|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Nikah |
Yanından Geçen Kadına
Erkeğin Bakması ve Bunu Mekruh Görenler Hakkında
17499. Cerir anlatıyor:
Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ansızın bakışı sordum. Bana gözümü
çevirmemi emretti.
Tahric: Ahmed (4/358,
361), Darimi (2643), Müslim (3/1699:45), Ebu Davud (2141), Tirmizi (2776),
Nesai (9233), Tahavi, Şerhu Meani'l-Asar (3/15) ve Tahavi, Müşkil (1871).
17500. Ala b. Ziyad der
ki: "Şöyle denmiştir: Bir kadının kıyafetinin güzelliğine bakışını devam
ettirme! Çünkü (devamla) bakış, kalbine şehvet koyar."
17501. Asım el-Ahvel
bildiriyor: "Mü'min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve
namuslarını korusunlar."[Nur, 311 Nur Sur. 31. ] Şa'bi'ye (bu ayetle
ilgili): "Erkek kadına bakar da onda haram olan bir şey görmez (ise ne
olacak?)" deyince bana: "Ne diye gözlerinle onda delik açıyorsun ki?
(Niçin gözlerini ona tabi kılıyorsun ki)" dedi.
17502. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Kalbin şehvet duyduğu bir bakışta hayır yoktur."
17503. İbn Büreyde'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hz. Ali'ye şöyle
buyurmuştur: "İlk bakışını diğer bakışın izlemesin (istemeyerek de olsa
kadına bir kez baktıktan sonra ikinci kez bakma). Zira sadece birincisi
senindir. İkincisi sana ait değildir.''
Tahric: Ahmed
(5/351-353, 357), Ebu Davud (2142), Tirmizi (3718, 2777), Tahavi, Müşkil
(1866), Tahavi, Şerhu Meani'l-Asar (3/15) ve Hakim (2/194).
17504. Musa el-Cuheni
anlatıyor: Bir yolda Said b. Cübeyr ile beraberdim.
Karşımıza bir kadın ya
da cariye çıktı. Hepimiz ona baktık. Daha sonra Said bakışını kesti. Sadece ben
baktım. Bunun üzerine Said bana: "Birincisi sana aittir (lehinedir),
ikincisi ise senin aleyhinedir" dedi.
17505. Kays der ki:
"Denilir ki: ilk bakışa hiç kimse sahip olamaz (kontrol edemez). Ancak
bakışını gizlice yapan kimse müstesna.''
17506. Davud
Ebu'l-Heysem anlatıyor: Bir adam İbn Sirin'e şöyle dedi: "Yolda giderken
kadınla karşılaşıyorum. ilk bakış benim değil midir? Daha sonra ondan bakışımı
çeviririm.'' İbn Sirin şu karşılığı verdi: "Sen Kur'an okumaz mısın?
"Gözlerini haramdan sakınsınlar." "Allah gözlerin hain bakışını
ve kalplerin gizlediğini bilir."
(ilk ayet: Nur, 30; ikinci: Mü'min, 19)
17507. Enes der ki:
"Kadınla karşılaştığın zaman geçinceye kadar gözlerini kapa.''
17508. Ebu Kılabe der
ki: "Kendisini tanımadığın müddetçe kadının güzelliği sana zarar vermez.''
17509. Amr b. Said
anlatıyor: Sa'd b. Ebi Vakkas bildiriyor: Beytullah'ı tavaf ettiğim bir sırada
ansızın bir kadın gördüm. Cilvesi hoşuma gitti. Ona soru sormak istedim.
Meşgulolduğunu gördüm. Kendisini tanımadığın müddetçe kadının güzelliği sana
zarar vermez.
17510. Şuayb'ın
bildirdiğine göre Tavus, erkeğin -eşi ya da mahremi olması müstesna- kadına
bakmasını mekruh görmüştür.
