m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Zekat

 

Borcun Zekatı

 

10346. Hakem der ki: Hz. Ali'ye, birine borç veren kişinin bu borç için zekat verip vermeyeceği sorulunca: "Alacaklı olan kişi malın zekatını verir. Ancak verdiği borcun telef olması veya geri ödenmemesi çekincesi olursa bu zekatı erteler. Borcun ödenmesi halinde de geçmişe dönük zekatını verir" dedi.

 

Tahric: İbn Hazm Muhalıd (6/103:696).

 

 

 

10347. Hz. Ali şöyle demiştir: "Eğer borçlu kişi borcuna sadık birisi ise, alacaklı olan kişi bu borcu aldığı zaman zekatını versin."

 

10348. Tavus der ki: "Birinden borç olarak bir alacağın varsa zekatını da ver."

 

10349. İbrahim (en-Nehai) der ki: "Borcu olan kişi bunu bir an önce ödemeye baksın. Borcuna sadık olan birinden alacağı olan kişi de bu alacağının zekatını versin. Kişi birine iki gün sonra geri alacağı bir borç vermişse onun da zekatını versin."

 

10350. Cabir der ki: "Borç veren kişi alacağının zekatını verir."

 

10351. İbn Ömer der ki: ''Mallarınızın zekatı seneliktir. Kişinin sağlam bir yerden alacağı varsa bu alacağının zekatını versin. Ancak kişinin, ödenip ödenmemesi şüpheli olan bir alacağı varsa bunda zekat ancak borçlu kişinin ödemeyi yapması durumunda olur.''

 

10352. Cabir der ki: ''Borç veren kişi alacağının zekatını verir.''

 

10353. Abdülmelik b. Ebi Bekr'in bildirdiğine göre Hz. Ömer adamın birine şöyle demiştir: ''Verdiğin borcun ödenme vakti geldiği zaman hem alacağını, hem de yanındaki malı hesapla. Her ikisini bir araya getirdikten sonra da zekatını ver."

 

10354. Meymun der ki: ''Verilmesini ümit etmediğin borcu(n zekatını) hesaplayıp bir kenarda tut. Senin vereceğin varsa onu da verdikten sonra kalan malın zekatını ver."

 

10355. Mücahid der ki: ''Verdiğin borcun geri ödeneceğini biliyorsan zekatını ver."

 

10356. Ubeyde der ki: Hz. Ali'ye, kişinin, ödenip ödenmemesi şüpheli olan bir alacağı varsa bunun zekatını verip vermeyeceği sorulunca: "Borçlu kişi borcuna sadık ise alacaklı bunu aldığı zaman geçmişe dönük zekatını verir" dedi.

 

10357. Osman b. Ebi Osman der ki: Kasım b. Muhammed'e: "Ödünç olarak verdiğimiz malımız ve borç olarak verdiğimiz paramız var. Bunların zekatını verelim mi?" diyesorduğumda şöyle karşılık verdi: "Evet, vermelisin. Zira Aişe de denizden çıkaracağımız şeylerin zekatını vermemizi söylerdi."

Osman der ki: Salim'e de aynısını sorduğumda benzeri bir cevap verdi.

 

 

 

Teslim Alınmadıkça Verilen Borçta Zekatın Olmadığını Söyleyenler

 

10358. ikrime der ki: "Verilen borçta (teslim alınmadıkça) zekat olmaz."

 

10359. Hz. Aişe der ki: "Verilen borcun, teslim alınmadıkça zekatı olmaz."

 

10360. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Verilen borcun, teslim alınmadıkça zekatı olmaz."

 

10361. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Kişinin ne alacağı ve ne de vereceği borçta zekat olmaz."

      

10362. Ebu Cafer der ki: "Verilen borcun, teslim alınmadıkça zekatı olmaz."

 

10363. Hakem der ki: Bu konuda İbrahim (en-Nehai) önce benden farklı düşünüyordu. Ben: "Kişi verdiği borcu teslim almadıkça zekatını vermez" deyince eski görüşünü bırakıp benim gibi düşünmeye başladı.

