|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Yalan Şahitlik
Hakkında
23494. Vail b. Rabia,
İbn Mes’ud'un: ''Yalan yere şahitlik, Allah'a ortak koşmaya eştir'' dediğini
nakleder. İbn Mes’ud daha sonra şu ayeti okudu: " ... 0 halde pis
putlardan sakının; yalan sözden kaçının." (Hac Sur. 30)
23495. Hureym b. Fatik
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) sabah namazını kıldıktan
sonra gitmek için kalkınca üç defa şöyle dedi: ''Yalan yere şahitlik, Allah'a
ortak koşmaya eştir." Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) daha sonra
şu ayeti okudu: " ... O halde pis putlardan sakının; yalan sözden kaçının.
Allah'a ortak koşmaksızın O'na yönelerek pis putlardan kaçının'' (Hac Sur.
30-31)
Tahric: İbn Mace (2372
müelliHen), Ebu Davud (3594), Tirmizi (2300,2299), Ahmed (4/321, 178,233,322
müellifin isnadıyla).
23496. Hz. Ömer b.
el-Hattab der ki: ''Şunu biliniz ki; islam'da yalan yere şahitlik sebebiyle
kimse hapsedilemez. Biz ancak dürüst kimselerin şahitliğini kabul ederiz."
Tahric: Malik (2/720:
4), EbU Ubeyd el-Carıb (3/307) ve Beyhaki (10/166)
23497. ibnu'l-Hanefiyye,
''Bilmediğin şeyin ardına düşme ...'' (isra, 36) ayetinden kastedilenin yalan
yere şahitlik olduğunu söylemiştir.
23498. Asım'ın bildirdiğine
göre Vail b. Rabia der ki: "Yalan yere şahitlik, Allah'a ortak koşmaya
eştir." Vail daha sonra şu iki ayeti okudu: ''Onlar yalan yere şehadet
etmezler ... '' (Furkan Sur. 72) ve ''... yalan sözden kaçının.'' (Hac, 30)
Yalancı Şahide Ne Yapılır?
23499. Abdullah b. Amir
b. Rabia der ki: "Ömer b. el-Hattab'ın, yalan yere şahitlik yapan bir
kişiyi, akşam vakti izar dışındaki giysilerini çıkararak çubukla dövdürdü.''
23500. Ebu Hasın
bildiriyor: (Kadı) Şureyh, yalan yere şahitlik eden kişiyi, kavminin mescidine
veya çarşısına gönderir ve (oradakilere): "Bunun şahitliğini
reddettik" derdi.
23501. Ebu Hasın
naklediyor: Kasım, yanımda oturup: "(Kadı) Şureyh yalancı şahitlik edeni
tesbit ettiği zaman ne yapardı?" diye sordu. Ben: "ismini yanında
kaydeder, eğer şahit Arapsa onu kavminin mescidine, Arap değilse çarşısına
gönderir ve onun yalan yere şahitlik ettiğini bildirirdi" dedim.
23502. Ca'd b. Zekvan
bildiriyor: Şureyh'in, yalan yere şahitlik edene (kamçıyla) hafifçe vurduğuna
ve başındaki sarığını çıkardığına şahit oldum.
23503. Abdülkerım
el-Cezerı bildiriyor: Bir topluluk, Ömer b. Abdilazız'in yanında Ramazan
hilalini gördüklerine şahitlik ettiler. Ömer b. Abdilazız yalan yere şahitlik
ettiklerini söyleyip her birine yetmiş kamçı vurdu ve şahitliklerini kabul
etmedi.
23504. Zühri der ki:
"Yalancı şahide tazir cezası verilir.''
23505. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Yalancı şahit dövülür ve halka teşhir edilip: ''Bu, yalan yere
şahitlik yapmıştır'' denir.''
23506. Şa’bi der ki:
"Yalancı şahide kırk sopadan daha az, otuz beş, otuz altı veya otuz yedi
sopa vurulur.''
23507. Abdullah b. Said
bildiriyor: ''Ömer b. Abdilazız yalan yere şahitlik edene yetmiş sopa
vurdurdu.''
