|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Nikah |
Bir Adamın Karısını
Boşaması ve Başka Bir Adamın O Kadını ilk Kocasına Helal Kılmak için Onunla
Evlenmesi (Hulle Meselesi)
17363. Hz. Ömer der ki:
"Bana getirilen her hulleciyi ve kendisi için hulle yapılan her adamı
recmederim."
17364. İbn Ömer der ki:
"Allah hulleciye, kendisi için hulle yapılan adama ve hulleye mahal olan
kadına lanet etmiştir.''
17365. Abdülmelik b.
el-Muğire b. Nevfel anlatıyor: İbn Ömer'e kadının ilk kocasına helal kılınması
meselesi sorulunca: "Bu, zinadır. (Babam) Ömer size yetişseydi, sizi
cezalandırırdı" dedi.
17366. Said b. Cübeyr
der ki: "Hulleci, melundur."
17367. İbrahim(-i Nehai)
ile Hasan(-ı Basri) derler ki: "Üçünden (hulleci adam, kadın ve ilk koca)
biri bunu kastederse nikah geçersiz olur."
17368. Şu'be anlatıyor:
Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a bir kadını ilk kocasına helal
kılmak için evlenen (hulleci) adamın durumunu sordum. "O kadından
ayrılması bana daha hoş geliyor" dedi.
17369. Amr'ın
bildirdiğine göre Cabir b. Zeyd, bilmediği halde bir kadını ilk kocasına helal
kılmak için evlenen adam hakkında der ki: "(ilk kocasına) helal kılmak
(hullecilik) için evlendiğinde bu nikah, caiz olmaz."
17370. İbn Sirin der ki:
"Hulle yapan adam ve kendisi için hulle yapılan adam (ilk koca)
melundurlar."
17371. İbn Mes'ud der
ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hulle yapan adama ve kendisi
için hulle yapılan adama (ilk kocaya) lanet etmiştir."
Tahric: Ahmed (1/448),
Darimi (2258), Nesai (5609) ve Tirmizi (1120).
17372. Hz. Ali der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hulle yapan adama ve kendisi
için yapılan hulle adama (ilk kocaya) lanet etmiştir."
Tahric: Ahmed (1/83, 87,
107, 121, ISO, 158), EbU Davud (2069, 2070), Tirmizi (1119) ve İbn Mace (1935).
17373. MAsa b.
Ebi'I-Furat'ın bildirdiğine göre Amr b. DInar'a bir adamın karısını üç talakla
boşaması, daha sonra kasaba halkından birinin gelerek bilmeden kadının da
bilgisi dışında ona (mehir olarak) malından bir şeyler vererek ilk kocasına
helal kılmak için evlenmesi meselesi soruldu. Amr cevaben: "Olmaz"
dedi. Daha sonra Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu meselenin
benzeri sorulduğunda onun şöyle buyurduğunu bildirdi: "Hayır, adam onu
kendisi için istediği halde nikahlamadıkça, kendisi için istediği halde onunla
evlenmedikçe olmaz. Bunu yaptığında (birbirlerinin) balcağız(ların)dan
tatmadıkça kadın ilk kocasına helal olmaz,"
Tahric: Hakim (2/199).
17374. Abbad b. MansAr
anlatıyor: Bir adam Hasan(-ı Basri)'nin yanına gelerek şöyle dedi:
"Kavmimden bir adam, karısını üç talakla boşadı. Daha sonra pişman oldu,
kadın da pişman oldu. Bunun üzerine ben de gidip o kadınla evlenmek, ona mehir
vermek, daha sonra ilk kocasının karısına yaptığı gibi onunla ilişkiye girmek,
ardından da ilk kocasına helalolması için onu boşamak istedim," Bunun
üzerine Hasan adama: "Allah'tan kork ey genç, asla Allah'ın sınırları için
ateş çivisi olma" dedi.
17375. Ebu Hureyre der
ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hulle yapan adama ve kendisi
için yapılan hulle adama (ilk kocaya) lanet etmiştir."
Tahric: Ahmed (2/323),
Tirmizi, el-İlelü'l-Kübra (1/437), Bezzar (1442), İbnü'I-Carud (684) ve Beyhaki
(7/208).
