m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Zekat

 

Kişinin, Zekatını Yakınlarına Vermesi Hakkında

 

10632. İbrahim (en-Nehai) der ki: Abdullah (b. Mes'ud)'un hanımı Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelerek: "Himayemde kardeşimin, çocukları ve annebabaları olmayan (kelale) yetim çocukları var. Takılarımın zekatını onlara versem geçerli olur mu?" diye sordu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Olur!" karşılığını verdi.

 

Tahric: Abdurrezzak (7056), Ebu Ubeyd, el-Emval (1856), İbn Zenceveyh (1765, 2149, 2172), Buhari (1466), Müslim (2/694) ve Darakutni (2/108).

 

 

 

10633. İbn Abbas der ki: "Kendi ailenden olmadıkları sürece zekatını yakınlarına vermende bir sakınca yoktur."

 

10634. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Zekatımı almayı en fazla hakedenler himayemdeki yetimler ile akrabalarımdır."

 

10635. Alkame bildiriyor: Abdullah (b. Mes'ud)'un hanımı Abdullah'a, zekatını himayesinde bulunan kardeşinin yetim çocuklarına verip veremeyeceğini sorunca; "Verebilirsin" dedi.

 

10636. İbrahim b. Ebi Hafsa der ki: Said b. Cübeyr'e teyzeye zekat verilip verilmeyeceğini sorduğumda: "Aynı evde kalmadıkları sürece verilebilir" dedi.

 

10637. İbrahim(-i Nehai) ile Hasan(-ı Basri), zekatın akrabaya verilmesine ruhsat vermişlerdir.

 

10638. Abdülmelik der ki: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Kişi zekatını akrabalarına verirse geçerli olur mu?" diye sorduğumda: "Kendi öz ailesinden olmadıkları sürece geçerli olur" karşılığını verdi.

 

10639. Dahhak der ki: "Şayet fakir akrabaların varsa vereceğin zekatı herkesten önce onlar hakeder."

 

10640. Zeyd der ki: İbrahim(-i Nehal)'ye, kızkardeşe zekat verilip verilmeyeceğini sorduğumda: "Verilebilir" dedi.

 

10641. Hişam'ın bildirdiğine göre, kişinin zekatını akrabalarına vermesi hakkında Hasan(-ı Basri): "Kendi öz ailesi içinde olmadıkları sürece verebilir" demiştir.

 

10642. Hanzala der ki: Adamın biri Tavus'a: "Yanımda ailemden fakir kimseler var, zekatımı onlara vereyim mi?" diye sorunca, Tavus: "Zekatını kendi ailenden ve akrabalarından uzak tut" karşılığını verdi.

 

10643. Selman b. Amir ed-Dabbi'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Akraba olmayana verilen zekat için bir zekat sevabı vardır. Akraba olana verilen zekat ise, hem zekatı eda etme, hem de yakınları gözetme bakımından iki katıyla karşılık görür" buyurmuştur.

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe (848), Ahmed (4/17, 18, 214), Tirmizi (658), Nesai (2363), İbn Mace (1844), İbn Ebi Asım, el-Ahad ve'l-Mesani (1136, 1137), Taberani (6/6212), İbn Huzeyme (2068, 2385), İbn Hibban (3344) ve Hakim (1/407).

 

 

 

10644. Süfyan(-ı Sevrı) der ki: "Kişi zekatını, geçiminden sorumlu olduğu kişilere veremez."

 

10645. Mücahid der ki: "Kişinin, yakınları muhtaç durumda iken başkalarına vereceği zekat kabul görmez."

 

 

 

Kişinin, Zekatını Bilmeden Zengin Birine Vermesi Hakkında

 

10646. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), kişinin zekatını fakir zannettiği birine vermesi, ancak o kişinin sonradan zengin biri çıkması konusunda: "Adam zekatını vermiş sayılır" demiştir.

