m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Boşanma

 

Talak Yetkisini Karısına Veren Yada Muhayyer Bırakan

 

Karısının Talakını Kendi Eline Verdikten Sonra Kadının Kendisini Boşaması Hakkında

 

18379. Mesruk anlatıyor: Bir adam Hz. Ömer'e giderek: "Ben karımın işini kendi eline verdim. O da kendisini üç kere boşadı" dedi. Bunun üzerine Ömer, oğlu Abdullah'a: "Sen ne dersin?" diye sorunca Abdullah: "Ben bunun tek talak olduğunu düşünüyorum. Kocası kendisine en ziyade malik olandır" dedi. İbn Ömer'in bu sözü üzerine Ömer: "Ben de öyle düşünüyorum" dedi.

 

18380. Eban b. Osman'ın bildirdiğine göre Zeyd b. Sabit; bir adamın karısına "Eğer şu kapının eşiğini geçersen işin elindedir" dedikten sonra karısının (inadına) eşiğin üzerinden geçerek kendisini bir çok defa boşaması hakkında der ki: "Bu, tek talaktır,"

 

18381. Gaylan b. Cerir'in bildirdiğine göre Ebu'l-Halal el-Atekı, Hz. Osman'a elçi olarak giderek: "Bir adam karısının işini kendi eline verdi" deyince Osman ona:

"Kadının işi kendi elindedir" dedi.

 

18382. Ebu'I-Halal anlatıyor: Hz. Osman'a, karısının işini kendi eline veren adamın durumunu sordum. "Hüküm, kadının verdiği hükümdür" dedi.

 

18383. İbn Abbas der ki: "Hüküm, kadının verdiği hükümdür."

 

18384. İbn Ömer der ki: "Hüküm, kadının verdiği hükümdür."

 

18385. Fadale b. Ubeyd ile Ebu iyad: "Hüküm, kadının verdiği hükümdür" dediler.

 

18386. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Hüküm, kadının verdiği hükümdür."

 

18387. Mücalid'in bildirdiğine göre Şa’bi, bir adamın karısının işini kendi eline verdikten sonra kadının kendisini üç talakla boşaması hakkında: "Bu, üç talaktır" dedi.

 

18388. İbn Ömer, karısının işini kendi eline veren adam hakkında der ki: "Hüküm, kadının verdiği hükümdür. Eğer inkar ederlerse adama yemin ettirilir."

 

18389. Mekhul ve Zühri şöyle demişlerdir: "Hüküm, kadının verdiği hükümdür."

 

18390. Şu'be anlatıyor: Hakem (b. Uteybe)'ye "Kendimi üç talakla boşadım" diyen kadının durumunu sordum. "Kadın kocasından üç talakla ayrılmıştır" dedi. Yani, adam karısının talak işini kadının eline verdiğinde geçerli bir durumdur.

 

18391. Alkame'nin bildirdiğine göre bir adamın, karısının işini kendisine verdikten sonra kadının kendisini üç talakla boşaması hakkında İbn Mes’ud: "Bu, tek talaktır" dedi. İbn Mes'ud daha sonra Ömer'le karşılaşınca Hz. Ömer ona: "Ne de uygun görmüşsün!"

 

18392. Yunus anlatıyor: O zamanlar bize şöyle bildirildi: Ömer b. Abdilazız, Beni Temim kabilesinden olan karısının işin kendi eline veren adam hakkında der ki: "Eğer kadın işi kocasına döndürürse (talak hakkını kocasına geri iade ederse) bir şeyolmaz. Kadın eğer kendisini boşarsa bu, tek talak olur. Bu durumda adam karısına dönmeye daha layıktır.

 

 

 

Adam, Karısına "işin Senin Elindedir" Dedikten Sonra Kadının "Sen Üç Talakla Boşsun" Demesi Hakkında

 

18393. Mansur'un bildirdiğine göre bir adamın, karısına "işin senin elindedir" dedikten sonra karısının "Sen üç talakla boşsun" demesi hakkında İbn Mes'ud der ki: "Allah onun yağmurunu isabet ettirmesin (Zira ''Ben boşum'' diyeceğine ''Sen boşsun'' dediği için Allah onu şaşırtmıştır). Şayet ''Ben üç talakla boşum'' deseydi dediği gibi olurdu" dedi.

 

18394. Mansur anlatıyor: Bunu İbrahim(-i Nehai)'ye anlattım. Şöyle dedi: "Aynı şey. Bu, tek talaktır. Kadın ''Seni boşadım'' dese de ''Kendimi boşadım'' dese de kocası kendisine dönmeye daha layıktır."

