m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Vela Hakkının Satılması veya Hibe Edilmesi

 

20837. İbn Ömer der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) vela hakkının satılması ile hibe edilmesini yasakladı."4

 

Tahric: Malik (2/782: 20), Ahmed (2/79, 107), Darimi (2572, 3156, 3157), Buhari (2535, 6756), Müslim (2/1145: 16), Ebu Davud (2911), Tirmizi (1236, 2126, 2535, 2756), Nesai (6253) ve İbn Mace (2747, 2748).

 

 

 

20838. İbn Abbas der ki: "Vela hakkı ne satılabilir, ne de hibe edilebilir."

 

20839. Abdullah (b. Mes’ud) der ki: "Vela'dan olan haklar akrabalıktan doğan haklar gibidir. Kişi akrabalık haklarını satabilir mi?"

 

20840. Hz. Ali der ki: "Vela hakkı, bir anlaşmadaki haklar gibidir. Ne satılır, ne de hibe edilir. Yüce Allah bu hakkı nasıl kıldıysa, siz de onu öylece kabul edin."

 

20841. Hz. Ömer der ki: "Vela'dan olan haklar, akrabalıktan doğan haklar gibidir. Ne satılır, ne de hibe edilir."

 

20842. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Vela'dan olan haklar, akrabalıktan doğan haklar gibidir. Ne satılır, ne de hibe edilir."

 

20843. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Vela hakkı, ne satılır, ne de hibe edilir."

 

20844. Tavus der ki: "Vela hakkı, ne satılır, ne hibe edilir, ne de birine sadaka olarak verilir."

 

20845. Hasan(-ı Basri) ile Muhammed (b. Sirin) şöyle derler: "Vela'dan olan haklar, akrabalıktan doğan haklar gibidir. Ne satılır, ne de hibe edilir.''

 

20846. Katade'nin bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb, mukatebeli köleden olan vela hakkının satılmasında bir sakınca görmez, ancak azat edilen köleden olan vela hakkının satılmasını mekruh görürdü."

 

20847. Amir(-i Şa'bi) der ki: "Vela hakkı, ne satılır, ne de hibe edilir.''

 

20848. Süveyd b. Gafele der ki: "Vela'dan olan haklar, akrabalıktan doğan haklar gibidir. Ne satılır, ne de hibe edilir.''

 

 

 

Vela Hakkının Hibe Edilmesine Ruhsat Verenler

 

20849. Amr der ki: "Meymune, Süleyman b. Yesar'dan olan vela hakkını İbn Abbas'a hibe etti.''

 

20850. Mansur der ki: İbrahim(-i Nehai)'ye, biri tarafından azat edilen kölenin gidip başka birinin himayesine girmesi konusunu sorduğumda: "Adamın bu şekilde vela hakkını alma hakkı yoktur. Ancak köleyi azat eden kişi bu hakkını ona hibe ederse olur" dedi.

 

20851. Ebu Bekir b. Amr b. Hazm bildiriyor: Hadıra bölgesindeki Muharib kabilesinden bir kadın kölesinin velasını kendisine verip azat olma hakkını tanıyınca köle bu hakkı kullanıp kendi kendini azat etti. Ancak köle gidip kendini Abdurrahman b. Amr b. Hazm'a hibe etti. Kadın ölünce mirasçıları köleyle vela hakkı konusunda Osman'ın huzurunda davalaştılar. Hz. Osman köleden, kadının vela hakkını kendisine verdiğine dair kanıt isteyince, köle bunu kanıtladı. Bunun üzerine Osman ona: "O zaman istediğin kişinin himayesine girebilirsin" dedi. Köle de gidip Abdurrahman b. Amr b. Hazm'ın himayesine girdi.

 

20852. İbrahim(-i Nehai) ile Şa’bi şöyle derler: "Saibe olan kölenin (veya cariyenin) vela hakkının satışı ve hibesinde bir sakınca yoktur."

 

20853. Katade bildiriyor: Azat ettiği kölelerinden olan vela hakkını kocasına hibe eden kadın konusunda Hişam b. Hubeyre: "Bana göre bu hak, hayatta olduğu sürece kocasında olur. Kocanın ölmesi durumunda da bu hak kadının mirasçılarına geçer" demiştir.

 

 

 

 

Kişinin Elinde Olmayan Bir Malı Selef Türü Satışla Satmak

 

20854. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Kişinin elinde veya piyasada olmayan bir malı selef türü satış ile satması kerih görülmüştür."

