m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Hacamatçının Kazancı

 

21372. Mu'temir b. Süleyman, babasından bildiriyor: ikrime'ye: "Hacamatçının kazancı neden mekruh görülmüştür?" diye sorduğumda: "Hayır! Kerih görülmemiştir" karşılığını verdi.

 

21373. Ebu Kılabe der ki: "Haccamatçı şayet kanı (ağzıyla) emiyor olmasaydı kazancında herhangi bir sakınca görmezdim."

 

21374. Zeyd Ebu Usame bildiriyor: Salim (b. Abdillah) ile Kasım (b. Muhammed)'e, hacamatçının kazancını sorduğumda böylesi bir kazançta herhangi bir sakınca görmediler ve şu ayeti okudular: "De ki: Bana vahyolunanda, leş veya akıtılmış kan yahut domuz eti -ki pisliğin kendisidir- ya da günah işlenerek Allah'tan başkası adına kesilmiş bir hayvandan başka, yiyecek kimseye haram kılınmış bir şey bulamıyorum ... "

 

21375. Osman b. Affan der ki: "Hacamatçı ile hamamcının kazancı hoşuma gitmiyor."

 

21376. Muğire der ki: "Haris (el-Ukli)'nin hacamat işi yapan bir kölesi vardı."

 

21377. Abdurahman b. el-Kasım bildiriyor: "Babama (Kasım b. Muhammed'e), hacamatçının kazancı sorulduğunda böylesi bir kazançta bir sakınca görmediğini söyledi."

 

21378. Haram b. Sa'd b. Muhayyisa bildiriyor: Babam, Hz. Peygamber'e (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hacamatçının kazancını sorduğunda, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona böylesi bir kazançtan uzak durmasını buyurdu. Ancak babam konu üzerinde ısrar edip izin ister gibi çok konuşunca Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Böylesi bir işten elde edeceğin kazanç ile hayvanlarına yem al veya bu kazancı kölelerine yedir" buyurdu.

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe Müsned'inde (700), Ahmed (5/435, 436), Ebu Davud (3415), Tirmizi (1277, "hasen sahih"), İbn Hibban (5154) ve İbn Mace (2166) rivayet etmişledir.

 

 

 

21379. Enes der ki: Bir defasında Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Taybe adlı bir kölenin eliyle kan aldırmıştı. Bunun karşılığında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona iki sa' tahıl verdi ve efendileriyle konuşup ondan aldıkları vergiyi azalttılar.

 

Tahric: Malik (2/974: 26) Ahmed (3/100, 182), Darimi (2622), Buhari (2102, 2210, 2277, 5696), Müslim (3/1204: 62, 64), Ebu Davud (3417) ve Tirmizi (1278) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

21380. İbn Ömer bildiriyor: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Taybe adlı bir köle tarafından kan aldırmıştı. İş sonunda Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) köleye: "Efendine ne kadar vergi veriyorsun?" diye sordu. Köle: "Üç sa' tahıl (bedeli) veriyorum" deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun vergisini iki sa'ya indirdi ve yaptığı işin de ücretini verdi.

 

Tahric: Tirmizi, Şemail (363); Cabirhadisinden ise Ahmed (3/353) ve EbUYa'la (1777, 2053,2057) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

21381. Yahya b. Ebi Kesır bildiriyor: "Ata, kan alma işini makasla yapan hacamatçının kazancında bir sakınca görmezdi."

 

21382. İbn Abbas der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kan aldırdı ve kanını alan adama ücretini de verdi. Şayet böylesi bir kazanç haram olsaydı Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona bir şey vermezdi."

 

Tahric: Abdurrezzak (19818), Ahmed (1/241, 250, 316, 324, 333, 365), Buhari (2103, 2278, 2279) ve Ebu Davud (3416) rivayet etmişlerdir, 21385, hadise bakınız.

 

 

 

21383. Ata bildiriyor: İbn Abbas'ın yanına girdiğimde bir kölesi ondan kan alıyordu. Ona: "Ey İbn Abbas! Bu köleden aldığın vergiyi ne yapıyorsun?" diye sorduğumda, İbn Abbas eliyle ağzına işaret ederek: "Hem yiyor, hem de başkalarına yediriyorum" dedi.

 

21384. Hz. Ali anlatıyor: Bir defasında Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kan aldırdı. iş sonunda kan alma işini yapan köleye: "Efendine ne kadar vergi veriyorsun?" diye sordu. Köle: "iki sa' tahıl (bedeli) veriyorum" deyince, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onun vergisini bir sa'ya indirdi ve bana köleye bir sa' (miktarı tahıl) vermemi emretti.

 

Tahric: Tayalisi (153), Abdullah b. Ahmed (1/135), Ahmed (1/90, 134), İbn Mace (2163), ve Tahavi (4/130) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

21385. İbn Abbas der ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kan aldırdı ve kanını alan adama ücretini de verdi. Şayet böylesi bir kazançta bir sakınca olsaydı Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona bir şey vermezdi.

 

21386. Musa b. Ali b. Rebah, babasından bildiriyor: İbn Abbas'ın yanındayken bir kadın geldi ve ona: "Irak ahalisinden bir kadınım ve hacamat işi yapan bir kölem var. Irak ahalisi (haram olan) kan parası yediğimi söylüyorlar" dedi. İbn Abbas da ona şöyle karşılık verdi: "Onların dedikleri boştur. Sen kan parasını değil kölenden aldığın vergiyi yiyorsun!"

 

21387. ikrime der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kan aldırdı ve bunu yapan adama ücret olarak bir dinar verdi."

 

Tahric: Taberani, M. el-Evsat (7830) rivayet etmiştir.

 

 

 

21388. Ebu Cafer (el-Bakır) der ki: "Kişinin kan aldırmasında bir sakınca yoktur.

Ancak kanı alacak kişiye ücret konusunda bir şart koşmasın."

 

21389. Said (b. el-Müseyyeb) bildiriyor: Ebu Hureyre'nin: "Hacamat işinden elde edilen kazanç pistir!" dediğini işittim.

 

21390. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Öncekiler hacamat işinden elde edilen kazancı mekruh görürlerdi."

 

21391. Ebu Hureyre der ki: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hacamat işinden elde edilen kazancı bize yasakladı."

 

21392. Avn b. Ebi Cuhayfe bildiriyor: Babam hacamat işi yapan bir köle satın aldı. Onun hacamat takımlarını kırıp: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kan (hacamat) bedelini bize yasakladı!" dedi.

 

21393. Hişam b. Urve, babasından bildiriyor: Ensar'dan birkaç gencin hacamat işiyle uğraşan bir köleleri vardı. Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) onlara, kölenin kazancından aldıkları vergiyi hayvanlarını yemlemede kullanmalarını buyurdu.

 

21394. Rati' b. Hadlc, Hz. Peygamber'in (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğu nu bildirir: "Hacamatçının kazancı pistir. Kadının fuhuştan kazandığı pistir. Yine köpeğin satışından elde edilen kazanç da pistir."

 

21395. Ebu Haşim bildiriyor: "İbrahim(-i Nehai), hacamatçının kazancını mekruh görürdü."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Kişinin Verdiği Sadakanın Miras Yoluyla Tekrar Kendisine Dönmesi