|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Cenazeler |
Cenazeyi (insanlara)
Bildirmeyi Kerih Görenler
11317. Huzeyfe der ki:
"Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ölüm haberi vermeyi (insanlara cenazede
bulunmaları için ''Falan kişi ölmüştür'' diye abartılı çağrı yapılmasını)
yasaklamıştır."
Tahric: Ahmed (5/385), Tirmizi (986), İbn Mace (1476) ve Beyhaki (4/74).
11318. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Ölüm haberi vermek Cahiliye
işidir."
Tahric: Tirmizi (985).
11319. Rebi' b. Huseym: "Beni(m
öldüğümü) kimseye bildirmeyin. Beni gizlice defnederek Rabbime gönderin"
diye vasiyette bulunmuştur.
11320. Zibirkan bildiriyor: Ebu Vail'in, ölürken şöyle dediğini duydum:
"Öldüğümde ölümümü kimseye
bildirmeyin."
11321. Ebu ishak diyor ki: "Ebu Meysere kardeşine ''Öldüğü mü kimseye bildirme'' diye
vasiyette bulumuştur."
Ebu ishak ekledi: "Aikame de Esved'e bu şekilde vasiyet etmiştir."
11322. İbrahim'in
bildirdiğine göre Alkame şöyle vasiyet etmiştir:
"Öldüğümü kimseve bildirmeyin. Çünkü ben ölüm
haberi verilmesinin Cahiliye işinden olmasından korkuyorum."
11323. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Dört kişi olduğunuzda (başka) kimseye
bildirmeyin."
11324. Ebu Cafer'in bildirdiğine göre Ali b. Hüseyn:
"Öldüğümü kimseye haber vermeyin" diye vasiyette bulunmuştur
.
11325. Muhammed'in
bildirdiğine göre Abdullah b. Ömer, bir yakını öldüğünde (cenazesini kaldırmak
için) insanların gafil olduğu vakti kollardı.
11326. Süveyd b. Gafele diyor ki:
"Öldüğümde ölümümü kimseye bildirmeyin."
11327. Mutarrif (b. Abdillah) der ki:
"(enazemi kimseye haber vermeyin."
11328. Ebu Cemre, babasından şu sözünü bildiriyor: "Cenazemi
mescidimin ahalisine haber vermeyin."
Cenazeyi Bildirmeye
Ruhsat Verenler
11329. Yezid b. Sabit anlatıyor: Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ile beraber dışarı çıktık. BakI' mezarlığına gelince
yeni bir kabir gördük. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kim
olduğunu sordu. "Falan kadın" dediler. Resulullah
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
kadını tanıdı. "Bana öldüğünü haber verseydiniz ya!?" buyurdu.
insanlar: "Sen kaylule (öğleden önceki gündüz)
uykusunda olduğun için sana bildirmeyi hoş karşılamadık" dediler. Bunun
üzerine Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Bunu bir daha yapmayın. Ben,
sizin aranızda olduğum halde sizden birinin ölüp de bana haber vermediğinizi
asla bilmeyeyim. Çünkü benim onun üzerine namaz kılmam, onun için bir
rahmettir" buyurdu.
Tahric: İbn Ebi
Şeybe, Müsned (707), Ahmed (4/388), Buhari, et-Tar'ihu's-Sağ'ir (1/42), Nesai (2149), Taberani (22/627,
628), İbn Mace (1528), İbn Hibban (3083, 3087), Hakim
(3/591) ve Beyhaki (4/35).
11330. İbn Avn'ın bildirdiğine göre
Muhammed (b. Sirin), kişinin yakın dostunun ve arkadaşının
ölüm haberini insanlara bildirmesinde bir sakınca görmemiştir.
11331. Abdullah b. Urve'den rivayet edilir: Ebu Hureyre cenazeyi insanlara bildirir, mescide giderek şöyle
derdi: "Allah'ın kulu davet edildi, o da icabet etti. Allah'ın kadın kulu
davet edildi, icabet etti." Ebu Hureyre ile beraber insanlardan azı ayağa kalkardı.
11332. Ebu Hayyan, babasından
bildiriyor: Amr b. Meymun, Rebi' b. Huseym'in arkadaşıydı.
Re bı' ağırlaşınca Amr, Rebi'nin ümmü veledine
(cariyesine):
"Öldüğünde bana bildir"
dedi. Bunun üzerine Rebi'nin ümmü
veledi şöyle dedi:
"Ama o bana şöyle
demişti: "Öldüğümde bunu kimseye haber verme. Beni gizlice defnederek
Rabbime gönderin." Ravi devamla şöyle anlattı:
Bunun üzerine Amr, Benu
Sevr'in dükkanlarının üzerinde geceden sabaha kadar bekledi ve Rebi'in (vefatına şahit oldu. Böylelikle) cenazesinde
bulundu.
11333. Hammad'ın bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai),
kişinun arkadaşının öldüğünü haber vermesinde bir
sakınca görmez ve şöyle derdi: "Onlar (Ashab ve Tabiun), Cahiliye halkının yaptığı gibi ölüm haberi
verilmesini hoş karşılamazlardı. Onların ölüm haberi vermeleri: ''Falan kişinin
öldüğünü haber veriyorum'' şeklinde idi."
11334. Nu'man bildiriyor: Hz. Ali bir cenazeye çağırıldığı zaman
şöyle derdi: "Bizler namazını kılmaya hazım. Mamafih kişi üzerine sadece
ameli namaz kılar."
11335. Sehl anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
Medine ahalisinden hasta fakirlerin ziyaretinde bulunur, öldüklerinde
cenazelerine katılırdı, Avali ahalisinden bir kadın vefat etmişti. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Cenazesi hazır olduğunda bana haber
verin" diye emir buyurdu. Bunu haber vermek için Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem)
yanına vardıklarında uyuduğunu gördüler. Gecenin bir bölümü geçmişti. Onu
uyandırmayı hoş karşılamadılar. Gecenin karanlığının ve yerdeki haşeratın ona zarar vermesinden çekindiler. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sabahlayınca kadının durumunu sordu. Şöyle dediler:
"Ya Resulallah! Bildirmek için sana geldik; ama
senin uyuduğunu gördük. Gecenin karanlığından ve yerdeki haşerelerin sana zarar
vermesinden çekindik. Bu yüzden biz de cenazeyi defnettik." Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kadının kabrine kadar yürüdü ve dört tekbir
getirerek kadının cenaze namazını kıldı.
Tahric: İbn Ebi
Şeybe, Müsned'inde (58);
ayrıca Müsned için bak: el-Metalibu'l-Aliye
(1/878), Tahavi (1/494), Taberani,
el-Kebir (6/5586) ve Hakim (2/466).
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Cenazeyi Takip:
Önünde, Arkasında, Binekli ve...