m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Yeminler Adaklar Keffaretler

 

Yemini Bozup Kefaretini Ödemek

 

12434. Adiy b. Hatim'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kim bir şey üzerine yemin ettikten sonra ondan daha hayırlısını görse yeminini terk etsin ve daha hayırlı olanı yapsın. Yemininin kefaretini ödesin."

 

Tahric: Tayalisi (1028, 1029), Ahmed (4/256-259,378), Müslim (3/1272:15-18), Nesai (4728-9) ve İbn Mace (2108),

 

 

 

12435. Abdurrahman b. Semure'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Bir şey üzerine yemin ettiğinde daha hayırlısını görürsen daha hayırlı olanı yap ve yemininin kefaretini öde.''

 

Tahric: Ahmed (5/61, 62, 63), Darimi (2346), Buhari (6622), Müslim, (3/1273:19), Ebu Davud (3271,3272), Tirmizi (1529) ve Nesai (4724-4726),

 

 

 

12436. Uzeyne'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Kim bir şey üzerine yemin ettikten sonra ondan daha hayırlısını görse daha hayırlı olanı yapsın ve yemininin kefaretini ödesin. ''

 

Tahric: Tayalisi (1370) ve Taberani (1/873),

 

 

 

12437. Hz. Aişe anlatıyor: Ebu Bekr bir şey hakkında yemin edip de yeminini bozmazdı. Yemin kefareti ayeti nazil olunca şöyle dedi: "Bir şeye yemin edip de ondan daha hayırlısını gördüğümde mutlaka daha hayırlı olanı yapar, yeminimin kefaretini öderim.''

 

12438. Kasım anlatıyor: Hz. Ebu Bekr, bir şeye yemin ettiğinde yeminini bozmazdı. "Allah, sizi kasıtsız yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz, fakat sizi kalplerinizin kazandığı (bile bile yaptığınız) yeminlerden sorumlu tutar" (Bakara Sur. 122) ayeti nazil olunca artık bir şeye yemin edip de daha hayırlısını gördüğünde daha hayırlı olanı yapmaya ve yemininin kefaretini ödemeye başladı.

 

12439. İbn Sirin bildiriyor: Onlar (Ashab ve Tabiun) şöyle derlerdi: "Kim bir şey üzerine yemin ettikten sonra ondan daha hayırlısını görse yeminini terk etsin ve daha hayırlı olanı yapsın ve yaptığı yemininin kefaretini ödesin."

 

12440. İbn Cüreyc diyor ki: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Bir şeye yemin ettim. Yemin ettiğim şeyden daha hayırlı olan şeyler var. Yeminimi terk edip kefaret ödeyeyim mi?'' diye sordum. "Evet'' dedi.

 

12241. Hz. Ömer der ki: ''Kim bir şey üzerine yemin ettikten sonra ondan daha hayırlısını görse daha hayırlı olanı yapsın ve yaptığı yemininin kefaretini ödesin.''

 

12242. Asım b. el-Münzir anlatıyor: Ubeyd b. Umeyr'e teyzesinin yanına gitmemeye yemin eden adamın durumunu sordum. "Yanına gitsin ve ettiği yemininin kefaretini de ödesin.''

 

12243. Mesruk anlatıyor: Abdullah (b. Mes’ud)'a yanında olduğumuz bir sırada deve memesi getirildi. Bir adam cemaatten ayrılarak bir köşeye çekildi. Abdullah ona: "Buyur yemeğe'' deyince adam ona: "Ben deve memesi yememeye yemin ettim'' dedi. Bunun üzerine Abdullah adama: "Yaklaş ve ye!'' dedi.

 

12444. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer yeminini bozmadan önce kefaretini öderdi.

 

 

 

Yemini Bozmadan Önce Kefareti Ödemeye Ruhsat Verenler

 

12445. İbn Sirin'in bildirdiğine göre Mesleme b. Muhalled ile Selman, yemini bozmadan önce kefaretinin ödenmesini caiz görürdü.

 

12446. İbn Sirin'in bildirdiğine göre Ebu'd-Derda, bir köleyi çağırarak onu azat etti. Daha sonra yeminini bozdu ve üzerine yemin ettiği şeyi yaptı.

 

12447. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), yeminini bozmadan önce kefaret öderdi.

 

12448. Eş'as'ın bildirdiğine göre İbn Sirin, yeminini bozmadan önce kefaret öderdi.

 

12449. İbn Avn diyor ki: "Muhammed (b. Sirin) yeminini bozmadan önce kefaret öderdi." Hasan ise şöyle derdi: "Önce yeminini bozar, sonra kefaretini öder."

 

12450. İbn Cüreyc bildiriyor: Abdullah b. Kesır bir adamın Cabir b. Zeyd'e "Bir şeye yemin ettim. Yemin ettiğim şeyden daha hayırlısı var" diyerek ne yapması gerektiğini sorunca; "Yemininin kefaretini ver. Sence daha hayırlı olana yönel" karşılığını verdi.

 

 

 

Kefareti Gerekmeyen Yeminler ve Bu Konuda Sahabenin ihtilafı

 

12451. Ebu Malik diyor ki: "Kefareti gerekmeyen yemin şudur: "Adam kasten yalan bir şeye yemin eder. Bunun hesabı Allah'a kalmıştır. Dilerse ona azap eder, dilerse mağfiret eder."

 

12452. Hakem ile Hammad, kasden bir şeye yemin eden adam hakkında şöyle dediler: "Bunun kefareti yoktur." Hakem der ki: "Kefaret hayırlı olan şeydir."

 

12453. İbrahim(-i Nehai), bir şeyin yanında olup olmadığını bilmeden var olduğuna dair yemin eden, sonrasında var olduğunu öğrenen adam hakkında der ki: "Yemininin kefaretini öder." Ata (b. Ebi Rabah) ile Hakem (b. Uteybe) kefaret gerektirmeyen yemin hakkında "Kefaret öde" demişlerdir.

 

12454. İbrahim(-i Nehai) der ki: Yeminler dört türlüdür: iki yeminin kefareti ödenir. Diğer iki yeminin ödenmez. "Vallahi yapmayacağım" ve "Vallahi yapacağım" sözleri (yerine getirilmediğinde) kefaret gerektiren yeminlerdir. "Vallahi yapmadım" ve "Vallahi yaptım" sözleri için kefaret gerekmez."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

''Kasem, Kefareti Ödenmesi Gereken Bir Yemindir'' Diyenler