|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Selem Satışı
Kişinin, Tahıl Almak
için Önceden Verdiği Paranın Bir Kısmını Tahıl, Kalanını da Para Olarak
Almasında Sakınca Görmeyenler
20355. Said b. Cübeyr
bildiriyor: İbn Abbas'a bir adam gelip şöyle dedi: "Bir adama kendisinden
tahıl almak üzere önceden bin dirhem verdim. Verdiğim paranın yarısıyla tahıl
alıp onu bin dirheme sattım. Sonra adam gelip: "Kalan paranı al"
dedi." İbn Abbas: "işte iyilik budur. Onun için iki sevap
vardır" karşılığını verdi.
20356. Mücahid ile Ata,
(aynı mesele için) İbn Abbas'ın: "işte iyilik budur" dediğini
bildiriyorlar.
20357. Ebu Mutarrif
el-Esedl'nin, babasından, onun da dedesinden bildirdiğine göre (kadı) Şureyh,
kişinin bu durumda malın bir kısmını aldıktan sonra kalanını para olarak
almasında bir sakınca görmezdi.
20358. Hakem'in
bildirdiğine göre (Muhammed) ibnü'l-Hanefiyye, böylesi bir alışverişte bir
sakınca görmedi.
20359. İbn Ömer:
"Bunda bir sakınca yoktur" dedi.
20360. Ata: "Bunda
bir sakınca yoktur" dedi.
20361. Ebu'ş-Şa'sa der
ki: "Bin farak (yiyecek) almak üzere kişiye yüz dinar vermişse, bunun
karşılığında adamdan beşyüz farak alıp kalanı elli dinar (alacak) olarak
yazmasında bir sakınca olmaz."
20362. İbn Abbas: "Bunda
bir sakınca yoktur" dedi.
20363. Muhammed b. Ali:
"Bunda bir sakınca yoktur" demiştir.
20364. Musa b. Ebcer'in
bildirdiğine göre Humeyd b. Abdirrahman'a, birine önceden bir miktar dirhem
verip bir kısmıyla buğday, kalanını da dirhem olarak nakit alan kişinin durumu
sorulduğunda: "Bunda bir sakınca yoktur. Bu iyiliğin kendisidir"
cevabını verdi.
Mal Almak için Önceden
Para Veren Kişinin, Paranın Bir Kısmıyla Mal Alıp Kalanı Nakit Olarak Almasını
Kerih Görenler
20365. Amr b. Şu'ayb
bildiriyor: Abdullah b. Amr'dan, parası önceden verilerek tahıl alınırdI. İbn
Amr, kendisinden bu şekilde tahıl alana: "Verdiğin paranın bir kısmıyla
tahıl alıp kalanı da para olarak alma! Ya paranın hepsini geri al, ya da
paranın tamamıyla tahıl al!" dedi.
20366. Şeybani
bildiriyor: Şa'bi'ye, mal almak için önceden birine para veren kişinin,
parasının bir bölümünü ve satın aldığı malın bir kısmını alması konusunu
sorduğumda: "Ya sadece paranı ya da anlaştığın tahılın tamamını al"
karşılığını verdi.
20367. Hammad,
ibrahim(-i Nehal)'den aynı fetvayı nakletmiştir.
20368. Ebu Ömer der ki:
Hasan(-ı Basri)'ye aynı meseleyi sorduğumda: "Bu alışveriş geçerli
değildir. Ya paranın hepsini ya da tahılını tam olarak alırsın" cevabını
verdi.
20369. Ata b. es-Saib'in
bildirdiğine göre Abdullah b. Ma'kil, tahıl almak için önceden yüz dirhem
verip, verdiğinin yarısı karşılığı tahıl alan; ancak zor durumda kaldığı için
kalan kısmı para olarak almak isteyen kişi hakkında: "Hayır, malın
tamamını ya da verdiğin paranın hepsini almalısın" demiştir.
20370. Mansur'un
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), mal almak üzere önceden para veren
kişinin, malın yarısını aldıktan sonra geri kalanı para olarak almasını mekruh
görmüştür.
20371. İbn Tavus'un
bildirdiğine göre babası, mal almak üzere önceden para veren kişinin, malın
yarısını aldıktan sonra geri kalanı para olarak almasını mekruh görmüştür.
