|
m u s a n n e f İbn Ebi Şeybe |
Alışveriş |
Kişinin Yanında
Olmayan Bir Şey için Pazarlık Yapması
20874. Hakım b. Hizam
bildiriyor: Resulullah'a (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Bana bazen
müşteri gelir, elimde olmayan bir malı benden ister. Bu kişi için istediğini
çarşıdan satın alabilir miyim?" diye sorduğumda, Allah Resulü (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Hayır! Yanında olmayan şeyi satma" buyurdu.
Tahric: Ahmed (3/402,
434), Ebu Davud (3497), İbn Mace (2187), Tirmizi (1232, 1233), İbn Hibban
(5/27), Taberani (3/3108) ve Beyhaki (5/313).
20875. Ebu Rezın der ki:
Mesruk'a: "Kişi, yanıma geliyor ve bende olmadığı halde yağ satın almak
istiyor. Ben yağı satın aldıktan sonra onu çağırabilir miyim?" diye
sorduğumda: "Hayır! Satın al ve yanında bırak. Eğer adam gelecek olursa
yağdan ona sat" cevabını verdi.
20876. Haccac
bildiriyor: Amir(-i Şa’bi) ile İbrahim(-i Nehai)'nin bir arada olduğu bir
zamanda Abdülmelik b. iyas onlara: "Kişi, satıcının yanında olmayan bir
şeyi taleb edince, satıcının istenen malı satın aldıktan sonra adamı çağırarak
ona satabilir mi?" diye sordu. İbrahim: "Böyle yapması mekruh
görülmüştür" cevabını verdi. Amir ise: "Sakıncası yoktur. Eğer alıcı
almak istemezse almaz" dedi.
20877. Abdülmelik'in
bildirdiğine göre Ata (b. Ebi Rabah)'a: "Kişinin, birinden yanında olmayan
bir şeyi satın almak istemesi durumunda, eğer fiyatta anlaşırlarsa satın
alabilir mi?" diye sorulunca: "Alıcının rızası olmadan böylesi bir
satışı yapamaz" cevabını verdi.
20878. Zühri'nin
bildirdiğine göre Said b. el-Müseyyeb, muravada akdini, yani kişinin yanında
olmayan eşyayı adama vasfederek satmasını mekruh görürdü. Yine, kişinin,
kendisinin olmayan bir elbiseyi birine gösterip: "Buna senin ihtiyacın var
mı?" diyerek adamın ihtiyacı varsa, elbiseyi satın alıp adama satmasını
mekruh görürdü.
20879. Hakem b.
Ebi'l-Fadl der ki: Hasan(-ı BasrT)'ye: "Bana bir adam geliyor ve yanımda
olmayan ipek için benimle pazarlık yapıyor. Ben pazara giderek bunu onun için
satın alıp sonra kendisine satabilir miyim?" diye sorduğumda: "Bu
elde olmayan bir malın vasıflar üzerinden satışıdır" dedi ve bu tür bir
satışı mekruh gördü.
20880. İbn Ebi Müleyke
der ki: Bir adam bir kişiden yiyecek satın aldı. Ancak satın aldığı tahılın bir
kısmı satıcıda mevcuttu, diğer kısmı ise adamda bulunmuyordu. Bu durumu İbn
Abbas ile İbn Ömer'e sorunca: "Yanında olanı alman caizdir (satış
geçerlidir) yanında olmayan kısmın satışı ise geçersizdir" dediler.
Teslim Alınması Kesin
Olmayan Mal ile Firari Kölenin Satımı
20881. Ebu Said'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), develerin
doğuruncaya kadar karnındakini ölçerek almanın haricinde develerin memesinde
bulunan sütü, kaçmış olan bir köleyi, taksim edilinceye kadar ganimetleri,
henüz ele geçmemiş olan sadakaları ve suya da lacak olan kişinin çıkaracağı
şeyi (henüz dalmadan) satın almayı yasaklamıştır.
20882. İbn Abbas:
"Koyunun henüz kırkılmamış yünü ve memelerindeki süt için pazarlık
yapmayın" dedi.
20883. ikrime der ki:
"Teslimi kesin olmayan kaçmış hayvanı ve kaçan köleyi satın alma. Çünkü
belki asla bunları bulamayabilirsin ve sermayen de batıl bir şekilde yenilmiş
olur."
20884. Ebu Hureyre'nin
bildirdiğine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), teslimi kesin
olmayan şeyleri satmayı yasaklamıştır.
Tahric: Ahmed (2/250,
376, 436, 439, 496), Darimi (2554, 2563), Müslim (3/1153: 3), Ebu Davud (3369),
Tirmizi (1230), Nesai (2109), İbn Mace (2194) ve İbn Hibban (4951).
20885. Hasan(-ı
Basri)'nin bildirdiğine göre bir adam bir adamdan kaçmış bir köle satın aldı;
ancak Sinan b. Seleme bu satışı feshetti.
.
