|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Cenazeler |
Yüksek Ateş ve
Hastalığın Sevabı Hakkında Söylenenler
10905. İbn Mes’ud
anlatıyor: Ben, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastalığında vücudu
ateşli bir hastalıktan dolayı acılar içindeyken huzuruna vardım. Ona dokunarak:
"Ya Resulallah! Senin gerçekten ateşin çok fazla!" dedim. Bunun
üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Evet. Muhakkak ki ben
sizden iki kişinin acı çekmesi gibi acı çekerim" buyurdu. Ben: "Çünkü
size iki kat ecir var!" dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurdu: "Evet, canım elinde olan (Allah)'a yemin ederim
ki yeryüzünde bulunan herhangi bir Müslümanın başına bir eziyet veya daha küçüğü
gelirse, kuşkusuz ağacın yapraklarını düşürdüğü gibi, Allah o Müslümanın
günahlarını döker."
Tahric: İbn Ebi Şeybe,
Müsned'inde (263), Ahmed (1/381, 441; 455), Darimi (2771), Buhari (5647),
Müslim (4/1991; 45'ten sonra), Nesai (7483, 7503) ve İbn Hibban (2937).
10906. Hz. Aişe'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Mümine bir diken batar ya da daha büyük bir eziyet isabet ederse, hiç
şüphesiz Allah bu sebeple onun bir derecesini yükseltir ya da bir günahını
düşürür."
Tahric: Tayalisi (1380),
Ahmed (6/42-43), İbn Raheveyh (1548, 1549), Müslim (4/1991; 47), Tirmizi (965)
ve Nesai (7488).
10907. Ebu Salih
el-Eş'arı anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ebu Hureyre ile
beraber sıtma hastalığına tutulan bir adamı ziyaret etti. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) hastaya şöyle buyurdu: "Sana müjdeler olsun!
Hiç şüphesiz Allah şöyle buyurmuştur: "Bu (humma), benim ateşimdir, bunu
ahiretteki ateşten payına karşılık dünyada mümin kuluma musallat kılarım.''
Tahric: Ahmed (2/440),
Tirmizi (2088), İbn Mace (3470), İbnü's-Sünni, Amelu'l- Yevm ve'l-Leyle (541),
Hakim (1/345), Beyhaki (3/382) ve İbn Asakir (66/296-297).
10908. Ebu Hureyre
anlatıyor: "Kim kötü bir iş yaparsa, onunla cezalandırılır" (Nisa
Sur. 123) mealindeki ayet nazil olunca bu, Müslümanlara çok ağır geldi, çok
tesir etti. Bu durumu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şikayet
ettiklerinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Orta
yollu olun, doğruyu arayın; Müslümanın ayağına çarpıp kanatan taştan tutun da
ayağına batan diken e kadar her bir musibet (günahlarına) kefarettir.''
Tahric: Humeydi (1148),
Ahmed (2/248), Müslim (4/1993:2754), Tirmizi (3038) ve Nesai (11122).
10909. Abdullah b.
Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Bedeninde bir belaya maruz kalan hiçbir Müslüman yoktur ki
Allah hafaza meleklerine şöyle buyurmuş olmasın: "Benim (hastalık) bağımla
bağlı kaldığı sürece kuluma sağlıklı iken yapmakta olduğu amelleri(n sevabını)
yazıno''
Tahric: Ahmed (2/159,
194), Darimi (2770), Buhari, el-Edebü'l-Müfred (500) ve Hakim (1/348).
10910. Ebu Musa'nın
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Hastalanan ya da sefere çıkan kimseye Allah, sağlıklı ve mukim iken
işlemekte olduğu amelleri(n sevabını) yazar."
Tahric: Ahmed (4/410,
418), Buhari: (2996) ve Ebu Davud (3084).
10911. Ata b. Yesar'ın
bildirdiğine göre Ebu Hureyre ve Ebu Said Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurduğunu işitmişlerdir: "Mü'mine isabet eden devamlı
elem, yorgunluk, hastalık, üzüntü ve kendisini üzecek aklından geçen herhangi
bir şeyden dolayı Allah, onun bir kısım günahlarını örter.''
Tahric: Ahmed (2/3031
335; 3/181 24, 48, 611 81), Buhari (5641, 5642), Müslim (4/1992:52) ve Tirmizi:
(966).
