m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Boşanma

 

Nafaka Hakkına Dair

 

Üç Talakla Boşanan Kadının Nafaka Hakkı Olduğunu Söyleyenler

 

18976. Hz. Ömer der ki: "Bir kadının (yani Fatıma binti Kays'ın) sözüne (rivayetine) dayanarak Yüce Allah'ın dininde hüküm vermeyiz. Üç talakla boşanan kadının konut ve nafaka hakkı vardır." İbn Fudayl'ın rivayetinde ise şu ilave yer almıştır: Aişe de: "(Fatıma binti Kays'ın) bunu aktarmasının kendisi için herhangi faydası yoktur" demiştir.

 

18977. Hz. Ömer ile Abdullah (b. Mes’ud) dediler ki: "(Üç talakla boşanan kadının) konut ve nafaka hakkı vardır."

 

18978. İbrahim(-i Nehai) der ki: "(Üç talakla boşanan kadının) konut ve nafaka hakkı vardır."

 

18979. İbrahim(-i Nehai) ile Şa’bi dediler ki: "(Üç talakla boşanan kadının) konut ve nafaka hakkı vardır."

 

18980. Cabir der ki: "Boşanmış kadının, kocasına haram olmadığı sürece nafaka hakkı vardır. Ancak kocasına haram olmuşsa (başka biriyle evlenip boşanmadan onunla evlenemiyorsa) bu durumda mut'a hakkı vardır."

 

18981. Eş'as'ın bildirdiğine göre Hasan, Ata (b. Ebi Rabah) ve Şa’bi; üç talakla boşanmış kadın hakkında: "Konut hakkı vardır, ama nafaka hakkı yoktur" demişlerdir.

 

18982. Muğire der ki: ibrahim'e Fatıma binti Kays'ın bu konudaki rivayetini aktardığımda şöyle dedi: "Bu konuda Ömer: ''Aklında doğru tuttuğunu veya unuttuğunu bilmediğimiz bir kadının sözüne dayanıp Yüce Allah'ın Kitabı ile Resulünün sünnetini bırakacak değiliz'' der ve (üç talakla boşanmış) kadının konut ve nafaka hakkı olduğunu düşünürdü."

 

18983. Yahya b. Said der ki: Said b. el-Müseyyeb'e, erkek kirada oturan karısını boşadığı zaman kirayı ödemek kime düşer?" diye sorduğumda: "Kirayı kocası öder" dedi. "Peki, kocasının kirayı ödeme durumu yoksa?" diye sorduğumda: "O zaman kadın öder" dedi. "Peki, kadının da ödeme durumu yoksa?" diye sorduğumda ise: "O zaman kirayı bölgenin yöneticisi öder" dedi.

 

18984. (Kadı) Şureyh der ki: "Üç talakla boşanmış kadının konut ve nafaka hakkı vardır."

 

18985. İbrahim'in bildirdiğine göre Ömer b. el-Hattab der ki: "Bir kadının sözüne dayanıp Rabbimizin Kitabı ile Resulünün sünnetini bırakacak değiliz. Üç talakla boşanmış kadının konut ve nafaka hakkı vardır."

 

18986. Meymun b. Mihran'ın bildirdiğine göre Hz. Ömer der ki: "Bir kadının sözüne dayanıp Rabbimizin Kitabı ile Resulünün sünnetini bırakacak değiliz."

 

18987. Hakem'in bildirdiğine göre (kadı) Şureyh der ki: "Üç talakla boşanmış kadının konut ve nafaka hakkı vardır."

 

18988. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Üç talakla boşanmış kadının konut ve nafaka hakkı vardır."

 

 

 

Üç Talakla Boşanmış Kadının Nafaka Hakkı Olmadığını Söyleyenler

 

18989. Ebu Bekir b. Ebi'l-Cehm b. Suhayr el-Adevı der ki: "Fatıma binti Kays'ın dediğine göre kocası kendisini üç talakla boşayınca Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona konut ve nafaka hakkı tanımamıştır."

 

Tahric: Ahmed (6/411), Müslim (2/1119:47, 48, 50), İbn Mace (2035), Tirmizi (1135) ve Nesai (5611, 5745).

 

 

 

18990. Şa’bi, Fatıma binti Kays'tan naklediyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında kocam beni üç talakla boşadı. Ancak Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bana: "Konut ve nafaka hakkın yok" buyurdu.

