m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Zekat

 

Haraç Arazisi

 

10707. Amr b. Meymun der ki: Ömer b. Abdilazız'e haraç arazileri için zekat gerekip gerekmediğini sorduğumda: "Haraç araziden, zekat ise tahıldan (üründen) alınır" dedi.

 

10708. Ömer b. Abdilazız der ki: "Haraç araziden, öşür ise tahıldan (üründen) alınır."

 

10709. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: "Yüz bin ölçek olsa dahi hurmanın öşrü alınmışsa artık ondan zekat alınmaz."

 

 

10710. Veki' der ki: "Hasan (b. Salih) ile Süfyan(-ı Sevrı), harac arazisinden zekat alınması gerektiğini düşünürlerdi."

 

 

 

"Bir Araziden Hem Haraç, Hem de Öşür Alınmaz" Diyenler

 

10711. Şa’bi der ki: "Tek bir tarladan hem haraç, hem de öşür alınamaz."

 

10712. ikrime der ki: "Bir maldan hem haraç, hem de öşür alınamaz."

 

10713. Vekı'nin bildirdiğine göre Ebu Hanıfe: "Bir adamdan hem haraç, hem de zekat alınamaz" derdi.

 

 

 

''Onların Mallarında Belli Bir Hak Vardır ... "[Mearic 24] Ayetinin Açıklaması

 

10714. Hafs'ın bildirdiğine göre, Asım b. Muhammed: "Onların mallarında belli bir hak vardır" (Mearic Sur. 24) ayeti hakkında: "Bu hak zekattır" demiştir.

 

10715. Amr'ın bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri): "Onların mallarında belli bir hak vardır" (Mearic Sur. 24) ayeti hakkında: "Bu hak farz kılınan zekattır" demiştir.

 

10716. İbrahim (en-Nehai) der ki: ''Onlar (Sahabe ve Tabiun) yıllık maaşlarını aldıkları zaman (böylesi bir hak olarak) bu maaştan tasaddukta bulunurlardı."

 

 

 

Uzun Yıllar Kaybettiği Parasını Bulan Kişi Onun Zekatını Verir mi?

 

10717. Amr b. Meymun der ki: Velid b. Abdilmelik, Rakka ahalisinden Ebu Aişe isimli bir adamın yirmibin dirhemine el koydu ve bu parayı devlet hazinesine ekledi. Ömer b. Abdilazlı halife olunca Ebu Aişe'nin oğlu geldi ve bu yöndeki mağduriyetlerini ona iletti. Bunun üzerine Ömer, Meymun'a şöyle bir yazı yazdı:

"Bunların paralarını geri verin ve paradan sadece bu yılın zekatını alın. Şayet alınırken geri dönmesi muhtemelolan bir malolsaydı geçmiş yıllara da dönük zekatını alırdık."

 

10718. Meymun bildiriyor: Adamın birinin haksız yere malı (parası) alındı ve devlet hazinesine konuldu. Ömer b. Abdilazız halife olduğu zaman bu konu ona arzedildi. Bunun üzerine Ömer b. Abdilazız: "Malını adama iade edin ve geçmişe yönelik bu malın zekatını alın" diye bir mektup yazdı. Ardından ilk mektubu düzelten şöyle bir mektup yazdı: "Adama parasını iade edin ve bu paradan son yılın zekatını alın. Zira adamın malına geri dönme umudu olmayacak şekilde el konulmuştu."

 

10719. Hasan (el-Basri) der ki: "Böylesi bir durumda olan adama parası geri geldiği zaman sadece son yılın zekatı alınır."

 

 

 

"Hayra da Mani Olurlar"[Maun 7] Ayetinin Açıklaması

 

10720. Haris b. Suveyd'in bildirdiğine göre Abdullah (b. Mes’ud): "Hayra (maCına) da mani olurlar" (Ma'un Sur. 7) ayeti hakkında şöyle demiştir: "Maun, insanların birbirlerine ödünç olarak verdikleri kazma, kazan, kova ve benzeri şeylerdir."

 

10721. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Ayette geçen maun, insanların birbirlerine ödünç olarak verdikleri eşyalardır."

 

10722. Mücahid'in bildirdiğine göre: "Hayra (mauna) da mani olurlar" (Ma'un Sur. 7) ayeti hakkında Hz. Ali: "Maun, Müslümanlara farz kılınan zekattır" demiştir. İbn Abbas ise: "insanların birbirlerine ödünç olarak verdikleri eşyalardır" demiştir.

 

10723. Mücahid'in bildirdiğine göre Hz. Ali: "Maun'dan kasıt zekattır" demiştir.

 

10724. İbn Ömer der ki: "Maun, üzerindeki hakların verilmediği maldır."

 

10725. İbn Ömer der ki: "Maun, üzerindeki hakların ödenmediği maldır."