Bir Kadının, Kocası Öldükten
Kısa Bir Süre Sonra Doğum Yapması Hakkında "Kadın(ın Evlenmesi) Helal
Olmuştur" Diyenler
17376. Ebu's-Senabil
anlatıyor: Subey'a binti'I-Haris, kocasının vefatından yirmi küsür gün sonra
doğum yaptı. Loğusalıktan çıktıktan sonra görücülere çıkmaya başladı. Onun
böyle yapması ayıplanınca durumu Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
anlatıldı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunun üzerine şöyle
buyurdu: "Eğer bunu yaparsa (yapabilir, zira beklemesi gereken) süresi
bitmiştir" buyurdu.
Tahric: Darimi (2281),
Ahmed (4/304-305), Taberani (22/896), Tirmizi (1193), Nesai (5701), İbn Mace
(2027), Taberani (22/900) ve İbn Hibban (4299).
17377. Ebu Seleme
anlatıyor: Ben, Ebu Hureyre ve İbn Abbas beraberken aramızda, bir adamın vefat
edip hanımının kocasının vefatından kısa bir süre sonra doğum yapması
meselesini müzakere ediyorduk.
Ben: "Doğum
yaptığında artık evlenmesi helal olur" dedim. İbn Abbas: "iddeti, iki
müddetin sonuncusudur" dedi. Ebu Hureyre: "Ben bu hususta yeğenimle
-Ebu Seleme'yi kastediyor- aynı görüşteyim" dedi. Bunun üzerine İbn
Abbas'ın azatlısı Küreyb'i Ümmü Seleme'ye gönderdiler.
Ümmü Seleme şu karşılığı
vedi: "Subey'a el-Eslemi kocasının vefatından kırk gün sonra doğum yaptı.
Abdü'd-Dar kabilesinden künyesi Ebu's-Senabil olan bir adam ona dünürcü
gönderdi. Ona evlenmesinin helal olduğunu haber verdi. Subey'a ise başka bir
adamla evlenmek istedi. Bunun üzerine Ebu's-Senabil ona: "Sen henüz helal
olmadın" dedi. Subey'a bu söz üzerine Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) giderek durumunu ona anlattı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ona evlenmesini emretti.
Tahric: Buhari (4909,
5318), Müslim (2/1123:58'den önce; 2/1122: 57), Tirmizi (1194), Nesai
(5705,5706 - 5709,5711), İbn Ebi Asım el-Ahad ve'l-Mesani (615) ve Beyhaki
(7/429).
17378. Misver
bildiriyor: Subey'a, kocasının vefatından bir ay sonra doğum yaptı.
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gitti. Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ona (beklemeden) evlenmesini emretti.
Tahric: Malik
(2/590:85), Ahmed (4/327), Buhari (5320), Nesai (5699, 5700) ve İbn Mace
(2029).
17379. Salim anlatıyor:
Ensar'dan bir adamın İbn Ömer'e şöyle dediğini işittim:
Babanın: "Kocası
ölen kadın karnındakini doğursa, kocası yatak üzerinde dahi olsa (yani henüz
defnedilmeden bile evlenmesi) helal olmuştur" dediğini işittim.
17380. Hz. Ömer ile
Osman derler ki: "Kocası ölen kadın, kocası evin bir köşesinde kefenleri
içerisinde bile olsa (evlenmesi) helal olmuştur."
17381. Said b.
el-Müseyyeb bildiriyor: Hz. Ömer; Ali b. Ebi Talib ve Zeyd b. Sabit ile bu
konuda istişare yaptılar. Zeyd: "Helal olmuştur" dedi. Hz. Ali:
"Dört ay on gün beklemesi gerekir" dedi. Bunun üzerine Zeyd şöyle
dedi: "Söyle bakalım, şayet kadın hayızdan kesilmiş olan bir kadın
ise?" Ali: "O zaman iki iddetin sonuncusu (dört ay on gün)
gerekir" cevabını verdi. Hz. Ömer ise: "Şayet karnındakini doğursa da
kocası da tabutu içerisinde olup çukura girmemiş olsa kadına (evlenmesi) helal
olmuş demektir" dedi.
17382. İbn Mes'ud der
ki: "Vallahi dileyene yemin edebilirim, kısa olan Nisa suresi (yani Talak
suresi; ki bu surede kocası ölen hamile kadının iddetinin doğumuyla beraber
bittiği ifade edilmektedir), ''Kocaları ölen kadınlar kendi kendilerine dört ay
on gün beklerler''[Bakara, 234] ayetinden sonra nazil olmuştur."
Tahric: Buhari (4532),
Ebu Davud (2301), İbn Mace (2030) ve Nesai (5715-5717).
