m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Namaz

 

Cemaate Oturarak Namaz Kıldıran imam

 

7211. Enes anlatıyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) attan düşüp sağ yanı berelenmişti. Biz de ziyarete gittik. Namaz vakti geldiğinde bize oturur vaziyette namaz kıldırdı. Biz de oturarak arkasında namaz kıldık.

Namaz bitince Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "İmam kendisine uyulsun için vardır. O halde tekbir getirdiği zaman siz de tekbir getirin, rüku ettiği zaman siz de rüku edin. İmam ''Semiallahu limen hamideh'' dediği zaman siz de ''Rabbena ve-leke'l-hamd'' deyin. Ayrıca oturarak namaz kıldığı zaman hepiniz oturarak namaz kılın" buyurdu.

 

Tahric: Buhari (378,805,732,733, 1114, 689), MÜslim (1/308: 77, 78, 80), Ebu Davud (601), Nesai (648,361) ve İbn Mace (876, 1237).

 

 

 

7212. Hz. Aişe anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalanmıştı. Ashabından insanlar O'nu ziyarete gitti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara oturarak namaz kıldırdı. Fakat ayakta O'na uyarak kılmaları üzerine onlara oturmaları için işaret edince oturdular.

Namaz bitince şöyle buyurdu: "İmam kendisine uyulsun için vardır, rüku ettiği zaman siz de rüku edin, kalktığı zaman siz de kalkın, oturarak namaz kıldığı zaman siz de oturarak namaz kılın.''

 

Tahric: Buhari (688, 1113, 1236), Müslim (1/309: 82, 83), EbÜ Davud (605) ve İbn Mace (1237). Müellif, bu hadisi 7079, 37288' de tekrar edecek.

 

 

 

7213. Cabir der ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisine ait bir ata bindirildi. Fakat hurma kökleri üzerine düşerek ayağını incitti. Sonra bizler O'nun ziyaretine gittik. Hz. Peygamber (–sav-) Aişe'nin odasında oturarak namaz kılıyordu ve biz de O'nun namazına ayakta uyarak kıldık. Sonradan yine ziyaretine vardığımızda oturarak namaz kılıyordu; bu defa namazına ayakta katıldığımız halde bize oturmamız için işaret buyurdu. Namazı bitirince (bizlere) şöyle buyurdu: "İmam kendisine uyulsun için vardır. Ayakta kıldığı zaman siz de ayakta kılın, oturarak kıldığı zaman siz de oturarak kılın. İran halkının ileri gelenlerine karşı yaptığı gibi, oturuyor iken (birisine saygı için) ayağa kalkmayın" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/300, 334), Müslim (1/309: 84), EbÜ Davud (602, 606), Nesai (535, 1123), İbn Huzeyme (1615) ve İbn Hibban (2112, 2123).

 

 

 

7214. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "İmam kendisine uyulsun için vardır. Tekbir getirdiği zaman siz de tekbir getirin, okuduğu zaman ise susun. ''Gayri'l-mağdubi aleyhim vela'd-dallin'' ayetini okuduğu zaman, siz ''amin'' deyin. Rüku ettiği zaman siz de rüku edin. İmam ''Semiallahu limen hamideh'' dediği zaman siz ''Rabbena ve-leke'l-hamd'' deyin. Secde ettiği zaman siz de secde edin. Ayrıca oturarak namaz kıldırdığı zaman hepiniz oturarak namaz kılın."

 

Tahric: Ebu Davud (604); ayrıca "okuduğu zaman ise susun" ibaresi, ravilerden Ebu Halid'in bir yanılgısı sonucu metne sokulmuştur" der. Ebu Hureyre' den gelen başka metin versiyonlarında bu ibare yokhır.

 

 

 

7215. Ebu'z-Zübeyr'in bildirdiğine göre Cabir, Mekke'de onların yanında hastalandI. Sonra biraz iyileştiği zaman çıktı, yanındakiler de onun peşinden çıktılar. Yolun belli bir yerine ulaştıklarında namazlardan bir namazın vakti geldi. Bunun üzerine onlara oturarak namaz kıldırdı. Onlar da (arkasında) oturarak namaz kıldılar.