17511. Eyyub der ki:
"Tavus, içerisinde kadın bulunan grupla beraber bulunmazdı."
17512. Hz. Ali'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Ey Ali! Senin için cennette bir hazine vardır. Sen cennetin Zülkarneyn'isin
(yani cennetin iki yakasının kralısın). ilk bakışının ardından bir bakış daha
katma. Zira ilki senindir, sonuncusu senin değildir.''
Tahric: Darimi (2709),
Ahmed (1/159), Faddilu'sSahabe (1028), Abdullah b. Ahmed, Fadailu's-Sahabe
(1101), Tahavi, Şerhu Meani'l-Asar (3/14), Tahavİ, Müşkil (1865), Bezzar (907,
701), Taberani, el-Evsat (678), Hakim (2/123) ve Ziya el-Makdisı, el-Muhtare
(482, 483).
17513. İbn Abbas,
"Allah gözlerin hain bakışını ve kalplerin gizlediğini bilir"
mealindeki ayet hakkında der ki: "Erkek topluluk içerisinde olur da
yanlarından bir kadın geçince erkek, cemaate gözlerini kadından çevirmelerini
söyler. Eğer onlardan biri gaflet sonucu kadını görürse ona bakar. insanların
farketmesinden korkarsa gözünü kadına bakmaktan alıkoyar. Halbuki Allah, onun
kalbinde kadının avretine bakma arzusunun bulunduğunu bilmektedir."
17514. Ebu Musa der ki:
"Burun deliklerimin leş kokusuyla dolmaları, bana, kadın kokusuyla
dolmalarından daha hoştur,"
17515. İbn Mes'ud der
ki: "Katrana bulanmış bir deveye sürtünmem, bana, bir kadına sürtünmem
daha sevimlidir."
17516. Ebu Musa der ki:
"Her göz bunu -yani göz zinasını- yapar."
Karısıyla ilişkiye
Girmeden Önce Onu Üç Bain Talakla Boşayan, Daha Sonra Ona Dönme Hakkının
Olduğunu Düşünerek Onunla ilişkiye Giren Adamın Bu Kadına Ne Kadar Mehir
Vermesi Gerekir?
17517. Hasan(-ı Basri),
karısını ilişkiye girmeden önce üç ya da iki talak boşadıktan sonra ona dönme
hakkının bulunduğunu düşünerek onunla ilişkiye giren adam hakkında:
"Kadına mehir vermesi gerekir. Araları ayrılır" dedi.
17518. Katade, karısını
boşadıktan sonra ona dönme hakkının bulunduğunu düşünerek onunla ilişkiye giren
adam hakkında: "Kadınla ilişkiye girdiği için ona tam mehir vermesi
gerekir" dedi.
17519. Hakem (b. Uteybe)
der ki: "Kadına tam mehir vermesi gerekir."
17520. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kadına tam mehir vermesi gerekir."
17521. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Kadına bir buçuk mehir vermesi gerekir."
17522. Zühri, karısını
bir kere boşadıktan sonra ona dönme hakkının bulunduğunu düşünerek onunla
ilişkiye giren adam hakkında: "Araları ayrılır, kadına tam mehir vermesi
gerekir" dedi.
17523. ibrahim(-i Nehai)
der ki: Kadına bir buçuk mehir verilir." Hakem ise:
"Kadına mehir
verilir" dedi.
17524. Ata (b. Ebi
Rabah), karısını üç talakla boşadıktan sonra bilmeyerek onunla ilişkiye giren
adam hakkında: "Kadına tam mehir vermesi gerekir" dedi.
17525. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Kadına bir buçuk mehir verilmesi gerekir."
17526. Hammad (b. Ebi Süleyman)
der ki: "Bir buçuk mehir verilmesi gerekir."