 

10364. Hz. Aişe der ki: "Verilen borcun (teslim alınmadıkça) zekatı olmaz."

 

 

 

Kölenin Sadaka Vermesine Ruhsat Verenler

 

10365. İbrahim (en-Nehai) der ki: "Kölenin arkadaşlarına mükafat olarak bir şeyler vermesinde, aynı şekilde malından tasaddukta bulunmasında sakınca yoktuL"

 

10366. Hasan (el-Basri) der ki: "Köle kendi geçimliğinden, kendisine zarar gelmeyecek kadarıyla tasaddukta bulunabilir."

 

10367. Husayn bildiriyor: Adamın biri Said b. Cübeyr'e: "Malı bulunan bir köleyim. Bu malımdan tasaddukta bulunabilir miyim?" diye sorunca, Said: "Evet, sadaka olarak üç dört dirhem kadar verebilirsin" dedi.

 

10368. Davud der ki: Said b. el-Müseyyeb'e: "Köle malından ne kadarını sadaka olarak verebilir?" diye sorduğumda: "Bir sa' veya bunun kadarını verebilir" dedi.

 

10369. İbrahim (en-Nehai) der ki: "Köle bir dirhemden az olması şartıyla malından sadaka verebilir."

 

10370. Abdullah b. Nafi, Haşim oğullarının kölesi olan babasından naklen şöyle bildirir: Hz. Ömer'e: "Malımdan sadaka verebilir miyim?" diye sorduğumda: "Bir dirhem veya bir ekmek verebilirsin" dedi.

 

10371. Salim der ki: "Köle, gücünün yettiği kadarı ile başkalarına iyilikte bulunabilir."

 

10372. Cabir bildiriyor: Amir(-i Şa’bi) ve Hayseme'ye kölenin sadaka verip veremeyeceği sorulunca: "Bir dirhemden (gümüş paradan) daha fazlasını sadaka olarak veremez" dediler .

 

10373. Zühri der ki: "Köle, değerli olmayan bir şeyi sadaka olarak verebilir."

 

10374. Muhammed b. Zeyd bildiriyor: Ebu'l-Lahm'in azatlısı Umeyr köle iken tasaddukta bulunurdu. Ancak efendisi sadaka vermesini istemez ona engelolmaya çalışırdı. Ebu'l-Lahm veya efendisi durumu Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sorunca: "Bunun sevabına her ikiniz de ortaksınız" buyurdu.

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe, MÜsned (780), Müslim (2/711:82, 83), Nesai (2317), İbn Mace (2297), İbn Hibban (3360) ve Beyhaki (4/194).

 

 

 

10375. Hz. Ali der ki: "Köle bir dirhem kadarını sadaka olarak verebilir."

 

10376. İbrahim (en-Nehai) der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kölenin davetine icabet ederdi."

 

Tahric: İbn Sa'd (1/370).

 

 

 

10377. Enes der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kölenin davetine icabet ederdi.''

 

Tahric: Tayalisi (2148), İbn Sa'd (1/370), Tirmizi, SÜltelt (1017) ve Şemail (332), İbn Mace (2296, 4178), Ebu Ya'la (4228=4243), Hakim (2/466), Taberani, M. el-Kebir (12/12494) ve Bezzar, Keşfu'I-Estar (2463).

 

 

 

Efendisinin izni Olmadan Kölenin Sadaka Vermesini Mekruh Görenler

 

10378. ibnu'l-Müseyyeb der ki: "Köle, anası ve babasına bile ancak efendisinin izni dahilinde tasaddukta bulunabilir.''

 

10379. Dirhem der ki: Ebu Hureyre'ye: "Efendim, günde benden bir dirhem istiyor. Bunun dışında kazandığımdan sadaka verebilir miyim?" diye sorduğumda: "Efendinin izni olmadan kanından ve malından başkalarına bir şey vermen helal değildir. Yoksula vereceğin bir lokma için dahi efendinin iznini almalısın" dedi.

 

10380. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Köle, efendisinin izni olmaksızın malından bir şey tasadduk edemez."

 

10381. İsmail b. Süleyman der ki: Kölenin biri, Şa'bi'ye: "Ben şu şu kadar para kazanıyorum. Efendim de bu paranın şu şu kadarını benden alıyor. Kalan paradan sadaka verebilir miyim?" diye sorunca, Şa’bi: "Bunu yaparsan sadakanın sevabı efendinin olur" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kendisine Bir Şey Verilmesi Emredilen Yoksulun Bulunamaması