m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Hac Menasiki

 

ihramlının Öldürebileceği Şeyler

 

15048. İbn Ömer'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "Beş tür hayvan vardır ki, onları öldürene bir günah yoktur: Fare, akrep, karga, çaylak ve kuduz köpek."

 

Tahric: Buhari (1826, 3315), Müslim (2/859: 72, 76-78), Nesai (3811, 3813, 3815-3817) ve İbn Mace (3088).

 

 

 

15049. Zeyd b. Cabir anlatıyor: Bir adam İbn Ömer'e: "ihramlı olan kimse hangi hayvanları öldürebilir?" diye sordu. İbn Ömer şöyle cevap verdi: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hanımlarından biri, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) fare, akrep, karga, çaylak ve kuduz köpeğin öldürülmesini emrettiğini bana bildirdi.''

 

Tahric: Ahmed (6/285, 336, 380), Buhari (1827) ve Müslim (2/858:74-75). Hadisin bir bölümü 15981'de gelecek.

 

 

 

15050. Said b. el-Müseyyeb der ki: ''İhramlının öldürebileceği beş hayvan vardır: Akrep, yılan, kurt, karga ve köpek.''

 

15051. İbn Abbas der ki: "Engerek yılanının öldürülmesinde ve çaylağa taş atılmasında bir sakınca yoktur."

 

Ebu Abdirrahman der ki: "Başka bir yerde (Minkar yerine) Bişr Ebi Beşame şeklinde ve ayrıca "Yani ihramlının (bunları öldürmesinde bir sakınca yoktur)" ziyadesiyle gördüm.

 

15052. Hammad bildiriyor: İbrahim'e: "ihramlı fare öldürebilir mi?" diye sordum. "Hayır" dedi.

 

15053. Kasım der ki: "ihramlının minik yaramazı (yani fareyi) öldürmesinde bir sakınca yoktur."

 

15054. Mücahid ve İbrahim(-i Nehai) şöyle demişlerdir: "ihramlı sadece kendisine saldıran hayvanları öldürebilir."

 

15055. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Sana saldıran her hayvanı ihramlı olduğun halde (bile olsan) öldür."

 

15056. Tarık b. Şihab der ki: ihramlı olduğum halde yılanların yanından geçtim.

Yanımda olan sopayla onları öldürdüm. Hz. Ömer'in yanına gidince yılanların öldürülmesi meselesini ona sordum. "Onları öldür; çünkü onlar düşmandır" dedi.

 

15057. İbn Ömer anlatıyor: (Babam) Ömer'e, ihramlı olan kişinin yılanı öldürmesinin hükmü sorulunca: "Onları öldürün" dedi.

 

15058. Nati' anlatıyor: ihramlı olduğumuz halde İbn Ömer ile beraberdik.

Derken bir yılan gördük. (Oğlu) Salim bizi geçerek yılanı öldürdü.

 

15059. Mücahid'in bildirdiğine göre Hz. Ali, sırtlan hakkında der ki: "Sırtlan ihramlıya saldırırsa onu öldürsün. Kendisine saldırmaksızın onu öldürürse müsinne olan (kesici dişleri çıkmış ve üç yaşından gün almış) bir koyun (kurban etmesi) gerekir."

 

15060. İbn Ebi Nu'm anlatıyor: Ebu Said der ki: "ihramlı; yılan, akrep, saldırgan hayvan, kuduz, saldırgan köpek ve minik yaramaz olan fareyi öldürebilir." Ona:

"Fareye neden minik yaramaz deniyor?" diye sorulunca şöyle dedi: "Çünkü Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir gece onun sebebiyle uykusundan uyandı. Farenin taşıdığı tutuşmuş fitille neredeyse ev yanıyordu.

 

Tahric: Ahmed (3/3; 79-80), Ebu Davud (1844), Tirmizi (838) ve İbn Mace (3089). 

