|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Nikah |
"Size Helal Olan
Kadınlardan ikişer, Üçer, Dörder Olmak Üzere Nikahlayın''[Nisa, 3] Mealindeki
Ayet Hakkında
17692. Ebu Malik,
"Size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere
nikahlayın" mealindeki ayet hakkında der ki: "Size helal olan
kadınlardan. Bu, adaletten sapmamanız için en uygun (sınırlama)dır."
17693. Hz. Aişe
"Size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere
nikahlayın" mealindeki ayet hakkında der ki: "Size helal kıldığım
kadınlar bunlardır."
17694. ikrime,
"Size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere
nikahlayın" mealindeki ayet hakkında der ki: "Kureyşli bir kimsenin
yanında kadınlar olur, aynı zamanda evinde yetimler de bulunurdu. Maddi durumu azaldığında
yetimlere meylederdi. Bunun üzerine ''Size helal olan kadınlardan ikişer, üçer,
dörder olmak üzere nikahlayın'' mealindeki ayet nazil oldu."
"Daha Önce
Kendilerine Kitap Verilenlerden Olan Iftetli Kadınlar da, Mehirlerini Vermeniz
Kaydıyla; Evlenmek, Zina Etmemek ve Gizli Dost Tutmamak Üzere Size
Helaldir''[Maide, 5] Mealindeki Ayet Hakkında
17695. Amir(-i Şa'bi)
"Daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iftetli kadınlar da,
mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak
üzere size helaldir"mealindeki ayet hakkında der ki: "Yahudi ve
Hıristiyan kadınların iffetli olmaları, cünupluktan gusletmeleri ve namuslarını
muhafaza etmeleridir."
17696. Mücahid,
"Daha önce kendilerine kitap verilenlerden olan iftetli kadınlar da,
mehirlerini vermeniz kaydıyla; evlenmek, zina etmemek ve gizli dost tutmamak
üzere size helaldir"mealindeki ayet hakkında der ki: "iffetli
(namuslu) kadınlar."
''Allah Biliyor ki Siz
Onları Mutlaka Anacaksınız''[Bakara, 235] Ayeti
17697. Mücahid
"Allah biliyor ki siz onları mutlaka anacaksınız" mealindeki ayet
hakkında der ki: "Kadınları içinden anmasıdır."
17698. Hasan(-ı Basri),
"Allah biliyor ki siz onları mutlaka anacaksınız" mealindeki ayet
hakkında der ki: "Onlara (kadınlara evlenmek için) talip olma hususunda
(bu konuyu onlara açmaktır)."
Erkeğin Kadınla
Evlendiğinde Mehri Konusunda Haksızlık Yapması Hakkında
17699. Zeyd b. Eslem'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Her kim bir kadınla mehrini gidermek (ona mehrini vermeme) niyetiyle
evlenirse bu kimse, kıyamet günü Allah katında zinakardır."
Tahric: Abdürrezzak
(10443).
17700. Hz. Aişe ile Ümmü
Seleme şöyle demişlerdir: "Bir kadının mehrinden ve işçinin ücretinden
daha ağır (sorumluluğu olan başka) hiçbir şey yoktur.''
"Mükatebe Cariyenin
Geriye Kalan Ödemesi Üzerine Evlenmede Bir Sakınca Yoktur" Diyenler
17701. Hakem (b. Uteybe)
der ki: "Mükatebe cariye ile geriye kalan ödemesi üzerine evlenmekte bir
sakınca yoktur.''
"Bu, Adaletten
Sapmamanız Için En Uygun Olandır"[Nisa, 3] Mealindeki Ayet
17702. İbn Abbas,
"Bu, adaletten sapmamanız için en uygun olandır" mealindeki ayet
hakkında der ki: "(Adaletten) sapmamanız için."
17703. Ebu Rezın,
"Bu, adaletten sapmamanız için en uygun olandır" mealindeki ayet
hakkında der ki: "(Adaletten) sapmamanız için."
17704. Mücahid,
"Bu, adaletten sapmamanız için en uygun olandır" mealindeki ayet
hakkında der ki: "(Adaletten) sapmamanız için."