20372. Abdullah b.
Bişr'in bildirdiğine göre Ebu Seleme, buğdayalmak için önceden verilen paranın
bir kısmını geri alıp kalanıyla buğdayalmayı mekruh görürdü.
20373. İbn Ömer der ki:
"Ya paranın tamamını ya da malın tümünü al."
20374. Kays b. Sa'd'ın
bildirdiğine göre Mücahid böyle yapmayı mekruh görürken, Ata, bunun
sakıncasının olmadığını söylemiştir.
20375. Amr b. DInar'ın bildirdiğine
göre Cabir b. Zeyd, bu durumdaki bir kişinin, verdiği paranın bir bölümünü alıp
kalanıyla mal almasını mekruh görmüştür .
20376. Ebu's-Sevda'nın
bildirdiğine göre (kadı) Şureyh, böyle yapmayı mekruh gördü.
20377. Ebu’z-Zübeyr'in
bildirdiğine göre Said b. Cübeyr, böyle yapmayı mekruh gördü.
20378. İbn Ebi Zi'b'in
bildirdiğine göre Salim ile Kasım (b. Muhammed), bu durumdaki kişinin,
parasının bir kısmını geri alıp kalanıyla tahıl almasını kerih görmüşlerdir.
20379. Seleme b.
Alkame'nin bildirdiğine göre İbn Sirin, bu durumdaki kişinin, parasının bir
kısmını geri alıp kalanıyla tahıl almasını mekruh görmüştür.
20380. ibrahim, Şa’bi,
Hasan(-ı Basri) ve Amr b. el-Haris b. el-Mustalık ile İbn Ma'kil bu durumdaki
kişinin, parasının bir kısmını geri döndürüp kalanıyla tahıl almasını mekruh
gördüler.
Selem Akdinde Rehin
20381. Hz. Aişe'nin
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), bir Yahudiden borca
tahıl aldı ve ona zırhını rehin olarak bıraktı.
ibn Fudayl'ın rivayetinde
tahılın borca alındığı geçmemektedir.
Tahric: Ahmed (6/42,
160, 230, 237), Buhari (2068, 2200), Müslim (3/1226: 124, 126), İbn Mace (2436)
ve Nesai (6202, 6246). Konu için 20388,20389 ile 22481. hadislere de bakınız.
20382. İbn Abbas der ki:
liSelem akdinde rehin alıp vermekte bir sakınca yoktur."
20383-4. İbn Abbas der
ki: "Selem akdinde rehin alıp vermekte bir sakınca yoktur."
20385. A'meş'in
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), selem akdinde rehin alıp vermekte bir
sakınca görmüyordu. Kendisine Said b. Cübeyr'in bu konuda: "Rehin almak
garantili kara girer" sözü hatırlatılınca: "Ancak rehini aldıktan
sonra alacağı malın da fiyatı yükselebilir" demiştir.
20386. Şeybanı der ki: Şa’bi'ye,
selem akdinde gerçekleşen rehini sorduğumda:
"Rehinsiz hiç bir
şey vermemeyi isterdim" karşılığını verdi.
20387. Katade'nin
bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb ile Ata, selem akdinde rehin alıp
vermekte bir sakınca görmezlerdi.
20388. Esma binti
Yezid'in bildirdiğine göre Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat
ettiğinde, zırhı, almış olduğu tahıl karşılığında bir Yahudinin yanında rehin
bırakılmıştı.
Tahric: Ahmed (6/453,
457), İbn Mace (2438) ve Taberani (24/444). Konu için 20381, 20389 ile 22481.
hadislere bakınız.
20389. İbn Abbas der ki:
"Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman, zırhı,
ailesi için almış olduğu otuz ölçek arpa karşılığı rehin bırakılmıştı.''
Tahric: Ahmed (1/236,
300, 301, 361), Darimi (2582), Tirmizi (1214), Nesai (6247), EbU Ya'la
(2678,2695) ve İbn Mace (2439).
20390. Halid b. Dinar
der ki: Salim'e, selem akdindeki rehinin hükmünü sorduğumda bunda bir sakınca
görmediğini ifade eder gibi: " ... O zaman alınmış rehinler yeterlidir''[Bakara,
283] ayetini okudu.
20391. Zibrikan
es-Serrac der ki: Abdullah b. Ma'kil'e, vadeli satışta rehin almanın veya
güvence istemenin hükmünü sorduğumda: "Senin için daha hayırlı alanını
yaparak malını sağlama al" cevabını verdi.
