: Hikmeti! söz, mu'min'in yitiği (gibi)dir. Onu nerede
bulursa almaya en çok hak sahibidir.
AÇIKLAMA: Dalle: Kaybolan mala denilir. Daha çok, yitik olan büyük baş veya küçük
baş hayvan hakkında kullanılır. Kişi yitik malını şiddetle sıkı aramaya
koyulduğu için hikmetli söz yitik mala benzetilmiştir. Yani mü'min kişi
hikmetli söz peşinde koşmalı, aramalı ve bulduğunda herkesten ziyade elde
etmeye çalışmalıdır. Hadisin: "Nerede bulursa" ifadesi, hikmetli
sözün sahibine bakılmaksızın, sözün kapılmasının önemine işaret eder. Araplar
arasında kullanılan şöyle bir ata sözü vardır: Söylediği söze bak ve söyleyene
bakma.
Şu noktayı da
belirteyim: Bilindiği gibi bir çok mu'min hikmetli sözlere pek önem vermez.
Halbuki bu hadis hikmetli sözün mu'min kişinin yitik malı gibi olduğunu ve
dolayısıyla önemle arayıp bulmasını bildirir. Bu itibarla bir yoruma göre bu
hadisin hükmü şuurlu ve olgun imana sahip kimselere aittir. Yani bu nevi
mu'minler hikmetli sözleri yitik malı gibi arar ve bulduğu yerde herkesten önce
alır.
Diğer bir
yoruma göre hadis, teşvik mahiyetindedir. Yani mu'min kişi hikmetli sözü yitik
malı gibi önemle aramalı ve bulduğu yerde herkesten fazla hak sahibi sıfatıyla
almalıdır.
Tirmizi bu
hadisi İlim kitabının son babında rivayet ederek seneddeki ravi İbrahim bin
el-Fadi el-Mahzumi'nin zayıf olduğunu söylemiştir. Tuhfe yazarı bu hadisin
başka yorumlarını beyan etmekte ise de buraya aktarmaya gerek görmedim. Ancak
şunu belirteyim. Oradaki bir yoruma göre kasdedilen mana şöyledir: Hakim, yani
hikmetli sözlere düşkün kişi hikmetli sözleri aramalıdır ve bulduğu zaman alıp
onunla amel etmeli, uygulamaya koymalı ve ona uymalıdır. Yani hikmetli sözü
sırf öğrenmekle yetinmek bir anlam taşımaz. Mühim olan husus o sözün gereğini
yapmaktır.