10912. iyaz b. Gutayf
anlatıyor: Ebu Ubeyde b. el-Cerrah hastalandığında ziyaretine gittik. Bir de baktık
ki yüzü, duvarın üzerinden bir parça (gibi bembeyaz) kesilmiş. Hanımı başında
oturuyordu. Ben: "Ebu Ubeyde nasıl geceledi?" diye hanımına sordum.
Şöyle dedi: "Ecir ve mükafatla geceledi.'' Ebu Ubeyde bunu duyunca yüzüyle
bize dönerek şöyle dedi: "Ben ecirle gecelemedim. Allah kimin bedenine bir
hastalık verirse bu onun için günahlarının bağışlanması demektir.''
10913. iyaz b. Gutayf,
yukarıdaki hadisin benzerini Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) merfu
olarak rivayet etmiştir.
10914. Muaviye
bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
işittim: "Müminin bedenine isabet eden ve kendisine eziyet veren hiçbir
şey yoktur ki bu sebeple günahlarından bir kısmı bağışlanmış olmasın."
Tahric: Ahmed (4/98),
Abd b. Humeyd (415), Hakim (1/347), Taberani, M. el-Kebir (19/842) ve Taberani,
M. el-Evsat (5843).
10915. Ebu Hureyre
anlatıyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) huzurunda hummadan
bahsedildi. Bir adam bu hastalığa sövünce Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) adama şöyle buyurdu: "Ona sövme. Çünkü humma (yüksek ateş), ateşin
demirin pasını söküp attığı gibi günahları söküp atar."
Tahric: Müslim
(4/1993:53) ve İbn Mace (3469).
10916. Ebu Hureyre'den
rivayetle Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Mümin erkek ve kadında musibet bulunmaya devam eder. Nihayet üzerinde
hiçbir günah olmadığı halde Allah'a kavuşur.''
Tahric: Buhari,
el-Edebü'l-Müfred (494) ve Hakim (1/346).
10917. Ata b. Yesar'ın
merfu olarak bildirdiği hadiste Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Kul hastandığında Allah, Kiramen Katibin meleklerine şöyle
buyurur: "İyileşinceye ya da ruhunu kabzedinceye kadar kulumun (sağlıklı
iken) yapmakta olduğu amellerin aynısını ona yazın."
10918. Said b. Mevheb
anlatıyor: Selman'la beraber Kinde'deki hasta olan arkadaşına ziyarete gittik.
Selman: "Allah mümin bir kuluna musibet verir, sonra afiyet verir. Bu,
günahlarına kefaret olur. Geri kalan amellerinde hoşnut edilir. Allah facire de
musibet verir, sonra afiyet verir, sahiplerinin ayaklarını bağladığı deve gibi
olur; niçin bağladıkları bilinmez. Sonra serbest bırakırlar; niçin serbest
bıraktıkları bilinmez" dedi.
10919. Selman
bildiriyor: "Kul hastalandığında melek şöyle der: "Ey Rabbim, kulunu
şu. imtihana tabi tuttun.'' Bunun üzerine Allah şöyle buyurur: "İpimle
bağlı olduğu sürece ona, (sıhhatli iken) yapmakta olduğu amellerin aynısını
yazın.''
10920. Muaz şöyle
demiştir: "Allah kulunu hastalıkla imtihan ettiği zaman sol taraftaki meleğe:
''(Kalemini) kaldır'', sağ taraftaki meleğe: ''Kulumun yapmakta olduğu amelleri
yaz'' buyurur."
Tahric: Beyhaki,
Şuabu'l-İman (9947=9474).
10921. Hz. Aişe şöyle
demiştir: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
işittim: "Hiçbir Müslüman yoktur ki kendisine bir diken batmış ya da daha
büyük bir eziyet isabet etmiş olsun ve bu sebeple Allah onun derecesini
yükseltmiş ya da bir günahını düşürmüş olmasın.''
Tahric: Ahmed (6/42, 43,
75, 88, 120, 173, 257), Buhari (5640), Müslim (4/1991:46-51), Tirmizi (965) ve
İbn Hibban (2906). Hadis 1906'da geçti.
10922. Ebu Hureyre diyor
ki: if Bana isabet eden hiçbir acı, hummadan (yüksek ateşten) daha sevimli
değildir. Çünkü humma, Ademoğlunun bütün mafsallarına girer ve Allah her mafsala
mükafattan bir pay verir.''
10923. Salim anlatıyor:
Ebu'd-Derda bir gün bir adam gördü. Adamın sağlamlığına hayret etti. Adama: if
Hiç hummaya (yüksek ateşe) tutuldun mu, hiç baş ağrısı çektin mi?" diye
sordu. Adam if Hayır" deyince Ebu'd-Derda şöyle dedi: "Ne büyük bir
sıkıntı! Günahıyla ölecek."
