|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Talak |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: من خير
أزواجه.
5. ZEVCELERİNİ MUHAYYER BıRAKAN KİMSE
وقول الله
تعالى: {قل
لأزواجك إن
كنتن تردن الحياة
الدنيا
وزينتها
فتعالين
أمتعكن وأسرحكن
سراحا جميلا}
/الأحزاب: 28/.
Ve Yüce Allah'ın: "Ey Nebi! Zevcelerine de ki: Eğer dünya
hayatını ve onun zinetini istiyorsanız, gelin size bağışta bulunayım ve sizi
güzellikle salıvereyim. "(Ahzab, 28) buyruğu
حدثنا عمر بن
حفص: حدثنا
أبي: حدثنا
الأعشى، حدثنا
مسلم، عن
مسروق، عن
عائشة رضي
الله عنها قالت:
خيرنا
رسول الله صلى
الله عليه
وسلم، فاخترنا
الله ورسوله،
فلم يعد ذلك
علينا شيئا.
[-5262-] Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Rasulullah
Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizi seçmekte serbest bıraktı, biz de Allah'ı ve
Rasulünü seçtik. Bunu da bizim aleyhimize bir şey (yapılmış bir talak) olarak
saymadı. "
Tekrar: 5263
حدثنا مسدد،
حدثنا يحيى،
عن إسماعيل:
حدثنا عامر،
عن مسروق قال:
سألت عائشة عن
الخيرة، فقالت:
خيرنا النبي
صلى الله عليه
وسلم أفكان
طلاقا؟
قال مسروق: لا
أبالي
أخيرتها
واحدة أو
مائة، بعد أن
تختارني.
[-5263-] Mesruk'tan, dedi ki: "Aişe r.anha'ya
seçmekte serbest bırakılmaları hakkında soru sordum, şu cevabı verdi: (Evet)
Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bizi seçmekte serbest bıraktı. Fakat bu bir
talak oldu mu ki?
Mesruk dedi ki: Eşim beni seçtikten sonra ben onu bir defa mı, yüz
defa mı muhayyer bırakmış olduğuma aldırmam."
AÇIKLAMA:
Aişe (r.anha)'nın görüşü doğrultusunda ashabın, tabiinin ve
bölge fukahasının cumhuru da görüş belirtirler. O da şudur: Bir kimse hanımını
(boşanmak ile evliliğinin devamı hususunda) muhayyer bırakacak olsa, o da onu
seçecek olursa bununla bir talak verilmiş olmaz. Fakat hanım (kocasını değil
de) kendisini tercih edecek olursa, bu ric'ı bir talak mı olur yoksa bain bir
talak mı olur yoksa üç talak mı olur hususunda ihtilaf etmişlerdir.
Tirmizi'nin nakline göre Ali R.A., eğer kadın kendisini seçecek
olursa bain bir talak olur. Şayet kocasını seçerse ric'ı bir talak olur,
demiştir.
Zeyd İbn Sabit'ten rivayete göre de kendisini seçtiği takdirde
üç talak, kocasını seçtiği takdirde ise bain bir talak olur.
İbn Ömer ve İbn Mesud'dan rivayete göre kendisini seçtiği
takdirde bain bir talak olur. Yine ikisinden, ric'ı bir talak olacağı da
nakledilmiştir. Eğer kocasını seçerse hiçbir şeyolmaz.
Anlam bakımından cumhurun görüşünü, muhayyer bırakmanın iki şey
arasında gidip gelmek olduğu şeklindeki görüş de desteklemektedir. Şayet
kadının kocasını seçmesini bir talak olarak değerlendirirsek her ikisi arasında
fark kalmaz. Böylelikle onun kendisini seçmesinin ayrılık anlamında, kocasını
seçmesinin ise nikahı altında kalmak anlamında olduğu görülmektedir.
Kadının kendisini seçmesi halinde bunun bain bir talak olacağı
hususunda Ebu Hanife, Ömer ve İbn Mesud'un görüşünü kabul etmiştir. Şafii de
muhayyer bırakmak bir kinayedir, demiştir. Buna göre koca, hanımını muhayyer
bıraksa ve bununla kendisinden boş olması ile nikahı altında devam etmesi
arasında istediğini -seçmeyi kastetmiş ise, kadın da kendisini seçerse, bu
seçimiyle de boşamayı kastederse boş olur. Eğer: Ben kendimi seçmekle boşamayı
kastetmemiştim diyecek olursa sözü doğru kabul edilir.
Buradan anlaşıldığına göre, muhayyer bırakmakta boşamak açıkça
ifade edilecek olursa talak da kesin olarak gerçekleşir. Buna hocamız, çağının
hafızı Ebu'l-Fadl el-Irakı, Tirmizi şerhinde dikkat çekmiş bulunmaktadır.
el-Hattabı dedi ki: Aişe'nin: "Biz de onu seçtik ve bu bir
talak olmadı" sözünden şu anlaşılmaktadır: Eğer kendisini seçmiş olsaydı,
talak olacaktı.
Kurtubi de el-Müfhim adlı eserinde ona muvafakat ederek şöyle
demektedir: Hadisten anlaşıldığına göre muhayyer bırakılan kadın, kendi nefsini
seçecek olursa bizzat bu seçme ayrıca talaka delalet edecek bir lafzı söylemeye
ihtiyaç bırakmaksızın bir talak olur. Bu hüküm de Aişe'nin sözü geçen
ifadelerinden anlaşılmaktadır.
Derim ki: Ancak ayetin zahiri mücerred olarak bunun talak
olmayacağını, aksine kocanın talakı söz konusu etmesinin kaçınılmaz olduğunu
göstermektedir.
Çünkü ayette muhayyer bırakmak söz konusu edildikten sonra:
"Gelin size bağışta bulunayım ve sizi güzellikle salıvereyim."(Ahzab,
28) diye buyurulmaktadır.