|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Nikah |
"Erkek Hoşuna
Giden Bir Kadın Gördüğü Zaman (Hemen Gidip) Ailesiyle ilişkiye Girsin"
Diyenler
17484. Abdullah b. Habıb
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) dışarı çıktı. Bir kadınla
karşılaştı. Kadın, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hayranlığını
celbetti. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunun üzerine hemen Ümmü
Seleme'ye geri döndü. Yanında esansla suyu karıştıran kadınlar vardı. Kadınlar
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yüzündeki ifadeden durumu anlayıp
onu Ümmü Seleme'yle başbaşa bıraktılar.
Resulullah (Sallallahu
aleyhi ve Sellem) ihtiyacını gördükten sonra çıkarak şöyle buyurdu:
"Sizden kim bir kadın görür de onun güzelliğine hayran olursa hemen
ailesinin yanına gitsin ve onunla ilişkiye girsin. Çünkü onda (dışarıda gördüğü
kadında) olan şey, ailesinde de vardır."
Tahric: Müslim
(2/1021:9).
17485. Diğer rivayette
hadis, "Esansla suyu birbirine karıştıran kadınlar vardı" ibaresi
olmaksızın nakledilmiştir.
17486. İbn Mes'ud der
ki: "Sizden kim bir kadın görür de onun güzelliğine hayran olursa hemen
ailesinin yanına gitsin ve onunla ilişkiye girsin. Çünkü onlarda olan
şeyailesinde de vardır.''
Tahric: Darimi (2215),
İbn Ebi Hatim (1180) ve Darakutni (5/817).
17487. Salim b.
Ebi'l-Ca'd anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir kadın gördü.
Hemen Ümmü Seleme'nin yanına gidip onunla ilişkiye girdi. Sonra şöyle buyurdu:
"Sizden biri bir kadın görür de gördüğü kadın hoşuna giderse ailesinin
yanına gitsin. Çünkü kadınlarda olan, ailesinde de vardır."
17488. Cabir'den
Abdullah (b. Mes'ud) hadisinin benzeri rivayet edilmiştir.
Tahric: Müslim (2/1021:9
ve 9'dan sonra, 10), Ebu Davud (2144), Tirmizi (1158) ve Nesai (9121, 9122).
17489. Mutarrif, hoşuna
giden bir kadın gören adam hakkında (düşüncesini dağıtmak amacıyla):
"ineğin (cenini gibi) düşüklerini hatırlasın" dedi.
17490. İbrahim(-i
Nehai), hoşuna giden bir kadın gören adam hakkında der ki:
"Kadının pis kokan
yerlerini hatırlasın."
Kişinin Kadının Hükmü
Üzerine Onunla Evlenmesi Hakkında
17491. Ali b. Müdrik der
ki: İbrahim(-i Nehai)'nin şöyle dediğini işittim: "Eş'as, bir kadınla
(mehir hakkında) onun kararı üzerine evlendi. Durumu Ömer b. elHattab'a
çıkarılınca Ömer: "Onu (kadını) razı et, onu razı et" dedi.
17492. Şa’bi der ki:
"Adam kadınla onun hükmü (kararı) ya da kendi hükmü üzerine evlendiğinde
mehir hususunda adamın ya da onların (kadının velilerinin) zulmetmesi durumunda
bu kadının mehri benzerlerinin mehrine reddedilir (akranının mehri esas
alınır). Eksiltme ve sınırı aşma yoktur. Nikah ise geçerlidir."
17493. Muhammed b. Sirin
anlatıyor: Amr b. Hureys, Adiy b. Hatim'den kızını istedi. Adiy kendi hükmü
geçerli olmadıkça kızını evlendirmeyi kabul etmedi. Bunun üzerine Amr geri
döndü. Arkadaşlarıyla istişare yaptı. Arkadaşları: "Kendi (nikah) akdinde
Tay kabilesinden bir adamı (Adiy'i) hüküm sahibi mi kılıyorsun?!" diye
çıkıştılar. Arkadaşlarının bu sözü üzerine Amr', ikna edemedi. Kadınla Adiy'in
hükmü üzerine evlendi. Daha sonra gitti. Adiy, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) sünneti olan 480 dirhem ile hükmetti. Amr, Adiy'e on bin dirhem
göndererek: "Kızının çeyizini hazırla" dedi.
17494. İbn Sirin
bildiriyor: Eş'as bir kadınla onun kararı üzerine evlendi. Hz.
Ömer, Eş'as'a sorunca
şöyle dedi: "Kays'ın malı hakkında benim aleyhime hükmetmen korkusuyla
sadece Allah'ın bildiği bir gecede geceledim." Ömer şöyle dedi:
"Böyle bir hak onun (kadın) için yoktur. Onun için sadece (akranı olan)
kadınların mehri vardır."
17496. Abdülmelik
bildiriyor: Bir adam kendi kararı üzerine bir kadınla evlendi.
Adam kararını vermeden
önce kadın öldü. Ata bu adam hakkında: "Bu kadın için (akranı olan) kadınların
mehri vardır" dedi.
17496. Abdülmelik
bildiriyor: Bir kadınla kendi hükmü üzerine evlenen ve on dirhem olarak hüküm
veren adam hakkında Ata: "Geçerli olur; müslümanlar bundan daha az ve daha
çok olan mehirler üzerine evlendiler" dedi.
Evlenen Adama Ne
Denileceği Hakkında
17497. Hasan(-ı Basri)
der ki: Bir adam diğer bir adama: "Bereket, uyum ve erkek çocuklarla
beraber (evlenesin)" deyince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
şöyle buyurdu: "Öyle demeyin. ''Allah sana bereket versin, senin üzerine
bereket versin'' deyin."
17498. Hasan'ın
bildirdiğine göre Akil b. Ebi Talib, Beni Cüşem'den bir kadın ile evlendi.
Akıl, onları çağırdı. Kendisine şöyle dediler: "Bereket, uyum ve erkek
çocuklarla beraber (evlenesin)" Bunun üzerine Akil: "Öyle
demeyin!" dedi.
"Peki nasıl
söyleyelim, ey Ebu Yezid?" dediklerinde Akil onlara şu karşılığı verdi:
"Şöyle deyin:
''Allah senin için bereket versin, senin üzerine bereket versin.'' Zira biz
kendi aramızda böyle derdik ya da ''Bununla emredildik'' derdik."
Tahric: Abdürrezzak
(10456), Ahmed (1/201; 31451), Darimi (2173), Nesai (5561, 10092), İbn Mace
(1906), Taberani, K. ed-Dua (937), Taberani, M. el-Kebir (17/513, 514),
İbnü's-Sünni (602) ve Beyhaki (7/148).
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ
LİNKİ KULLAN |
Yanından Geçen
Kadına Erkeğin Bakması ve Bunu Mekruh Görenler Hakkında