m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Kişinin Verdiği Sadakanın Miras Yoluyla Tekrar Kendisine Dönmesi

 

21396. İbn Bureyde, babasından bildiriyor: Kadının biri Peygamberimize (Sallallahu aleyhi ve Sellem) gelip şöyle dedi: "Anneme sadaka olarak bir cariye vermiştim. Ancak annem öldü. Geride kalan cariyeyi ne yapayım?" Hz. Peygamber de (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ona: "Sen verdiğin sadakaya karşılık sevabını aldın. Cariye de miras yoluyla tekrar sana dönmüştür" buyurdu.

 

Tahric: Ahmed (5/351, 359), Müslim (2/805: 157, 158 ve sonrası), Ebu Davud (1653, 2869, 3313), Tirmizi (667, hadis için "hasen sahih" demiştir) ve İbn Mace (2394) ve rivayet etmişlerdir.

 

 

 

21397. Humeyd b. Hilal bildiriyor: Bizden bir adam annesine sadaka olarak bir cariye verdi. Annesi de o cariyeyle mukatebe yaptı. Adam, annesi vefat edince cariyenin durumunu imran b. Husayn'a sordu. imran da ona: "Sen annene mirasçı olursun. Ancak dilersen cariyeyi daha önceki niyetinde olduğu gibi sadaka olarak başkasına verebilirsin" dedi. Humeyd ekledi: "Ben söz konusu cariyeyi gördüm. Adı Lebibe idi."

 

21398. Katade bildiriyor: Kişinin verdiği sadakanın miras yoluyla tekrar kendisine dönmesi konusunda Said b. el-Müseyyeb şöyle dedi: "Şayet Yüce Allah'ın Kitabı'ndaki taksimata göre sadaka kendisine geri dönmüşse bunda bir sakınca yoktur." Katade ekledi: "ibn Mes'ud da bu görüşteydi".

 

21399. Muğire bildiriyor: Kişinin verdiği sadakanın miras yoluyla tekrar kendisine dönmesi konusunda İbrahim(-i Nehai) der ki: "Miras yoluyla kendisine geri dönen bu sadakayı ilk verişinde olduğu gibi başkasına yine sadaka olarak verir."

 

21400. Avvam da ibrahim et-Teymi'den bir öncekinin benzeri bir fetva nakleder.

 

21401. Şa’bi bildiriyor: "(Kadı) Şureyh, kişinin böylesi bir yolla kendisine geri dönen sadakayı yemesinde bir sakınca görmezdi."

 

21402. Yunus bildiriyor: "Hasan(-ı Basri), kişinin böylesi bir yolla kendisine geri dönen sadakayı yemesinde bir sakınca görmezdi."

 

21403. Seyyar bildiriyor: Böylesi bir durum için Şa’bi şöyle demiştir:

"Yiyebilirsin! Zira Yüce Allah (mirasta onu payına kıldığına göre) sana haram bir şeyi yedirecek değildir!"

 

21404. Mesruk der ki: "Miras yoluyla sana geri döndürülen bir şey sana helal olur."

 

21405. ibrahim et-Teymı bildiriyor: "Hz. Ömer, verilen sadakanın bu şekilde miras yoluyla tekrar kişiye dönmesi halinde onun, öncesinde olduğu gibi yine sadaka olarak verilmesini uygun görürdü."

 

21406. İbn Abbas der ki: "Şayet miras olarak kendisine geri dönmüşse harcamasında bir sakınca yoktur."

 

21407. İbn Ebi Leyla bildiriyor: Kişinin verdiği sadakanın miras yoluyla tekrar kendisine dönmesi konusunda Şa’bi: "Mirasta payı olarak geri dönmesi, verilen sadakanın helalliğini arttırmaktan başka bir şey yapmamıştır" dedi.

 

21408. Abdulmelik bildiriyor: Kişinin verdiği sadakanın miras yoluyla tekrar kendisine dönmesi konusunda Ata: "Onu diğer mirasçıların payına bırakır" dedi.

 

21409. Muzarri' bildiriyor: Böylesi bir sadakanın durumunu Şa'bi'ye sorduğumda: "Onu almasında bir sakınca yoktur, ama onu tekrar sadaka olarak vermesi daha iyidir" dedi.

 

21410. İbrahim(-i Nehai): "Böylesi bir durumda kişi sadakayı yine sadaka olarak başkasına verir" dedi.

 

21411. Hz. Ömer der ki: "Saibe ile sadaka (karşılık olarak kıyametteki) günleri içindir ve kişi bunları (kendisine geri dönse de) kullanamaz.''

 

Tahric: Abdurrezzak (16229, 16574, 16575) rivayet etmiştir.

 

 

 

Borç Olarak Verilen Bir Şeyin Geri Alınma Şekli

 

21412. Muhammed b. Zeyd bildiriyor: "ibn Ömer, kişinin birine ödünç (karz) olarak (işi görülsün diye) dirhem (para) vermesi halinde bunu geri alırken dirhem yerine verdiği miktar değerince tahıl almasını mekruh görürdü."