17527. Amr anlatıyor:
Cabir b. Zeyd'e, bir adamın bir kadınla evlendikten sonra onunla ilişkiye
girmeden önce onu boşaması, daha sonra kendisine: "Karın sana haram
değildir" dendikten sonra ilk nikahıyla onunla ilişkiye girmesi, hanımı
iki sene kendisinin yanında kaldıktan sonra kendisinden çocuklar doğurması,
ardından karısının kendisine haram olduğunu öğrenmesi sorulunca şöyle dedi:
"Araları ayrılır,
kadına ilk nikahı sebebiyle yarım, ilişkiye girmesi sebebiyle de tam mehir
(toplamda bir buçuk mehir) verir."
17528. Şa’bi der ki:
"Kadına mehir verilmesi gerekir."
17529. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kadına bir buçuk mehir verilmesi gerekir."
Bir Adamın Bir Cariyeyle
Evlendikten Sonra ilişkiye Girmeden Önce Onu Azat Etmesi, Cariye Muhayyer
Bırakılınca Kendisini Tercih Etmesi Durumunda Kadına Mehir Gerekir mi?
17530. Mücahid ve Miksem
bildiriyor: Bir cariye azat edildi. Cariye kendisiyle ilişkiye girilmeden önce
kendisini tercih etti. Bu cariye hakkında İbn Abbas şöyle dedi: "Ona
hiçbir şey verilmez. Hem kadının kendisini, hem de adamın malını götüren bir
şey bir araya gelmez."
17531. Hasan şöyle
derdi: "Cariye azat edilip de kölenin nikahı altında olduğu halde muhayyer
bırakıldıktan sonra kocası kendisiyle ilişkiye girmeden önce cariye kendisini
tercih ederse ona mehir verilmez. Zira bu talak, bain bir talaktır."
17532. Muğire'nin
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), cariyesiyle muayyen bir mehir üzerine
evlenen, daha sonra kocası kendisiyle ilişkiye girmeden önce adamın onu azat
etmesi, cariye muhayyer olunca kendisini (ayrılmayı) tercih etmesi hakkında der
ki: "Nikah geçersiz olur ve kocaya mehir geri verilir."
17533. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Cariye kendisiyle ilişkiye girilmeden önce azat edilmesi üzerine
ayrılmayı tercih ettiğinde ona artık mehir verilmez."
17534. Mücahid der ki:
"Kendisine bir şey (mehir) verilmez."
Bir Adam Karısına Zina
isnadlnda Bulunduktan Sonra Kendisini Yalanlarsa Kadının Onunla Kalması Mümkün
mü, Yoksa Kocasını Mahkemeye mi Çıkarır?
17535. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kocasını sultana (hakime) çıkarmadıkça onunla beraber kalması
artık mümkün değildir."
17536. ibdıhım(-i Nehai)
der ki: "Adam cemaatin yanında kendisini (iftirasını) yalanlarsa beraber
ikamet ederler ve adam Rabb'inden mağfiret talep eder, bir daha bunu
yapmaz."
17538. Şa’bi der ki:
"Adam karısına zina isnadında bulunduğunda dilerse kendisini yalanlar, ki
bu durumda adama iftira cezası tatbik edilir ve karısı kendisine geri
verilir."
17538. Şa’bi, karısına
zina isnadında bulunduktan sonra karısının kendisini (kadıya) çıkarmadığı adam
hakkında der ki: "Adam kendisini yalanlar ve (eski) nikahları üzerine
devam ederler."
Kadınla Evlendikten
Sonra Karısı Hastayken ve Onunla ilişkiye Girmeden Önce Onu Boşayan Adam
Hakkında
17539. Ömer b. Abdilazız
der ki: "Kadına mehrin yarısı verilir, miras verilmez, kendisine iddet de
yoktur."
17539. Katade kanalıyla
Ömer b. Abdilazız'den yukarıdakinin benzeri rivayet edilmiştir.
17541. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kadına mehrin yarısı verilir, miras verilmez, kendisine iddet de
yoktur."
