|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Zekat |
Haşim Oğullarına
Sadakanın (Zekatın) Helal Olmadığını Söyleyenler
10806. Ebu Hureyre
bildiriyor: Zekat hurmalarından biraz hurma getirilince orada bulunan Hasan b.
Ali bir tane alarak ağzında çiğnemeye başladı. Bunu gören Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: 'Tükür! Tükür! Zekat bizlere helal
değildir" buyurdu.
Tahric: İbn Ebi Şeybe
hadisi 26810 ve 37678' de tekrar edecek. İshak b. Raheveyh (50), Ahmed (2/279,
406, 409, 410, 444, 476), Darimi (1642), Buhari (1485, 1491), Müslim (2/751:161
ve 161' den sonra), Nesai (8645) ve İbn Hibban (3294, 3295).
10807. Rabia b. Şeyban
bildiriyor: Hasan b. Ali'ye: ''Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
hatırladığın ve aklında kalan bir şey var mı?'' diye sorduğumda şu karşılığı
verdi: "Zekat hurmalarından bir tane alıp çiğnemiştim. Bunun üzerine
Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: ''Zekat bizlere helal
değildir'' buyurdu.''
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (788), Ahmed (1/200, 201), Taberani, M. el-Kebir (3/2741), İbn Huzeyme
(2349) ve Tahavi (2/7, 3/297).
10808. Enes'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yerde bir hurma
bulunca: "Bu hurma benim için sadaka olmasaydı alıp yerdim" buyurdu.
Tahric: Ahmed (3/119,
184, 291-292), Buhari (2055, 2431), Müslim (2/752:164, 165, 166) ve Ebu Davud
(1648).
10809. ikrime der ki:
"Sadaka malı, ne Haşim oğullarına, ne de onların azatlılarına helal
değildir."
10810. İbn Ebi Rati'
şöyle bildirir: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Mahzum oğullarından
bir adamı zekat memuru olarak bir yere gönderdi. Adam, Ebu Rati'ye:
"Toplayacağım zekatlardan payalmak için bana yoldaş olur musun?"
deyince, Ebu Rati': "Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gidip bunu
sormadan olmazlı dedi. Ebu Rati', Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) yanına gidip bunu sorunca Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Zekat malı bizlere helal değildir. Bir kavmin azatlısı da o kavimden biri
sayılır (dolayısıyla sana da helal olmaz)" karşılığını verdi.
Tahric: Ahmed (6/10,
190), Ebu Davud (1647), Tirmizi (657), Nesai (2394), İbn Huzeyme (2344), Tahavi
(218; 31282) ve Hakim (1/404).
10811. İbn Ebi
Müleyke'nin bildirdiğine göre Halid b. Said, Hz. Aişe'ye zekat mallarından olan
bir inek gönderdi; ancak Aişe bunu geri çevirerek: "Biz Muhammed'in
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ailesine zekat malları helal değildir'' dedi.
10812. Selman
bildiriyor: Odun toplayıp sattım. Parasıyla aldığım bir yiyeceği Resulullah'a
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) getirip önüne koydum. Bana: "Bu nedir?"
diye sorunca: "Sadaka" dedim. Bunun üzerine ashabına: "Sizler
yiyin" buyurdu; ama kendisi yemedi.
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (454), Ahmed (5/438), Taberani, el-Kebir (6/6155) ve Hakim (4/108);
22398 nolu hadise bakın.
10813. Ata b. es-Saib
bildiriyor: Hz. Ali'nin kızı Ümmü Gülsüm'e zekat malından olan bir şeyler
götürdüm. Geri çevirerek şöyle dedi: Peygamberimizin (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) Mihran adındaki bir azatlısının bana bildirdiğine göre Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: ''Biz Muhammed ve ailesine
zekat helal değildir. Bir kavmin azatlısı da o kavimden biri sayılır. ''
Tahric: Abdürrezzak
(6942), İbn Ebi Şeybe Müsned (570), Ahmed (3/448; 4/34-35), Taberani, el-Kebir
(20/836) ve İbn Ebi Asım (465).
10814. Abdurrahman b.
Ebi Leyla, babasından bildiriyor: Zekat mallarının bulunduğu odada Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraberdim. Hasan b. Ali gelerek bir hurma
aldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hurmayı
ağzından alıp çıkardı ve: "Zekat malı bize helal değildir" buyurdu.
Tahric: Ahmed (4/348),
Darimi (1643), Taberani (7/6418,6423) ve Tahavi (2/10).