23508. (a'd Ebu Osman
der ki: "(Kadı) Şureyh'e yalan yere şahitlik eden biri getirildiği zaman
onu hafifçe döver ve sarığını çıkarırdı."
Kişinin, Belli Bir Tartı
Üzerinden Satın Aldığı Yemi Tartılmadan Teslim Alması
23509. Eş'as bildiriyor:
Hasan(-ı Basri), belli bir tartı üzerinden yem satın alıp, tartılmadan teslim
aldıktan sonra telef olması durumuyla ilgili olarak şöyle dedi: "Telef
olan mal, satın alanın malı sayılır."
Muhammed (b. Sirin) de
aynı şeyi söyledi.
"Eğer Şu işi
Yaparsam Kölem Hür Olsun" Diyenin Durumu
23510. Hasan(-ı Basri)
der ki: Eğer bir kişi: "Şu işi yaparsam kölem hürdür" der, köleyi
sattıktan sonra o işi yaparsa, bir sorumluluğu yoktur.
23511. Said b.
el-Müseyyeb, Hakem ve Ata derler ki: Bir kişi kölesine: "Eğer eve girersen
hürsün" der, sonra köleyi satıp, köle eve girdikten sonra bir daha satın
alırsa, köle hür olmaz.
23512. Katade
bildiriyor: Hasan(-ı Basri), kölesine: "şu işi yaparsam hürsün",
Hanımına: "Sen de boşsun" diyen kişi hakkında şöyle dedi: "Eğer bunu
söyledikten sonra (yeminini bozmadan önce) köleyi satıp hanımını boşamışsa,
(yeminini bozduktan sonra kölesini satın alıp hanımını iade edince) köleyi azad
etmesine gerek kalmaz ve hanımı da boş olmaz."
23513. Hasan b. Salih
naklediyor: İbn Ebi Leyla, Kasım b. el-Velid ve İbn Şubrume şöyle dediler:
"Kölesine: ''Şu işi yaparsam hürsün'', Hanımına: ''Sen de boşsun'' diyen
kişi, kölesini sattıktan veya hanımını boşadıktan sonra yeminini bozarsa (ve
kölesini tekrar alır, hanımını da iade ederse), kölesini azad etmesi gerekir ve
hanımı da boş olur" dediler.
Hakime incelemesi için
Eski Bir Olayın Bildirilmesi
23514. Şa’bi ile İbn
Sirin'in bildirdiğine göre (kadı) Şureyh, eskiden olmuş bir olayda sonradan
yapılan itirafı geçerli sayardı.
23515. Furat b. Ebi
Bahr, babasından bildiriyor: "(Kadı) Şureyh'e hüküm vermesi için eskiden
olup bitmiş bir olay getirildi. Şureyh: "Ben eski kıssaları içeren
kitapları okumuyorum" karşılığını verdi.
Delille Beraber Yemin
23516. Haneş der ki: ''Hz.
Ali, bir davada delil getirmesine rağmen Ubeyd b. elHur'den yemin etmesini
istedi.''
23517. İbn Ebi Leyla
bildiriyor: ''Hz. Ali, Ubeyd b. el-Hur bir davada delil getirmesine rağmen
yemin etmesini istedi.''
23518. (Kadı) Şureyh der
ki: ''Eğer haklı olduğuna dair yemin etmezsen, Allah delilini hayırdan uzak
etsin.''
23519. Malik b. Miğvel
der ki: Şa’bi'ye: ''Delili olan birinin yemin etmesini de isteyeyim mi?'' diye
sorduğumda, ''Evet'' karşılığını verdi.
23520. Şa’bi der ki:
''(Kadi) Şureyh, delille birlikte yemin de ettirirdi.''
23521. Muhammed (b.
Sirin) bildiriyor: Bir adam, diğerine karşı delil getirince, hasmı: ''Bunun
yemini, benim için şahitlerinden daha güzeldir'' dedi ve yemin etmesini istedi.
Adam yemin etmeyince: "Şahitlerinin ne kadar kötü olduklarını
gösterdin" deyip şahitlerin şahitliklerini kabul etmedi.
Abdullah b. Utbe der ki:
"Yemin etmediğin şeyde sana hak vermem."