 

10726. Sa'd b. iyad'ın bildirdiğine göre Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ashabı: "Maun'a engel olmak, insanların kazma, tencere ve kova gibi eşyaları birbirlerine ödünç vermelerine engel olmaktır" demişlerdir.

 

10727. Ümmü Atıyye der ki: "Maun, kişinin işi, mesleğidir."

 

10728. Hz. Ali der ki: "Maun'a engelolmak, insanların kazma, tencere ve kova gibi eşyaları birbirlerine ödünç vermelerine engelolmaktır."

 

10729. İbn Abbas der ki: "Bu ayetin muhatapları henüz çıkmış değillerdir."

 

10730. İbrahim (en-Nehai) der ki: "Bazıları maCın için tencere ve el değirmeni derken, bazıları da kazma demişlerdir."

 

10731. Seleme b. Nubayt'ın bildirdiğine göre Dahhak, maCın için: "Zekattır" demiştir.

 

10732-3. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "MaCın, tencere ve kova gibi eşyalardır."

 

10734. İbn Ömer der ki: "MaCın'dan kasıt zekattır."

 

10735. Said b. Cübeyr, İbn Abbas'tan, İbn Mes’ud'un sözünün aynısını bildiriyor.

 

10736. Yahya b. el-Cezzar'ın bildirdiğine göre Ebu'l-Ubeydın, Abdullah (b.

Mes’ud)'a maCın'un ne olduğunu sorunca, Abdullah: "Kazma, kazan ve kova gibi eşyalardır" demiştir.

 

10737. ibnu'I-Hanefiyye der ki: "MaCın'dan kasıt zekattır."

 

10738. Zühri der ki: "MaCın, Kureyş diliyle mala (paraya) verilen isimdir."

 

10739. Bessam der ki: ikrime'ye maCın'un ne olduğunu sorduğumda: "Kazma, kazan ve kova gibi eşyalardır" dedi.

 

10740. Mücahid'in bildirdiğine göre İbn Abbas maun hakkında: "Eşyadır" derken, Hz. Ali: "Zekattır" demiştir.

 

10741. Zühri der ki: "MaCından kasıt farz kılınan zekattır."

 

 

 

Sa' Ne Kadardır?

 

10742. İbn Ebi Leyla der ki: Medine'de kullanılan sa' ile Haccac'ın belirlediği sa'ı (haccacı sa'ı) karşılaştırdığımızda Medine saı'nın Haccac'ın sa'ından bir ölçek daha fazla olduğunu gördük.

 

10743. Musa İbn Talha der ki: Haccaci olan sa', Ömer b. el-Hattab'ın da kullanmış olduğu sa'dır."

 

10744. İbrahim (en-Nehai) der ki: "Haccacı kafızi denilen ölçek, sa'dır."

 

10745. Muğire der ki: İbrahim (en-Nehai) yemin kefaretinin ödenmesinde, alışverişte, altmış yoksulu doyurmada, öşür veya öşrün yarısının alınması konularında fetva verirken ölçek olarak Haccacı kafzi denilen sa'ı ölçü alırdı. 

 

Tahric: Yahya b. Adem (471, 475).

 

 

 

10746. Yahya b. Adem der ki: Hasan(-ı Basri)'nin: "Hz. Ömer'in kullandığı sa', sekiz rıtıldır" dediğini işittim.

Şerik ise: "Bir sa', yedi rıtıldan fazla, sekiz rıtıldan ise azdır" demiştir.

 

 

 

Sadakanın Zenginlerden Alındıktan Sonra Fakirlere Dağıtılacağmı Söyleyenler

 

10747. Avn b. Ebi Cuhayfe, babasından bildirir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bize zekat memurunu gönderdi. Bu memur zenginlerimizden zekatı alıp fakirlerimize dağıttı. Ben de o zamanlar yetim bir çocuktum. Bana da genç bir dişi deve vermişti.

 

 

Tahric: Tirmizi (649), Taberani (22/275, 276, 277), İbn Huzeyme (2362, 2379) ve Darakutni (2/136).

 

 

 

10748. Amr b. Murre, babasından bildirir: Hz. Ömer'e bedevilerden toplanan zekatların ne yapıldığı sorulunca, Ömer: "Vallahi toplanan zekatları geri onların fakirlerine dağıtıyorum. Öyle ki bazen onlardan birine yüz tane deve düştüğü oluyor" karşılığını verdi.

 

10749. Muğire der ki: Ömer b. Abdilazız, bedevilerden topladığı zekatların yarısını aldı, diğer yarısını da fakirlerimize dağıttı.

 

10750. İbn Avn der ki: Salim b. Abdillah, Hz. Ömer'in toplattığı zekatları dağıtıyordu. Bazen iyi görünüşlü bir adam gelir ve: "Bana da ver" derdi. Salim daha önce ona vermiş olmasına rağmen bir şey sormadan tekrar verirdi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Zekat Develerine Binmek