17705. Hasan(-ı Basri),
"Bu, adaletten sapmamanız için en uygun olandır" mealindeki ayet
hakkında der ki: "(Adaletten) sapmamanız için."
17706. Ebu Malik
"Bu, adaletten sapmamanız için en uygun olandır" mealindeki ayet
hakkında der ki: "(Adaletten) sapmamanız için."
17707. Dahhak, "Bu,
adaletten sapmamanız için en uygun olandır" mealindeki ayet hakkında der
ki: "(Adaletten) sapmamanız için."
Erkeğin (Kendisinde
Ölümünün Beklendiği) Hastalığında Evlenmesi Caiz Olur mu?
17708. Şa’bi ile
(Hasan(-ı Basri) şöyle demişlerdir: "Hasta olan erkeğin evlenmesi ve
alış-veriş yapması caizdir."
17709. İbrahim(-i
Nehai), hasta olan erkeğin evlenip evlenmemesi hakkında der ki:
"(Öldüğünde düşecek mirasın) üçte birlik payın dışında (olması kaydıyla)
evlenmesi caizdir.
17710. Hakem anlatıyor:
Abdurrahman b. Ümmi'I-Hakem hasta olduğu halde (karısına düşecek olan) sekizde
birlik payını Cerir'in kızından satın almak istedi. Cerir'in kızı bunu kabul
etmedi. Abdurrahman hasta olduğu halde onunla üçte birine evlendi. Dolayısıyla
bu caiz olmuştur.
17711. Şa’bi der ki:
"Muaviye bu nikaha icazet verdi."
17712. Abdullah b. Yezid
el-Bahili anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a hasta olduğu halde evlenen adamın
evliliğinin caiz olup olmamasını sordum. "insanlar bunun caiz olduğunu
söylüyorlar" dedi.
17713. Hasan(-ı Basri),
hasta olduğu halde evlenen adam hakkında der ki: ''Eğer evliliğiyle zarar
verecekse caiz olmaz. Kendisine baksın ve ihtiyaçlarını görsün diye evlenecekse
caiz olur.''
17714. Hammad (b. Ebi
Süleyman), hastalığı döneminde evlenen adam hakkında der ki: ''Bu (kadına
düşecek olan miras adamın malının) üçte birinden olur."
17715. İbn Cüreyc
anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a hasta olduğu halde evlenen adamın durumunu
sordum. Şöyle dedi: ''Ben bunun sadece sonradan icad edilmiş bir şeyolduğunu
düşünüyorum."
17716. Zühri, hastalığı
döneminde evlenen adam hakkında: ilCaiz değildir" dedi.
17717. Halife b. Galib
bildiriyor: Nati'ye bu meseleyi sordum. ''Bu caizdir, kadın ona varis olur ve
mehrini alır" dedi.
17718. Nati"nin
bildirdiğine göre İbn Ebi Rebia hasta olduğu halde evlendi.
Karısı ona varis olmak
istedi. Kendisiyle karısı arasında akrabalık ta vardı.
"Eğer Hanımlarından
Biri (Dininden Çıkıb) Sizden Kafirlere Kaçar da, Sonra Siz (O Kafirlerle Savaşarak)
Ganimet Alırsanız, Hanımları (Kafirlere) Gitmiş Olanlara (Önceden Bu
Hanımlarına) Sarf Etmiş Oldukları Mehir Kadar, (Bu Ganimetten)
Verin''[Mümtehine, 11l Mürselolarak: Buhari et-Ttirihu'l-Kebir (7/1680). ]
Mealindeki Ayet Hakkında
17719. Mesruk anlatıyor:
Kadın müşriklere katıldığı zaman kadının velileri kocasına mehrinin mislini
verirlerdi. Kendisiyle onlar arasında anlaşma olmayan müşrik bir topluluğa
katıldığı zaman "Siz (o kafirlerle savaşarak) ganimet alırsanız" yani
müşriklerden ganimet elde ettiğinizde "Hanımları (kafirlere) gitmiş
olanlara (önceden bu hanımlarına) sarf etmiş oldukları mehir kadar, (bu
ganimetten) verin." Yani o kadının kocasına kadının aldığı mehrin mislini
verin.
17720. Mücahid'den bunun
benzeri rivayet edilmiştir.
