|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Akika |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
باب: الفَرَع.
3. FERA'
حدثنا عبدان:
حدثنا عبد
الله: أخبرنا
مَعْمَر:
أخبرنا
الزُهري، عن
ابن
المسيَّب، عن
أبي هريرة رضي
الله عنه، عن
النبي صلى
الله عليه وسلم
قال:
(لا
فَرَعَ ولا
عَتِيرَةَ).
والفرع: أول
النتاج، كانوا
يذبحونه
لطواغيتهم،
والعتيرة في
رجب.
[-5473-] Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem şöyle buyurmuştur: "Fera' da yoktur, atire de yoktur."
Fera' devenin ilk yavrusudur. Onlar bunu kendi tağutlarına,
putlarına keserlerdi. Atire ise Receb ayında kesilen bir kurbanlıktır.
Tekrar: 5474
AÇIKLAMA:
"Fera'" el-Muhkem adlı eserde nakledildiğine göre
devenin ve koyunun ilk doğurduğu yavruya denilir. Cahiliye dönemi insanları
bunları putları adına keserlerdi.
Fera' kesilen bir hayvan adı olup, develer, sahiplerinin arzu
ettikleri sayıya ulaştığı takdirde kesilirdi. Aynı şekilde develer yüzü bulduğu
takdirde her yıl onlardan bir deve atire olarak kesilirdi. Ondan ne develerin
sahibi, ne de aile halkı yerdi.
Fera' aynı şekilde doğum dolayısıyla yenilen yemek gibi,
develerin doğumu dolayısıyla yapılan bir yemek çeşidinin adıdır.
İşte buradan Buhari'nin fera' hadisini akika ile birlikte
zikretmesinin münasebeti de ortaya çıkmaktadır.
باب:
العَتِيرَةِ.
4. ATiRE
حدثنا علي بن
عبد الله:
حدثنا سفيان:
قال الزُهري:
حُدِّثْنَا
عن سعيد بن
المسيَّب، عن
أبي هريرة، عن
النبي صلى
الله عليه
وسلم قال:
(لا
فَرَعَ ولا
عَتِيرَةَ).
قال:
والفَرَعُ: أول
نتاج كان
يُنتج لهم،
كانوا
يذبحونه
لطواغيتهم،
والعتيرة في
رجب.
[-5474-] Ebu Hureyre r.a.'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve
Sellem: "Fera’ da yoktur, atire de yoktur" diye buyurmuştur.
(Zührl) dedi ki: Fera' develerin ilk doğurduğu yavrunun adı idi.
Onlar bunu tağutlarına (putlarına) keserlerdi. Atire ise Receb ayında olurdu.
AÇIKLAMA:
"Onlar bunları tağutlarına keserlerdi." Ebu Davud
ravilerin bazısından şu fazlalığı zikretmiştir: "Sonra onu yerler ve
derisi de ağaçların üzerine bırakılırdı."
Hadiste nehyin illetine de işaret vardır. Şafii buradan, kesimin
Allah için olması halinde caiz olacağı hükmünü çıkarmıştır. Böylelikle bu hadis
ile: "Fera' bir haktır" hadisini bir arada telif etmiş olmaktadır. Bu
da Ebu Davud, Nesai ve Hakim'in rivayet ettiği bir hadistir. Hakim'in
rivayetinde de aynı şekilde şöyle denilmektedir: "Resulullah Sallallahu
Aleyhi ve Sellem'e fera’a dair soru soruldu da o; Fera' bir haktır, senin
deveni iki yaşına basmış bir dişi deve olana yahut üç yaşına basmış bir erkek
deve olana kadar bırakıp Allah yolunda ona yük taşıtman, yahut dul bir kadına
onu vermen, senin için eti tüyüne yapışacak halde iken kesmenden ve böylece
dişi devenden onu ayırmandan daha hayırlıdır."
Şafii, Beyhaki'nin, el-Müzeni'nin ondan diye, onun yoluyla
naklettiğine göre şöyle demiştir; Fera' cahiliye dönemi insanlarının kestikleri
ve bu yolla mallarının bereketlenmesini diledikleri bir işti. Onlardan herhangi
birisi dişi devesinin ya da koyununun ilk yavrusunu daha sonra geleceklerde
bereket ihsan edilir ümidiyle keserdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bunun
hükmüne dair soru sordular. O da onlara bu hususta onlar için bir kerahet
bulunmadığını haber verdiği gibi, Allah yolunda sırtına yük vurulacak hale
gelinceye kadar onu bırakmalarımmüstehap olmak üzere emir vermiştir.
Hadisteki "bir haktır" buyruğu ise, batıl değildir anlamınadır.
Bu da soranın sorusuna göre verilmiş bir cevaptır. Bu hadis ile "fera' da
yoktur, atire de yoktur" şeklindeki diğer hadis arasında da bir muhalefet
söz konusu değildir. Çünkü hadis vacip bir fera' da yoktur, vacip bir atire de
yoktur anlamındadır.
Nevevi şöyle demiştir: Şafii "Harmele"de fera' ve
anrenin müstehap olduğunu açıkça ifade etmiştir. Ebu. Davud, Nesai, İbn
Mace'nin sahih olduğunu belirterek Hakim ve İbnu'I-Münzir'in Nubeyşe'den şöyle
dediğine dair naklettikleri rivayet de bunu desteklemektedir: "Bir adam
Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: Bizler cahiliye döneminde iken Receb
ayında bir atire keserdik. Bize ne emredersin, diye sordu. Allah Rasulü:
Siz hangi ayda olursa olsun Allah için kesebilirsiniz, diye
buyurdu. Adam: Biz cahiliye döneminde fera' diye bir kurban keserdik, dedi.
Allah Rasulü:
Her bir saimede (meralarda yayılan davarlarda) senin
davarlarının arasında beslenen bir fera' vardır. Bu yük taşıyabilecek hale
geldiği vakit sen de onu keser, etini tasadduk edersin, böylesi daha
hayırlıdır, diye buyurdu."
Bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre Hz. Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem fera' ve atireyi kökünden iptal etmemiştir. Bunların her
birisine dair bazı nitelikleri kaldırmıştır. Fera'ın iptal ettiği niteliği, ilk
doğduğu sırada kesilmesi niteliğidir. Atirenin iptal ettiği niteliği ise
özellikle Receb ayında kesilmesi niteliğidir.