 

7216. Ebu Hureyre der ki: "imam emirdir. Şayet ayakta namaz kılarsa, siz de ayakta namaz kılın. Şayet oturarak namaz kılarsa, siz de oturarak (arkasında) namaz kılın.''

 

7217. Kays b. Kahd anlatıyor: imamımız hastalandı ve bu sebeple günlerce oturarak namaz kıldı, biz de (arkasında) aynı şekilde kıldık. Bunun üzerine Ebu Hureyre: "imam emirdir. Şayet ayakta namaz kılarsa, siz de ayakta namaz kılın. Şayet oturarak namaz kılarsa, siz de oturarak namaz kılın" dedi.

 

7218. Ubeydullah b. Hubeyre'nin bildirdiğine göre Useyd b. Hudayr, kabilesi olan Abdu'l-Eşhel oğullarına imamlık yapıyordu. Sonra (bir gün) hastalanınca bu halde onların huzuruna çıktı. Ona: "Haydi namaz için öne geç" dediler. O: "Namaz kıldırmaya gücüm yok" deyince onlar ısrarla: "Sen aramızda olduğun halde başkasını imamlığa geçirmeyiz" dediler. "Oturun o zaman!" diyerek oturarak onlara namaz kıldırdı.

 

7219. Cafer b. Muhammed (es-Sadık) dedi ki: Kasım b. Muhammed'i işittim, dedi ki: Halk, Muaviye'nin "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ''İmam oturarak namaz kıldığı zaman siz de oturarak namaz kılın'' hadisini naklederken işittiği zaman Muaviye'nin (bu hadisin rivayetindeki) doğruluğuna şaşırıp kaldılar.

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe Müsned (Matalib 411) ve Taberani M. el-Kebir (19/764)

 

 

 

7220. Kays b. Kahd der ki: "Bizim imamımız vardı, hastalanınca arkasında bizler de onun gibi aynı şekilde oturmak suretiyle namaz kıldık."

 

 

 

‘‘imama Uy!’’ Diyenler

 

7221. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "imam kendisine uyulsun için vardır. Tekbir getirdiği zaman siz de getirin. rüku ettiği zaman siz de rüku edin. Secde ettiği zaman siz de secde edin. Çünkü imam, başını ilk kaldıran ve ilk koyan (olmalı)dır."

 

7222. Selman(-ı Farisı) der ki: "Başını imamdan önce kaldırıp koyan kişinin alın perçemi, şeytanın elinde olup, (şeytan) onu kaldırıp indirir. "

 

7223. Ebu Hureyre der ki: "Kuşkusuz başını imamdan önce indirip kaldıran kişinin alın perçemi, şeytanın elindedir."

 

7224. Ebu Hureyre'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "İmamdan önce başını kaldıran kişi, Allah'ın onun başını eşek kafasına döndürmesinden korkmaz mı?"

 

Tahric: Buhari (691), Müslim (1/321: 116, 114), Ebu Davud (623), Tirmizi (582), Nesai (582) ve İbn Mace (961).

 

 

 

7225. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "imamdan önce başını kaldıran kişi, Allah'ın onun başını köpek başına döndürmesinden korkmaz mı?"

 

7226. Bera b. Azib bildiriyor: Bizler, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arkasında namaz kılıp başımızı rükudan kaldırdığımız zaman hepimiz tek saf halinde kalkardık ta o zaman secdeye giderdi. Ancak O secdeye gittiği zaman biz de peşinden secdeye giderdik.

 

Tahric: Ahmed (4/ 292) ve Ebu Ya'la (1673=1677).

 

 

 

7227. Muhammed İbn Yahya b. Habban'ın bildirdiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Artık ben yaşlandım, bu nedenle rüku ve secdeye gitmek için acele edip beni geçmeye kalkmayın. Sizden önce rüku'ya gittiğim vakit siz bana ancak (rüku'dan) başımı kaldırdığım zaman yetişirsiniz. Sizden önce secdeye gittiğim zaman ise sizler bana ancak başımı (yere) koyduğum zaman secde ederek yetişirsiniz."

 

7228. Muhammed b. Yahya b. Habban, İbn Muhayrız kanalıyla Muaviye'den yukarıdaki hadisi rivayet etmiştir.

 

Tahric: Ahmed (4/92,98), Ebu Davud (619), İbn Mace (963), İbn Huzeyme (1594)ve İbn Hibban (42229,2230).

 

 

 

7229. Abdullah (b. Mes’ud): "imamlarınızdan önce rüku ve secdeye gitmeyin" dedi.

 

7230. İbn Ebi Leyla der ki: "imamla beraber namaz kıldığı halde onun rükusundan önce rüku ve secdesinden önce secde eden kişi, imamla beraber değildir."

 

7231. Kehmes der ki: "Ebu Kılabe'nin yanında namaz kıldım; imamın hiçbir hareketini ondan önce yapmazdı."

 

7232. Bera b. Azib der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) başını rükudan kaldırdığı zaman bizden hiç bir kimse O secde edinceye kadar (secdeye gitmek üzere) sırtını eğmezdi. Ancak O secde ettiği zaman bizler peşinden secdeye giderdik.

 

Tahric: Ahmed (4/304), Buhari (690, 747, 811), Müslim (1/345: 197, 199), Ebu Davud (620, 622), Tirmizi (281) ve Nesai (903).

 

 

 

7233. Enes diyor ki: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gün bize namaz kıldırdı. Namazı bitirince yüzünü bizlere çevirerek: "Ey insanlar! Kuşkusuz ben, sizin imamınızım. Rüku, secde, kıyam ve namazdan çıkmak hususlarında benden önce davranmayın. Çünkü sizi önümden gördüğüm gibi, arkamdan da görebilirim" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (3/102, 162, 154, 217, 240, 245, 290), Müslim (1/320: 112, 113), Ebu Davud (624), Nesai (1286) ve İbn Huzeyme (1206, 1715, 1716).

 

 

 

7234. İbn Avn der ki: Muhammed (b. Sirin), tekbirden herhangi birisiyle imamın önüne geçilmesini mekruh görürdü.

 

7235. Hittan b. Abdillah bildiriyor: Ebu Musa bize namaz kıldırdı. Namaz bitince şöyle söyledi: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize hutbe verdi. Bize izleyeceğimiz yolumuzu açıkladı ve namazımızı öğretti. Sonra: "İmam tekbir getirdiği zaman siz de getirin, rüku ettiği zaman siz de rüku edin. Çünkü imam sizden önce rükuya gider ve başını kaldırır" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (4/ 401, 405, 409, 415), MÜslim (1/304: 63), Ebu Davud (964, 965), Nesai (651, 760,904) ve İbn Mace (901).

 

 

 

7236. Ali b. Müdrik'in bildirdiğine göre Muaz, Yemen'e Neha diye bilinen yere gelince oranın ahalisine: "Beni namazda bir şey yaparken gördüğünüz zaman aynısını yapın." Fakat (onlara namaz kıldırdığı bir gün) secdede gözünü rahatsız eden bir ağaç dalını namazdayken kırdı, cemaatten her biri de namazda bir dala uzanıp kırdı. Namazı bitirdiği zaman: "Ben ağaç dalını secde ederken gözüme zarar verdiğinden dolayı kırdım. Ama yine de siz itaat hususunda iyi bir davranış sergilediniz" dedi.

 

7237. Nafi b. Cübeyr b. Mut'im'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ben yaşlı bir kişiyim. Bu nedenle beni secde ve kıyamda geçmeyin" buyurdu. 

 

Tahric: Abdürrezzak (3755) ve İbn Sa'd (1/420). Cübeyr b. Mut'im' den: Taberani (2/1579).

 

 

 

Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (Bu Husustaki) Davranışı

 

7238. Hz. Aişe anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (sonunda) vefat etmiş olduğu hastalığa yakalandığı zaman Bilal namazı bildirmeye geldi. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırmasını emredin" diye buyurdu. Biz: "Ey Allah'ın Resulü! Şurası muhakkak ki Ebu Bekr ince ruhludur; ne zaman senin makamına geçse ağlar güç yetiremez, Ömer'e emretseniz" dedik. Fakat O yine: "Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırmasını emredin. Şüphesiz sizler Hz. Yusuf'un sahibesi (cinsinden) olan kadınlarsınız" buyurdu.

Ebu Bekr'e haber verdiler, o da insanlara namaz kıldırdı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) rahatsızlığında bir azalma hissedince iki kişiye dayanarak namaza çıktı; öyle ki (sürünen) iki ayağının bu esnada yerde çizgi çizdiğini hala görür gibiyim. Ebu Bekr, O'nun geldiğini hissedince geri çekilmeye yeltendi. Fakat Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ise ona yerinde durmasını işaret etti.

Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geldi ve Ebu Bekr'in yanına oturdu. Ebu Bekr (hafif geri çekildi ve) Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) uydu, insanlar da onun arkasında Ebu Bekr'e uydular.

 

Tahric: Buhari (664, 712, 713), Müslim (1/313, 90, 96), İbn Mace (1232) ve Nesai (907).

 

 

 

7239. Enes anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (sonunda) vefat edeceği hastalığa yakalandığı zaman Bilal geldi ve ona namazı bildirdi. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ey Bilal! Sen tebliğ ettin. Dileyen kılar, dileyen de kılmaz" buyurdu. Bunun üzerine Bilal: "insanlara kim namaz kıldıracak?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırmasını emredin" buyurdu.

Ebu Bekr öne geçince Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (bulunduğu odanın) perdeler(i) kaldırıldı. O'na baktığımızda üzerindeki kare biçimli siyah bir aba ile bembeyaz bir yaprak gibi görünüyordu. Ebu Bekr, O'nun yanına çıkacağını zannederek (bulunduğu yerden) geri çekilmeye yeltenince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yerinde namaz kıldırmayı sürdürmesini işaret etti. Böylece Ebu Bekr namazı kıldırdı. Bizler Hz. Peygamber'i (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu günden itibaren vefat edinceye kadar bir daha görmedik.

 

Tahric: Ahmed (3/202), Buhari (680, 754, 1205,4448), Nesai (1957), İbn Mace (1624) ve Ebu Ya'la (3555=3567).

 

 

 

7240. Ebu Musa anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalandı ve rahatsızlığı arttı. Sonra: "Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırmasını emredin" buyurdu. Bunun üzerine Aişe: "Ey Allah'ın Resulü! Şurası muhakkak ki Ebu Bekr ince ruhludur; ne zaman senin makamında dursa (ağlamaklı olup) halka namaz kıldırmaya güç yetiremez" dedi. Fakat Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tekrar:

"Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırmasını söyleyin. Kuşkusuz sizler Hz. Yusuf'un sahibeleri olan (yani ona sorun çıkaran) kadınlar türündensiniz" buyurdu. Nihayet Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayatında Ebu Bekr insanlara namaz kıldırmış oldu.

 

Tahric: Ahmed (4/412, 413), Buhari (678, 3385), Müslim (1/316: 101) ve Tahav'i Şerh Meani'l-Asar (1/406, 407).

 

 

 

7241. Cabir der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) insanlara imam oldu. Ebu Bekr ise onun arkasındaydı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tekbir getirince Ebu Bekr de insanlara duyurmak için tekbir getiriyordu.

 

Tahric: Müslim (1/ 309: 85, 84), Ebu Davud (606), Nesa'i (535, 1123) ve İbn Mace (1240).

 

 

 

7242. Abdullah (b. Mes'ud) anlatıyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat edince Ensar: "(Yönetmek üzere başa geçecek) bir emir bizden, bir emir de sizden olsun" önerisi getirdiler.