20392. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "Selemde rehini ve güvence almayı kerih gören kişilere
şaşıyorum."
20393. İsmail b. Ebi
Halid bildiriyor: Şa’bi, kişinin malına karşılık bir güvence almasında bir
sakınca görmezdi. Bunun üzerine adamın biri ona: "Bazıları mala karşılık
güvence istemeyi kerih görüyorlar; ama kefil konusunda bir sakınca
görmüyorlar" dedi.
20394. Amir(-i Şa'bi)
der ki: "Abdullah (b. Mes'ud)'un öğrencileri, bu meselede (rehin almakta)
bir sakınca görmüyorlardı."
20395. Abdülmelik'in bildirdiğine
göre Ata da, bu fetvanın aynısını ifade etmiştir.
20396. Cabir'in
bildirdiğine göre Ebu Ca'fer (el-Bakır), Salim ve Kasım (b.
Muhammed), vadeli
satışta rehin alınmasında bir sakınca görmüyorlardı.
20397. Muhammed (b.
Sirin) der ki: "Eğer alışveriş helal ise, rehin (almak) ta alışveriş
esnasında emredilen şeylerdendir."
20398. Mücahid'in
bildirdiğine göre İbn Ömer'e, selemde rehin istenmesinin hükmü sorulunca:
"Malına karşı güvence al" cevabını verdi.
20399. İbn Ebi Halid'in
naklettiğine göre Amir(-i Şa’bi)'ye, selemde rehin istenmesinin hükmü
sorulunca: "Bu konuda (Said) İbn Cübeyr gibi bunun garantiye alınmış faiz
olduğunu söylemem" karşılığını verdi.
20400. İbn Abbas der ki:
"Selemde rehin ve kefil istemekte bir sakınca yoktur."
Selem Akdinde Rehini
Mekruh Görenler
20401. Ebu iyad'ın
naklettiğine göre Hz. Ali, selemde rehini ve kefil istemeyi mekruh görüyordu.
20402. Muhammed b.
Kays'ın bildirdiğine göre İbn Ömer'e, vadeli satış yaparken rehin alan kişi
sorulunca bunu mekruh gördü ve: "Bu, garantiye alınmış bir kardır"
dedi.
20403. Mücahid'in
naklettiğine göre İbn Abbas, selemdeki rehini mekruh görmüştür.
20404. Tavus der ki:
"Her vadeli satışta, rehin ve güvence istemek kerih görülmüştür."
20405. Bukeyr b. Atık
der ki: Said b. Cübeyr'e: "Vadeli satışta rehin alayım mı?" diye
sorduğumda: "Bu rehin, güvenceye alınmış olan kardır" cevabını verdi.
"Peki, kefil isteyeyim mi?" diye sorduğumda ise: "O da güvenceye
alınmış olan kardır" karşılığını verdi.
20406. Ca'd, (kadı) Şureyh'in,
vadeli alışverişte rehini mekruh gördüğünü nakletmiştir.
20407. Davud'un
bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb, vadeli alışverişte rehini ve güvence
istemeyi kerih görüyordu.
Köle ile Efendisi
Arasında Faizin Geçerli Olmayacağını Söyleyenler
20408. Ebu Ma'bed'in
bildirdiğine göre İbn Abbas, köle ile efendi arasında faizin geçerli
olmayacağını düşünürdü. Bunun için meyvelerini henüz olgunlaşmadan kölelerine
satabiliyordu.
20409. Şa’bi der ki:
"Köle ile efendi arasında ödemede olan fazlalık faiz değildir.
Efendi, kölesine bir
dirhem verip iki dirhem alabilir."
20410. İbn Abbas der ki:
"Köle ile efendi arasında ödemede olan fazlalık, faiz değildir."
20411. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Köle ile efendi arasında ödemede olan fazlalık, faiz değildir."
20412. Muğire
bildiriyor: İbrahim(-i Nehai) ile Şa'bi'ye, kölesinden aylık beş dirhem harac
alan efendinin, kölesine: "Her ay bana ikiyüz dirhem ver; ben de sana
bunun için aylık dokuz dirhem vereyim" demesini sorduğumda bunda bir
sakınca görmediler.
