|
صحيح
البخاري Sahih-i Buhari |
Eşribe (İçme) |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
DEVAM: 16. AYAKTA SU iÇMEK
حدثنا أبو
نعيم: حدثنا
سفيان، عن
عاصم الأحول،
عن الشَّعبي،
عن ابن عباس
قال
: شرب
النبي صلى
الله عليه
وسلم قائماً
من زمزم.
[-5617-] İbn Abbas'tan: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayakta
olduğu halde Zemzem'den içti, dedi."
AÇIKLAMA:
Bu hadis ayakta olanın su içmesinin caiz oluşuna delil
gösterilmiştir. Ancak bu işi açıkça nehyeden birtakım hadisler de bununla
tearuz halindedir. Bunlardan birisi Müslim'in, Enes'ten naklettiği: "Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem ayakta su içmeyi kabul etmemiştir" şeklindeki
hadisidir. Yine bunun benzeri bir hadis Müslim'de Ebu Said'den
"nehyetmiştir" lafzıyla gelmiştir. Buna benzer bir rivayet de
Tirmizi'nin hasen olduğunu belirterek naklettiği el-Carad yoluyla gelen
hadistir. Müslim'in Ebu Gatafan'dan, onun Ebu Hureyre'den diye gelen yolla
"sizden hiçbir kimse ayakta su içmesin, unutarak içen olursa kussun"
lafzı ile zikrediImiştir.
Müslim'de, Katade yoluyla Enes'ten gelen rivayet: "Nebi
Sallallahu Aleyhi ve Sellem adamın ayakta su içmesini nehyetti. Katade: Biz
Enes'e: Ya yemek yemek, diye sorduk. O: O iş daha şerıidir, diye cevap
verdi" şeklindedir.
el-Mazeri dedi ki: İnsanlar bu hususta ihtilaf etmişlerdir.
Cumhurun kanaati ise bunun caiz olduğudur. Bazıları ise bunu mekruh
görmüşlerdir. Hocalarımızdan birisi şöyle demiştir: Muhtemelen bu yasak,
arkadaşlarına su getirip de onlardan önce bu işi tekeline alırcasına ve bir
topluluğa su içiren bir kimse aralarında en son içer kuralının da dışına çıkarak,
onlardan önce ayakta su içen kimse hakkındadır. Hocamız dedi ki: Aynı şekilde
Ebu Hureyre hadisinde sözü geçen kusma emri de böyledir. İlim ehli arasında,
bir kimsenin kusmakla yükümlü olmadığı hususunda görüş ayrılığı yoktur. Bazı
ilim adamları da şöyle demiştir: Bu rivayetin kuvvetli görülen şekli, bunun Ebu
Hureyre'ye mevkuf olduğudur. (Nebie ait bir söz olmadığıdır.) Enes'in hadisi de
aynı şekilde ayakta yemek yemeyi, ihtiva etmektedir. Ayakta yemek yemenin caiz
oluşu hususunda da görüş ayrılığı yoktur. Gördüğüm kadarıyla ayakta su içmeye
dair hadisler, caiz oluşa delildir. Yasak oluşunu ihtiva eden hadisler ise
müstehaplığa (oturarak içmenin müstehap oluşuna) ve daha uygun ve kamil olana
teşvik diye yorumlanmalıdır, yahut ayakta içmenin zararlı olması dolayısıyla
bunu kabul etmediği, kendisinin ise bu hususta güven altında olması dolayısıyla
yaptığı şeklinde de açıklanabilir.
Nevevi de özetle şunları söylemektedir: Bu hadislerin manası,
bazı ilim adamları için içinden çıkılamaz bir hal almıştır. Hatta bu hususta
batıl sözler söylemeye kadar gitmişler ve bazılarının zayıf olduğunu ileri
sürebilecek kadar cüretkarlık göstermişlerdir. Düşülen hataları
yaygınlaştırmanın da açıklanabilir bir tarafı yoktur. Bunun yerine doğru olan
zikredilir, hatadan sakındırmak için de onlara işarette bulunulur.