17542. Zühri şöyle
derdi: "Adam karısı hasta olduğu halde onunla ilişkiye girmeden önce onu
boşarsa kadın, kocasına mirasçı olamaz, kendisine iddet yoktur ve kendisi için
mehrin yarısı vardır."
17543. Cabir b. Zeyd der
ki: "(Bu durumda) kadına tam olarak mehir verilir, kendisine miras ve
iddet beklemek yoktur."
17544. Katade de böyle
fetva verirdi.
17545. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Kadına tam olarak mehir verilir, kendisine miras yoktur ve iddet
beklemesi gerekir."
17546. Haris der ki:
"Adam karısı hastayken onu üç talakla ya da tek talakla ilişkiye girmeden
önce boşadığında aralarında miras hukuku olmaz."
17547. Şa’bi der ki:
"Adam karısını ilişkiye girmeden önce boşarsa kadına miras düşmez."
Kişinin, Annesinin
Kocasının Karısı ile Evlenmesi Hakkında
17548. İbn Ebi Necih'in
bildirdiğine göre Mücahid; kişinin, annesinin (sonradan evlendiği) kocasının
(dul / boşanmış) karısıyla evlenmesini mekruh görerek şöyle derdi: "Tavus
ile Ata (b. Ebi Rabah), bunda bir sakınca görmezlerdi."
17549. Amir(-i Şa'bi)
der ki: "Kişinin, annesinin kocasının karısıyla evlenmesinde bir sakınca
yoktur.''
17550. İbn Abbas der ki:
"Babanın, yani annenin kocasının sıkıştırdığı (evlenerek ilişkiye girdiği)
kimseyi sıkıştırma.''
Öncesinde Kocası Olduğu
Halde (Ondan Boşanarak Başka Bir Adamla) Evlenen ve Bir Çocuk Doğuran Kadının
Çocuğu iki Kocadan Hangisine Aittir?
17551. Hasan(-ı Basri),
öncesinde kocası olduğu halde evlenen kadın hakkında der ki: "Eğer şüphe
ettiği halde doğurursa çocuk birincisine aittir, şüphe etmediği halde doğurursa
sonuncusuna aittir.''
17552. İbn Cüreyc'in
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), bir adamın kadını boşadıktan sonra bir
kere hayız gördükten sonra iddet süresi içerisinde karısıyla başka bir adamın
evlenmesi hakkında der ki: ''(Doğacak) çocuk, sonuncusuna aittir.''
Bir Adamın Bir Kadını
Öpmesi Durumunda Kızının, ya da Kadını Öpmesi Durumunda Onun Annesinin
Kendisine Helal Olması Hakkında
17553. Mücahid der ki:
"Kişi kadını öptüğünde, dokunduğunda ya da cinsel organına baktığında
kadının kızı kendisine haram olur."
17554. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Erkek, anneyi öptüğünde kızı, kızını öptüğünde annesi kendisine
helal olmaz."
17555. Hasan(-ı Basri),
kadını öpen, dokunan ya da cinselorganı dışında onunla temas kuran erkek
hakkında der ki: "Dilerse onunla evlenir, dilerse kızıyla evlenir. Eğer
bu, kız olursa dilerse annesiyle evlenebilir."
17556. Katade ve Ebu
Haşim karısının annesini öpen ya da karısının kızını öpen adam hakkında:
"Karısı kendisine haram olur" demişlerdir.
Erkek Kölenin Kadın Olan
Efendisinin Saçlarını Görmesi Hakkında
17557. İbn Abbas der ki:
"Kölenin, kadın olan efendisinin saçlarına bakmasında bir sakınca
yoktur."
17558. Muğire'nin
bildirdiğine göre Şa’bi, kölenin efendisi olan kadının, elbiselerini kölesinin
yanında çıkarmasında bir sakınca görmezdi. Her ne kadar kölenin efendisinin
saçlarını görmesi mekruh görülse de."