20413. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) ile İbn Sirin, kişinin kölesine bir miktar
para verip aylık haracını arttırmasını istemesini mekruh gördüler. Bu konuda
İbn Sirin: "Ancak kölesine bir deve, hayvan ve benzeri bir şey verip
haracı istediği kadar arttırabilir" dedi.
20414. Cabir b. Zeyd ile
Hasan(-ı Basri): "Köle ile efendi arasında ödemede olan fazlalık, faiz
değildir" dediler.
20415. Ata (b. Ebi
Rabah) der ki: "Köle ile efendi arasında ödemede olan fazlalığı faiz
değildir."
Sebze ve Yeşil Otları
Satın Alma
20416. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Yeşil otları çıktıkça kesip satmakta bir sakınca yoktur."
20417. Amir(-i Şa'bi)
der ki: "Yeşilotları Çıktıkça kesip satmakta bir sakınca yoktur."
20418. Bureyd b.
Abdillah b. Ebi Burde der ki: Ata'ya, yeşil otları iki kere biçip satmanın
hükmünü sorduğumda: "Sadece bir defa biçip satman caizdir" cevabını
verdi.
20419. İbn Ebi Necih'in
bildirdiğine göre Mücahid, atların ve kına bitkisinin satılmasını mekruh gördü.
Mahsulü biçme zamanı haricinde salatalık ve karpuz satmayı da mekruh gördü.
20420. Şeybani der ki:
ikrime'ye henüz yeşilolan ekini satmamım hükmünü sorduğumda: "Bunda bir
sakınca yoktur" cevabını verdi. Ben: "Biçimi geciktiği için başak
vermiş olsa da mı?" dediğimde ise bunu mekruh gördü.
20421. Hz. Ömer:
"Olgunlaşmadıkça daneleri henüz çatlayan ekini selem usulüyle satmayınızlı
demiştir.
20422. İbn Sirin der ki:
"Başak, ağarıncaya kadar satın alınmaz."
20423. Cabir'in
bildirdiğine göre İbn Eşva' ile Kasım (b. Muhammed) yeşil atların, bir defadan
fazla biçilip satılmasını mekruh gördüler,
20424, ibrahim(-i Nehai)
der ki: "Üzüm, hurma koruğu, taze hurma, elma, armut, karpuz, salatalık,
başak, yaş bitkiler ve benzeri şeylerde selem usulü satış mekruh görülmüştür.
Terzinin Aldığı Kumaşı
Kesmesi
20425, ibrahim(-i Nehai)
dedi ki: "Terzi belli bir ücret karşılığında birinden dikmek üzere aldığı
kumaşı ücretiyle beraber aldığı gibi geri verebilir. Ancak kumaşın üzerine
işaretler koymuşsa veya kesime başlamışsa veya iğne iplikle üzerinde çalışmışsa
sahibinden aldığı ücretin daha azını geri verebilir. Fakat kumaş üzerinde bu
şekilde herhangi bir çalışma yapmamışsa aldığı ücretten bir şey düşme hakkına
sahip değildir."
20426. Şeybani
bildiriyor: Hammad, bir terzinin kumaşı alıp onu kestikten veya başka bir işlem
yaptıktan sonra aldığı fiyatın daha azı olan üçte iki veya üçte bir kadarıyla
(dikmesi için) başka birine vermesinde bir sakınca görmezdi.
20427. Ebu Halde der ki:
ikrime ile Ebu'I-Aliye'ye: "Ben terziyim. Aldığım ücretten daha az bir
ücretle kumaşı başka bir adama diktiriyorum" deyip bunda bir sakınca olup
olmadığını sordum. Onlar: "Onda bir işlem yapıyor musun?" diye
sorunca: "Evet, kesip dikiyorum" cevabını verdim. Bunun üzerine onlar:
"Bunda bir sakınca yoktur" dediler,
20428. Hişam bildiriyor:
Muhammed (b. Sirin), kişinin dikmek üzere birinden aldığı kumaşı, anlaştığı
fiyattan daha düşük bir fiyata dikmesi için başkasına vermesi konusunda:
"Kendisi de kesip diktikten sonra vermesinde bir sakınca yoktur. Ancak
bunu kumaşın sahibine söylemesi daha iyidir" demiştir.