 

Tahric: Müslim (2/1117, 1118:42, 44, 46), Ebu Davud (2282), İbn Mace (2024, 2036), Tirmizi (1180), Nesai (5596, 5597, 5742) ve Taberaill, M. el-Kebir (24/934, 955).

 

 

 

17991. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Karısını üç talakla boşayan kişi, ona nafaka vermeye zorlanamaz."

 

18992. Eyyub'un bildirdiğine göre ikrime ile Hasan(-ı Basri) şöyle demişlerdir:

"Üç talakla boşanan ile kocası ölen kadının ne konut, ne de nafaka hakkı vardır."

 

18993. Ya'la b. Müslim'in bildirdiğine göre Said b. Cübeyr, üç talakla boşanan kadının nafaka hakkının olmadığını düşünürdü.

 

18994. İbn Ömer der ki: "Üç talakla boşanan kadının nafaka hakkı yoktur."

 

18995. Hişam b. Urve der ki: Babama: "Karısını kesin bir şekilde (üç talakla) boşayan erkek, kadına nafaka verir mi?" diye sorduğumda: "Bu şekilde boşanan kadının nafaka hakkı yoktur" karşılığını verdi.

 

 

 

Erkeğin Karısını Hamile iken Boşaması ve Böylesi Bir Boşamada Karısına Nafaka Vermesi Gerektiği Hakkında

 

18996. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Kişi karısını hamile iken boşayamaz. Yüce Allah bunu yaptığına kendisini pişman eder. Boşaması halinde de hamileliği ve çocuğu sütten kesinceye kadar emzirmesi süresince kadının geçimini karşılar."

 

18997. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) şöyle derdi: "Erkek karısını hamile iken üç talakla boşadığı zaman kadın ister hür, ister cariye olsun nafaka hakkına sahiptir."

 

18998. Hişam bildiriyor: Babam (Urve), kocası tarafından kesin bir şekilde (üç talakla) boşanan kadın hakkında: "Bu kadının nafaka hakkı yoktur. Ancak boşanırken hamile ise çocuğu doğuruncaya kadar masrafları kocası tarafından karşılanır" demiştir.

 

18999. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Hamile iken üç talakla boşanmış kadın ile hamile iken Ila veya hul' veya lian yoluyla ayrılmış kadının nafaka hakkı vardır."

 

19900. (19000) Şa’bi ile İbn Sirin dediler ki: "(Boşanmış) her hamile kadının nafaka hakkı vardır."

 

19001. Zekeriyya der ki: Amir(-i Şa'bi)'ye, hamile iken kocası tarafından boşanan kadının nafaka hakkının olup olmadığı sorulunca: "Adam hür biri ise kadına nafakasını verir" dedi.

 

19002. Cüveybir bildiriyor: Dahhak, " ... Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin .. ."[Talak, 6] ayetini açıklarken der ki: "Erkek, kadını hamile iken boşarsa doğum yapıncaya kadar nafakasını karşılar."

 

 

 

Hamile iken Hul' Yoluyla Ayrılmış Kadının Nafaka Hakkının Olduğunu Söyleyenler

 

19003. Katade'nin bildirdiğine göre hamile iken hul' yoluyla ayrılan kadın konusunda Ebu'I-Aliye ile (kadı) Şureyh: "Kadının nafaka hakkı vardır" demişlerdir.

 

19004. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Erkek nafaka vermeme şartı koşmamışsa bu yolla ayrılan hamile kadının nafaka hakkı vardır."

 

19005. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Erkek nafaka vermeme şartı koşmamışsa bu yolla ayrılan hamile kadının nafaka hakkı vardır."

ibn Tavus da babasından naklen: "Bu yolla ayrılan hamile kadının nafaka hakkı vardır" demiştir.

Amr b. Dinar da: "Burada erkek nafakayı çocuğu için vermektedir" demiştir.

 

19006. Yahya'nın bildirdiğine göre hul' yoluyla ayrılan hamile kadın konusunda Kasım: "Mutlaka ona bir nafaka verilmesi gerekir" demiştir.

 

19007. Hammad (b. Ebi Süleyman) der ki: "Böylesi durumda olan kadının nafaka hakkı vardır."

 

19008. Ma'mer'in bildirdiğine göre Zühri, hul' yoluyla ayrılan kadının hamile olması durumunda kendisine nafaka verilmesi gerektiğini söylerdi.