17559. Leys'in
bildirdiğine göre Mücahid ile Ata (b. Ebi Rabah), kölenin kadın olan
efendisinin saçlarını görmesini kerih görürlerdi.
17560. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Kadın, kölesinden dolayı örtünür."
17561. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Sakın ola ki ''(Savaş esiri olarak) sahip
olduklarınız hariç, evli kadınlar (da size) haram kılındı''[Nur, 31] ayeti sizi
aldatmasın. Allah bunlarla sadece cariyeleri kastetmiştir, köleleri
kastetmemiştir."
17562. Hişam'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), kölenin kadın olan efendisinin yanına izni
olmaksızın çıkmasını mekruh görmüştür."
17563. Cüveybir'in
bildirdiğine göre Dahhak, kölenin kadın olan efendisinin saçlarına bakmasını
kerih görmüştür.
Erkeğin, Annesinin ya da
Kızkardeşinin Saçlarına Bakması Hakkında
17564. Muğire'nin
bildirdiğine göre Şa’bi, erkeğin kızkardeşinin ya da kızının saçlarına keskin
bakışlarla ve dikkatlice bakmasını kerih görmüştür.
17565. Leys'in
bildirdiğine göre Tavus, erkeğin kızkardeşinin ya da kızının saçlarına
bakmasını kerih görmüştür.
17566. Abdülmelik'in
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), erkeğin kendileriyle evlenmesi haram olan
kadınlara bakmasıyla ilgili der ki: "Örtünmeleri bana daha sevimlidir.
Görse de bir sakıncası olmaz."
17567. Ebu Salih'in
bildirdiğine göre Hz. Hasan ile Hüseyn, kızkardeşleri olan Ümmü Gülsüm
tarandığı halde onun yanına girerlerdi.
17567. Hasan(-ı Basri),
baş örtüsünü erkek kardeşinin yanında çıkaran kadın hakkında: "Vallahi bu,
onun için doğru olmazlı dedi.
17569. Cabir'in
bildirdiğine göre Amir(-i Şa’bi), erkeğin mahremlerinin tamamının saçlarına
bakmasını mekruh görmüştür."
Erkeğin Annesinin Saçma
Bakması ve Saçmdaki Bitleri Temizlemesi
17570. Süleyman'ın
bildirdiğine göre Muverrik, annesinin başındaki bitleri temizlerdi.
17571. Süleyman'ın
bildirdiğine göre Talk, annesinin saçlarını örerdi.
17572. Şerik kanalıyla
bir zattan rivayet edildiğine göre Dahhak, annesinin saçlarını tarardı.
17573. Amir(-i Şa’bi)
şöyle derdi: "Kişinin annesinin saçlarına bakmasında bir sakınca yoktur.
Annesinin örtünmesi bana daha hoş gelir."
17574. Dahhak der ki:
"Annemin yanına girdiğimde şöyle derdim: Ey yaşlı kadın, başını ört!"
17575. Münzir'in
bildirdiğine göre ibnü'l-Hanefiyye annesinin saçına kakül yapardı.
17576. Dahhak der ki:
"Annemin yanına girdiğimde şöyle derdim: Ey yaşlı kadın, başını ört!"
Teni Annesinin Tenine
Temas Eden Adam Hakkında
17577. ikrime der ki:
"Erkeğin kızkardeşiyle ya da annesiyle teninin sürtünmesi zinadan bir
şubedir."
Ninesinin ya da
Dedesinin Hanımının Saçlarına Bakan Adam Hakkında
17577. Muhammed b. Ali
der ki: "Hz. Hasan ile Hüseyn, müminlerin annelerini görmezlerdi. İbn
Abbas, ise ikisinin onları görmelerinde bir sakınca görmezdi."