20886. İbn Ömer,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem), teslimi kesin olmayan şeyleri
satmayı yasakladığını nakletmiştir.
20887. Şa'bi'nin
bildirdiğine göre Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem), teslimi kesin
olmayan şeyleri satmayı yasaklamıştır.
20888. İbrahim(-i Nehai)
der ki: "Onlar (Sahabe ve Tabiun) teslimi kesin olmayanı satmayı mekruh
görürlerdi."
20889. İbn Sirin ile
Şa’bi derler ki: "Müşteri satın alacağı malı teslim alacağını nasıl
biliyorsa, satıcı da satacağı malı aynı şekilde teslim alacağını bilmeden
böylesi bir satışta bulunamaz."
20890. Şa'bi'nin
bildirdiğine göre bir adam Şureyh'e gelip: "Bende kaçmış bir köle var ve
bir adam da benden kölenin fiyatını soruyor. Ben bu kişiye köleyi satayım
mı?" diye sorunca, Şureyh: "Satabilirsin. Çünkü sen köleyi
yakaladığın zaman muhayyersin. Dilersen alışverişe icazet verirsin, dilersen de
onay vermezsin" cevabını verdi.
20891. Şa’bi der ki:
"Kaçan köle hakkında bildiği şeyi satın alacak kişiye bildirdiği zaman
alışverişi caiz olur ve kişi için de muhayyerlik olmaz."
20892. Zekeriyya'nın
bildirdiğine göre Şa’bi, sonradan bulunsun veya bulunmasın kaçan bir köleyi
satın almayı mekruh gördü ve: "Bu teslim edilmesi kesin olmayan bir
şeydir" dedi.
20893. İbn Sirin der ki:
"Ben teslimi kesin olmayan bir şeyin satışının bir sakıncası olduğunu
bimiyorum."
20894. Nafi'nin
bildirdiğine göre İbn Ömer kaçmış olan bir deveyi satın almıştır.
20895. İbn Tavus'un
bildirdiğine göre babası, kişinin, daha önce gördüğü kaçmış bir deveyi satın
alıp: "Eğer deve sağlamsa benimdir" demesinde bir sakınca görmezdi.
20896. Said b.
el-Müseyyeb bildiriyor: Bir defasında insanlar: "Keşke Abdurrahman b. Avf
ile Hz. Osman arasında gerçekleşen bir satışa şahit olsaydık da hangisi bu
işten daha iyi anlıyor görürdük" dediler. Sonrasında Abdurrahman,
Osman'dan kırk bin dirhem karşılığında (merada olan) birkaç at satın aldı.
Ancak alırken: "Atları görmeye giden kişi onları canlı, bir arada ve
kaybolmamış olarak görürse yaptığımız bu satış geçerli olur" şartını
koştu.
Az bir zaman geçtikten
sonra Abdurrahman kendi kendine: "Ben ne yaptım?" dedi ve Osman'a
gidip: "Atları görmeye giden kişi onları canlı olarak bulursa altı bin
dirhem daha vereceğim" dedi. Ancak atları almaya gönderdikleri kişi
başlarında duran çobanın yanına ulaştığında atların tümü başkalarına satılmıştı.
Bu şekilde de Abdurrahman son koştuğu şart ile sorumluluktan kurtulmuş oldu.
20897. İbn Sirin'in
bildirdiğine göre (kadı) Şureyh, alan ve satan mal hakkında aynı bilgiye
sahipse, teslimi kesin olmayan alışverişte bir sakınca görmezdi.
20898. Mücahid'in
bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), teslimi kesin
olmayan şeyleri satmayı yasaklamıştır.
Tahric: Abdurrezzak
(14506, 14507).
20899. Hasan(-ı
Basri)'nin bildirdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem), teslimi
kesin olmayan şeyleri satmayı yasaklamıştır.
Kişinin, Müdebber
Cariyesiyle ilişkiye Girmesi
20900. İbn Cüreyc der
ki: Ata (b. Ebi Rabah)'a: "ibn Ömer müdebber (azat olması efendisinin
ölümüne bağlanmış) olan cariyesiyle ilişkiye girer miydi?" diye
sorduğumda:, "Evet! İbn Abbas da girerdi" cevabını verdi.
20901. Şa’bi der ki:
"Kişi, cariyesini müdebber yaptığı zaman onunla ilişkiye girebilir."
20902. Said b.
el-Müseyyeb der ki: "Kişi, müdebber olan cariyesiyle ilişkiye girme
hakkına sahiptir."
20903. Yunus'un
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri), kişinin müdebber olan cariyesiyle ilişkiye
girmesinde bir sakınca görmezdi.
20904. Leys'in
bildirdiğine göre Ata ile Tavus, efendinin müdebber yaptığı cariyesiyle
ilişkiye girmesinde sakınca görmediler.
20905. Hişam'ın
bildirdiğine göre Hasan(-ı Basri) ile İbn Sirin, kişinin müdebber olan
cariyesiyle ilişkiye girmesinde bir sakınca görmezlerdi.
