|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zekat |
Malı Biriktirme (Kenz)
ve Verilmesi Gerekeni Vermeme Hakkında
10798. Ahnef b. Kays
bildiriyor: Medine'de bir mecliste oturuyordum. Bir ara adamın biri geldi; fakat
yaklaştığı her halka ondan kaçıyor, beraber oturmak istemiyorlardı. Benim de
içlerinde bulunduğum halkaya geldiğinde ben kaldım ama yanımdakilerin hepsi
oradan uzaklaştılar. Ona: "Sen kimsin?" diye sorduğumda:
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) arkadaşı Ebu Zer'im"
karşılığını verdi. Ona: "insanlar neden senden kaçıyorlar?" diye
sorduğumda: "Çünkü mal (para) biriktirmelerine karşı çıkıyorum"
karşılığını verdi. Ona: "Bize verilen maaş ve bağışlar da bayağı yükselip
arttı. Bunlardan yana bizim adımıza korkuyor musun?" diye sorduğumda:
"Bugün için hayır; ama bu malların dininizin bedeli olması çok da uzak
değildir. Onun için verenlerden de, verilenlerden de uzak durun" dedi.
10799. Zeyd b. Vehb
bildiriyor: Rebeze'ye Ebu Zer'in yanına gittik ve ona hangi sebepten dolayı
burada olduğunu sorduk. Şöyle dedi: "Şam'da iken Muaviye'ye: ''Altın ve
gümüşü biriktirip gizleyerek onları Allah yolunda harcamayanları elem dolu bir
azapla müjdele'' (Tevbe Sur. 39) ayetini okudum. Muaviye ise: ''Bu ayet, sadece
Ehl-i Kitap (Yahudi ve Hıristiyanlar) hakkında inmiştir'' karşılığını verdi.
Ben de: ''Hem bizim hakkımızda, hem onların hakkında nazil olmuştur''
dedim."
10800. İbn Mes’ud der
ki: "Kendisinden başka hiçbir ilah olmayan (Allah)a yemin olsun ki Allah,
mal biriktirip gizleyen, dirheme dirhem, dinara dinar katan kişiye (dünyada
iken) azap etmez. Ancak (kıyamet gününde) biriktirdiği her dirhem ve her dinar
tek tek üzerine konulacak şekilde derisi genişletilir."
10801. Ebu Vail
bildiriyor: İbn Mes’ud'un: "Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde
boyunlarına dolanacaktır" (AI-i imran Sur. 180) ayeti hakkında şöyle
dediğini işittim: "Ağzında iki dişi olan bir yılan etlerini koparıp
yiyecek ve: ''Cimrilik ettiğin malın işte benim!'' diyecektir.''
Tahric: Ahmed (1/377),
Buhari (1403), Tirmizi (3012), Nesai (2221, 11084), İbn Mace (1784), İbn
Huzeyme (2256) ve Hakim (2/298).
10802. Cabir der ki:
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sahip olduğu deve, sığır veya
koyunların hakkını vermeyen kişi, kıyamet gününde geniş bir alana çıkarılır ve
bu hayvanlardan tırnağı olanlar tırnaklarıyla, boynuzu olanlar da boynuzlarıyla
onu çiğnerler. Öylesi bir günde de hayvanların hiçbirisinin boynuzu eğri veya
kırık olmaz" buyurdu. Ashab: ''Ya Resulallah! Bu hayvanların hakkı
nedir?" diye sorduklarında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurdu: ''Erkeğinin tohumundan, dişisinin sütünden faydalanılması için
başkalarına ödünç olarak verilmesi, su başlarında sağılması ve Allah yolunda
kullanılması için vakfedilmesidir. ''
Tahric: Ahmed (3/321),
Darimi (1616), Müslim (2/685:27, 28), Nesai (3234) ve İbn Hibban (3255).
10803. Ebu Zer der ki:
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) (veya: Sevdiğimin) şöyle
buyurduğunu işittim: "Develerde sadaka (zekat) vardır. Kim, ödeyeceği bir
borç için veya Allah yolunda kullanmak için olmadıktan sonra dirhem, dinar,
külçe altın ya da gümüşü toplayıp biriktirirse bu biriktirdikleri kıyamet
gününde kendisini dağlayan araçlara dönüşürler.''
Tahric: Bezzar (3895,
3896), Darakutni (2/100 - 101; 26, 27), Hakim (1/388) ve Beyhaki (4/147).
10804. Mansur
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai): "Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde
boyunlarına dolanacaktır" (Al-i İmran Sur. 180) ayetini açıklarken: ''Ateşten
bir kemer gibi boyunlarına dolanacaktır" demiştir.
10805. Ebu Vail
bildiriyor: Mesruk: "Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına
dolanacaktır" (AI-i imran Sur. 180) ayetini açıklaiken şöyle demiştir:
''Bu, Allah'ın kendisine mal ihsan edip de yakın akrabasını maldaki hakkından
yoksun bırakan kimsedir. Bu malı bir yılana dönüşür ve onun boynuna dolanır.
Kişi: ''Sen kimsin ve benden ne istiyorsun?'' dediğinde yılan ona: ''Ben senin
malınım'' karşılığını verir."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Haşim Oğullarına
Sadakanın (Zekatın) Helal Olmadığını Söyleyenler