17579. Eyyub anlatıyor:
Said b. Cübeyr'e dedim ki: "Adam kayınvalidesinin başını görebilir
mi?" Cevaben bana şu ayeti okudu: "Zinetlerini, kocalarından, yahut
babalarından, yahut kocalarının babalarından, yahut oğullarından, yahut
üveyoğullarından, yahut erkek kardeşlerinden, yahut erkek kardeşlerinin
oğullarından, yahut kız kardeşlerinin oğullarından, yahut müslüman kadınlardan,
yahut sahip oldukları kölelerden, yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden,
yahut da henüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardan
başkalarına göstermesinler."[Nur, 31] Ben kayınvalidenin de bunlar
içerisinde olduğunu düşünüyorum."
17580. Davud bildiriyor:
Şa’bi ile ikrime, "Zinetlerini, kocalarından, yahut babalarından, yahut
kocalarının babalarından ... " mealindeki ayeti sonuna kadar okuyarak
şöyle dediler: "Amca ve dayı zikredilmedi. Çünkü bu ikisi, oğullarına
anlatırlar. Kadın, amca ve dayının yanında başörtüsünü çözemez."
Kadın ya da Adam,
Cariyesini Başka Bir Adama Helal Kıldığında Onunla ilişkiye Girebilir mi?
17581. Nafi bildiriyor:
İbn Ömer'e kadının cariyesini kocasına helal kılmasını sordum. İbn Ömer şöyle
dedi: "Galiba bu, Hz. Ömer zamanında olsaydı onu recmederdi. Sana sadece
dilediğinde satabileceğin, dilediğinde azat edebileceğin, dilediğinde hibe
edebileceği n, dilediğinde de istediğin kişi ile nikahlayabileceğin cariye
helal olur."
17582. İbn Ömer der ki:
"Fere (kadının cinselorganı) sadece mülk edinmekle ya da nikahla helal
olur. Boşarsa (başkasına) caiz olur, azat ederse caiz olur, hibe ederse caiz
olur."
17583. Muğire anlatıyor:
İbrahim(-i Nehal)'ye bir kadının oğluna cariyesini helal kılmasını sordum.
Şöyle dedi: "Cariyesi oğluna sadece nikahla ya da hibe ile ya da satın
alma ile helal olur."
17584. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Cinselorgan, ödünç verilmez; kişi onunla ilişkiye girdiğinde
cariye ona ait olur."
17585. Abdülmelik
anlatıyor: Ata bir adamın başka bir adama "Cariyem senindir, onunla
ilişkiye girebilirsin, hamile kalırsa cariye senindir, hamile kalmazsa bana
geri verirsin" demesini sordum. Şöyle dedi: "ilişkiye girdiğinde
cariye artık ona ait olur."
17586. Hakem ve Şa’bi
derler ki: "Cariyenin cinselorganı kişiye helal kılındığında cariye
kendisine ait olmuş olur."
17587. Mutarrif
kanalıyla bir zattan rivayet edildiğine göre İbrahim(-i Nehai), bir kadının
cariyesini kocasına helal kılması, ardından kocasından hamile kalmasını sordum.
Şöyle dedi: "Bu, cehalet sonucu yanaştığı bir cinselorgandır. çocuğu onun
(kocanın) nesebine ilhak et, cariyeyi de kadına ver."
17588. İbn Sirin der ki:
"Cinselorgan, ödünç verilmez."
17589. Masa b. Hayşam
anlatıyor: Bir adam ikrime'ye: "Eşim bana cariyesin; helal kıldı"
deyince İbn Sirin ona: "Ona malik olmadığın sürece sana helal olmaz"
dedi.
Mükateb (Yazışmalı)
Cariyesiyle ilişkiye Giren Adam Hakkında
17590. Hasan(-ı Basri),
mükateb cariyesiyle ilişkiye giren adam hakkında der ki:
"Cariyenin mehr-i
misli ni hesap eder,"
17591. Hakem der ki:
"Mükateb cariyesiyle ilişkiye girdiğinde artık ümmü veledi olmuştur."