Evlenme Hususunda Güzel
Tercih Yapmayı Sevenler (Seçici Davrananlar) ve Bunu Yapmayanlar
17721. Urve b.
ez-Zübeyr'in bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle
buyurmuştur: "Nutfeleriniz için tercih edin 2 (hanım seçiminizi güzel yapın)."
17722. İbrahim(-i
Nehai)'nin bildirdiğine göre Alkame, evlendiği zamanda en düşük eve sahip olan
kadınla (şeref bakımından diğerlerinden düşük olan kadınla) evlenirdi.
17723. Abdullah b. Hıraş
anlatıyor: Rebeze'de Ebu Zer'i gördüm. Yanında zenci ya da açlık ve zayıflıktan
dolayı beti benzi atmış hanımı vardı. Siyah bir şemsiyenin altındaydı. Ona:
"Ey Ebu Zer! Bundan daha üstün bir kadınla evlenseydin ya!?"
denilince şöyle dedi: "Vallahi beni alçaltan bir kadınla evlenmeyi, beni yükselten
bir kadınla evlenmekten daha çok seviyorum."
17724. Muhammed b. Sirin
bildiriyor: Ömer b. el-Hattab der ki: "Bende Cahiliye ahlakından hiç bir
şey kalmadı. Ancak şu var ki ben, müslümanlardan hangisiyle evlendiğime ya da
hangisini evlendirdiğime pek aldırış etmiyorum."
17725. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Aikame evlenmek için kendisinden daha düşük olan kadınlara
(evlenmek için) talip olurdu."
17726. Muhammed b. Sirin
bildiriyor: Bir adam, terzi olan bir kölenin kızıyla evlendi. Onun nikahı
altındayken bir çocuk doğurdu. Adam çocuğun kendisinden olduğunu kabul etmedi.
Bunun üzerine Şureyh ona: "Seni, babası terzi olan bir adamın kızıyla
evlenmene sevk eden şey nedir? Halbuki sen cömertlikte Araplar içerisinde
şerefi bilinen bir adamsın. O (şeytan) seni bu çocuğu kabul etmemeye
sevketti" dedi.
Kölesi Olan Kadının
Kölesine "Benimle Evlenmen Şartıyla Seni Azat Ediyorum" Demesi
Hakkında
17727. Beni Mahzum'un
azatlısı olan İsmail anlatıyor: Ata (b. Ebi Rabah)'a bir kadının kölesine ''Benimle
evlenmen şartıyla seni azat ediyorum'' demesini sordum. Şöyle dedi: "Onu
azat etmeye başlasa ya!" Abdullah b. Umeyr'e sordum. Ata'nın dediğinin
benzerini söyledi. Mücahid'e sordum. Kızdı ve: "Bunda Allah'tan ve
yerelotoriteden gelecek bir ceza vardır" dedi.
17728. Ata ve Abdullah
b. Ubeyd b. Umeyr şöyle demişlerdir: "Onu azat eder, fakat ona şart
koşmaz." Mücahid der ki: "Bunda Allah'tan ve yerelotoriteden gelecek
bir ceza söz konusudur."
''Nefisler ise
Kıskançlığa ve Bencil Tutkulara Hazır (Elverişli) Kılınmıştır''[Nisa, 128]
Ayeti Hakkında
17729. Ata (b. Ebi
Rabah), "Nefisler ise kıskançlığa ve bencil tutkulara hazır (elverişli)
kılınmıştır" mealindeki ayet hakkında der ki: "Harcama
hususunda."
17730. Said b. Cübeyr
der ki: "Kocanın malından ve nefsinden (kocasının kadının yanında
gecelemesi hakkını) kadın için alırız,"
17731. Said b. Cübeyr
der ki: "Nafaka ve günler (hakkında)."
"(Vefat Iddeti
Beklemekte Olan) Kadınlara, Kendileri Ile Evlenmek Istediğinizi Içinizde
Saklamanızda Sizin Için Bir Günah Yoktur''[Bakara, 235] Ayeti Hakkında
17732. Mücahid
"(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara, kendileri ile evlenmek
istediğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur" mealindeki
ayet hakkında der ki: "Kadınları içinden geçirmesi."