 

 

 

15061. İbrahim-(i Nehai) der ki: ''ihramlı, fare ve saksağanı öldürebilir."

 

15062. Hz. Aişe'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: "İhramlı; fare, akrep, çaylak, karga ve kuduz köpeği öldürsün.''

 

Tahric: Ahmed (6/231), Buhari (1829, 3314), Müslim (2/757: 68-70), Tirmizi (837) ve Nesai (3864, 3870, 3871, 3873, 3874).

 

 

 

15063. Said b. el-Müseyyeb kanalıyla Hz. Aişe'den Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yukarıdaki hadisinin aynısı "Yılanı da öldürsün" ziyadesiyle nakledilmiştir.

 

Tahric: Tayalisi (1521), Ahmed (6/97-98, 203), Müslim (2/856:67), Nesai (3812, 3865), İbn Mace (3087), İbn Huzeyme (2669), Tahavi (2/166) ve Beyhaki (5/209).

 

 

 

15064. Kasım'ın bildirdiğine göre Hz. Aişe şöyle demiştir: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu işittim: "Beş hayvan vardır ki bunlar fasıktır. Bunları Harem'de (bile olsanız) öldürün: Çaylak, karga, köpek, fare ve akrep."

 

Tahric: İbnü'l-Mübarek (204), Ahmed (6/209, 238), Müslim (2/856:66), İbn Mace (3249) ve Beyhaki (9/316).

 

 

 

15065. Kasım diyor ki: İbn Ömer'in şöyle dediğini işittim: "ihramlı olduğunuz halde -yukarıda sayılan- bu hayvanları öldürmenizde size bir günah yoktur.''

 

15066. Süveyd b. Gafele der ki: "Hz. Ömer bize ihramlı olduğumuz halde arı ve yılanı öldürmemizi emretti.''

 

 

 

"Hacca Niyetlendiğinde Hiçbir Şey Söyleme" Diyenler

 

15067. Tavus der ki: "Hac ya da umre diye isim vermemende bir sakınca yoktur. (Kalbin ile) niyet etmen sana yeter."

 

15068. İbrahim-(i Nehai) der ki: "ihrama girmeyi istediğinde hiçbir şey deme.

Yükümlü olduğun şey, niyetini bağladığın hac ya da umredir."

 

15069. İbn Ömer der ki: "Hac ya da umre ihramına girmek istediğinde (içinden) niyet etmen sana yeter."

 

15070. Said anlatıyor: Abdullah b. Mes’ud'un öğrencilerinden bir grupla beraber haccettim. Hac için yola çıkıncaya kadar hiçbir şey dediklerini işitmedim.

 

15071. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramlıya niyet yeterlidir."

 

15072. Eş'as bildiriyor: Hac ya da umreye niyet ettiği halde hiç birini sözle ifade etmeyen adamın durumu Hasan'a sorulunca: "O niyet etmemiştir" dedi. Hasan, niyetin (dil ile) söylenmesini emrederdi.

 

15073. Said b. Cübeyr der ki: ''ihrama giren kişinin (içinden) niyet etmesi yeterli olur."

 

15074. İbrahim-(i Nehai) der ki: "ihrama giren kişinin niyet etmesi yeterli olur."

 

 

 

Elbiselerini Yıkayan ihramlı Hakkında

 

15075. Leys'in bildirdiğine göre Mücahid ve Şehr (b. Havşeb) şöyle demişlerdir: "ihramlının elbiselerini yıkamasında ve bunların yıkanmasını emretmesinde bir sakınca yoktur." Ayrıca bu ikisi, ihramlının kendi elbiselerini yıkamasını mekruh sayarlardı.

 

15076. İbn Abbas der ki: "ihramlının yıkanmasında ve elbiselerini yıkamasında bir sakınca yoktur."

 

15077. İbrahim-(i Nehai) der ki: "ihramlının cünüp olmaksızın yıkanmasında ve elbiselerini yıkamasında bir sakınca yoktur."

