|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Meğazi |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
DEVAM: 31. ZATU'R-RİKA' GAZVESİ
حدثنا محمد
بن العلاء:
حدثنا أبو
أسامة، عن بريد
بن عبد الله
ابن أبي بردة،
عن أبي بردة،
عن أبي موسى
رضي الله عنه
قال:
خرجنا
مع النبي صلى
الله عليه
وسلم في غزوة
ونحن ستة نفر،
بيننا بعير نعتقبه،
فنقبت
أقدامنا،
ونقبت قدماي
وسقطت أظفاري،
وكنا نلف على
أرجلنا
الخرق، فسميت
غزوة ذات
الرقاع، لما
كنا نعصب من
الخرق على أرجلنا.
وحدث أبو موسى
بهذا، ثم كره
ذاك، قال: ما كنت
أصنع بأن
أذكره، كأنه
كره أن يكون
شيء من عمله
أفشاه.
[-4128-] Ebu Musa r.a. dedi ki: "Bir gazada Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem ile birlikte çıktık. Biz altı kişi idik ve bizim nöbetleşe bindiğimiz
bir tek devemiz vardı. Ayaklarımız delindi. Benim de ayaklarım delindi,
tırnaklarım düştü. Bu sebeple ayaklarımıza bez bağlıyorduk. Bundan dolayı yani
ayaklarımıza bez bağladığımız için buna Zatu'r-Rika' (yamalar) gazvesi adı
verilmiştir."
Ebu Musa bu hadisi naklettikten sonra bundan hoşlanmadı ve:
"Bunu zikretmek ne işime yaradı ki" dedi. Sanki amelinden gizli olan
bir şeyi ifşa etmesinden hoşlanmamıştı.
AÇIKLAMA:
"Zatu'r-Rika' gazvesi" Bu gazvenin ne zaman olduğu ve
ona bu adın niçin verildiği hususunda görüş ayrılığı vardır. Buhari gazvenin
Hayber'den sonra olduğu kanaatine meyletmiştir.
"Nahl" Medine'den iki günlük mesafede bir yerdir
"denilen yere" Nebi (s.a.v.) "konakladı." Megazi
bilginlerinin çoğunluğuna göre Zatu'rRika' gazvesi İbn İshak'ın da kesin bir
dille ifade ettiği gibi Muharib gazvesinin kendisidir.
"İbn Abbas dedi ki: Nebi (s.a.v.) Zu Karedlde -korku
namazını kastederek- namaz kıldı." Zu Kared, Gatafanlıların yurduna
bitişik cihetten Medine'ye yaklaşık iki günlük mesafede bir yerdir.
İbn Abbas'ın hadisi de daha önce Korku namazı bahsinde (944.ı
hadiste) geçmiş bulunmaktadır. Bu hadis ayrıca mukim iken korku namazının
meşruiyetine de delil gösterilmiş ise de durum böyle değildir. Çünkü korkunun
var olması halinde mukim iken de Şafii de, cumhur da korku namazının
kılınabileceğini kabul etmiştir. Malik’ten gelen rivayete göre ise korku namazı
sefere hastır. Cumhurun lehine olan delil yüce Allah'ın: "Ve sen onların
aralarında bulunup, onlara namaz kıldıracak olursan" [Nisa, 102]
buyruğudur ki burada sefer kaydı bulunmamaktadır. Doğrusunu en iyi bilen
Allah'tır.
"Bizim nöbetleşe bindiğimiz bir devemiz vardı." Yani
ona sırayla biniyorlardı. Bu da birisinin kısa bir süre bindikten sonra inip,
diğerinin binmesi ve diğerlerinin de sırası gelene kadar nöbetleşe binmeleri
şeklinde olur.
"Ayaklanmız delindi" tabanıarı inceidi. Çünkü devenin
ayak tabanıarı oldukça inceldiği vakit devenin ayağı delindi, denilir.
"Ayaklarımıza bez ve çaput bağladığımız için." Yani bu
işi yaptığımız için "bu gazaya Zatu'r-Rika' denilmiştir."
"Bundan hoşlanmadı." Çünkü nefsini tezkiye etmekten
korkmuştu.
"Sanki gizli olan amelinin bir kısmını ifşa etmiş olduğu
için hoşlanmadı.".
Çünkü salih amelin gizlenmesi, açığa vurulmasından. daha
faziletlidir. Ancak kendisine uyacak kimselerin bulunması halinde olduğu gibi-
tercih edilebilir bir masıahat olması hali müstesnadır.