20906. Kasım (b.
Muhammed) der ki: "Kişinin, müdebber cariyesinden faydalanmasında
(ilişkiye girmesinde) bir sakınca yoktur."
20907. Şa’bi dedi ki:
"Kişinin (müdebber olan cariyesiyle) ilişkiye girmesinde sakınca yoktur.
20908. Bürd'ün
bildirdiğine göre Zühri, kişinin müdebber olan cariyesiyle ilişkiye girmesini
mekruh görmüştür.
20909. Osman b. Hakım
der ki: Salim b. Abdillah'a, kişinin müdebber olan cariyesiyle ilişkiye girip
giremeyeceğini sorduğumda: "Yanımda öyle bir cariyem var ve ben
giriyorum" dedi.
Kocasından Mehir Alacağı
Olan Kadının, Kocasının Başkasına Borçlu Olarak Ölmesi
20910. İbn Ömer der ki:
"Erkek, vefat ettiği zaman hanımına mehir borcu varsa, hanımı diğer
alacaklılarla aynı hakka sahiptir. Eğer vefat edenin evinde zeytin yağı veya
buğday ya da başka bir şey varsa, erkek vefat etmeden önce kendisiyle gerdeğe
girdiği hanımına bunlardan bir şey verilmesini söylememişse, bunlar varislerin
hakkıdır.
20911. Amr b. Muhacir'in
bildirdiğine göre Ömer b. Abdilazız valilere, para veya mehir alacağı olan
kişilerin diğer alacaklılarla eşit hakka sahip olduklarını yazdı.
Toplu Olarak Mukateb Yapılmış
Kölelerden Bazılarının Vefat Etmesi
20912. Mansur'un
bildirdiğine göre İbrahim(-i Nehai), tümüyle mukatebe yapılıp sonradan bir
kısmı ölen bir grup köle hakkında: "Kalanlar, (ölen kişilerin de yerine)
anlaştıkları meblağı ödemek için çalışırlar" demiştir.
20913. Hafs b. Gıyas der
ki: Amr'a: "Kölelerinin tamamıyla mukatebe yapan, ancak sonradan bu
kölelerin bir kısmı ölen kişi hakkında Hasan ne diyordu?" diye sorduğumda
şu karşılığı verdi: "Ölenlerin yapacağı ödeme kalanların yapacağı ödemeden
düşülür" dedi.
20914. Eş'as'ın
bildirdiğine göre Şa'bi, iki kölesiyle mukatebe yapan, sonradan kölelerden
birisi ölen adam hakkında: "Ölenin yapacağı ödeme, kalanın üzerinden
düşer" demiştir.
20915. İbn Ebi
Ganiyye'nin bildirdiğine göre Hakem (b. Uteybe), kişinin köle olan bir ailenin
tümüyle mukatebe yapması, ancak bazılarının ölmesi durumu hakkında:
"Ölenlerin yapacağı ödeme kalanların yapacağı ödemeden düşülür"
demiştir.
Kişinin Satın Aldığı
Cariyeden Bir çocuğu Olduktan Sonra Başka Birinin Cariye Üzerinde Hak iddia
Etmesi
20916. Amir'in
bildirildiğine göre Hz. Ali, kişinin, bir cariye satın alıp ondan da çocukları
olduktan sonra, başka bir adamın cariyenin kendisine ait olduğuna dair delil
getirmesi konusunda şöyle demiştir: "Cariye adama iade edilir. Cariyenin
asıl sahibine verilmek üzere sonradan olan çocuğa bir değer biçilir ve bu bedel
böylesine kötü ve çirkin bir şey yaptığı için onu satan adama
ödettirilir."
20917. Muğire
bildiriyor: Kişinin, cariyesini onu satın alan birinin yanında bulması ve ondan
çocuklarının da olduğunu görmesi konusunda ibrahim(-i Nehai) şöyle demiştir:
"Adam cariyeyi geri alır. Sonradan olan çocuklara da bir değer biçilir.
Çocukların babaları bu bedeli az bir indirim de yaparak cariyenin asıl sahibine
öder."
20918. Ebu Meysere der
ki: "Böylesi bir durumda geri alınacak her bir cariyenin yerine asıl
sahibine başka bir cariye verilir. Zira sonradan onu alan kişi, artık cariye
ile birlikte olmuş iş bitmiştir."
20919. Hasan(-ı Basri)
der ki: "Böylesi bir durumda her bir cariye yerine (asıl sahibine) başka
bir cariye verilir."
20920. Muhammed b. Salim
der ki: Şa'bi'ye: "Böylesi bir durumda çocuğa ne zaman kıymet
biçilir?" diye sorduğumda: "Doğduğu günkü kıymet biçilir"
cevabını verdi.
|
SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ
LİNKİ KULLAN |
Emanete Gelecek
Zararda Kişiyi Sorumlu Tutanlar ve Tutmayanlar