 

15078. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "ihramlının elbiselerini yıkamasında bir sakınca yoktur."

 

15079. İbn Ömer der ki: "Allah'ın senin kirinle bir işi yoktur."

 

15080. Cabir der ki: "ihramlının yıkanmasında ve elbiselerini yıkamasında bir sakınca yoktur."

 

15081. Abdülmelik bildiriyor: Ata'ya "ihramlı elbiselerini yıkayabilir mi?" diye sorulunca: "Evet" dedi.

 

 

 

ihramlı Erkek ve Kadının Sürme Çekmesi Hakkında

 

15082. İbn Ömer der ki: "ihramlı, içinde güzel koku bulunmadığı sürece dilediği sürmeyi gözlerine çekebilir."

 

15083. Talha'nın kızı Aişe'nin bildirdiğine göre müminlerin annesi Hz. Aişe, ihramlı kadının sürme taşıyla sürme çekmesini mekruh görmüştür.

 

15084. İbn Abbas der ki: "ihramlının gözü ağrıdığında gözüne sürme çeksin, ama içinde güzel ko ku bulunan sürme çekmesin."

 

15085. Mansur anlatıyor: Mücahid'e: "ihramlı kadın sürme taşı ile gözüne sürme çekebilir mi?" diye sordum. "Hayır" dedi. Ben: "Ama içinde güzel koku yok ki?" deyince: "içinde süs (maddesi) var" dedi.

 

15086. Cabir b. Zeyd der ki: "ihramlı kadın, doğu ya da batıda giyilen kıyafetlerden dilediği tür elbiseyi giyebilir, ama sürme taşını gözlerine çekemez."

 

15087. Muhammed b. Abdilaziz anlatıyor: Cabir b. Zeyd'e: "ihramlı kadın gözlerine sürme çekebilir mi?" diye sordum. Bunu hoş karşılamadı.

 

15088. Katade anlatıyor: Bir kadın Abdurrahman b. Ebi Bekr ve İbn Ömer'e gözlerine sürme çeken bir kadının durumunu sordu. Abdurrahman b. Ebi Bekr kadına (kefaret olarak) kurban kesmesini emretti.

 

15089. Mücahid der ki: "Sürme, sadece göz ağrısından dolayı çekilir. içinde güzel koku bulunan sürme göze çekilemez."

 

 

 

Mikat Yerine Baygın Bir Halde Ulaşan Kimse Hakkında

 

15090. Muğire'nin bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), mikat yerine baygın bir halde ulaşan adam hakkında: "Onun adına telbiye getirilir" dedi.

 

15091. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Baygın kişi adına telbiye getirilir."

 

 

 

Yanında Av Hayvanı Bulunduğu Halde ihrama Giren Adam Hakkında

 

15092. Mücahid'in bildirdiğine göre Hz. Ali, ihramlı oldukları halde arkadaşlarından birinde, evcil av hayvanı gördü. Hayvanı salıvermelerini emretmedi.

 

15093. Mücahid der ki: "Beraberinde av hayvanı olduğu halde ihrama girdiğinde onu serbest bırak."

 

15094. Abdullah b. el-Haris der ki: "Haccedeceğimizde ailelerimizin yanında av hayvanlarından bir miktar bırakır, onları serbest bırakmazdık."

 

15095. Hafs anlatıyor: İbn Cüreyc'e: "Ata (b. Ebi Rabah), ihramlının konakladığı yerde av hayvanı bırakarak çıkması ve av hayvanının başına bir şey gelmesi hakkında ne derdi?" diye sordum. "Av hayvanını(n bedelini) öder" dedi.

 

15096. İbn Abbas der ki: "Elinde av hayvanı olduğu halde ihrama girdiğinde onun serbest bırak."

 

15097. İbrahim-(i Nehai) der ki: "Kişi elinde kuş olduğu halde ihrama girdiğinde onu serbest bırakır."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Hacceden Çocuk, Köle ve Bedevi Hakkında