10815. Yezid b. Hayyan bildiriyor:
Husayn b. Ukbe ile birlikte Zeyd b. Erkam'ın yanına gittik. Husayn ile birlikte
Zeyd'e: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ehl-i beyt'i
kimlerdir? Hanımları Ehl-i beyt'ten değiller mi?" diye sorduğumuzda:
"Hanımları da onun Ehl-i beyt'indendir. Onun Ehl-i beyt'i kendisinden
sonra zekat almaktan mahrum olanlardır" dedi. Husayn ona: "Peki,
onlar kim?" diye sorunca da şöyle dedi: "Bunlar Abbas ailesi, Ali
ailesi, Cafer ailesi ve Akil ailesidir." Husayn:
"Zekat bunlara mı
haramdır?" diye sorunca Zeyd: "Evet" cevabını verdi.
Tahric: Ahmed (4/367),
Müslim (4/1874:36), Nesai (8175), Ya'kılb b. Süfyan, Tarfh'inde (1/536),
İbn Ebi Asım, es-Sünne
(1550), İbn Huzeyme (2357) ve Tahavi, Şerh Müşkili'l-Asar (3474).
10816. Sabit b.
el-Haccac bildiriyor: Bana ulaştığına göre Abdülmuttalib oğullarından iki adam
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) giderek zekat mallarından bir şeyler
istediler. Ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara: "Olmaz!
Ancak yanımda humus mallarından bir şeyler gördüğünüzde gelin vereyim"
buyurdu.
10817. Mücahid der ki:
Muhammed (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ailesine zekat helal olmadığı için Allah
Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara humusun beşte birini tahsis etti.
10818. Ruşeyd b.
Malik'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem):
"Zekat bize helal değildir" buyurmuştur.
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (636), Ahmed (3/489-490), Buhari, Tarihu'l-Kebir (3/1131), Taberani, M.
el-Kebir (5/4632), İbn Ebi Asım (2736) ve Tahavı (2/9-10).
Zekat Memurunun Alacağı
Ücret
10819. Rafi' b. Hadle'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Zekat toplama
görevini hakkaniyetle yerine getiren kimse, evine dönünceye kadar Allah yolunda
savaşan kimse gibidir" buyurmuştur.
Tahric: İbn Ebi Şeybe
Müsned (65), Ahmed (4/143), Ebu Davud (2929), Tirmizi (645), İbn Mace (1809),
İbn Huzeyme (2334) ve Hakim (1/406).
10820. Ebu Musa'nın
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Verilmesi emrolunan zekat malını, tam olarak ve gönlü hoş bir şekilde
istenilen kişiye teslim eden haznedar, zekatı bizzat veren kişi gibidir."
Tahric: Ahmed (4/394),
Buhari (1438), Müslim (2/710:79), Ebu Davud (1681) ve Nesai (2341).
10821. Hasan b. Müslim
el-Mekkı der ki: Ömer b. el-Hattab, Sakıf kabilesinden bir adamı zekat toplama
göreviyle gönderdi. Hz. Ömer, daha sonra bu adamı gördüğünde ona: "Bu
görevinde, Allah yolunda savaşan kişinin sevabı gibi sevabın olduğunu
düşünüyorum" dedi.
10822. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Zekat memuru, verilen zekatı yerli yerine ulaştırdığı zaman
zekatı verenle aynı sevaba sahip olur."
Üzüm, Sebze ve Hurma
Tarlalarından Alınan Vergi
10823. Amr b. Meymun
bildiriyor: Ömer b. el-Hattab, Sevad (Irak) bölgesindeki arazi sahiplerinin her
bir cerib -takribi 1366,5 metrekarelik arazi ölçü birimi- için bir kafiz
-takribi 26 veya 21 kg- ve bir dirhem (gümüş) vergi vermelerini istedi.
10824. Ebu Miclez'in
bildirdiğine göre Hz. Ömer, hurmalık olan arazilerin her bir ceribi için (vergi
olarak) sekiz dirhem verilmesini belirlemiştir.
10825. Ebu Avn Muhammed
b. Ubeydillah es-Se kafi der ki: Ömer b. el-Hattab, Sevad bölgesindeki arazi
sahipleri için vergiyi şöyle belirledi: Mamur ve gelir getiren olsun ya da
başıboş bırakılmış olsun suyun kendisine ulaştığı arazilerin her bir ceribine
vergi olarak bir dirhem ve bir kafiz verilecek. Bahçelerde, bahçenin her bir
ceribine vergi olarak on dirhem ve on kafiz yiyecek verilecek. Üzüm bağlarında,
arazinin her ceribine vergi olarak on dirhem ve on kafiz yiyecek verilecek.