Bunun üzerine Hz. Ömer gelerek: "Ey Ensar topluluğu! Siz Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırmasını emrettiğini görmediniz mi?" dedi. Onlar: "Evet (gördük)" cevabını verdiler. Buna karşılık Ömer de: "O zaman hanginiz kendisini Ebu Bekr'in önüne geçirmesi hoşuna gider?" dedi.

 

Tahric: Ahmed (1/396, 21, 405), Nesai (853), Hakim (3/67) ve Beyhak'i (8/152).

 

 

 

7243. Ebu Seleme b. Adirrahman bildiriyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalanmıştı. "Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırmasını emredin" buyurdu. Sonra Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendinde bir iyileşme hissedince namaza çıktı. Ebu Bekr O'nun geldiğini farkedince geri çekilmeye yeltendi. Fakat Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ise ona yerinde kalmasını işaret etti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek Ebu Bekr'in yanına oturdu. Ebu Bekr, (imam olarak) Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) uyuyor; insanlar ise Ebu Bekr'e uyuyorlar idi.

 

7244. Hz. Aişe anlatıyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (vefat edeceği hastalığı sırasında) baygınlık geçirdi ve ayıldığı zaman: "İnsanlar namaz kıldı mı?" diye sorunca Aişe: "Hayır" cevabını verdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırmasını emredin" buyurdu. Biz: ''Ey Allah'ın Resulü! Ebu Bekr'in yufka yürekli bir yapısı vardır. Ne zaman senin makamına geçse (ağlamaklı olup) insanlara namaz kıldırmaya gücü yetmiyor" dedik.

Daha sonra yine kendinden geçip sonra ayıldı. Daha önce söylediği şeylerin aynısını tekrar söyledi. Böylece (O'nun talimatı ile verilen karşı cevap) üç kez tekrarlanınca nihayet: "Kuşkusuz sizler Hz. Yusuf'un sahibeleri olan (yani ona sorun çıkaran) kadınlar türündensiniz. Ebu Bekr'e haber verin, insanlara namaz kıldırsın" buyurdu.

Daha sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendinde bir iyileşme hissedip Berıre ve Nuvbe (adlı kölelerin) arasında ayakkabıları yere sürünerek namaza çıktı. Ayaklarının beyazlığını görür gibiyim. Ebu Bekr ise insanlara imamlık yapıyordu. Ebu Bekr O'nun geldiğini hissedince geri çekilmeye yeltendi. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ise ona geri çekilmemesini işaret etti. Ebu Bekr, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında oturdu. Böylece Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) oturuyor, Ebu Bekr de O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazının aynısını kılıyor; insanlar ise Ebu Bekr'in namazının aynısını kılıyorlardı. 

 

Tahric: İbn Hibban (2118).

 

 

 

7245. Hz. Aişe der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sonunda vefat edeceği hastalığında, Ebu Bekr'in arkasında oturarak namaz kıldı."

 

Tahric: Ahmed (6/ 159), Tirmizi (362), Nesai (861), Tahavi (1/406), İbn Huzeyme (1620),İbn Hibban (21211924) ve Hakim (3/67),

 

 

 

7246. Ubeydullah b. Abdillah b. Utbe anlatıyor: Hz. Aişe'nin yanına girdim ve:

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalığı olayından bana haber verir misin?" dedim. O da: "Olur (anlatırım)" diyerek başladı anlatmaya:

Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (hastalığı) ağırlaştı. "İnsanlar namaz kıldı mı?" diye sordu. Ben: "Hayır, ey Allah'ın Resulü, seni bekliyorlar" cevabını verdim. Bunun üzerine: "Benim için leğende su hazırlayın" buyurdu. Biz de hazırladık ve yıkandı. Sonra kendi çabasıyla kalkmaya yeltendi, fakat bayıldı.