17733. Hasan(-ı Basri),
"(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara, kendileri ile evlenmek
istediğinizi içinizde saklamanızda sizin için bir günah yoktur" mealindeki
ayet hakkında der ki: "Onunla evlenmeye talip olmak."
"Loğusa Olan Kadın,
Temizleninceye Kadar Evlenemez" Diyenler
17734. Muğire
bildiriyor: Şa’bi ile Hammad (b. Ebi Süleyman), lağusa olan kadının
temizleninceye kadar evlenmesinde bir sakınca görmezlerdi.
17735. Şa’bi ve Said b.
el-Müseyyeb, lağusa olan kadın hakkında der ki: "Kanı bitinceye kadar
evlenemez."
17736. Hakem (b. Uteybe)
ile Hammad (b. Ebi Süleyman), loğusa olan kadın hakkında şöyle demişlerdir:
"Kanı kesilmemiş olsa da evlenebilir."
17737. Eş'as'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) bunu mekruh görürdü. Buna rağmen lağusa olan
kadın evlenmesi durumunda nikah geçerlidir.
Loğusa Olan Kadın
Kocasının Kendisiyle ilişkiye Girebilmesi için Ne Kadar Bekler?
17738. Muaviye b.
Kurra'nın bildirdiğine göre Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem)
ashabından olan ve ağaç altında Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem) biat
edenlerden biri olan Ali b. Amr bildiriyor: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) hanımlarından biri lağusa oldu. Yirminci gecede temizlendiğini görünce
gusletti. Daha sonra Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) battaniyesi
içerisine (geceleyin) O'nun yanına girdi. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve
Sellem): "Bu kimdir?" diye sordu. "Falan kimseyim" dedi.
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sen loğusa olmamış
mıydın?" diye sordu. Hanımı: "Temiz olduğumu gördüm" deyince
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ayağıyla onu iterek battaniyenin
içinden çıkardı ve şöyle buyurdu: "Kırk gün geçinceye kadar dinim
konusunda beni aldatma."
17739. Hasan(-ı
BasriYnin bildirdiğine göre Osman b. Ebi'l-As hanımlarına:
"Loğusalıkta kırk
geceden önce yanıma yaklaşmayın" dedi.
17740. Hz. Ömer der ki:
"Loğusa olan kadın, kırk gün kalır."
17741. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Loğusa olan kadın kırk gün bekler, daha sonra yıkanır ve namaz
kılar." Şa’bi der ki: "iki ay bekler. Daha sonra (eğer hala kan
gelirse) istihaze olan kadın konumunda olur."
17742. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Loğusa olan kadın, kırk geceden fazla durmaz.
Ata (b. Ebi Rabah) der
ki: "Alışagelmiş olduğu adeti üzere kalır, kırk geceden daha fazla
kalmaz."
17743. İbn Abbas der ki:
"Loğusa olan kadın, kırk güne yakın bir süre kalır."
17744. Ümmü Seleme
bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında loğusa
olan kadın kırk gün kalırdı. (Doğum) lekelerini gidermek için yüzlerimize
alaçehre (Yemen safranı) sürerdik."
Tahric: Ahmed (6/300,
304, 309); Ebu Davud (315), Tirmizi (139, "ğarib"), İbn Mace (648);
Hakim Müstedrek (1/175; "sahih")
Kişinin Satın Aldığı ya
da Esir Olarak Aldığı Cariyenin Hamile Çıkması Hakkında
17745. Süfyan b. Uyeyne
bildiriyor: Ubeydullah b. Ebi Yezid, İbn Abbas'a hamile bir cariye satın alan
adamın onunla ilişkiye girip giremeyeceğini sordu. İbn Abbas cevaben
"Hayır" dedikten sonra şu ayeti okudu: "Hamile olanların bekleme
süresi doğum yapmaları ile sona erer."(Talak, 4)
17746. Davud anlatıyor:
Şa'bi'ye dedim ki: "Ebu Musa, Tüster'i fethettiği zaman ''Hamile
kadınlarla ilişkiye girilmez ve evlatları hususunda müşriklere ortak olunmaz,
çünkü su (meni) çocuğu artırır'' diyerek onlarla ilişkiye girilmesini
yasakladı. Bunu kendi görüşü olarak mı söyledi, yoksa bu Resulullah'tan
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) rivayet ettiği bir şey mi?"