Sebze arazilerinde, arazinin her bir ceribine vergi olarak beş dirhem ve beş
kafiz yiyecek verilecek. Hurma konusunda ise vergi olarak sabit bir şey
belirlememiş bunu arazinin durumuna göre bırakmıştır. insanlardan alınan vergilere
gelince, zengin olan erkeklerden kişi başına kırksekiz dirhem, orta halli
olanlardan kişi başına yirmi dört dirhem, fakir olanlardan da kişi başına oniki
dirhem olarak belirlenmiştir.
10826. Muhammed b.
Ubeydillah: "Ömer b. el-Hattab, Sevad bölgesindeki arazi sahiplerinin
vermeleri gereken vergiyi şöyle belirledi. .. " der ve sonrasında İbn
Müshir'in bir önceki hadisinin aynısını zikreder.
10827. Ebu Miclez der
ki: Ömer b. el-Hattab, Osman b. Huneyf'i (Sevad bölgesindeki) arazileri ölçüp
vergiyi takdir etmesi için gönderdi. Osman da üzüm bağlarının her bir ceribine
vergi olarak on dirhem, hurmalıkların her bir ceribine sekiz dirhem, arpa
arazilerinin her bir ceribine iki dirhem verilmesini takdir etti. Kişilerin
vergisini hesaplarken de bunu, yıllık kişi başı için yirmidört dirhem olarak
belirledi ve kadınlar ile çocukları bu vergiden muaftuttu.
10828. Hakem bildiriyor:
Hz. Ömer, Osman b. Huneyf'i Sevad bölgesindeki arazilerin vergisini almak üzere
gönderdi. Buna göre Osman, mamur ve gelir getiren olsun ya da başıboş
bırakılmış olsun suyun kendisine ulaştığı arazilerin her bir ceribinden vergi
olarak bir dirhem ve bir kafiz buğday veya arpa aldı. Üzüm bağlarının her bir
ceribi için vergi olarak on dirhem, sebze arazilerinin her bir ceribi için de
vergi olarak beş dirhem aldı.
10829. Eban b. Tağlib'in
bir adamdan naklen bildirdiğine göre Hz. Ömer, hurmaların vergisi konusunda
uzun her iki ağaç için bir dirhem alırken Farisı cinsi hurmaların her biri için
de bir dirhem almıştır.
Kendisine Sadaka Verilmesi
Sonucunda Evinde Birçok Sa' Yiyecek Biriken Kişi
10830. Yunus bildiriyor:
Hasan(-ı Basri), kendisine verilen fıtır sadakaları sayesinde yanında birçok
sa' yiyecek biriken kişi hakkında: "Böylesi bir durumda o da başkalarına
verir" demiştir.
10831. Ebu'l-Aliye,
Şa’bi ve İbn Sirin şöyle dediler: "Fıtır sadakasını zenginin de, fakirin
de vermesi gerekir."
10832. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Böylesi bir durumda kişi, hem alır, hem de yanındakinden
başkalarına verir."
10833. İbrahim
(en-Nehai) der ki: "Fıtır sadakası, kendisi sadaka vermek zorunda olan
kimselere verilmez." Zühri ise: "Yüce Allah'ın hakkını ödedikten
sonra (fakir olmasa da) sadaka alabilir" demiştir.
10834. Katade der ki:
"Böylesi bir durumda olan kişi ondan başkasına verir."
Zekatın Yılda Bir Defa
Alınabileceğini Söyleyenler
10835. Zühri der ki: Bu
ümmetin Medine'deki idarecileri Ebu Bekr, Ömer ve Osman'ın, zekatı yılda iki
kere aldıkları yönünde bize herhangi bir bilgi ulaşmış değildir. Kıtlık zamanı
olsun, bolluk zamanı olsun zekatları toplamak için yılda bir defa zekat
memurlarını gönderirlerdi. Zira zekat konusunda Resulullah'ın (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) uygulaması böyle idi.
10836. Süleyman
el-Ahvel'in bildirdiğine göre Tavus şöyle demiştir: "Kişinin yılda iki mahsülü
çıkıyorsa cizyede olduğu gibi ilk mahsülün zekatı alınmaz."
10837. Hasan b. Hasan'ın
annesi Fatıma'dan rivayet ettiğine göre Peygamberimiz (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurmuştur: "Sadaka yılda iki defa alınmaz. ’’
Haşim Oğullarının Zekat
Almasına Ruhsat
10838. Ebu Cafer der ki:
"Haşim oğullarının kendi aralarında birbirlerine sadaka vermesinde bir
sakınca yoktur.’’
Zekatın Fakirlere ve
Muhacirlere Verileceğini Söyleyen
10839. İbrahim
(en-Nehai) şöyle demiştir: "Zekatlar, sadece fakirlere ve Muhacirlere
verilir, denilirdi.''
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Anne Karnında Bulunan
Çocuk Adına Fıtır Sadakası Vermek