17383. Ebu Kılabe,
hamile olduğu halde kocası ölen kadın hakkında: "Doğum yaptığında (artık
evlenmesi) helal olur" dedi.
17384. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişi, karısını hamile olduğu
halde boşarsa ya da kadın hamile olduğu halde kocası ölse bu kadının iddeti,
doğum yapmasıdır."
17385. İbn Mes’ud der
ki: "Her hamile kadının iddeti, doğum yapmasıdır." Hz.
Ali ise: "iki
iddetin sonuncusu (dört ay on gün) gerekir" derdi.
17386. Hz. Ali şöyle
derdi: "iki iddetin sonuncusu (dört ay on gün) gerekir."
17387. Amr b. Salim
anlatıyor: Ubey b. Ka'b: "Ya Resulallah! Büyük, küçük ve hamile olan
kadınların iddetleri Allah'ın Kitab'ında belirtilmemiş" deyince Allah şu
mealdeki ayeti indirdi: "Kadınlarınızdan adetten kesilmiş olanlarla, henüz
adet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır.
Hamile olanların bekleme süresi ise, doğum yapmalarıyla sona ereL"!
17388. İbn Sirin
anlatıyor: Abdurrahman b. Ebi Leyla'nın da bulunduğu bir halkadaydım.
Abdurrahman (bu meselede): "iki iddetin sonuncusu (dört ayan gün)"
dedi. Bunun üzerine ben Abdullah b. Utbe'nin Subey'a hadisini zikrettim.
Arkadaşları bana susmamı işaret ettiler. Ben: "Abdullah b. Utbe, mescidin
bir köşesinde olduğu halde onun adına yalan söylersem ona karşı cesurum
demektir."
Tahric: Talak Sur. 4.
Hadis için bak: İbn Cerir (28/141), Hakim (2/492) ve Beyhaki (7/414). 2 Buhari
(4532, 4910) ve Nesai (5715).
17389. İbn Abbas kocası
ölen hamile kadın hakkında der ki: "iddeti, iki iddetin sonuncusu (dört ay
on gün)dür."
17390. Abdullah b. Utbe
b. Mes’ud anlatıyor: Subey'a kocasının vefatından yirmi gün ya da bir ay sonra
doğum yaptı. Ebu's-Senabil b. Ba'kek onun yanından geçerken şöyle dedi:
"Kendini seninle evlenmek isteyenler için süslenmişsin. Hayır! Kocanın
vefatının üzerinden dört ay on gün geçmeden olmaz." Bunun üzerine Subey'a,
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) giderek durumunu ona anlattı. Hz.
Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Artık sen, seninle evlenmek
isteyen erkeklere helal oldun" buyurdu.
Tahric: Buhari (5319),
Müslim (2/1122:56) ve Beyhaki (7/429).
17391. Şa’bi bildiriyor:
Mesruk ve Amr b. Utbe, Subey'a binti'I-Haris'e mektup yazdılar. Ona (başından
geçen) durumunu sordular. O da onlara kocasının vefatından yirmi beş gün sonra
doğum yaptığını, hayrı talep etmek üzere hazırlandığını, Ebu's-Senabil yanından
geçtiğinde kendisine: "Acele ettin, iki iddetin sonuncusu olan dört ay on
gün bekle" diye söylemesi üzerine Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) giderek: "Ya Resulallah! Benim için istiğfar et" dediğini,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Niçin?" buyurması
üzerine olan biteni ona anlattığını ve Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) şöyle buyurduğunu bildirdi: "Salih bir koca bulursan (hemen)
evlen.''
Tahric: Müslim
(2/1122:56), İbn Mace (2028), İbn Asım, el-Ahad ve'l-Mesani (3276) ve Taberani
(24/745).
17392. Abdurrahman b.
Ma'kil bildiriyor: Hz. Ali'yle beraber olduğum bir sırada yanına bir adam
gelerek hamile olduğu halde kocası ölen kadının durumunu ona sordu. Cevaben
şöyle dedi: "iki iddetten en uzun alanını (dört ayan gün) bekler."
Adam: "ibn Mes’ud ''Bu kadın kendisini savurur (telef eder)" diyor
ama?!" deyince Hz. Ali (ibn Mes’ud'u kastederek): "Ferruh (=Allah'ın
Kitabını anlamaya yabancı olan adam) bu meseleyi bilmez" dedi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Adamın, Mehri
Tayin Etmeden Kadınla Evlendikten Sonra (ilişkiye Girmeden Ölmesi) Hakkında