Birinin Kiraladığı
Geminin Batması
23522. Süfyan(-ı Sevrı),
İbn Şubrume ve İbn Ebi Leyla'dan naklediyor: Kiralanan bir gemi denizde
giderken içindeki eşyalarla batması durumunda İbn Şubrume: "(Gemici)
zararı ödemez", İbn Ebi Leyla ise: "Zararı öder" dedi. Süfyan:
"Sizce de zararı ödemez" diye ekledi.
Ödünç Alınıp Kiralanan
Bineğin Kirası Kimindir?
23523. Cabir bildiriyor:
Hakem (b. Uteybe) ile Şa'bi'ye, bir bineği ödünç alıp bir dirheme kiralayan
kişinin durumunu sordum. Hakem: "Dirhem onundur (kiraya verenindir)"
dedi. Şa’bi ise: "Dirhem binek sahibinindir'' dedi.
iki Kişinin Bir Malda Ortak
Olup Hisselerini Bir Araya Getirmemeleri
23524. Cabir bildiriyor:
Şa’bi, her biri on bin dirhem koyarak ortak olan iki kişinin bu parayı bir
araya getirmeden, birinin yanındaki parayla çalışırken parasının yok olması
durumunda, ortaklığın gerçekleşmemiş olacağını söyleyip şöyle dedi: "Zarar
ve yok olan mal kendisine aittir ve öbürünün bir sorumluluğu yoktur."
23525. Süfyan(-ı Sevrı)
der ki: "Ortaklar mallarını bir araya getirmedikçe ortak
sayılmazlar."
Elbise Sahibinden Yardım
isteyen Çamaşır Yıkayıcısı
23626. Hasan bildiriyor:
İbn Ebi Leyla, çamaşır temizleyicisinin, elbise sahibinden yardım istemesi ve
elbiseyi döverken (çitilerken) yırtılması durumunda: "Çamaşır
temizleyicisi zararı öder" dedi.
Hastanın, Varisi Kendi
Borcundan Sorumsuz Tutması
23527. İbrahim(-i
Nehai), hasta hakkında der ki: "Eğer varisi kendi borcunu ödemekten
sorumlu tutmazsa, (vefatı halinde) varisleri onun borcunu ödemek zorunda
değildir."
23528. Mutarrif,
Hakem'den buna benzer bir rivayette bulundu.
23529. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Tartılan her şey misliyle tartılır. Eğer tartılan şeyler değişik
olursa bir tarafın çok veya az olmasında bir sakınca yoktur. Aynı cinsten her
ölçülen şey de misliyle ölçülür. Eğer ölçülen şeylerin cinsi değişik olursa bir
tarafın çok veya az olmasında bir sakınca yoktur."
Kişinin, Hakkı Olan Bir
Şeyi Uzun Süre Bırakması, O Şeyi Hakkı Olmaktan Çıkarmaz
23530. (Kadı) Şureyh der
ki: "Hak yenidir. Onu uzun bir süre terk etmek, hak olmaktan
çıkarmaz."
Bir Köleyi Çalıp Satan Hakkında
23531. Eş'as bildiriyor:
Hasan(-ı Basri), birinin bir köleyi çalıp sattıktan sonra kölenin müşterinin
yanında ölmesi halinde durumun ne olacağı konusunda şöyle dedi:
"Müşterinin parası boşa gider. Kölenin sahibi çalan kişinin peşine düşer
(hakkını ondan alır.)"
Fils Satın Almak
23532. Cafer b. Burkan
der ki: Zühri'ye, "Kişinin dirhem karşılığı fils alması, para bozdurmaya
girer mi?" diye sorduğumda: "Evet ama hakkını ondan tam almadan
ayrılmaman (veresiye olmaması) gerekir" karşılığını verdi.
Toptan Kumaş Alan
Hakkında
23533. Muğire,
İbrahim(-i Nehai)'den, bazısı bazısından daha kaliteli olan, her biri on
dirheme toptan elbise alanın bazısında yırtık çıktığında, "Yırtık olanları
on dirheme iade eder" dediğini bildirir.
Süfyan der ki: Başkası
ise der ki: "Bütün elbiselere göre olan değeri üzerinden iade
edilir." Bu görüş benim için de daha güzeldir.