 

19009. Şa’bi ile ibni Sirin dediler ki: "(Boşanan) her hamile kadının nafaka hakkı vardır."

 

19010. Asım'ın bildirdiğine göre hul' yoluyla ayrılan hamile kadın konusunda Şa’bi: "Nafaka hakkı vardır" demiştir.

 

 

 

Hul' Yoluyla Ayrılan Hamile Kadının Nafaka Hakkının Olmadığını Söyleyenler

 

19011. Katade'nin bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb, Hasan ve Cabir b.

Abdillah: "Böylesi durumda olan kadının nafaka hakkı yoktur" demişlerdir.

 

 

 

Karısını Hamile iken Boşayan Kölenin Nafaka Vermesi Gerektiğini Söyleyenler

 

19012. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), köle ile evli hür kadının veya hür biri ile evli cariyenin hamile iken boşanması halinde nafaka haklarının olduğunu söylerdi.

 

19013. Şeybani'nin bildirdiğine göre Şa’bi, karısını hamile iken boşayan kölenin, kadın doğum yapıncaya kadar geçimini sağlaması gerektiğini söylemiştir.

 

19014. Hakem der ki: "Köle, hür olan karısını hamile iken boşadığı zaman doğum yapıncaya kadar geçimini sağlamak zorundadır. Doğumdan sonra ise artık nafaka vermesi gerekmez."

 

19015. Zühri der ki: "Hür olan kişi cariye olan karısını hamile iken boşadığı zaman doğum yapıncaya kadar cariyenin geçimini sağlamak zorundadır. Doğumdan sonra ise emzirme ücreti vermesi gerekmez."

 

 

 

Henüz Mehri Belirlemeden ve Gerdeğe Girmeden Karısını Boşayan Kişinin Mut'a Vermesi Gerektiğini Söyleyenler

 

19016. Zeyd b. el-Haris bildiriyor: Adamın biri henüz mehri belirlemeden ve gerdeğe girmeden karısını boşayınca (kadı) Şureyh adamın kadına mut'a vermesine hükmetti.

 

19017. İbn Muğaffel der ki: "Mut'a vermeye zorlanacak kişi, henüz mehri tayin etmeden ve gerdeğe girmeden karısını boşayan kişidir.''

 

Tahric: İbn Abdilber Temhid (17/281).

 

 

 

19018. Şa'bi der ki: ''Kişi henüz mehri belirlemeden ve gerdeğe girmeden karısını boşarsa, ona mut'a vermeye zorlanır."

 

19019. ibdıhım(-i Nehai) der ki: "Mut'a vermeye zorlanacak kişi, henüz mehri tayin etmeden ve gerdeğe girmeden karısını boşayan kişidir."

 

19020. Hammad (b. Ebi Süleyman) der ki: "Böylesi bir durumda kadına, benzeri kadınlara verilen mehrin yarısını verir."

 

19021. İbn Abbas der ki: "Kişi henüz gerdeğe girmeden ve bir mehir tayin etmeden karısını boşarsa, kadına mut'adan başka bir şey vermesi gerekmez."

 

19022. Yunus'un bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), böylesi bir durumda olan kadına sadece mut'a verileceğini söylemiştir. İbn Sirin ise: "Mut'anın yanında kadına az da olsa başka şeyler de verilir" demiştir.

 

 

 

Boşanan Her Kadın için Mut'a Verilmesi Gerektiğini Söyleyenler

 

19023. İbn Ömer der ki: "Boşanan her kadın için mut'a verilmesi gerekir. Ancak kendisiyle gerdeğe girilmeden boşanan kadın için mehrin yarısı verilir."

 

19024. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kendisiyle gerdeğe girilmiş olsun olmasın, mehri belirlenmiş olsun olmasın, boşanan her kadın için mut'a verilmesi gerekir."

 

19025. Ebu'l-Aliye der ki: "Boşanan her kadın için mut'a verilmesi gerekir."

 

19026. Zühri der ki: "Boşanan her kadın için mut'a verilmesi gerekir."

 

19027. Katade bildiriyor: Said b. el-Müseyyeb'e: ''Hasan ile Ebu'l-Aliye, kendisiyle gerdeğe girilmiş olsun olmasın, boşanan her kadın için mut'a verilmesi gerektiğini söylüyorlar'' dediğimde şöyle karşılık verdi: ''Böylesi bir durumda olan kadın için Ahzab süresinden bir ayet (Ahzab Sur. 49) vardı. Ancak bu konuda Bakara süresindeki ayet (Bakara Sur. 237) nazil olunca mehri belirlenen ve gerdeğe girilmeden boşanan kadın için mut'a kaldırıldı ve belirlenen mehrin yarısının verilmesi emredildi.''