Hadislerde içinden çıkılamayacak bir durum olmadığı gibi,
aralarında zayıf olanı da yoktur. Aksine doğrusu şudur: Bu hadislerdeki yasak,
tenzih hakkında (kaçınmak için) yorumlanır. Ayakta içmek de caiz oluşu devam
ettirmek içindir. Nesh ya da başka bir iddiada bulunan kimseler ise hata
etmişlerdir. Çünkü nasların telifi mümkün olduğu takdirde tarih (hangisinin
önceliği) sabit olsa dahi neshe gidilmez. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in
fiili uygulaması ise cevazı açıklamak içindir. Böyle bir iş onun hakkında asla
mekruh olamaz. O herhangi bir şeyi beyan etmek için bir ya da birkaç defa
yapardı, ama daha faziletli olanı daha çok ve ısrarla yapardı.
Kusma emri ise müstehaplığa yorumlanır. Dolayısı ile ayakta su
içen kimsenin bu açık ve sahih hadis dolayısıyla kusması müstehaptır. Çünkü
emrin vücuba yorumlanmasına imkan yoksa müstehaplığa yorumlanır.
İyad'ın: Ayakta su içen kimsenin kusma yükümlülüğünün
bulunmadığı üzerinde ilim adamları arasında görüş ayrılığı yoktur, sözlerine ve
ayrıca bununla hadisin zayıf oluşuna işaret etmesine gelince, onun bu işaretine
hiçbir şekilde iltifat edilmez. İlim ehlinin kusmayı vacip görmemeleri,
kusmanın müstehap oluşuna mani değildir. İcma ile böyle bir müstehabın bulunmadığını
iddia eden kimse ise, anlamsız bir iddiada bulunmaktadır. Birtakım vehim, iddia
ve saçmalar ile sahih sünnet terk edilemez. --- Nevevi'nin sözü burada
bitti. ---
Hadisten Çıkan Sonuçlar
1- İlim adamı, insanların bir işten kaçındıklarını görüp onun
caiz olduğunu biliyor ise, meselenin uzun süre devam edip haram olduğunun
zannedilmesini önlemek için doğru olan şekli açıklamalıdır. İlim adamı böyle
bir şeyden korktuğu takdirde kendisine soru sorulmadan dahi olsa hükmü
açıklamakta elini çabuk tutmalıdır. Eğer soru sorulursa o zaman durumu
açıklaması gereği daha da pekişir.
2- Herhangi bir kimseden hoşlanılmayan bir hal görürse, o kişiyi
belli bir maksadı yoksa adıyla ayrıca teşhir etmez, aksine Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem'in benzeri hallerde yaptığı gibi kinayeli olarak onu söz
konusu eder.
باب: من شرب
وهو واقف على
بعيره.
17. DEVESİ ÜZERİNDE DURUP İÇEN KİMSE
حدثنا مالك
بن إسماعيل:
حدثنا عبد
العزيز بن أبي
سلمة: أخبرنا
أبو النضر، عن
عمير مولى ابن
عباس، عن أم
الفضل بنت
الحارث:
أنها
أرسلت إلى
النبي صلى
الله عليه
وسلم بقدح
لبن، وهو واقف
عشية عرفة،
فأخذه بيده
فشربه.
زاد مالك، عن
أبي النضر:
على بعيره.
[-5618-] Haris kızı Ümmü el-Fadl'dan rivayete göre o "Nebi Sallallahu
Aleyhi ve Sellem'e ikindi vakti Arafe'de vakfede iken bir kase süt gönderdi. O
da o sütü eliyle alıp içti."
Malik , Ebu'n-Nadr'dan: "Devesi üzerinde olduğu halde"
fazlalığını da eklemiştir.