17592. Katade, mükateb
cariyesiyle ilişkiye giren adam hakkında der ki: "Eğer onu zorlamışsa
kendisine gaspedilen cinsel organın diyeti ve şer'i ceza gerekir. Eğer cariye
ona itaat etmişse adama şeri ceza gerekir, gaspedilen cinsel organın diyeti
gerekmez,"
17593. İbn Ebi Leyla
diyor ki: "Mükatebe (anlaşması) hükmü değişir ve artık ümmü veled
olur." Ravi, efendisinin onunla ilişkiye girdikten sonra hamile kalması
durumunu kastetmiştir.
17594. Said b.
el-Müseyyeb, hanımıyla mükatebe anlaşması yapan ve anlaşma süresince onunla
ilişkiye girmeyi şart koşan adam hakkında der ki: "Bunda bir sakınca
yoktur. Şartı geçerlidir. Onunla ilişkiye girebilir."
17595. Şa’bi, mükateb
cariyesiyle ilişkiye giren adam hakkında der ki: "(ariyenin köle olan
kısmı, azat edilen kısmın mehri olmuş olur."
Zina Edenin Üzerine
Düşen Cinsel Organ Diyeti Hakkında
17596. Şa’bi der ki:
"Zina eden üzerine ferc (cinselorgan) diyeti yoktur."
17597. Şu'be anlatıyor:
Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a kölesini hür bir kadına
zorlayan adamın durumunu sordum. Şöyle demişlerdir: "Kendisine fercin
diyeti gerekmez. Kadının hür ya da cariye olması sana zarar vermez."
17598. Zühri ve Ata (b.
Ebi Rabah): "Eğer zina eden bekar ise ferc diyeti ve had (şeri ceza), dul
ise sadece had (şeri ceza) gerekir" dediler.
17599. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Had (şeri ceza) ve mehir, zina eden kişide toplanmaz."
17600. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Zina edene haddi (şeri cezayı) gerekli gördüğümde ondan ferc
diyeti almam."
Mahremi Olmadığı Halde
Adamın Başını Öpen Kadın Hakkında
17601. İbn Ömer der ki:
"Başıma görünmeyecek şekilde iğne saklayıp onu başımda tutma m, benim
için, mahremim olmayan bir kadının başımı öpmesinden daha sevimlidir."
17602. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Bitlerin adamın beynini delmesi, onun için nikahı helalolan bir
kadının onun başında bit aramasından daha hayırlıdır." Ravi bir kadının
bir keresinde bir adamın başında bit ararken başını öptüğünü zikretti.
17603. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Bir kadının aralarında mahremiyet bulunmayan bir adamın başını
yıkaması kendisine helalolmaz."
17604. Ma'kil b. Yesar
der ki: "Sizden birinin iğneyi alıp da başımı dikmesi, başımı bana mahrem
olmayan bir kadına yıkatmasından daha sevimlidir.''
17605. Katade diyor ki:
"Orta yaşlı bir kadınla beraber Mekke'ye doğru yolculuk yaptım. Kendisinde
gençlikten kalıntılar vardı. Başımı yıkar ya da başı mda ki bitleri
temizlerdi."
17606. Ebu Musa der ki:
"Kavmimden bir kadına gittim. Kadın elbiselerimi yıkadı ve başımı
taradı."
Cariyeyle Evlenen Adam
Cariyeyi Dışarı Çıkarabilir mi?
17607. Hasan(-ı Basri),
cariyeyle evlenen adam hakkında der ki: "Onu şehirden dışarı
çıkaramaz."
17608. Ata (b. Ebi
Rabah) ile Mekhul şöyle demişlerdir: "Ondan (evlenilen cariyeden)
hizmetinden yararlanmaktan (birlikte götürmekten) başka çareleri yoktur."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Kendisini Kocasına
Hibe Eden Kadın Hakkında