Kölesinin Ticaret
Yapmasına izin Verdikten Sonra Onu Satan Hakkında
23534. Mutarrif
naklediyor: Şa’bi, kölesine ticaret yapması için izin verip sonra onu satan
kişi hakkında: "Kölenin (ticaret yaparken yaptığı tasarruflardan)
sorumludur" dedi.
Şahidin, Şahit Aleyhine
Şahitlik Etmesi
23535. Hasan b. Salih
der ki: (a'd b. Zekvan'a: "(Kadı) Şureyh'in: ''Şahidin aleyhine şahitlik
edenin şahitliğini kabul ederim'' dediğini duydun mu?" diye sorunca,
"Evet. Eğer (ikinci) şahitlik eden dürüst biriyse (kabul ederim) dediğini
duydum" karşılığını verdi.
23536. Abdüla'la der ki:
"(Kadı) Şureyh, şahidin aleyhine şahitlik edenin şahitliğini kabul
ederdi."
23537. Amir(-i Şa’bi)
der ki: "(Kadı) Şureyh, şahit yaşıyorsa, Yemen'de olsa bile onun aleyhine
yapılan şahitliği kabul etmezdi."
23538. Şa’bi şöyle
derdi: "iki kişi olmadıkları sürece, şahidin aleyhine şahitlik edenin
şahitliği caiz değildir."
Açık Arttırma Hakkında
23539. Hişam der ki:
"Muhammed (b. Sirin), bir malı ortaklar arasında arttırmaya çıkarıp en
yüksek fiyatı verene satmakta bir sakınca görmezdi."
Çalışıp Kazanmak
23540. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Onlar (Sahabe ve Tabiun), ticaretten elde edilen kazancı müstehap
görürlerdi."
23541. Said b.
el-Müseyyeb bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Hangi
kazanç daha güzeldir?" diye sorulunca: "Kişinin kendi el emeğiyle
kazandığı ve meşru olan her satıştır" buyurdu.
Tahric: Beyhaki
(5/263-264), Ahmed (3/466, 4/141), Hakim (2/10), Taberani (22/519, 2161),
Bezzar (1257)
Kavun, Acur ve Benzeri
Şeyler Hakkında
23542. Hafs der ki:
Amr'a: "Hasan(-ı Basri); kavun, acur, salatalık, gül ve buna benzer aynı
anda çıkmayan şeylerin satışı hakkında ne derdi?" diye sorunca,
"Hepsi çıkmadan (meyvesi belli olmadan) satın alınamaz" dedi.
Üzümü Selem Usulüyle
Satmak
23543. Muğire der ki:
İbrahim(-i Nehai)'ye: "Kişi, üzümü selem usulüyle satabilir mi?" diye
sorunca, bunda bir sakınca görmediğini söyledi. "Üzümü selem usulü satıp,
onunla henüz olgunlaşmamış hurma alabilir miyiz?" diye sorunca ise:
"Hayır"
karşılığını verdi.
Kişinin, Malını
Belirlediği Fiyattan Başka Fiyata Satmayacağma Yemin Etmesi
23544. Habıb b. Ebi
Sabit bildiriyor: Bir kişi Tavus'a: "Eğer cariyemi şu fiyattan aşağıya
satarsamı onu azad edeceğime yemin ettim. Şimdi ise onu satmadan önce sezonun
bitmesinden korkuyorum. Sence onu dediğim fiyattan aşağı satabilir miyim?"
diye sordu. Tavus: "Ettiğin yeminin ahiretteki vebalinden çekinmiyorsan
yapabilirsin" veya "Şayet ettiğin yeminin ahiretteki vebalinden
dolayı senin adına korkmasaydım, olur derdim" karşılığını verdi.
Malın Bir Kısmını Peşin,
Bir Kısmını da Veresiye Alan Hakkında
23545. Hişam bildiriyor:
Hasan ve Muhammed (b. Sirin), kişinin, malın bir kısmını peşin, bir kısmını da
veresiye aldıktan sonra bu malı kar ederek satmasında bir sakınca görmezler ve
şöyle derlerdi: "Ancak müşteriye bu malı nasıl aldığını
bildirmelidir."
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN
AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN |