m u s a n n e f

İbn Ebi Şeybe

Alışveriş

 

Çocukların Şahitliği

 

21430. İbrahim(-i Nehai) der ki: "Çocukların sadece birbirlerine karşı olan şahitlikleri geçerlidir."

 

21431. Şa’bi bildiriyor: "Şureyh, çocukların birbirlerine karşı olan şahitliklerini geçerli sayardı."

 

21432. Urve: tiÇocukların şahitlikleri geçerli sayılır ve ilk söyledikleri dikkate alınır'' dedi.

 

21433. İbn Ebi Muleyke bildiriyor: Çocukların şahitlikleri konusunda İbn Abbas şöyle dedi: ''Yüce Allah: '' ... Eğer iki erkek yoksa razı olduğunuz şahitlerden bir erkek, iki kadın (şahitlik etsin) ... ''[Bakara, 282] buyurur. Çocuklar ise razı olunacak kişiler değildir." ibnu-Zübeyr ise bu konuda der ki: tiKendilerine sorulduğunda gördüklerini anlatmaya ve bu konuda şahit sayılmaya pek uygundurlar." İbn Ebi Müleyke ekledi: tiKadıların genelinin ibnu'z-Zübeyr'in görüşüne göre hüküm verdiklerini gördüm."

 

21434. Hasan(-ı Basri) der ki: "Çocukların büyüklere karşı olan şahitlikleri geçerli değildir. Ancak ayrı tutuldukları taktirde birbirlerine karşı olan şahitlikleri geçerli olur."

 

21435. Abdüla'la bildiriyor: ''(Kadii) Şureyh, diş kırma ve kafada kemiği ortaya çıkaran yaralamalarda çocukların şahitliğini geçerli sayar; diğer konularda ise şahitliklerini kabul etmezdi."

 

21436. Mekhul: ''Çocuk on beş yaşına gelmişse şahitliği geçerli olur" dedi.

 

21437. Davud b. el-Husayn bildiriyor: Medine kadılarından Seleme b.

Abdirrahman el-Mahzumı'nin huzuruna şahitlik için bir çocuk çıkarıldı. Seleme çocuğun şahitliği konusunu sormak üzere Salim (b. Abdillah) ile Kasım (b. Muhammed)'e haber yolladı. Onlar da: "Şayet ayret yeri kıllanmışsa şahitliği geçerli olur" dediler.

 

21438. İbn Avn bildiriyor: Çocukların şahitliği konusunda İbn Sirin: "Şahitlikleri kayda geçilir. Büyüdüklerinde aynı yönde şahitlik ederlerse geçerli sayılır" dedi.

 

21439. Humeyd b. Abdirrahman der ki: "Büyüdüklerinde aynı yönde şahitlik edip etmediklerine bakılır."

 

21440. İbn Abbas der ki: "Çocuğun şahitliği geçerli değildir."

 

21441. Ata (b. Ebi Rabah) der ki: "Büyüyene kadar çocukların şahitlikleri geçerli olmaz."

 

21442. Ebu Sehl bildiriyor: "Amir(-i Şa’bi), çocuğun şahitliğini geçerli saymazdı."

 

21443. Süleyman el-Hemdanı der ki: "Çocukken Şureyh'in huzurunda şahitlik etmek istedim. Ancak (kadı) Şureyh parmağıyla vücudumun bir yerine işaret ederek: "Buluğa erinceye kadar şahitliğin geçerli değildir" dedi.

 

21444. Veki" bildiriyor: (Kadı) İbn Ebi Leyla'nın huzurunda mahallede henüz buluğa ermemiş çocuklar şahitlik ettiler. Bunun üzerine İbn Ebi Leyla katibine şöyle dedi: "Yaz! Henüz çocuk olan filan ve filan kişiler şahitlikte bulundular. Şayet büyüdüklerinde yaptıkları şahitlikte sebat ederlerse bu şahitlikleri geçerli sayılır. Ancak büyüdüklerinde çocukken ettikleri bu şahitlikten dönerlerse yaptıkları bu şahitliğin bir geçerliliği yoktur."