Sonra ayılınca yine: "İnsanlar namaz kıldı mı?" diye sordu. Biz: "Hayır seni bekliyorlar, ey Allah'ın Resulü" cevabını verdik. Sonra yine: "Benim için leğen içinde su hazırlayın" buyurdu. Biz de hazırladık ve yıkandı. Sonra kendi çabasıyla kalkmaya yeltenince baygınlık geçirdi. Sonra ayılınca yine: "İnsanlar namaz kıldı mı?" diye sordu. Biz: "Hayır, ey Allah'ın Resulü, seni bekliyorlar" cevabını verdik.

Bu sırada insanlar Mescid'de Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yatsı namazı için bekliyorlardı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Bekr'e insanlara namaz kıldırsın diye elçi gönderdi. Elçi de gidip: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sana insanlara namaz kıldırmanı emrediyor" haberini ulaştırdı. Ebu Bekr ise yumuşak kişilikli birisi olduğundan: "Ey Ömer! insanlara sen namaz kıldır" dedi. Ömer de ona: "Sen buna benden daha layıksın" karşılığını verdi.

Sonra Ebu Bekr insanlara bu günlerde namaz kıldırdı. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kendisinde bir rahatlama hissedince iki kişinin arasında öğle namazına çıktı. O sırada Ebu Bekr insanlara namaz kıldırıyordu. Ebu Bekr, Resulullah'ı (Sallallahu aleyhi ve Sellem) görünce geriye çekilmeye yeltendi ise de Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geri gelmemesini işaret etti. Yanındaki iki kişiye:

"Beni Ebu Bekr'in yanına oturtun" buyurdu. Böylece O'nu Ebu Bekr'in yanına oturttular. Sonra Ebu Bekr ayakta olarak Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazının aynısını kıldı. insanlar ise Ebu Bekr'in namazının aynısını kıldılar. Bu esnada (imam konumunda olan) Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) oturuyordu.

(Ravi) Ubeydullah ekledi: Daha sonra Abdullah b. Abbas'ın yanına gittim ve:

"Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalığı ile ilgili Aişe'nin haberini sana sunayım mı?" dedim. O da: "Olur" deyince ben de hadiseyi anlattım ve söylediğim hiçbir şeyi inkar etmedi.

 

Tahric: Ahmed (2/52, 53, 6/ 251), Buhari (687, 198, 665, 2577, 4442,5714), Müslim (1/311: 91, 93), Nesai (908, 7084), İbn Mace (1618) ve İbn Hibban (2116, 1218).

 

 

 

7247. Muğl're b. Şu'be der ki: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Abdurrahman b. Avf'ın arkasında namaz kıldı."

 

Tahric: Ahmed (4/244, 249, 250, 247, 248), Müslim (1/330: 81), Nesai (168) ve İbn Mace (1236).

 

 

 

7248. Sehl b. Said der ki: Ensar arasında bir hasımlaşma olmuştu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) aralarında barışı sağlamak için geldi. Sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Bekr insanlara namaz kıldırıyorken geldi ve Ebu Bekr'in arkasında namaz kıldı.

 

Tahric: Malik (1/163:61), İbn Ebi Şeybe Müsned (88), Buhari (683, 1201, 1204, 1218, 1234, 2690, 2693, 7190), Müslim (1/316: 102), Ebu Davud (937, 938), Nesai (759, 868, 5967), İbn Mace (1035) ve Taberani (6/5983).

 

 

 

Namazda Ridasını (Abasını) Omuzlarından Sarkıtan Kişi

 

7249. Mansur der ki: "Hasan(-i Basri) kişinin namazda iken ridasını omuzlarından aşağıya sarkıtmasında bir sakınca görmezdi."

 

7250. Mansur'un bildirdiğine göre İbn Sirin, bu hareketi mekruh gördü."

 

7251. İbrahim(-i Nehai) dedi ki: "Kişinin namazda oturduğu zaman ridasını boynundan sarkıtmasında bir sakınca yoktur."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Akşam ile Yatsı Arasındaki Uykuyu Mekruh Görenler