 

10647. Hammad'ın bildirdiğine göre İbrahim (en-Nehai), zekatını bilmeyerek zengin birine veren kişi hakkında: "Zekatını vermiş sayılmaz" demiştir.

 

 

 

Süslenmiş Kılıç ve Kuşakta Zekat Var mıdır?

 

10648. Muhammed b. Ziyad el-Hanı der ki: Ebu Umame el-Bahili'nin: "Kılıçlardaki süslemeler kenz'den sayılır (zekat hesabına dahil değildir)" dediğini işittim.

 

10649. Ubeydullah b. Ubeyd der ki: Mekhul'e: "Ey Ebu Abdillah! Üzerinde yüzelli dirhemlik gümüş (süs) bulunan bir kılıcım var. Onun için zekat vermem gerekir mi?" diye sordum. MekhOI: "Onun üzerine yanında bulunan altın ve gümüşü eklediğinde, (altın ve gümüşle birlikte ikiyüz dirhemlik bir değere ulaşıyorsa) o zaman zekatını vermen gerekir" dedi.

 

10650. Haccac der ki: Ata (b. Ebi Rabah), Hammad (b, Ebi Süleyman) ve İbrahim(-i Nehal)'ye: "Gümüşle kaplanmış bardak, süslenmiş kılıç ve kuşağı bir araya getirdiğim zaman değeri ikiyüz dirhem yapıyor. Bu durumda onların zekatını vermem gerekir mi?" diye sorduğumda: "Hayır, gerekmez" dediler.

 

10651. Malik b. Abdillah el-Kilal'nin bildirdiğine göre Malik b. Miğvel: "Kılıçlardaki süslemeler kenzden sayılır (zekat hesabına dahil değildir)" demiştir,

 

 

 

"Borcu Olan Kişi Vereceğini Zekatta Hesaplamaz'' Diyenler

 

10652. Tavus der ki: "Şayet borcun varsa zekat hesaplamasında bu borcu (vereceğini) zekata katma, ayrı tut."

 

10653. Abdülmelik bildiriyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Kişinin bir veya iki sene sonrasında ödemesi gereken bir borç varsa halizhazırda bu borcun zekatını verir mi?" diye sorulunca: "Hayır, vermez" demiştir.

 

10654. İbrahim (en-Nehai) der ki: "Kişi, birine malının zekatını vereceği zaman önce insanlara olan borcuna bakıp onları ödesin."

 

10655. Fudayl der ki: "insanların senden alacağı olan bir malı zekatta hesaba katmaz ayrı tutarsın."

 

Tahric: Yahya b. Adem, Harac (588) ve Beyhaki (4/188).

 

 

 

10656. Hasan (el-Basri) der ki: "Zekat vermek için malın belli bir nisabı vardır.

Kişinin malı o nisaba ulaştığı zaman mal yanında hazır bulunsa da bulunmasa da hesabını yapıp zekatını verir. Ancak üzerinde borç varsa zekat hesaplanırken verilecek bu borç düşülür."

 

10657. Meymun der ki: "Malından borç olarak vereceğini ayır, geri kalanın da zekatını ver."

 

10658. Saib b. Yezid'in bildirdiğine göre Hz. Osman: "Bu ay zekatlarınızı vereceğiniz aydır. Bunun için her kimin borcu varsa önce onu ödesin. Sonra geriye kalan malının zekatını versin" demiştir.

 

10659. Şu'be der ki: Hammad'a: "Borcu olan bir adamın elinde malı da varsa zekatı hesaplarken borcunu da bu hesaba katıp zekatını verir mi?" diye sorduğumda: "Evet, vermesi gerekir. Bilmez misin ki borcu olan kişi bundan sorumlu tutuluyor!" dedi. Aynı şeyi Rabia'ya sorduğumda o da Hammad'ın dediğini söyledi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Mahsulün Önceden Hesaplanması -Ve Öşüre Dair