|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Boşanma |
Akli Yetersizliğin
Olduğu Durumlarda Boşama (Deli, Bunak, Sarhoş ve...)
Mecnunun (Delinin)
Talakı Hakkında
18207. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Mecnunun talakı, caiz (geçerli) değildir (vuku bulmaz)."
18208. Şa’bi der ki:
"Mecnunun talakı, caiz değildir.''
18209. Hz. Osman der ki:
"Ne mecnun için, ne de sarhoş için talak söz konusu olmaz.''
18210. Harun anlatıyor:
İbn Sirin'e delinin talakını sordum. Şöyle dedi: "Bir şey değildir.
Yerelotorite (kadı) ona bakar. Ondan boşadığına dair delil ister. Yemini
geçerli kılınmaz.''
18211. Amr anlatıyor:
Cabir'e bir adamın deli olduğu halde cinnet geçirdiği bir sırada karısını
boşaması sorulunca: "Caiz değildir (geçerli olmaz)" dedi.
18212. Zühri der ki:
"Deli olan adamın cinnet geçirdiği bir sırada verdiği talak geçerli olmaz.
Ayık olduğunda (cinnet hali kalktığında) caiz olur.''
Bunağın Talakı Hakkında
18213. Hz. Ali der ki:
"Bunağın talakı hariç, her talak caizdir.''
18214. Abis b. Rebia der
ki: "Hz. Ali'nin böyle dediğini işittim.''
18215. ibrahim(-i
Nehai)'nin bildirdiğine göre Hz. Ali der ki: "Bunağın talakı hariç her
talak caizdir."
18216. Nafi anlatıyor:
Mücebbir b. Abdirrahman, bunadığı halde karısını boşadı. Bunun üzerine İbn Ömer
kadına iddet beklemesini emretti. Kendisine "Ama o bunak birisidir"
denilince: "Ben Allah'ın, ne bunağın ne de başka birinin talakını istisna
ettiğini işitmedim'' dedi.
18217. Şa'bi der ki:
"Bunak ve çocuk için talak yoktur."
18218. ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Bunak ayıldığı bir anda talak verdiğinde talakı caiz olur
(geçerli olur)."
18219. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Bunağın talakı (muteber) bir şey değildir.
18220. Şureyh der ki:
"Bunağın talakı caiz değildir."
18221. Dahhak der ki:
"Bunağın talakı caiz değildir."
18222. Zühri der ki:
"Onun için talak yoktur."
18223. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Denilir ki: Bunağın talakı hariç her talak caizdir."
18224. Şa’bi der ki:
"Bunak için talak yoktur."
Kendisinde Cinnet Hali Bulunan
Adamın Talak Vermesi Hakkında
18225. Katade'nin
bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb kendisinde cinnet hali bulunan adam
hakkında der ki: "Cinnet hali kendisini yakaladığında bu, bir şey ifade
etmez. Ayıldığı zaman talakı caizdir."
18226. Ebu Ma'şer'in
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai)'den bunun benzeri rivayet edilmiştir.
18227. İbrahim'in
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), kendisine cin çarpması isabet eden adam
hakkında der ki: "Talakı kendisini bağlamaz." Katade der ki:
"Alış veriş yaptığında talakı bağlayıcı olur. Cinnet halinde talak
verdiğinde bağlayıcı olmaz."
18227. Eş'as'ın
bildirdiğine göre Şa’bi, cinnet nöbeti geçiren adam hakkında der ki:
"Talakı ve itakı (köle azat etmesi) caizdır."
18229. Katade der ki:
"Delilik ikidir: Eğer hiç ayılmıyorsa hiçbir talakı caiz olmaz. Bazen
ayılıyor da, ayıldığı anda talak verirse talakı bağlayıcı olur."
Deli ve Bunak Hakkında
Söylenenler. Velisinin Onun Adına Talak Vermesi Caiz Olur mu?
18230. Amr b. Şuayb der
ki: "Abdullah b. Amr'ın mektubunda şu ibareyi bulduk: Deli, hanımıyla
oynaşıp eğleniyorsa velisi kendisi adına karısına talak verir."
18231. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Vesveseli adamın velisi, onun adına talak verir. Belki
ayılır diye beklemelidir."
18232. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Akli dengesi bozulmuş bunak kimsenin talakı bir şey
ifade etmez. Talakı velisine bırakılır."
18233. Eyyub anlatıyor:
Ebu Kılabe'ye kocası, deli ve insanların iyileşmesini ümit etmedikleri bir
adamın karısına (hasta) adamın velisinin talak verip veremeyeceği hakkında
mektup yazdım. Bana şöyle yazdı: "O kadın, Allah'ın kendisini musibetle
imtihan ettiği bir kadındır. Sabretsin."
18234. Zühri der ki:
"Deli adına velisinin talakı caiz değildir."
Karısını Öldürmesinden
Korkulan Deli Hakkında
18235. Amr b. Şuayb'ın
babası kanalıyla dedesi şöyle anlatmıştır: Hz. Ömer'e karısını öldürmesinden
korkulan deli bir adam hakkında mektup yazdım. Cevaben bana: "Ona, tedavi
edileceği bir sene süre ver" diye yazdı.
Çocuğun Talakı Hakkında
18236. İbn Abbas der ki:
"çocuğun talakı, caiz değildir."
18237. Şa’bi der ki:
"çocuğun talakı, caiz değildir."
18238. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Çocuk, namazı ve orucu aklettiğinde talakı caiz
olur." Hasan(-ı Basri) der ki: "ihtilam olmadıkça (buluğa ermedikçe)
talakı caiz olmaz."
18239. İsmail b. imran
el-Anzı anlatıyor: Çocukken, hiç ihtilam olmadığım bir dönemde talak vermiştim.
Said b. el-Müseyyeb'e sordum. "Namazı düzgün kıldığın ve Ramazan orucunu
tuttuğun zaman talakın caiz olur" dedi.
18240. Ali b. Malik
anlatıyor: Şa'bi'ye üç talak veren çocuğun durumunu sordum. "Çocuk, üç
talakın kesin surette kendilerini ayırdığını aklettiği zaman bir arada
durmalarını uygun görmem" dedi.
18241. Ebu ishak
bildiriyor: Hz. Ali'yi işiten birinden onun şöyle dediği nakledilmiştir:
"Nikahı çocuklardan gizleyin."
18242. Hz. Ali'den bir
önceki hadisinin aynısı rivayet edilmiştir.
18243. Dahhak der ki:
"Nikahı çocuklardan gizleyin. Zatülcenbı hastalığına tutulan ve bunak
olanınki müstesna her talak caizdir."
18244. Şa’bi der ki:
"Çocuğun azat etmesi, nikahı ve kendisiyle alakalı hiçbir tasarrufu
geçerli değildir. "
18245. Ka'ka'
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai)'ye çocuğun talakını sordum. Şöyle dedi:
"Kadınlar çok."
18246. İbrahim(-i Nehai)
çocuğun talakı hakkında der ki: "Bir önemi yok.
Kadınlar çok."
18247. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Onlar (Ashab ve Tabiun) evlatlarını çocukken evlendirirler, talak
dillerinde vuku bulmasın diye nikahı onlardan gizlerlerdi." Süfyan ekledi:
"Talak vuku bulduğunda ise bunu (nikahı bozan) bir şeyolarak
görmezlerdi."
18248. Şa’bi çocuğun
talakı hakkında: "Önemli bir şey değildir" dedi.
18249. Şu'be anlatıyor:
Hakem (b. Uteybe) ile Hammad (b. Ebi Süleyman)'a çocuğun talakını sordum.
"Caiz (geçerli) değildir" dediler.
Şuurunu Kaybeden ve
Şizofren / Paranoyak Adamın Talakı Hakkında
18250. Yunus anlatıyor:
Kendisinde (rivayetlerini nakletmede) bir sakınca görmediğim Şam halkından bir
adam şöyle anlattı: Bir gazadaydık. Bir arkadaşımız zatülcenb hastalığına
tutularak (şuur kaybıyla) karısını üç talakla boşadı. insanlar adam ayılınca
ona: "Sen böyle böyle dedin" dediler. "Bundan ne az, ne de çok
hiçbir şey dediğimi hatırlamıyorum" dedi. Bizden bir adam bir ihtiyacı
için bineğine binerek Ömer b. Abdilaziz'in yanına gitti. ihtiyacını gördükten
sonra bu meseleyi ona sorunca Ömer adamı onayladı.
18251. Meymun b. Mihran
kanalıyla Ömer b. Abdilazız'den Yunus hadisinin benzeri rivayet edildi.
18252. Haccac'ın
bildirdiğine göre Hakem şöyle derdi: "Şuur kaybına neden olan zatülcenb ve
yüksek ateş hastalığına tutulan kimsenin talakı ve mecnunun nikahı (itibar
edilen) bir şey değildir."
18253. Dahhak der ki:
"Zatülcenb hastalığına tutulan ve hastalığı esnasında aklı melekelerini
(geçici de olsa) kaybeden kişinin talakı, geçerli değildir."
18254. Amr b. Herm'in
bildirdiğine göre Cabir b. Zeyd, şuur kaybına uğrayan ve ne dediğini
akledemeyen adamın talakı hakkında der ki: "Bu hal üzere olduğu sürece
onun talakı ve azat etmesi geçersizdir."
18255. Şa’bi ile İbrahim(-i
Nehai) derler ki: "Zatülcenb hastalığına tutulan kimsenin talakı, geçerli
değildir."
18256. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Zatülcenb hastalığına tutulan ve sarhoşluk dışı akli dengesi
bozulan adamın talakı, geçerli değildir."
18257. Eyyub anlatıyor: Ebu
Kılabe'ye mektup yazarak ona zatülcenb hastalığına tutulan adamın talakını
sordum. Cevaben bana şöyle yazdı: "Şahitler şahit olduğunda ve ne dediğini
aklettiğinde talakı caiz olur. Eğer akletmiyorsa talakı caiz olmaz."
Sarhoşun Talakını Caiz Görenler
18258. Mücahid der ki:
"Sarhoşun talakı, caizdir (geçerlidir)."
18259. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Sarhoşun talakı, caizdir."
18260. Haccac'ın
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), sarhoşun talakını caiz (geçerli)
görmezdi.
18261. Hasan(-ı Basri)
ve Muhammed (b. Sirin) şöyle demişlerdir: "Sarhoşun talakı geçerlidir ve
sırtı acıtılır (kendisine içki içen kişiye uygulanan had cezası tatbik
edilir)."
18262. Hasan(-ı Basri)
ve Muhammed (b. Sirin) şöyle demişlerdir: "Sarhoşun talakı caizdir."
18263. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Sarhoşun talakı, caizdir."
18264. Abdurrahman b.
Anbese'nin bildirdiğine göre Ömer b. Abdilazız, sarhoşun talakını caiz görür ve
onu sopa cezası uygulardı.
18265. Abdurrahman b.
Harmele anlatıyor: Sarhoş olan bir komşum talak vermişti. Durumunu Said b.
el-Müseyyeb'e sorarak öğrenmemi emretti. Eğer bu hususta hakka isabet edilirse
kendisiyle hanımı arası ayrılır ve kendisine seksen sopa vurulur.
18266. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Sarhoşun talakı, caizdir."
18267. Meymun der ki:
"Sarhoşun talakı, caizdir.''
18268. Humeyd b.
Abdirrahman der ki: "Sarhoşun talakı, caizdir."
18269. İbn Mehdi bize
bildiriyor: Malik'e: "Süleyman b. Yesar ve Said b. el-Müseyyeb'in
''Sarhoşun talakı caizdir''" dedikleri sana bildirildi mi?" diye
sordum. "Evet" dedi.
18270. Ebu Lebid'in
bildirdiğine göre Hz. Ömer, kadınların şahitliğiyle sarhoşun talakını caiz
görmüştür.
18271. Zühri der ki:
"Sarhoş talak verdiğinde ya da azat ettiğinde bu, kendisi aleyhine caiz
olur ve ona had (şeri) cezası tatbik edilir."
18272. Şa'bi der ki:
"Sarhoşun talakı caizdir, sırtına had cezası tatbik edilir."
18273. Hakem der ki:
"Kim, Allah'tan olan bir sarhoşluktan dolayı talak verirse talakı bir şey
değildir. Kim, şeytandan olan bir sarhoşluktan dolayı (içki içerek) talak
verirse talakı caizdir."
18274. (Kadı) Şureyh der
ki: "Sarhoşun talakı, caizdir."
Sarhoşun Talakmı Caiz
(Geçerli) Görmeyenler
18275. Zühri bildiriyor:
Eban b. Osman diyor ki: "Hz. Osman, sarhoşun ve delinin talakını caiz görmezdi.
Zühri dedi ki: "Ömer b. Abdilazız sarhoşun talakını caiz görür, sırtını
acıtırdı. Bu yüzden Eban kendisine bunu (Osman'ın aksi uygulamasını)
bildirmiştir."
18276. Cabir b. Zeyd,
ikrime, Ata ve Tavus şöyle demişlerdir: "Sarhoşun talakı, caiz değildir."
18277. Yahya b. Said
diyor ki: "Ömer b. Abdilazız ve Kasım sarhoşun talakını caiz
görmezlerdi."
18278. Rebah'ın
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), sarhoşun talakını caiz görmezdi.
18279. Hanzale ya da
başka birinden rivayet edildiği ne göre Tavus, sarhoşun talakını caiz görmezdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Talakı İfade
Sözler Ve Bağlayıcılıkları