 

21445. isa b. Ebi Azze bildiriyor: "Şa’bi, çocukların şahitliğini geçerli sayar, büyüdüklerinde de yanına çağırır ve eski şahitlikleri üzerinde se bat edip etmediklerini sorardı."

 

21446. Ebu ishak bildiriyor: "Şureyh, beyin zarına kadar ulaşan bir yaralama olayında çocukların şahitliğini kabul etti ve davada (diyet olarak) dört bin dirheme hükmetti."

 

21447. Hasan(-ı Basri) bildiriyor: "Hz. Ali, çocukların birbirlerine karşı olan şahitliğini geçerli sayardı."

 

 

 

Çamaşırcı, Boyacı ve Benzeri Meslek Sahibi Kişilerin Yaptıkları işten Sorumlu Tutulmaları

 

21448. İbn Abıd b. el-Abras bildiriyor: "Hz. Ali, bir marangozu yaptığı işte doğacak zarardan sorumlu tutmuştu."

 

21449. Bukeyr b. Abdillah b. el-Eşecc der ki: "Ömer b. el-Hattab, insanların işlerini ücretle gören kişileri, yaptıkları işlerde kendi elleriyle verdikleri zarardan sorumlu tuttu."

 

21450. Ebu Cafer (el-Bakır) bildiriyor: Hz. Ali, giysileri yıkayan veya boyayan kişilerin giysiye verecekleri zarardan kendilerini sorumlu tutar ve: "insanlar için en uygunu budur!" derdi.

 

21451. Ali b. el-Akmar bildiriyor: (Kadı) Şureyh, çamaşırcıyı giysiye vereceği zarardan sorumlu tutar ve ona: "Giysi sahibine ya giysisini ya da bir benzerini vermen lazımdır!" derdi.

 

21452. Şa’bi bildiriyor: "Mesruk ile Şureyh, çamaşırcıyı giysiye vereceği zarardan sorumlu tutar ve zarar vermesi durumunda giysinin aldığı günkü haliyle bir benzerini sahibine vermesini isterlerdi."

 

21453. Amir(-i Şa'bi) bildiriyor: Mesruk ile Şureyh, giysiyi yırtan çamaşırcı için:

"Giysi sahibine bedelini verir, yırttığı giysi de kendisinde kalır" derlerdi.

 

21454. Yunus bildiriyor: Hasan(-ı Basri), çamaşırcının giysiyi bozması halinde:

"Giysiye verdiği zarardan sorumludur" derdi. Ancak su basmasında, yangında veya düşman tarafından telef olması durumunda onu doğacak zarardan sorumlu tutmazdı.

 

21455. A'meş anlatıyor: Sabit adında çamaşırcı olan bir komşum vardı. Adamın biri oğullarından birine bir giysi bırakmış ve o giysi kaybolmuştu. Bunu ibrahim(-i Nehai)'ye sormamı istedi. ibrahim'e sorduğumda bana: "Adam çocuğun onun (çamaşırcının) oğlu olduğunu biliyor muydu?" diye sordu. "Evet! Biliyordu!" karşılığını verdiğimde, İbrahim(-i Nehai): "O zaman çamaşırcı bu giysiden sorumlu tutulur" dedi.

 

21456. Muğire bildiriyor: ibrahim(-i Nehai)'ye, dokumacının, elinde meşale ile eğireceği yünlerin arasında yürürken bir ateş parçasının düşüp yünü yakması durumunu sorduğumda: "Zarardan sorumludur" dedi.

 

21457. Yahya b. Abdilmelik b. Ebi Ganiyye bildiriyor: "Hakem (b. Uteybe), boyacıyı, çamaşırcıyı ve onlarla birlikte ücretle çalışan kişileri giysiye gelecek zarardan sorumlu tutardı."

 

21458. Amir(-i Şa'bi) der ki: "Çamaşırcı ancak kendi eliyle verdiği zarardan sorumlu tutulabilir."

 

 

 

Cariyenin Özgür Biri Olduğunu iddia Etmesi

 

21459. Süleyman b. Yesar bildiriyor: Cariyenin biri bir topluluğun yanına gitti ve kendini özgür biri olarak tanıttı. Bunun üzerine o topluluktan bir adam kendisiyle evlendi ve ondan çocukları oldu. Daha sonra onun cariye olduğunu öğrendiklerinde Hz. Ömer, adamın cariyeden olan çocuklarını alabilmesi için çocuk başına cariyenin efendisine birer erkek veya kadın köle vermesine hükmetti.

 

21460. Hilas bildiriyor: Cariyenin biri Tay' kabilesine geldi ve özgür bir kadın olduğunu söyledi. Kabileden bir adam da onunla evlendi. Ancak daha sonra eski efendisi ortaya çıktı. Bunun üzerine Hz. Osman, cariye ile çocuklarının efendisine verilmesine hükmetti. Sonradan onunla evlenen adama da halihazırda cariyede bulunan mallarını verdi ve cariyeden olan çocuklarını alabilmesi için çocuk başına cariyenin efendisine ikişer erkek veya kadın köle vermesine hükmetti.

 

21461. Eş'as bildiriyor: Şa'bi'ye, firar edip başka bir bölgeye giden cariyenin gittiği topluluk içinde kendini özgür bir kadın olarak tanıtması, içlerinden bir adamın onunla evlenip çocuklarının olması, ancak sonradan onun cariye olduğunu anlamaları ve efendisinin de gelip cariyeyi alması durumunu sorduğumda şöyle dedi: "Efendisi cariyeyi alır. Onunla evlenen adam da ondan olan çocuklarını almak için çocuk başına cariyenin efendisine bir erkek köle veya bir cariye verir."

 

21462. Said b. el-Müseyyeb der ki: "Böylesi bir durumda cariyeyle evlenen adam ondan olan çocuklarını almak için çocuk başına cariyenin efendisine bir erkek köle veya bir cariye verir."

 

 

 

Kişinin, Kölesinin Kendi Malı Üzerindeki Tasarruf Yetkisini Elinden Alması

 

21463. Ömer b. Abdilazız: "Kendi malı üzerindeki tasarruf yetkisini elinden aldıktan sonra bir köleyi veya bir kişiyi satan kişiyi o mal helak eder" dedi.

 

21464. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Kişi çarşı esnafına gelip de kölesinin kendi malı üzerindeki tasarruf yetkisini elinden aldığını bildirdiği zaman artık çarşı esnafından hiç kimse o köleyle alışveriş yapamaz."

 

21465. Hasan(-ı Basri) der ki: "Kişi, kölesinin çarşıda alışveriş yapma yetkisini elinden aldığı zaman artık o kölenin yapacağı alışverişler geçerli sayılmaz."

 

21466. İbn Avn der ki: "ibn Sirin, efendinin, kölesinin kendi malı üzerinde tasarruf yetkisini almasında bir sakınca görmezdi."

 

21467. Bekkar el-Anezı bildiriyor: Adamın biri kölesinin kendi malı üzerindeki tasarruf yetkisini elinde aldı. Hz. Ali'ye dava edilince, Hz. Ali adama: "Sen kölene dirhem verip de et alması için çarşıya gönderiyor muydun?" diye sordu. Adam: "Evet!" deyince Hz. Ali, kölenin elinden alınan bu yetkiyi ona geri verdi.

 

 

 

Özgür Olan Birinden Bu Yetkisinin Alınmasını Mekruh Görenler ve Buna Ruhsat Verenler

 

21468. ibrahim(-i Nehai) der ki: "Hür olan birinin kendi malı üzerindeki tasarruf hakkı elinden alınamaz."

 

21468. Husayn bildiriyor: (Kadı) Şureyh'in yanına erkek kardeşinin oğluyla birlikte bir adam geldi. Adam yeğenine kötü davranmıştı. Adam Şureyh'e: "Yeğenim çokça şeker yiyip şarap içiyor!" deyince, Şureyh: "Malını kullanma yetkisini ondan al ve uygun bir şekilde onun geçimini sağla" karşılığını verdi. Adamın yeğeninin sakalları da çıkmıştı.

 

21470. Abdulmelik b. el-Muğire bildiriyor: Necde, İbn Abbas'a bir mektup yazıp aklı dengesi bozulmuş veya deli olan bir ihtiyarın mallarının durumunu sordu. İbn Abbas da ona: "Şayet aklı gitmiş veya deli olmuşsa mallarını kullanma yetkisini ondan al" cevabını yazdı.

 

21471. Ata da İbn Abbas'tan bir öncekinin benzerini nakleder.

 

 

 

Ahmak Olduğu Anlaşılan Köle veya Cariyenin iadesi

 

21472. Ali b. Abdila'la, babasından bildiriyor: "(Kadı) Şureyh, açıkça belli olan ahmaklık durumunda yapılan satışı geri alırdı."

 

21473. Zeyd Ebu'I-Mualla, Temim oğullarının bir azatlısından bildiriyor:

Şureyh'in huzurunda bir cariye dolayısıyla açılan bir davaya şahit oldum. Cariyeyi alan adam: "Ben bu adamdan bir cariye satın aldım, ancak sonradan onun ahmak olduğunu gördüm" deyince, Şureyh: "Ahmaklıktan dolayı cariyenin iade edileceğini düşünmüyorum" karşılığını verdi. Adam: "Ama deliliğe benzer bir ahmaklığı var!" deyince, Şureyh, cariyeye: "Doğduğun geceyi hatırlıyor musun?" diye sordu. Cariye: "Evet, hatırlıyorum" dedi. Şureyh cariyeye: "Hangi ayağın daha uzun?" diye sorunca da, cariye bir ayağına işaret ederek: "Bu daha uzun!" dedi. Bunun üzerine Şureyh cariyeyi, satan adama iade etti.

 

21474. Cabir bildiriyor: "Amir(-i Şa’bi), hevec (ahmaklık, sakarlık) konusunda şöyle demiştir: "Açıkça anlaşılan bir ahmaklık olmadıktan sonra satışta iade olmaz."

 

 

 

Satın Aldığı Kölede Sonradan Saç Dökülmesi veya Kellik Olduğunun Görülmesi

 

21475. Şerik, Zeafir'lerden bir ihtiyardan bildiriyor: "Mesruk, satın alınan bir köleyi kellikten dolayı iade etmezdi."

 

21476. Şa'b7 bildiriyor: Adamın biri birinden bir köle satın aldı. Onu alıp evine geldiğinde kölede saç dökülmesi olduğunu gördü ve satan adamı Şureyh'e dava etti. Adam Şureyh'e: "Filan kişiden bir köle satın aldım, ancak kölede saç dökülmesi olduğunu gördüm. Şunun kafasına bak! Bu dökülme yeni bir şey değil, eskiden beri var olan bir şey!" deyince, Şureyh adama şöyle karşılık verdi: "Ben hem hüküm veren, hem de şahit olamam. Bu dökülme sorununu benden başkalarına göster ve lehinde şahitlik etmeleri için bana getir. Aksi taktirde sana bunu satan adam, kölede saç dökülmesi varken sana satmadığına dair Allah adına yemin eder."

 

SONRAKİ SAYFA İÇİN AŞAĞIDAKİ LİNKİ KULLAN

 

Devletin Verdiği Gıda Çeklerinin Satılması