m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Namaz

 

Kur'an Okumak Hakkında

 

8816. Alkame bildiriyor: Abdullah (b. Mes’ud)'a Kuran okudum. Bana şöyle dedi: ''Anam babam sana feda olsun, (Kur'an'ı) tertil üzere (ağır ağır, tane tane) oku. Çünkü böyle (okumak), Kur'an'ın süsüdür.''

 

8817. Miksem'in bildirdiğine göre İbn Abbas "Ve-rettili'l-kur'ane tertila (I(ur'an', ağır ağır, tane tane oku)" ayeti (Müzzemmil Sur. 4) hakkında şöyle demiştir: "Onu tam olarak beyan et.''

 

8818. MansAr'un bildirdiğine göre Mücahid, "Ve-rettili'l-kur'ane tertila (Kur'an'ı ağır ağır, tane tane oku)" ayeti (Müzzemmil Sur. 4) hakkında şöyle demiştir: ''Kur'an ayetlerini birbiri ardına, peşi sıra oku.''

 

8819. Ebu Vail anlatıyor: Bedle oğullarından Nehik b. Sinan isminde bir adam İbn Mes'ud'a gelerek: "Ey Ebu Abdirrahman! Bu harfi nasıl okuyorsun? ''Ya'' olarak

mı okuyorsun (..... şeklinde mi) yoksa ''elif'' olarak mı (..... şeklinde mi)?" deyince Abdullah ona: "Bu kelime dışında Kur'an'ın tamamını okuyup anladın mı?"

diye sordu. Adam "Evet" cevabını verdi. Devamla İbn Mes'ud'a: "Ben bir rekatta mufassal sureleri okuyorum" diyerek yaptığı işin doğru olup olmadığını sorunca Abdullah kendisine şöyle cevap verdi: "Bunları şiiri hızlıca okuduğun gibi mi okuyorsun! Bir topluluk var ki onlar Kur'an', okuyar, ama okudukları boğazlarını aşmıyor (dikkat et! Sen de onlardan olmayasın). Kur'an ancak kalbe girip kökleştiği zaman fayda sağlar. Namazın en faziletli yerleri rüku ve secdelerdir. Ben, birbirine benzeyen nice sureler bilirim ki Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onları (birbiri ardınca) namazda okurdu."

 

Tahric: Ahmed (1/417), İbn Ebi Şeybe Müsned (240), Buhari (775), Müslim (1/563:275, 276-279), Tirmizi (602) ve Nes3l (1076, 1077).

 

 

 

8820. Katade bildiriyor: Enes'e Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kıraatı sorulduğunda: "O, kıraatta sesini iyice uzatırdı" karşılığını verdi.

 

Tahric: Ahmed (3/119, 127, 131, 192, 198, 289), Buhari (5045), Ebu Davud (1460), Nesai (1087, 8059) ve İbn Mace (1353).

 

 

 

8821. Ümmü Seleme der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), ''Bismillahirrahmanirrahım, Elhamdülillahi rabbi'l-alemin'' diyerek Kur'an okurdu," Ravi, Allah Resulü'nün (Sallallahu aleyhi ve Sellem) tane tane okuduğunu kasdetmiştir.

 

Tahric: Ahmed (6/294, 300), Ebu Davud (1461, 3997), Tirmizi (2923, 2927), Nesai (1095, 8057) ve İbn Huzeyme (1158).

 

 

 

8822. Eyyub der ki: "Muhammed (b. Sirin), Kur'an okuduğu zaman kıraatında akıp giderdi (akıcı bir şekilde okurdu)."

 

8823. Osman b. el-Esved der ki: "Ata (b. Ebi Rabah) ile Mücahid, Kur'an'ı hızlıca okurlardı."

 

8824. Ubeydullah b. Abdirrahman b. Mevheb diyor ki: Muhammed b. Ka'b el-Kurazi'nin şöyle dediğini işittim: "Zilzal ve Karia surelerini geceleyin tekrar tekrar tefekkür ederek okumam, bana Kur'an'ı hızlı okuyarak gecelememden daha hoş gelir."

 

8825. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Kur'an'ı, şiiri hızlıca okuduğunuz gibi okumayın. Adi hurmanın saçıldığı gibi onu dağıtmayın. Kur'an'ın, insanı hayrete düşüren yerlerinde duru(p tefekkür edi)n, onunla gönülleri harekete geçirin."

 

8826. İbn Ebi Muleyke anlatıyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanımlarından birine (Hafsa'ya) Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kıraatının nasılolduğu sorulunca "Siz buna güç yetiremezsiniz" karşılığını verdi. Bunun üzerine ona: "(Sen yine de) bunu bize haber ver" denilince (bu kıraatın nasıl olduğunu bildirmek için) yavaş yavaş, acele etmeden, tane tane Kur'an okudu.

 

8827. Ubeyd el-Muktib anlatıyor: Mücahid'e iki adamın durumu soruldu.

"Bunlardan biri Bakara, diğeri ise AI-i imran suresini okuyar. ikisinin de rükuları, secdeleri ve oturuşları eşittir. Bunlardan hangisi daha faziletlidir?"

Mücahid cevaben: "Bakara suresini okuyan kişi" dedikten sonra "Biz Kur'an'ı, insanlara dura dura okuyasIn diye ayet ayet ayırdık ve onu peyderpey indirdikıl mealindeki ayeti (isra Sur. 106) okudu.

 

8828. Huzeyfe şöyle demiştir: "Kur'an'ı en çok okuyanlardan biri, ne vav, ne de elif bırakmadan ineğin otu diliyle çevirdiği gibi onu diliyle çeviren, okuduğu (Kur'an) boğazını aşmayan münafıktır."