 

21413. Şeybanı bildiriyor: Said b. Cübeyr, Hammad ve ikrime şöyle dediler: "Öncekiler bunda (ödünç verilen dirhem yerine tahıl alınmasında) bir sakınca görmezlerdi."

 

21414. Tavus der ki: "Şayet birine borca bir şeyi satmışsan neyin karşılığında satmışsan sadece onu ai. Ancak (işinin görülmesi ve yardım babında) borç olarak vermişsen verdiğin şeyin karşılığında aynı değerde başka bir şeyalmanda bir sakınca olmaz."

 

21415. ibrahim(-i Nehai) der ki: Kişinin birine dirhem (para) borcu olması halinde ödeme zamanı alacaklısına gelip: "Para yerine aynı değerde arpa, buğday, hurma veya altın haricinde başka bir şey al!" demesinde bir sakınca yoktur. Şayet adam dirhemleri ona borç olarak vermişse bunun karşılığında aynı değerde başka bir şeyalmasında da bir sakınca olmaz.

 

21416. İbn Harmele der ki: Bedeli hasat zamanı dirhem olarak ödenmek üzere birine kesimlik develer sattım. Ancak hasat zamanı gelince adam bana ödemeyi buğday ve arpa olarak vermek istedi. Bunu Said b. el-Müseyyeb'e sorduğumda:

"Buğday veya arpa olarak alamazsın, Alacağını dirhem (gümüş para) olarak al!" dedi.

 

21417, cabir der ki: "Birinin birine borcu varsa, alacaklı alacağına karşılık adamdan ucuza köle satın almasında bir sakınca olmaz."

 

 

 

Bir Bölgede Verilen Borcun Başka Bir Bölgede Alınması

 

21418-9. Hz. Ali: "Kişinin birine Medine'de borç verip onu Afrika'da almasında bir sakınca olmaz" dedi.

 

21420. Ata bildiriyor: "ibn Abbas ile ibnu'z-Zübeyr, Hicaz'da verilen bir borcun Irak'ta alınmasında veya Irak'ta alınan bir borcun Hicaz'da ödenmesinde bir sakınca görmezlerdi."

 

21421. Hakem bildiriyor: "İbrahim(-i Nehai) de böylesi bir ödeme şeklinde bir sakınca görmezdi."

 

21422. Eba Miskın ile Harice, kendilerine aktaran birisinden naklediyorlar: "Hz.

Hasan b. Ali, bazen Hicaz'da aldığı bir borcu Irak'ta veya Irak'ta aldığı bir borcu Hicaz'da öderdi."

 

21423. Haccac bildiriyor: "Abdurrahman b. el-Esved, Hicaz'da (borç olarak) aldığı dirhemleri Irak'ta öderdi."

 

21424, İbn Avn bildiriyor: "Muhammed (b. Sirin), Basra'da verilen bir borcun Kufe'de ödenmesinde bir sakınca görmezdi."

 

21425. Muhammed (b. Sirin) der ki: "Seftece'de (bir borcun vekil kanalıyla başka ber yerde tahsil edilmesinde) bir sakınca yoktur."

 

21426. Ubeyd b. es-Sebbak bildiriyor: Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem): Abdullah'ın hanımı Zeyneb es-Sekafiyye'ye ödünç olarak elli vesk hurma ile yirmi vesk arpa verdi. Asım b. Adiy ona: "istersen bunları sana burada Medine'de vereyim, Hayber'de geri ödersin" deyince, Zeyneb: "Müminlerin emiri Ömer'e sormam lazım" karşılığını verdi. Zeyneb bunu Ömer'e sorunca da Ömer: "Peki, bu mallara gelecek zararın sorumlusu kim olacak?" dedi.

 

Tahric: Beyhaki (5/352) ve Abdurrezzak (14643) rivayet etmişlerdir.

 

 

 

21427. Ata bildiriyor: ibnu'z-Zübeyr malı tüccarlara burada verir, başka bir bölgede de geri alırdı. Bunu İbn Abbas'a sorduğumda: "Şayet (ödeme yeri konusunda) herhangi bir şart koşulmamışsa bunda bir sakınca yoktur" dedi.

 

21428. Hakem bildiriyor: İbrahim(-i Nehai): "5eftece'de herhangi bir sakınca yoktur" dedi. Ancak Meymun b. Ebi Şebib böyle bir şeyi mekruh görürdü.

 

21429. Dinar der ki: Hasan(-ı Basri)'ye: "Sarrafa Basra'da dirhem verip ondan seftece (poliçe) alıyorum. Kufe'ye gidince de ona verdiğim miktarı (üçüncü bir şahıstan) alıyorum. Bu konuda ne dersin?" diye sorduğumda: "Böylesi bir şey yol kesenlerden (soygunculardan) korunmak için yapılmakta; ancak ardından fayda gelecek bir karzda (ödünç parada) hayır yoktur" karşılığını verdi.

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Çocukların Şahitliği