 

 

 

Mehri Tayin Edilen, Ancak Gerdeğe Girilmeden Boşanan Kadına Mut'a Verilmeyeceğini Söyleyenler

 

19028. İbn Ömer der ki: ''(Gerdeğe girilmeden) boşanan her kadın için mut'a verilir. Ancak mehir tayin edilmişse mut'a verilmez."

 

19029. İbn Ebi Nec7h'in bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah)'a: ''Erkek mehirini tayin ettiği karısını, henüz gerdeğe girmeden boşaması durumunda ona mut'a verir mi?" diye sorulunca: ''Bu durumda kadına mut'a verilmez’’ demiştir.

 

19030. Nafi' der ki: ''Erkek mehirini tayin ettiği karısını (henüz gerdeğe girmeden) boşaması durumunda ona belirlenen mehrin yarısını verir. Bundan başka da mut'a vermesi gerekmez.''

 

19031. (Kadı) Şureyh der ki: "Kendisiyle gerdeğe girilmeden boşanan kadına verilen mehirin yarısında da yeteri miktarda mut'a vardır."

 

 

 

Mut'anın Ne Olduğu Konusunda Söylenenler

 

19032. Salih b. İbrahim'in bildirdiğine göre Abdurrahman b. Avf, boşadığı karısına mut'a olarak siyahi bir cariye verdi.

 

19033. Yunus'un bildirdiğine göre Enes b. Malik, boşadığı hanımına mut'a olarak üç yüz dirhem verdi.

 

19034. Hasan b. Sa'd'ın babasından naklen bildirdiğine göre Hz. Hasan b. Ali, boşadığı hanımına mut'a olarak on bin dirhem vermiştir.

 

19035. Ebu Miclez der ki: "ibn Ömer'e kadına verilecek mut'anın ne kadar olacağını sorduğumda otuz dirheme ulaşana dek sayıp durdu."

 

19036. Şa’bi'nin bildirdiğine göre (kadı) Şureyh, boşadığı karısına mut'a olarak üç yüz dirhem vermiştir.

 

19037. İbrahim'in bildirdiğine göre Esved, boşadığı karısına mut'a olarak üç yüz dirhem vermiştir.

 

19038. İbrahim'in bildirdiğine göre Esved (b. Yezid), mut'a olarak karısına üç yüz dirhem vermiştir.

 

19039. Hişam'ın bildirdiğine göre babası (Urve), boşadığı karısına mut'a olarak bir cariye vermiştir.

 

19040. Nafi'nin bildirdiğine göre Abdullah b. Abdillah (b. Ömer), boşadığını karısına mut'a olarak bir cariye vermiştir.

 

19041. Nafi'nin bildirdiğine göre İbn Ömer, boşadığı karısına mut'a olarak bir cariye vermiştir.

 

 

 

Mut'anın En Yüksek Miktarı ile En Düşük Miktarı Hakkında

 

19042. İbn Abbas der ki: "Mut'ada en yüksek miktar hizmetçidir. Bunun düşüğü giyecek vermektir. Bunun da düşüğü nafakadır."

 

19043. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Mut'ada en düşük miktar giyecek, en yüksek miktar ise hizmetçidir."

 

19044. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Mut'ada normal miktar gömlek, örtü ve çarşaftır."

 

19045. Davud'un bildirdiğine göre Şa’bi, boşanan kadına verilecek mut'a konusunda: "Gömlek, örtü, çarşaf ve cilbab gibi evinde kullandığı giyecekler verilir" demiştir.

 

19046. Hasan(-ı Basri) der ki: "Öncekiler boşadıkları kadınlara mut'a verirlerdi.

Duruma göre kimisi hizmetçi; kimisi iki yüz dirhem, kimisi gömlek, örtü ve çarşaf; kimisi de nafaka verirdi."

 

19047. İbn Şihab der ki: "Mut'ada en yüksek miktar hizmetçi, bir düşüğü giyecek, daha düşüğü de nafakadır."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

İddet'e Dair Bazı Durumlar