 

 

 

Kur'an Okurken Sesi Güzelleştirmek Hakkında

 

8829. Bera b. Azib'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kur'an'ı seslerinizle süsleyiniz" buyurmuştur.

 

Tahric: Ahmed (4/283, 285, 296, 304), Ebu Ubeyd Fedailu'l-Kur'an (76), Darimi (3500), Ebu Davud (1463), Nesai (1088, 1089, 8050), İbn Mace (1342), İbn Huzeyme (1551, 1556), İbn Hibban (749), Hakim (1/571-575) ve Beyhaki (2/53),

 

 

 

8830. Sa'd'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kur'an'ı teğanni yapmadan (yani ihtiyaç duymaksızın) okuyan, bizden değildir" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (1/171, 175, 179), Darimi (1490, 3488), Ebu Davud (1464, 1465), Ebu Ya'la (744=748), Hakim (1/569), İbn Hibban (120) ve Hakim (1/569).

 

 

 

8831. Sa'd b. Ebi Vakkas'ın bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Kur'an ile teğanni etmeyen -istiğna etmeyen, yani Kur'an('ın manevi zenginliği) ile yetinmeyip başka şeylere ihtiyaç duyan- bizden değildir" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (1/172).

 

 

 

8832. Said b. Ebi Hind bildiriyor: Ebu Seleme b. Abdirrahman'ın şöyle dediğini işittim: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yüce Allah, Kur'an'ı (güzel bir sesle açıktan okuyan bir peygambere kulak ver (ip sevabı bol kıl)dığı kadar hiçbir şeye kulak ver (ip mükafaat ihsan et)memiştir'' buyurdu."

 

8833. Ebu Hureyre, Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir önceki hadisin aynısını nakletmiştir.

 

Tahric: Ebu Ubeyd Fedailu'I-Kur'an (76-77), Buhari (5023), Müslim (1/545:232; 1/546:234'ten sonra), Ebu Davud (1468) ve Nesai (1090, 1091).

 

 

 

8834. Tavus anlatıyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "insanlar içerisinde kıraatı en güzelolan kimdir?" diye sorulduğunda: "Kur'an okuduğunu işittiğin zaman Allah'tan korktuğu nu gördüğün kimsedir" buyurdu.

 

Tahric: Abdurrezzak (4185) ve Ebu Ubeyd (s. 80). İbn Ömer ve Cabir hadisinden: Bezzar (2336), Taberani M. el-Evsat (2095) ve İbn Mace (1339).

 

 

 

8835. A'meş diyor ki: "İbrahim(-i Nehai)'nin arkasında namaz kıldım. Sesini uzatıp titreterek nağme yaptığını ve sesini güzelleştirdiğini işitmedim."

 

 

 

Teşehhüd (Tahiyyat) Aşikar mı, Yoksa Gizli mi Okunur?

 

8836. Muhammed b. ishak der ki: "Babam, bana onların (Ashab-ı Kiram ve TabiCınun) teşehhüdü gizli okuyup sesli okumadıklarını haber verdi."

 

8837. Yahya b. Ebi Kesır der ki: "Teşehhüdü aşikar okuyan, yerinin dışında kıraatı açıktan yapan kimse gibidir."

 

 

 

Akşam Namazını Seferde iki Rekat Kılan Hakkında

 

8838. Vunus'un bildirdiğine göre Hasan(-i Basri) akşam namazını seferde, dönünceye kadar iki rekat kılan kişi hakkında: "Kılmış olduğu bütün namazları iade eder" demiştir.

 

 

 

"Secdelerin Ardından" ve "Yıldızların Batışı Sırasında" (Onu Tesbih et) Mealindeki Ayetlerin Tefsiri Hakkında

 

8839. Şa’bi diyor ki: " ''Secdelerin ardından (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet -Kaf Sur. 40- ile kasdedilen namaz) akşam namazından sonraki iki rekattır. ''Yıldızların batışı anında (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet -Tur Sur. 49- ile kasdedilen namaz) ise sabah namazından önceki iki rekattır."

 

8840. İbrahim(-i Nehai)'den bir önceki yorumun aynısı rivayet edilmiştir.

 

8841. Hasan b. Ali diyor ki: " ''Secdelerin ardından (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet -Kaf Sur. 40- ile kasdedilen namaz) akşam namazından sonraki iki rekattır."

 

8842. Yezid b. İbrahim(-i Nehai) diyor ki: Hasan'ın "Secdelerin ardından (onu tesbih et)" (mealindeki ayet ile kastedilen namaz) akşam namazından sonraki iki rekattır, "Yıldızların batışı anında (onu tesbih et)" (mealindeki ayet ile kastedilen namaz) ise sabah namazından önceki iki rekattır" dediğini işittim.

 

8843. Zadan'dan bir önceki ayet yorumunun aynısı nakledilmiştir.

 

8844. Hz. Ali'den bir önceki yorumun benzeri rivayet edilmiştir.

 

8845. Hz. Ali der ki: '' ''Secdelerin ardından (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet ile kastedilen namaz) akşam namazından sonraki iki rekattır. ''Yıldızların batışı anında (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet ile kastedilen namaz) ise sabah namazından önceki iki rekattır.''

 

8846. Hz. Ömer şöyle demiştir: " ''Yıldızların batışı anında (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet ile kastedilen namaz) ise sabah namazından önceki iki rekattır, ''Secdelerin ardından (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet ile kastedilen namaz) ise akşam namazından sonraki iki rekattır.''

 

8847. Ebu Hureyre der ki: " ''Yıldızların batışı anında (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet ile kastedilen namaz) ise sabah namazından önceki iki rekattır, ''Secdelerin ardından (onu tesbih et)'' (mealindeki ayet ile kastedilen namaz) ise akşam namazından sonraki iki rekattır.''

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Bazı Nadir / Özel Durumlar