Şa'bi cevaben dedi ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Evtas savaşının yapıldığı gün
hamile cariyelerle doğuruncaya kadar; hamile olmayan (diğer) kadınlarla
(hamilelik var mı diye) istibra edilinceye kadar ilişkiye girilmesini
yasakladı."
17747. Ebu Kılabe'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur:
"Hamile olan (cariye) ile ilişkiye giren bizden değildir."
17748. İbn Abbas
kanalıyla Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bu sözün aynısı rivayet
edilmiştir.
Tahric: Ahmed (1/256);
Ebu Ya'la (2516=2522); Taberani (12090); Tahavi Müşkil (1348).
17749. Tucib'in azatlısı
olan Ebu Merzuk anlatıyor: Ruveyfi' b. Sabit el-Ensarı ile birlikte Mağrib
tarafında savaştık. Cerbe denilen bir kasabayı fethettik. Konuşma yapmak üzere
ayağa kalkarak şöyle dedi: "Ben size sadece Hayber günü Resulullah'tan
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) işittiğim hadisleri söylüyorum. O gün bize şöyle
buyurmuştu: "Allah'a ve ahiret gününe iman edeni kendi suyu (menisi) ile
başkasının tarlasını sulamasın."
Tahric: Ahmed (4/108);
Said b. Mansur (2722); Ebu Davud (2125, 2701, 2151); Taberani (4486, 4485,
4483); Beyhaki (4/449; 9162)
17750. Ruveyfi' b. Sabit
kanalıyla Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunun aynısı rivayet
edilmiştir.
17751. Hz. Ali diyor ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), doğuruncaya kadar hamile
kadınla; bir kere hayız görmekle istibra edilinceye kadar hayızlı olan kadınla
ilişkiye girilmesini yasaklamıştır."
17752. Sıla, Kusem ve
Naciye b. Ka'b şöyle dediler: "Hamile cariye satın alan adam, cariye
doğuruncaya kadar onunla ilişkiye giremez. Cariye satın alan adam hayız
görünceye kadar onunla ilişkiye girmesin."
17753. Said b.
el-Müseyyeb diyor ki: "Erkeğin, karnında başka bir erkekten bebeği bulunan
cariye ya da kadınla ilişkiye girmesi yasaklandı."
17754. Hasan anlatıyor:
Tüster tethedilince Ebu Musa'nın payına esir cariyeler düştü. Ömer ona yazdığı
mektupta şöyle dedi: "Hiç kimse, doğuruncaya kadar hamile olan kadınlarla
ilişkiye girmesin, evlatları hususunda müşriklere ortak olmayın. Çünkü su
(meni) çocuğun tamamındandır."
17755. Tavus'un
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bir gazvede
münadinin şöyle seslenmesini emretti: "Erkekler, doğuruncaya kadar hamile
olan kadınlarla, hayız görünceye kadar da cariyelerle ilişkiye
girmesinler."
17756. Ebu Umame'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Hayber günü,
doğuruncaya kadar hamile kadınlarla ilişkiye girilmesini yasaklamıştır."
17757. Ebu'd-Derda
anlatıyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) doğumu yakın olan bir
(esir) kadının yanından geçti. Kadın çadırın -ya da kıl çadırın- kapısında
oturuyordu. "Bu (esir) kimindir?" diye sordu. "Falan
adamın" dediler. "Onunla günaha (ilişkiye) giriyor mu?" diye
sordu. Oradakiler "Evet" deyince şöyle buyurdu:
"Vallahi şu adama
kendisiyle beraber mezara kadar girecek bir lanet okumak içimden geliyor! Acaba
bu adam (o kadından doğacak) çocuğu nasıl mirasçı yapacak?! Oysa bu (iş)
kendisine helal değildir. (Doğacak) çocuğu köle gibi nasıl kullanacak? Oysa bu
da kendisine caiz değildir."
Tahric: Müslim (139);
Ebu Davud (2149); Darimi (2478); Hakim (2/194, "sahih").
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Eliyle Bir Kadını
ifsad Eden (Bekaretini Bozan) Kadına Ne Gerekir?