 

20855. Nafi' bildiriyor: "ibn Ömer'e, kişinin elinde olmayan bir malı teslimatını belli bir süre sonra yapmak şartıyla parasını peşin alarak satması konusu sorulunca, bu tür bir satışta bir sakınca görmezdi." Ravi Yahya der ki: "Said b. el-Müseyyeb ise bu tür bir satışı mekruh görürdü."

 

20856. Eyyub der ki: "ikrime, mal yanında olmadıktan sonra kişinin selef türü satış yapmasını mekruh görürdü. Bana bildirildiğine göre Tavus da böylesi bir satışı mekruh görürdü."

 

20857. Hişam der ki: "Hasan(-ı Basri), mal elinde olsun veya olmasın kişinin bir malı, teslimatını belli bir süre sonra yapmak şartıyla parasını peşin alarak satmasında bir sakınca görmezdi. Muhammed ise mal elinde olmadıktan sonra kişinin selef türü satış yapmasını mekruh görürdü."

 

20858. Şa'b7 der ki: "Bir mal az da olsa kişinin elinde veya piyasada yoksa selem türü bir satışla satılamaz."

 

 

 

Ücretle Çalışan Kişinin Vereceği Zarardan Sorumlu Tutulup Tutulmayacağı Hakkında

 

20859. Kasım'ın bildirdiğine gore Hz. Ali ile Şureyh ücretle çalışan kişiyi mala vereceği zarardan sorumlu tutarlardı.

 

20860. İbn Ab7d b. el-Abras'ın bildirdiğine göre Hz. Ali bir marangozu, yaptığı işte vereceği zarardan sorumlu tutmuştu.

 

20861. Hz. Ali der ki: "Kişi eğer ücretini alıyorsa vereceğizarardan da sorumlu olur."

 

20862. Hakem de Hz. Ali'den benzerini rivayet etmiştir.

 

20863. Abdullah b. Utbe b. Mes'ud der ki: "Ücretle tutulan kişinin ücretinin verilmesi zorunludur. Ancak kendisine emanet edilen şeyde gelecek zarardan da kendisi sorumlu olur."

 

20864. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Birden fazla kişinin yanında çalışan kişi, eğer ücret alıyorsa kendisine verilen işte doğacak zarardan sorumlu tutulur."

 

20865. Hakem'in bildirdiğine göre Abdurrahman b. Yezid, kişinin satın aldığı bir şeyi taşıması için birini tutması halinde o mala gelecek zarardan da taşıyan kişiyi sorumlu tutardı.

 

20866. İbrahim, Abdurrahman b. Yezid'den naklen bir önceki rivayetinin aynısını zikreder.

 

20867. İbn Avn'ın bildirdiğine göre Muhammed (b. Sirin), kendisine emanet edilen malı kaybetmesi haricinde ücretli kişiyi doğacak herhangi bir zarardan sorumlu tutmazdı.

 

20868. İbn Sirin der ki: "Vapacağı işin ücretini alan her bir kişi, o işte doğacak zarardan sorumlu tutulur. Ancak zarar, karşı koyamayacağı bir düşmandan gelmişse veya işi iş sahibiyle birlikte yapıyorsa bu durumda sorumlu tutulmaz.''

 

20869. Şa’bi der ki: "Aylıkçı olarak çalışan bir ücretli (özel işçi) doğacak zararlardan sorumlu tutulamaz."

 

20870. İbn Sirin'in bildirdiğine göre (kadı) Şureyh, denizciyi (kaptanı) batma veya yangın sonucu çıkacak zarardan sorumlu tutmazdı.

 

20871. Salih b. Dinar'ın bildirdiğine göre Hz. Ali, birden fazla kişinin yanında çalışan işçiyi verdiği zarardan sorumlu tutardı.

 

20872. Ebu'I-Heysem el-Attar der ki: Bir şey taşıması için kiraladığım hamai, taşıdığı şeyi kırınca, onu (kadı) Şureyh'e şikayet ettim. Şureyh zararı hamala ödetti ve ona: "Eşyayı, kırman için değil, istediği yere ulaştırman için tuttu" dedi.

 

20873. Züheyr el-Ansi'nin bildirdiğine göre bir kişi, deveyle bir iş yapması için bir adamı kiraladı ve adam deveye vurup gözünü çıkardı. iş sahibi, kiralanan kişiyi Şureyh'e şikayet edince, Şureyh adama zararı ödetti ve: "Seni işi bozman için değil, işi düzgün yapman için tuttu" dedi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kişinin Yanında Olmayan Bir Şey için Pazarlık Yapması