 

18395. İbn Abbas der ki: "(Yağmur yağarken yağmurdan mahrum kalsın deyimi ile) Allah onun iyiliğini vermesin (yani talak gerçekleşmez)."

 

18396. Said b. Cübeyr'in bildirdiğine göre İbn Abbas, karısının işini kendi eline verdikten sonra karısı "Sen üç talakla boşsun" diyen adam hakkında der ki: "Allah onun iyiliğini vermesin (yani talak gerçekleşmez)."

 

18397. Alkame anlatıyor: İbn Mes’ud'un yanındaydım. Yanına bir adam gelerek şöyle dedi: "Ey Ebu Abdirrahman! insanların arasında yaşanan bir tatsızlık / tartışma, benimle ailem arasında geçti. Karım: ''Senin elinde olan iş (talak hakkı) benim elimde olsaydı sana ne yapacağımı bilirdin!'' deyince ben de: ''O iş senin elindedir o halde'' deyiverdim. Ben böyle deyince o da: ''Şüphesiz ki ben seni üç talakla boşadım'' dedi."

ibn Mes’ud adama: "Bu tek talaktır. Sen ona (dönmeye) daha layıksın" dedi. (ibn Mes’ud der ki:) Daha sonra bu durumu Hz. Ömer'e söyledim. "Bundan başka bir şey söyleseydin seni doğruya isabet etmemiş olduğunu düşünürdüm" dedi.

 

 

 

Bir Adamın, Karısını Serbest Bıraktıktan Kadının Kocasını ya da Kendisini Seçmesi Hakkında

 

18398. Şa’bi anlatıyor: İbn Mes’ud der ki: "Adam karısını serbest bıraktıktan sonra karısı kendini tercih etse bu, tek bain talak olur. Kocasını tercih ederse bir şey olmaz." Hz. Ali der ki: "Kadın kendini tercih ederse bu tek bain talak olur. Kocasını tercih ederse bu tek talak olur. Kocası ona dönmeye daha layıktır."

 

18399. Mesruk bildiriyor: Hanımım beni tercih ettiğinde onu bir kere, yüz kere ya da bin kere muhayyer bırakmam arasında bir fark görmem. Aişe'ye giderek bunu ona sordum. Şöyle dedi: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) muhayyer bıraktı. Biz de O'nu tercih ettik. Bu (muhayyer bırakmak) hiç talak olur mu?!"

 

Tahric: Buhari (5263), Müslim (2/1104:24, 25), Tirmizi (1179) ve Nesai (5310, 5634).

 

 

 

18400. Yahya b. Bişr anlatıyor: ikrime'nin şöyle bildirdiğini işittim: Ebu'd-Derda Şam'da iken, bir adamın yanına götürüldü. Bu adam karısını muhayyer bıraktıktan sonra karısı kocasını tercih etmişti. Ebu'd-Derda şöyle dedi: "Bu, mühim bir şey değildir," İbn Abbas da böyle fetva verirdi. Eban b. Osman da Medine'de iken bu şekilde hüküm vermiştir.

 

18401. Hz. Ali der ki: "Erkek karısının işini kendi boynundan çıkardığında kadın, kocasını tercih etse bile bu tek talak olur.''

 

18402. Zadan anlatıyor: Hz. Ali'nin yanında oturuyorduk. Muhayyerlik meselesi kendisine sorulunca şöyle dedi:

Müminlerin emiri Ömer bunu bana sordu. Ben: "Kadın kendini tercih ederse bu, tek bain talaktır. Kocasını tercih ederse bu, tek talaktır. Bununla beraber kocası ona (dönmeye) daha layıktır" deyince bana şöyle dedi: "Dediğin gibi değil. Kadın kendini tercih ederse bu tek talaktır; bununla beraber kocası kendisine (dönmeye) daha layıktır. Kocasını tercih ederse bir şeyolmaz. Bununla beraber kocası ona dönmeye daha layıktır." Bu durumda Müminlerin emirin dediği şeye tabi olmaktan başka bir yol bulamadım. işin başına geçirilip yollara döküldüğümde (halife olduğumda) bildiğim şeye geri döndüm."

Ravi ekledi: Hz. Ali'ye "ikinizin topluluk içindeki görüşünüz, bizim için fırkalar halindeki (münferid) görüşünden daha sevimlidir" denilince Ali güldü. Bunun üzerine Ali, Zeyd b. Sabit'e birini göndererek bunu ona sordu. Zeyd: "Kadın kendini tercih ederse üç talaktır, kocasını tercih ederse tek bain talaktır" dedi.

 

18403. Abdülmelik'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), hanımına ''Tercihini yap!" diyen adam hakkında: "Kadın kendini tercih ederse bu, tek talaktır, kocasını tercih ederse bir şeyolmaz" dedi.

 

18404. Zeyd b. Sabit der ki: "Kadın kendini tercih ederse üç talaktır, kocasını tercih ederse tek talaktır."

 

18405. Zeyd b. Sabit der ki: "Kadın kendini tercih ederse bu, tek talaktır. Kocası ona (dönmeye) daha layıktır. Kocasını tercih ederse bir şeyolmaz."

 

18406. Hz. Aişe diyor ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bizi muhayyer bıraktı. Biz de O'nu tercih ettik. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bunu bizim aleyhimize (talak olarak) bir şey saymadı."

 

Tahric: Ahmed (6/45, 47 - 48), Buhari (5262), Müslim (2/1104:28 ve 28'den sonra), İbn Mace (2052), Nesai (5637, 5638), Ebu Davud (2196) ve Tirmizi (1179).

 

 

 

18407. Ebu ishak anlatıyor: Ebu Cafer'e, bir adamın karısını muhayyer bıraktığında kadının kocasını seçmesini sordum. Şöyle dedi: "Bu mühim bir şey değildir." Ben: "Peki kadın kendini tercih ederse?" diye sorunca: "Bu tek talaktır. Adam ona dönmeye daha layıktır" dedi.

 

18408. Yahya b. Said bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb, karısını muhayyer bıraktıktan sonra kadının bu hakkı kendisine geri çevirdiği adam hakkında: "Bu, bir şey değildir" dedi.

 

18409. Tavus'un bildirdiğine göre İbn Abbas, muhayyerlik meselesi hakkında Ömer ve İbn Mes'ud'un söylediği gibi derdi.

 

 

 

"Seçimini Yap" ve "işin Kendi Elindedir" Sözlerini Eşit Görenler

 

18410. Hz. Ömer ile İbn Mes'ud şöyle demişlerdir: "''işin elindedir'' ve ''Seçimini yap'' sözleri eşittir."

 

18411. Mesruk, insanların "işin elindedir" ve "Seçimini yap" sözleri hakkında der ki: "(Hükümleri) eşittir."

 

18412. Hz. Ali, Abdullah (b. Mes’ud) ve Zeyd (b. Sabit) şöyle demişlerdir: "''işin elindedir'' ve ''Seçimini yap'' sözleri, (hüküm olarak) eşittir."

 

18413. İbrahim(-i Nehai) ile Şa’bi şöyle demişlerdir: "''işin elindedir'' ve ''Seçimini yap'' sözleri, (hüküm olarak) eşittir."

 

18414. Hişam'ın bildirdiğine göre Ömer b. Abdilazız, "işin elindedir" ve "Seçimini yap" sözleri eşit saymıştır.

 

 

 

Bir Adamın Muhayyer Kıldıktan Sonra Kadının Oturduğu Yerden Kalkıncaya Kadar Seçimini Yapmaması Hakkında

 

18415. Cabir b. Zeyd der ki: "Erkek karısını muhayyer kıldığında bu muhayyerlik, kadının bulunduğu mecliste konuştuğu sürecedir. Eğer (kadın hiçbir şey konuşmadan) birbirlerinden ayrılırlarsa bir şeyolmaz."

 

18416. Amr b. Şuayb'ın babası kanalıyla dedesinden rivayet edildiğine göre Ömer b. el-Hattab ve Osman b. Aftan şöyle demişlerdir: "Bir adam karısının işini kendisine bıraktağı zaman ya da karısını muhayyer kıldığı vakit, kadın hiçbir şey konuşmadan o meclisten kalkarak birbirinden ayrılırlarsa karısının işi kocasına döner."

 

18417. İbn Mes'ud der ki: "Bir adam karısının işini bir başka bir adamın eline verdiğinde o adam herhangi bir hüküm vermeden olduğu yerden kalkarsa bu durumda kendisi için (adamın karısına talak verilmesine dair) her hangi bir yetki bulunmaz."

 

18418. Cabir der ki: "Adam karısını muhayyer kıldıktan sonra kadın bulunduğu mecliste seçimini yapmazsa artık kadın için muhayyerlik yoktur."

 

18419. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Adam karısını muhayyer kıldıktan sonra kadın seçimini yaparsa ne ala. Eğer seçimini yapmazsa, artık dilediği zaman seçimini yapma hakkı kalmaz."

 

18420. Mücahid der ki: "Kadın bulunduğu meclisten kalkığında bir şeyolmaz."

 

18421. Ata (b. Ebi Rabah) ve Amr b. DInar şöyle demişlerdir: "Temlik ve muhayyerlik hususunda kadın ve erkek birbirinden ayrılırlarsa artık kadın için muhayyerlik yoktur."

 

18422. Abdullah b. Amr karısını muhayyer kılan adam hakkında der ki: "Kadının bu hakkı, kadın meclisinde bulunduğu sürece geçerlidir."

 

18423. Ata (b. Ebi Rabah), Tavus ve Mücahid karısını muhayyer kılan adam hakkında şöyle demişlerdir: "Kadın seçimini yapmadan önce bulunduğu meclisten kalkarsa artık kendisi için muhayyerlik hakkı olmaz."

 

18424. Amir(-i Şa’bi) der ki: "Adam karısını muhayyer kıldığında kadın bulunduğu mecliste seçimini yapmazsa bu durumda kadın için muhayyerlik hakkı kalmaz."

 

 

 

''Kadının işi, Konuşuncaya Kadar Kendi Elindedir" Diyenler

 

18425. Hakem'in bildirdiğine göre Hz. Ali, karısının işini kendi eline veren adam hakkında der ki: ''Kadının bu hakkı, kendisi konuşuncaya kadar ya da adamın karısı ile ilgili işi başka bir adamın eline verinceye kadar geçerlidir. Kadın konuşuncaya kadar bu iş (talak işi) kendi elindedir."

 

18426. Hasan b. Müslim'in bildirdiğine göre bir adam karısının işini kendi eline verdi. Bunun üzerine kadın ayağa kalkarak herhangi bir hüküm vermedi. Bu durum ibnü'z-Zübeyr'e çıkarılınca kadına: liNe üzerine kalktın?" diye sordu. Kadın: "Ona dönmemek üzerine" deyince ibnü'z-Zübeyr kadını kocasından ayırdı.

 

 

 

Karısını Muhayyer Kıldıktan Sonra Seçimini Yapmasından Önce Adamın (Kararından) Geri Dönmesi

 

18427. Şa’bi, karısını muhayyer kılan adam hakkında der ki: "Kadın konuşmadığı sürece erkeğin dönme hakkı vardır."

 

18428. Cabir b. Zeyd der ki: "Erkek için bu hak vardır."

 

18429. İbn Cüreyc'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah), bir adamın karısını muhayyer kıldıktan ya da işini karısının eline verdikten sonra kadın hiçbir şey demeden önce bundan dönmesi hakkında: "Erkek için bu hak vardır" dedi.

 

18430. İbn Mes'ud der ki: "Adam karısını muhayyer kıldıktan sonra kadın bulunduğu meclisten kalksa kadının elinde hiçbir iş kalmaz. Kadın seçimini yapmadan önce adam geri dönse kadın için (kendisini boşaması ile ilgili) hiçbir hak bulunmaz."

 

 

 

Adamın Karısını Üç Kere Muhayyer Kılması Durumunda Kadının Bir Kere Tercih Etmesi Hakkında

 

18431. İbn Mes'ud der ki: "Adam karısını üç kere muhayyer kıldığında kadın bir kere kendisini tercih ederse (kendisini tek talakla boşarsa) bu üç talak yerine geçti."

 

18432. Muğire'nin bildirdiğine göre Şa’bi, bir adamın karısını üç kere muhayyer kıldıktan sonra kadının bir kere kendisini tercih etmesi hakkında: "Kadın kocasından üç talakla ayrılır" dedi.

 

18433. ismiHI b. Ebi Halid anlatıyor: Bir adamın karısına: "Seçimin yap!" dedikten sonra kadının sükut etmesi, ardından tekrar: "Seçimini yap" dedikten sonra tekrar kadının sükut etmesi, ardından tekrar: "Seçimin yap" dedikten sonra üçüncüsünde kadının kendini tercih etmesi Şa'bi"ye sorulunca, kadını kocasından ayırdı ve bunu üç talak saydı.

 

18434. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Adam karısını üç kere muhayyer kıldıktan sonra kadın bir kere kendini tercih ederse bu üç talaktır."

 

 

 

Adamm, Karısmı Muhayyer Kıldıktan Sonra Kadının Sükut Ederek Hiçbir Şey Dememesi Hakkında

 

18435. Abdullah der ki: "Adam karısını muhayyer kıldığında kadının sükut etmesi, kocasından razı olması demektir."

 

18436. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Kadının sükut etmesi, kocasından razı olması demektir."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Talak Talabini Onaylama Cümlesi İle Talak