10924. Rebi' b. Umeyle
anlatıyor: Ammar'ın yanında bir bedevi vardı. Ağrıdan bahsediyorlardı. Bunun
üzerine Ammar: if Hiç rahatsızlandın mı?" diye adama sordu. Adam:
"Hayır" deyince Ammar şöyle dedi: if Sen bizden değilsin. Ağaç
yapraklarını düşürdüğü gibi musibete maruz kalan her kulun da günahları
düşürülür. Kafir de musibete maruz kalır. Onun meseli deveye benzer. Ayakları
bağlanır, niçin bağlandığını bilmez; serbest bırakılır, niçin serbest
bırakıldığını bilmez,"
10925. Asım anlatıyor:
Ebu'l-Aliye, Nadr b. Enes hastalandığında ziyaretine gitti.
Şöyle dedi: if Elli
seneden beri şöyle konuşurduk: Hastalanan hiçbir kul yoktur ki hastalığından
kalktığında anasından doğduğu gündeki gibi (günahsız) olmuş olmasın. Elli
seneden beri şöyle konuşurduk: Hastalanan hiçbir kul yoktur ki Allah iki katip
meleğine ''Kulumun sağlıklı iken yapmakta olduğu amelleri yazın'' buyurmuş
olmasın."
10926. İbn Mes’ud şöyle
demiştir: "Ağrı ve sızıdan sebep sevap yazılmaz. Ancak, bu sebeple
günahlar bağışlanır."
10927. Ebu'd-Derda şöyle
dedi: "Hastalandığım gecede beni (hastalığın sevindirdiği kadar) kırmızı
develer bile sevindirmez."
10928. Ebu Kılabe şöyle
demiştir: "Kişi, salih amel üzere iken hastalandığında sağlığında yapmakta
olduğu ameller onun için yazılmaya devam eder."
10929. ikrime diyor ki:
"Kişi hastalandığında yapmakta olduğu amellerı her gün onun için (Allahla)
yükseltilir."
10930. Müslim b. Yesar
şöyle demiştir: "Kul hastalandığında, sağlığında yapmakta olduğu amellerin
en güzeli onun için yazılmaya devam eder."
10931. (Zeynelabidın)
Ali b. Hüseyn dedi ki: "Bir beden hastalanmadığında şımarır. Şımaran bir
bedende asla hayır yoktur."
10932. Hz. Aişe şöyle
demiştir: "Kendisine bir diken batan ya da daha büyük bir musibete maruz
kalan hiç kimse yoktur ki Allah bu sebeple kendisinin günahlarını bağışlamış
olmasın,"
10933. Said anlatıyor:
Ben: "Ya Resulallah! insanların hangisi en şiddetli musibete maruz
kalır?" diye sordum. Şöyle buyurdu: "Peygamberler, sonra insanlardan
(peygamberlere) en çok benzeyenler. Kulda musibet bulunmaya devam eder. Nihayet
üzerinde hiçbir günah olmadığı halde Allah'a kavuşur."
Tahric: Tayalisı (215),
Ahmed (1/172-174, 180), Darimi (2783), Tirmizi (2398), Nesai (7481), İbn Mace
(4023), Bezzar (1155), İbn Hibban (2900, 2921) ve Hakim (1/41),
10934. Mesruk diyor ki:
"Musibete maruz kalanlar kıyamet gününde isterler ki, etleri dünyada
makaslarla kesilmiş olsaydı (da üzerlerinde hiçbir günah kalmasaydı),"
10935, Mücahid şöyle
demiştir: "Hastanın her şeyi yazılır, hastalığındaki inlemeleri
bile."
10936. Ebu Rebia
bildiriyor: Enes b. Malik'in şöyle dediğini işittim: Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Allah bir Müslümanın bedenine
hastalık verdiğinde meleğe ''Onun (sıhhatliyken) işlemekte olduğu salih
amelleri yaz'' buyurur. Eğer ona şifa verirse onu (günahlarından) yıkar ve
temizler. Ruhunu kabzederse onu mağfiret eder ve ona rahmet eder. ''
Tahric: Ahmed (3/148), Buhari,
el-Edebü'l-Müfred (501) ve Ebu Ya 'la (4218=4233,4220=4235),
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Hasta Ziyareti Ve
Cenazeye İştirak