20429. Cabir'in
bildirdiğine göre, kumaşı alan terzinin, kumaş sahibiyle anlaştığı ücretin
yarısıyla veya üçtebiriyle veya dörttebiriyle başka birine dikmesi için vermesi
konusunda Ebu Cafer (el-Bakır): "Kumaşı verdiği kişiye kendisi de yardımda
bulunursa bir sakıncası olmaz" demiştir.
Kişinin Ölçümüne Şahit
Olduğu Tahılı Sonradan Satın Alması
20430. Muhammed b.
Beyan'ın bildirdiğine göre İbn Ömer'e, kişinin ölçüldüğüne şahit olduğu tahılı
sonradan aynı ölçü üzerinden satın alması durumu sorulunca: "Satış anında
satıcının ve alıcının ölçeğiyle ölçülmedikçe olmaz" cevabını verdi.
20431. Mutarrif der ki:
Şa'bi'ye: "Daha önce ölçüldüğüne şahit olduğum tahılı sonradan ilk ölçü
üzerinden alabilir miyim?" diye sorduğumda: "Her satışta ayrıca
ölçülmesi gerekir" cevabını verdi.
20432. Sa'd ailesinin
azatlısı Ziyad der ki: Said b. el-Müseyyeb'e: "Bir adam tahıl satın
alırken onu tarttı. Tahılı satın alan kişiden ben de satın almak istesem ilk tartıyı
ölçü alabilir miyim?" diye sorduğumda: "Önünde tartılmadıkça
alamazsın" cevabını verdi.
20433. Meymun el-Kannad
der ki: Said b. el-Müseyyeb'e: "Bir adam hayvanı satın alırken gözlerimin
önünde tartıp alıyorsa, ben o tartıyı ölçü alarak hayvanı alan adamdan satın
alabilir miyim?" diye sorduğumda: "Buna ölçünün ve tartının karıştığı
faiz denirdi" karşılığını verdi.
20434. Halid b.
Abdirrahman es-Sülemi der ki: Bir adam yanında çullarla geldi ve bu çulları bir
kişiye sattı. Satın alan adam çullardan sadece bir tanesini ölçtü ve
diğerlerini buna kıyasen satın aldı. Hasan(-ı Basri) ise bu şekildeki
alışverişi mekruh gördü.
20435. Amr b. Hafs'ın
bildirdiğine göre bir adam Hasan(-ı Basri)'ye: "Tahıl satın alan kişiyi
ölçerken gören kişi, bu adamdan aynı tahılı o ölçüyü esas alarak satın alabilir
mi?" diye sorulunca, Hasan: "Kendisi de ölçmeden alamaz"
cevabını verdi.
20436. Sevade b. Hayyan
bildiriyor: Muhammed b. Sirin'e, tahıl satın alan birinin yanında bulunan kişi,
satın alan adama: "Satışı ve teslimatı gördüm. Benden de karını al ve
bunları bana sat" demesi sorulduğunda: "Her iki taraf bir daha
ölçmedikçe, (ölçüm sonunda) fazlalığı almak ile eksiği tamamlamak satanın
üzerine olmadıkça böylesi bir alışveriş geçerli olmaz" dedi.
Elbiseyi Bir Dinardan
Bir Dirhem Eksiğe Satın Almak
20437. Ma'mer'in
bildirdiğine göre Eyyub, elbiseyi vadeli olarak bir dinardan bir dirhem eksik
fiyata satın almayı mekruh görürdü.
20438. Muğire'nin
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), elbiseyi bir dinardan bir dirhem eksik
fiyata satın almayı mekruh görürdü.
20439. İbn Cüreyc'in
bildirdiğine göre Ata, elbiseyi bir dinardan bir dirhem eksik fiyata satın
almayı mekruh gördü.
20440. Sahr b. Ebi Galiz
der ki: "Ebu Seleme b. Abdirrahman'ın bir dinardan bir dirhem eksik fiyata
bir elbise satın aldığını gördüm."
20441. İbrahim(-i Nehai)
der ki: Kişinin, müşteriye: "Sana bu malı bir dinara satarım; ama üstüne
iki dirhem daha verirsin" demesinde bir sakınca yoktur.
20442. İbrahim(-i Nehai)
ile Ata, kişinin: "Bu elbiseyi sana bir dinardan bir dirhem eksiğine
satarım" demesini mekruh gördüler.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |
Kişi, Köle Olarak
Ele Geçirdiği Mahremi Olan Birisini Azat Etmek Zorunda mıdır?